I) Aklin Egemenligine ve Rehberligine, ve Insan Varliginin Degerine Inanan "Gerçek Aydin" Tipi:

"Aydin" sözcügünün tanimini yapmak oldukça güçtür. Genellikle fikirsel faaliyetlere yönelik kisileri "aydin" diye belirleme egiliminden söz edilir. Çesitli sözcüklerde bu tür tanimlamalar yer almistir. Örnegin "Dictionnaire de l'Académie Française" 'de "Aydin" sözcügü "Fikir ve zekâ çalismalari agir basan kisi" olarak karsilanmistir. Seymour Martin Lipset ve T. Geiger gibi ünlü yazarlar, yaratici zekâ çalismasini, ya da kültür olusumunu saglayici cabalara dönük olmayi "aydin" sayilmak için kosul görürler. André Malraux aydin'in tanimini: "Yasantisini belli bir fikre (bir düsünce'ye) adayan kisi" seklinde yapar. Peter Viereck'e göre aydin :"Tüm zamanini 'sözcüklerin' hizmetinde geçiren kisi'dir". Maurice Barrês ise aydin'i "Kâlem oynatici ve sol ideolojiler savunucusu" olarak belirleyerek asagilamaga çalisir. Bir baska yazar, Thomas Molnar : "Her ne kadar aydin denen kimse hem feylezof, hem bilgin, hem ögretici ya da diplomat ve yazar olabilirse de gerçekte bunlardan hiç biri degildir" der . Fakat hemen isâret edelim ki Bati anlayisinda "Aydin" sözcügü, okumuslugun, bilginligin, kültürlülügün, medenî görünüslügün ve benzerî niteliklere erismisligin de ötesinde ve üstünde, kendine özgü bir anlam tasir ki insan varliginin yüceligi ve kutsalligi ile baglantilidir. Aydin sayilabilmek için sadece çok okumus olmak, sadece bilgi hamulesine sahip bulunmak yeterli degildir; ayni zamanda insan aklinin sinirsiz gelisebilirligine ve gerçeklere akil rehberligiyle gidilebilir olduguna inanmak, akli ve zekâ'yi çesitli baskilardan ve önyargilardan kurtarip özgürlüge kavusturucu cabalara dogrulmak, insan denilen varliga ve tüm insanlara karsi îman ve sevgi ile dolu olmak, insani sömürü ögesi olmaktan, mutsuzluklardan ve sefil yasamlardan kurtarip insanlik haysiyetine ulastirmayi yasam amaci yapmak, insanlar arasi düsmanliklari yenip kardeslik duygularini ve karsilikli SEVGI ögesini olusturmak, ve bu ugurda hiç yilmadan savasmak kosuldur. Alexander Grushevsky, ki "aydin kis" konusunu derinlemesine incelemis yazarlardan biridir, "The Intellectuel; Who He Is, and How To Be One" adli yapitinda [14], aydin'in tanimini yaparken, okumusluk, ya da bilginlik, ya da çagdas görüslülük gibi veriler yaninda, bir de asil kendi kendini asabilme, sürekli sekilde gelisebilme, yaratici yasam kurallari edinebilme, sinirsiz sekilde hosgörü' ye yönelebilme, insanliga revâ görülen haksizliklara, baskilara, zorbaliklara, esitsizliklere, ve sömürmelere ve her türlü siddet'e ve kisacasi insan sahsiyetinin haysiyetini zedeleyen her sey'e karsi isyan gelenegini "huy" haline getirme zorunlugunu öngörür [15] . Daha baska bir deyimle insan varliginin degeri ve kutsalligi fikrine yönelmislik, gerçek aydin'in yasam amaci olmustur. Her seyi insan'a göre ayarlamak ve yapmak, o'nun dünyâ felsefesini olusturmustur. "Hümanizma" ve "Renaissance" dönemleri, bu cabalarin geçmisteki ürünleridir ve bilindigi gibi 17ci ve 18ci yüzyillarin akil çagi'ni hazirlamistir: "Romantizm", "Liberalizm", "Natüralizm", "Rasyonalizm" ,"Sosyalizm" vs gibi 19cu yüzyilin birbirini izleyen (ideolojileri) INSAN sorunu konusunda farkli dengeler saglamistir; fakat yavas yavas kutsal çapta bir insan anlayisi belirmege baslamistir ki çagimiz kültürünün en büyük bulusu niteligini tasir" Denebilir ki bu mutlu sonucu olusturan sey akilciliktir; insan aklina ve zekâsina snirsiz bir gelisme yolu açmak ve kisi'yi aklin rehberliginde düsünmege ve isgörmege alistirmak, gerçek aydin'in özelligi olmustur. "Akil Çagi" denen dönemin bas mimarlari, örnegin Voltaire' ler, Bayle' ler, Rousseau' lar, Lock'lar ve daha niceleri, insan aklini Tanrisal nitelikte görmüslerdir. Voltaire için oldugu gibi Kant için de akil çagi'nin getirdigi yenilik, o zamana degin "Fikirsel olgunluktan yoksun" kisi'yi, aklini kullanma cesâret ve yeterliligine kavusturmustur. Aklin rehberligi sayesinde kisi, fikirsel özgürlügüne ve insanlik sahsiyetinin haysiyetine ulasmistir[16]. ]Akil ögesi'ni baski altinda tutan her seye karsi savasmak, örnegin bir yandan akli dinsel kölelikten (Dogma'lardan) , ve diger yandan "iskolastik" cendereden kutarmak, ve gerçeklere AKIL-DENEY yolu ile erisilebilecegini kanitlamak suretiyle gerçek "Aydin", insanliga en büyük hizmetlerde bulunmustur. Fakat bulunabilmek için her türlü tehlikeyi, hattâ ölümleri bile göze almis, her fedakarliga katlanmistir.