Üçüncü Kesim

BATI'NIN FIKIRSEL GELISMESINDE "GERÇEK" AYDIN'IN ROLÜ


Bilindigi gibi Bati dünyasi, 1500 yila yakin bir süre boyunca Orta Çag denen karanlik bir dönemde yasadi. Bu dönem insan beyninin "Dogmacilik" ve "Iskolastikcilik" denilen hastaliklara yakalandigi ve bu nedenle yaraticiliktan yoksun ve basarisizliga mahkum kaldigi bir dönemdir. Bu hastaliklara karsi Bati'li aydin, "AKIL" silahi ile savasmis ve "Renaissance" (Yeniden Dogus) ve Reformasyon" (Dinsel Devrim) ve " Akil Çagi" gibi nice asamalar olusturmus, uygarlik sahlanmasi yapmistir. Oysa ki Islam dünyasinda buna benzer bir gelisme olmamistir. Islam dünyasi'nin yapabildigi tek sey, eski Yunan kaynaklarindan yararlanarak belli bir ölçüde bilim asamalarina dogrulmak, ve fakat akilciligin sert kayalarina saplandikta orada kala-kalmak, ve bu saskinlikla dogmaciligin ve iskolastikciligin amansiz dalgalarina kapilip karanliklar denizinde bogulmak olmustur. Çünkü Islam dünyasi, kendisini bu felaketten kurtaracak "Aydin" tipini yaratamamistir. "Neden yaratamamistir?" sorusunun yanitini ileredeki bölümlerde vermege çalisacagiz. Fakat her seyden önce Bati'li aydin'in akilcilik savasimina pek kisa bir sekilde göz atip onu degerler tartisina oturtmamiz gerekir. Bunu yaptiktan sonra Bati'li aydin'in caba'larini, Islam dünyasinin aydinlariyle kiyaslamak kolaylasacaktir.