IV-Arap milliyetçiliginin daynagi: "Arap çikarlari"


Arap milliyetçiliginin hareket noktasi, ilke'lerden çok çikarlar, "Arap çikarlari" olmustur. Milliyetçilik amacina bu çikarlar yolundan geçerek erisilebilecegi inanci eskiden oldugu gibi bugün de kuvvetlidir. Bu çikarlar ugruna feda edilemeyecek hiç bir deger düsünülemez Arap için. Bu çikarlar disinda hiç bir ideolojiye, hiç bir duygusal itmelere, hiç bir dostluga saplanip kalinmamalidir.

Sadece Arap cikarlari amaç sayilmalidir ve bu "çikarlar", sadece Arap milliyetçiligini canli kilmalidir.

Arap milliyetçilik egilimlerinin çagdas otoritelerinden sayilan al Bazzaz [32], 1965 yilinda yayinladigi yapitinin ilk sayfalarinda [33] ve "Siyasal amaç" basligi altindaki bölümde söyle der: "Siyâsal bakimdan Arap milliyetçiligi? Arap çikarlarini bölünmez bir bütün olarak göz önünde tutar, ve baska ülkelerde olan (arap) iliskilerini bu temel esas geregince yürütür... Bundan dolayidir ki bizim ulusal politikamiz... bu esas üzerine oturtulmalidir" [34].

Yazarin, "bizim ulusal politikamiz" dedigi sey, sadece su ya da bu Arap ülkesinin degil, fakat tüm Arap ülkelerinin ortak milliyetçilik politikasi anlamindadir. Görülüyor ki, Arap milliyetçisi için, evvelce oldugu gibi bugün dahi, tek ölçü, tek kistas bu milliyetçiligin gerektirdigi "çikarlar"dir. Bu çikarlar neyi gerektiriyor ise onu yapmaktir. Eger milliyetçiligin gelismesini saglayacak husus dil yani Arapça ise buna önem vermek ve Arapçayi her seyin üstünde kilici gayretlere yön vermektir; eger din yani Islam ve Seriat ise, bu takdirde Islam'i Arap milliyetçiliginin sömürü aracisi yapmaktir; eger her ikisi birlikte önemliyse ikisine güç vermek, eger din ögesinin disindaki esaslar önemli olabilecekse ve örnegin Islam'I geri plana atmak gerekiyorsa, onu yapmak; eger milliyetçilik gayretleri Arap'in Islam camiasi içerisindeki özel ve üstün durumunun saptanmasini gerektiriyorsa, Arap olmayan Müslüman ülkeleri dariltmak pahasina da olsa bu isi yapmak; eger Arap'in Islam öncesi tarihinin ve geleneklerinin degerlendirilmesi, örnegin bu tarihin ve geleneklerin Islam sonrasi devreyi yarattigini ve onun kadar deger tasidigini belirtmek gerekli görülüyorsa öyle yapmak ve daha baska bir deyisle, Arap milliyetçiligini yürütmek için ne gerekiyorsa tümünü denemektir. Filhakika Arap milliyetçiliginin kuramsal ve düsünsel öncüleri ve savunuculari son iki yüzyildan beri oldugu gibi bugün de tüm bu denemelere basvurmaktan geri kalmamislardir. Duruma göre Islam'i kendilerinin öz dini ve tarihi seklinde göstermeye ve Arapligi Islam'in disinda, hatta üstünde görmeye ve Islam öncesi dönemi ön plana almaya, evet her seye, her çareye basvurmuslardir ve halen de vurmaktadirlar.

Sadece ideolojik görüntülerle degil, fakat davranis ve tutumlar itibariyle de Arap her kiliga ve birbiriyle çatisir her nitelige girmekten kaçinmaz. Bazen milliyetçi, hem de koyu Arap milliyetçisi hüviyeti içinde görünür. Bazen, islamcidir ve sanki islamciligi Arap milliyetçiliginin üstünde gibi gösterir. Bazen Hitler ve Mussolini gibi diktatörlerle, onlarin fasist rejimleriyle sarmas dolas, bazen bu rejimlerin bas düsmani komünizmle hasirnesir, bazen Müslüman devletler baskanlarini kuskuya sürükleyecek denli sagci, bazen Ingilizlerle Türk'e karsi ittifakçi, bazen Türk'ün büyük dostu... vb., akla gelebilecek her türlü seytanîliklere iltifat etmekten kaçinmaz [35].