Bilindigi gibi Bati dünyasi, 1500 yila yakin
bir süre boyunca Orta Çag denen karanlik bir dönemde
yasadi. Bu dönem insan beyninin "Dogmacilik"
ve "Iskolastikcilik" denilen hastaliklara
yakalandigi ve bu nedenle yaraticiliktan yoksun ve basarisizliga
mahkum kaldigi bir dönemdir. Bu hastaliklara karsi Bati'li
aydin, "AKIL" silahi ile savasmis
ve "Renaissance" (Yeniden Dogus) ve Reformasyon"
(Dinsel Devrim) ve " Akil Çagi" gibi
nice asamalar olusturmus, uygarlik sahlanmasi yapmistir. Oysa
ki Islam dünyasinda buna benzer bir gelisme olmamistir. Islam
dünyasi'nin yapabildigi tek sey, eski Yunan kaynaklarindan
yararlanarak belli bir ölçüde bilim asamalarina
dogrulmak, ve fakat akilciligin sert kayalarina saplandikta orada
kala-kalmak, ve bu saskinlikla dogmaciligin ve iskolastikciligin
amansiz dalgalarina kapilip karanliklar denizinde bogulmak olmustur.
Çünkü Islam dünyasi, kendisini bu felaketten
kurtaracak "Aydin" tipini yaratamamistir.
"Neden yaratamamistir?" sorusunun yanitini
ileredeki bölümlerde vermege çalisacagiz. Fakat
her seyden önce Bati'li aydin'in akilcilik savasimina
pek kisa bir sekilde göz atip onu degerler tartisina oturtmamiz
gerekir. Bunu yaptiktan sonra Bati'li aydin'in caba'larini, Islam
dünyasinin aydinlariyle kiyaslamak kolaylasacaktir.