DÖRDÜNCÜ BASKI VESILESIYLE
Bundan önce 1973, 1975 ve 1977 yillarinda üç ayri baskisi yapilan ve simdi de Inkilap Kitabevi tarafindan önemli bazi degisiklikler ve eklemelerle yayinlanan Arap Milliyetçiligi ve Türkler adli kitabim aydin çevrelerin ilgisini uyandirirken, Seriatçi çevrelerin düsmanca saldirilarina firsat yaratti. Buna sasmamak gerekir, çünkü aydin kisiler için "akilci" tutum ne kadar dogal ise, seriatçimiz için "akil rehberligine" karsi alerji de o kadar olagandir.
Unutmamak gerekir ki seriatçi zihniyet Islam'in Araplik ruhu ile büyülenmistir ve daha dogrusu Muhammed'in: "Ben bir Arap'im, beni seven Arap'i sever, Arap'i seven beni sevmis sayilir, insanligin en üstün sinifi Arap'lardir"seklinde "Müslümanlik" ile "Arap sevgisini" ayniyet haline sokucu sözlerine kanarak, Arap irkina karsi bilinçalti bir asagilik duygusu içerisindedir. Hiç bir suretle Arap aleyhinde laf söyletmek istemez. Bu itibarla kitabima karsi seriatçi çevrenin tepki göstermesini ve gerici yazarlarin seviyesiz saldinlara geçmelerini ve kendilerine yarasir bir dil ile içlerini döküp, sövmelerini ve hezeyana gelmelerini izah kolaydir.
Fakat kolay olmayan sey meslektaslarim ve hatta Fakülte arkadaslarim arasindan bazilarinin, duygusal bir itisle seriatçi çevreleri aleyhime kiskirtmalaridir. Ancak sunu hatirlatmaliyim ki kitabimin bundan önceki 1977 baskisinin yapildigi tarihlerde, çok zamandir bilimsel ve ahlaksal tutumunu tasvip etmez bulundugum Üniversiteyi protesto amaciyla Fakültem'den yeni istifa etmis idim. Açik mektup seklinde gazetelerde yayinlanan istifa mektubumda Üniversitelerimizin ögretim kadrolarinilestiri konusu yaparak: "Biz Profesörler, Ortaçag Üniversitelerinde hademelik yapamayacak insanlariz "demis ve kendim de dahil olmak üzere, biz ögretim üyelerinin fikirsel ve ahlaksal yetersizliklerimizi ve serbest düsünceden ve ulusal benlikten nasipsizliklerimizi sergilemistim.
Her ne kadar aramizda istisnalar ve çok iyi elemanlar bulunduguna isaret etmis olmama ragmen, yazdiklanmi kendilerine yönelik sayan ve bu nedenle fazlasiyla alinan bazi meslektaslarim saldiriya geçmislerdir. Bunlar arasinda kitap elestirisi nedir bilmeyen ve ömrü boyunca belki de bir tek kitap elestirisine girismeyen bazi kisiler, kitabimin eski baskilarini ele alarak kendilerince yanlis saydiklari hususlari alelacele Fakülte Dergisi'nde yayinlamislardir. Bunu yaparken bir yandan kitabimdaki dizgi yanlislarini dahi büyük bir gayretkeslikle ortaya sermisler, ve diger yandan da "muhteva" yanlisidir diye kendilerine özgü bir mantiga yer vermislerdir. O kadar ki "Ibn Havkal" yerine "Ibn Haykal", ya da "Camberdi" yerîne "Gamberdi" seklindeki yazilistan tutunuz da Arap irkinin tarihî Türk düsmanligini dile getiren ve Türk'ü insanlik düsmani ve felaket kaynagi olarak gösteren ve benliginden eden ve kökeni Muhammed'e inen sözleri (ve dinsel emirleri), Türk toplumunun günlük konusmalarda kullandigi Arap aleyhtari (örnegin "Arap kedi" vs. gibi) sözlerle kiyaslamislar ve sanki bunlar ayni agirlikta, ya da ayni sonucu doguran seylermis gibi: "Arap'lar bizim için kötü konusuyorlar da biz Arap'lar için konusmuyor muyuz?" seklinde yersiz bir denkleme ulasmislardir.
Sadece ulasmak degil fakat adeta koyu bir Arap milliyetçisi gibi davranmislar ve örnegin bunlardan biri, hem de Tarih ve Din üstadi diye bilinen bir Profesör, vaktiyle Cemal Pasa'ya çatan Arap milliyetçisi Aziz Ali Bey'in agziyla konusmustur.
Her ne kadar ilerdeki sayfalarda belirtecek olmakla beraber burada kisaca temas etmem gerekir ki Cemal Pasa, Araplarin Türklere karsi kötülüklerinden ve ihanetlerinden yakinirken Aziz Ali Bey:
"Araplar tamamen haklidirlar, siz Türkler biz Araplari yok etmeye çalismaktan, bizi tahkir etmekten... baska bizler için ne yaptiniz? ... Unutuyor musunuz ki Istanbul'da köpekleri çagirirken -'Arap, Arap, Arap' diye bagirirsiniz.. En ziyade kullandiginiz tümce -'Ne Sam'in sekeri ne de Arap'in yüzü', degil midir?..."
