V) Gerçek Aydin Her Türlü Yalana Karsi Savasmasi Kutsal Görev Sayar:

Tolstoy, 1897 yilinda yayinladigi bir yazisinda, "yalanlar" saltanatinin son bulacagi günlerin mutlaka gelecegini, ve fakat o günleri bir an önce getirebilmek için gerçekler mesâlesini yakmak gerektigini belirtirken söyle der: "Nasil ki bir ormana ya da ot yiginina atilan ates kivilcimi her seyi yakip kül ederse, gerçekler için dahi durum budur. Gerçekler (tipki kivilcim gibi) çevrelerinde kendilerini yok etmege çalisan yalanlari söndürünceye dek is görürler...Gerçekler için olusmak ve olumlu bir çikis noktasi bulmak, genellikle zaman alan bir seydir. Fakat bu olusum, kendisini (yazi ile, ya da söz, fikir ve sair biçimlerde) gösterdigi an yalan denen sey en kisa sürede silinip gider..." [24]. Aydin'in baslica özelliklerinden biri de "yalan'a" karsi savasmak, "yalan" denen müsibeti insan sahsiyetiyle uyusmaz kilmak, ve gerçekleri arastirmayi kendisine kutsal görev saymaktir. Bunu yaparken, içinde yetistigi ortamin kendisine "Gerçek" diye bellettigi seyleri AKIL süzgecinden geçirip degerlendirmeli, ve sadece belli bir çevreye karsi degil, fakat halk yiginlarina karsi da sasmaz bir dürüstlükle konusmali ve yalana dayali inanislari kökünden kazimalidir [25].