Simdi bu sözleri siz, Arap'in Türk'e karsi 1400 yil boyunca giderek siddetlenen tarihî Türk düsmanligini, iftira ve yalanlarini Arap kaynaklarina göre belgeleyen kitabimi yermek ve Arap'i savunmak isteyen Profesörün su sözleriyle karsilastirin lütfen:
"Biz... kara kediye 'Arap kedi', fotografilerin negatifine 'Arapi' karisik ise 'Arap saçi' diyerek, Araplari hala inatla küçümsemeyi sürdürdügümüz gibi, 'Ne Sam'in sekeri, ne Arap'in yüzü' tümcesi de adeta ata sözü olmamis midir?" (*)
Aradaki benzerlik sizi sasirtacaktir sanirim. Aziz Ali Bey'in Cemal Pasa'ya verdigi yaniti, aradan su kadar yil sonra bir Türk Profesörünün agzindan dinlemek gerçekten ürkütücüdür.
Öte yandan yine bu kisiler, sirf kitabimi yeriyor olmak için (ya da sinirsiz bir bagnazligin verdigi ölçüsüzlükler içeriside) bilimsel dürüstlüge rahatlikla sirt çevirebilmislerdir. Örnegin yine ayni Profesörün kitabimda geçen ve Muhammed'in bedevileri ve fellahlari küçültücü nitelikte sözler söyledigine deginen sözlerin yanlis oldugunu ileri sürerek, "Kur'an'da fellahin küçültüldügüne dair hüküm yoktur, öte yandan Misir Muhammed'in ölümünden 7 yil sonra fethedilmistir" diyerek "Muhammed'in fellahlara reva gördügü muameleyi Arsel nereden ögrenmistir" diye soruyor. (**)
Hiç kuskusuz Seriatçiyi aleyhime kiskirtmanin sevinç telasi nedeniyle olacak, gerek Kur'an'da ve gerek Hadis'ler arasinda hem bedevî'yi ve hem de fellahlari küçülten hükümler oldugunu arastirmaya vakit bulamamistir. Çünkü bulabilmis olsaydi, Kur'an'in Tevbe süresinin 97'nci ayetindeki "Bedeviler kafirlik ve münafiklik bakimindan sehirlilerden beterdir(ler)" ve yine ayi surenin 98'inci ayetinde de "Bedevilerden öyleleri vardir ki... bekledikleri kötü belaler kendi baslarina gelsin" seklindeki satirlari kesfedebilecekti. Muhammed'in biraktigi hadîsler arasinda da: ."Kibirlenmek de at ve deve sahipleri ile mavasî sahibi bedevî fellahlardadir" seklinde olanlari vardir ki bunlari Diyanet isleri Baskanligi'nin yayinladigi Sahih-i Buharî Muhtasari Tecrîd-Sarîh Tercemesi adli yayinlarin 9'uncu cildinde 1361 sayili hadîs olarak bulmak mümkündür. Görülüyor ki Ebü Hüreyre'nin rivayeti olarak bu resmî yayinlarda yer alan hadîs de "fellah" sözcügü vardir ve hem de Tarih ve Din Profesörümüzü utandirircasina "Bedevî fellahlar" biçiminde yazilmistir.
Bütün bu hususlara karsi bir baska yayinimda. Biz Profesörler adli kitabim da (***) bir vesile ile yanit vermis olmakla beraber ülkemizin en ünlü bilim otoritelerinin, yazar ve düsünürlerinin Arap Milliyetçiligi ve Türkler hakkindaki lütüfkar satirlarini, seriat temsilcilerinin saldirilarina karsi kalkan olarak burada kullanmaktan kendimi alamayacagim.
Bu sayin kisilerden her biri, bilgi ve karakter itibariyla yukarida söz konusu ettigim yericilerin tümünü gölgede birakacak kertede oldugu için, sanirim ki onlarin tanikligi, dikhakçi okuyucuma rehberlik edebilecektir.
(*)Prof. Coskun Üçok'un bu satirlari için Ankara Hukuk Fakultesi tarafindan yayinlanan Osman Berki'ye Armagan (Ankara 1977) adli kitabda "Aramizdan Ayrilanlar" basligi altindaki yaziya bakiniz.
(**)Uçok, agy. sh. XXXIII
(***)Ilhan Arsel, Biz Profesörler, (2'nci baski Istanbul 1987)
Profesör Ilhan Arsel'in Arap Milliyetçiligi ve Türkler adli kitabi hakkinda ülkemizin en ünlü bilim adamlanndan ve en taninmis yazarlarindan bazi alintilar:
"Degerli bilim adami, dostum Prof. Ilhan Arsel'in... seriat yobazligiyla yürekli bir savasima girismis olmasini... büyük övgü ve takdirle anarim. Onun ...Arap Milliyetçiligi ve Türkler adli kitabini her Türk aydini okumalidir. Gerçi bir kismi dizgi yanlisi niteliginde olan birtakim önemsiz hatalar öne sürülerek bu kitap hakkinda elestiriler yapilmis ise de, her yapitta rastlanabilen böyle küçük pürüzler Arap Milliyetçiligi ve Türkler kitabinin degerinden hiçbir sey eksiltmez. Bu elestirileri yapanlar, asil yurdumuzu küflendiren yobazliga karsi bayrak açsalar da, her aydin Türk milliyetçisine düsen görevi yerine getirmis olurlardi."
(Ord.Prof. Hifzi Veldet Velidedeoglu)
"...Islam ümmetçiligi denilen ideoloji gerçekte... peçelenmis koyu bir Arap milliyetçiligidir. Türklerin Araplara yaptiklari çok büyük hizmetlere karsilik, Araplarin Türklere yaptigi kötülügü hiçbir ulus yapmamistir. Bunu ögrenmek için bütün Türk aydinlarinin ve... Türk delege ve politikacilarinin, degerli bilim adami, sayin dostum Prof. îlhan Arel'in... Arap Milliyetçiligi ve Türkler adli kitabini dikkatle okumalarini ne kadar çok isterdim."
(Ord.Prof. Hifzi Veldet Velidedeoglu)
"Bu önemli yapitta, peygamberden baslayarak Arap düsünürlerinin ulusumuz hakkindaki olumsuz ve düsmanca düsünceleriyle seriatçilanmizin nasil bir aymazlik (gaflet) içinde ulusal çikarlanmizla benligimizi baltaladiklari, tüm belgeleriyle sergilenmistir"
(Cemil Sena)
"...Kitabini büyük bir istifade ile okuyorum. Büyük bir vukuf çaba ve özgün bir düsüncenin ürünü oldugu hemen ilk sayfalarindan itibaren belli olan yeni kitabindan ötürü seni kutlarim."
(Prof.Dr.Cahit Talas)
"Prof. Ilhan Arsel'in Arap Milliyetçiligi ve Türkler adli ilginç yapitini yeniden okuyorum, Islam Konferansi günlerinde okunacak degerli bir kitap."
(Oktay Akbay)
"Prof. Ilhan Arsel'in Arap Milliyetçiligi ve Türkler adli kitabini ibret ve hayranlikla okuyorum... Prof. Ilhan Arsel, büyük bir emek ürünü olan kitabinda Arap milliyetçiligini ve Arap'in Türk düsmanligini belgelere dayanarak, olaylari taniklayarak öyle bir bilimsel yaklasimla ele almis ve açiklamis ki, hayran olmamak elde degildir. Elbette ve özellikle Türk okuru için bu kitap okunurken ibret duygusuna kapilmamanin olanaksizligi da kendiliginden ortaya çikmaktadir böylece..."
(Melih Cevdet Anday)
"Uzun yillar Yemen, Hicaz ve Trablusgarp Kitaati Askeriyesi Hesap ve Muamelat Müfettisi sifatiyla Arap diyarini karis karis gezen rahmetli babamdan dinlediklerimi, ilmi bir metotla ve süphesiz çok daha detayli olarak inceleyen eseriniz, ortaya koydugu realite ile, özellikle içinde bulundugumuz dönemde çok uyarici ve her türlü takdirin üstündedir."
(Amiral Fahri Çöker)
"...Prof. Arsel, kimi bilim adamlarimizin kuru ve çetrefil üslubuyla degil, canli, hatta öfkeli bir anlatimla konuyu ele almis, enine boyuna, derinlemesine ayrintilara girismistir. Kitabin en ilginç yani, ...Arsel'in ileri sürdügü her görüsü, su ya da bu eserden bir 'alindi'yla adi geçen eserin yayimcisini, yayim tarihini ve sayfa sayisini göstererek haman belgelemesiydi... Türk kültürü ve T.Cumhuriyeti açisindan böylesine önemli Arap Milliyetçiligi ve Türkler adli eseri, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi yayinlari... diye satisa çikaran fakülte dekanliginin kitabin dis kapaginin iç sayfasina; 'Bu kitaptaki fikir ve görüslerden ötürü Fakültemizin sorumlulugu yoktur' notunu eklemesi ne üzücü!"
(Burhan Arpad)
"...Prof. Arsel'in... Arap Milliyetçiligi ve Türkler adli kitabi, bütün bu Türklükten dönüslere karsi bilimsel bir ayaklanmadir... (Onun bu kitabindan) sonra Türkiye'de bir uyanis'in dogmasi, hiç degilse Türkçülük akimindan bu yana, Türklük bilinci ile ortaya çikmis... düsünürlerin çabalarinin incelenmesi, gerici yayinlar yeniden basilirken, bir kanadin da bunlari yeniden yayinlamasi beklenir... Bu uyandirma kitabi, Prof. Arsel'in çabasinin etkili olmasini saglayacak mi; yoksa kendisinin 'aforoz' edilmesine mi yarayacak? Bilemeyiz. Ancak yillardir... bu tür yazilari ile kendisine düsen ödevi yerine getiren degerli bilim adaminin 'aforozlar'dan ürkmeyecek denli büyük bir yüreklilige sahip oldugu, aslinda bilinmektedir."
(Sami N.özerdim)