I) Bati'nin Karanlik Çag'a Girisi:

Fikirsel gelisme açisindan Bati'nin uygarlik tarihini genel olarak : "Orta Çag öncesi dönem", "Orta Cag Karanliklarina dalis" , ve "Akil Çagi " olmak üzere üç dönem seklinde ele almak mümkündür. Her ne kadar birbirinin içine girmis olmakla beraber bu dönemlerin özelligi, aklin üstünlügüne ve rehberligine yer verip vermeme gelenegine göre olusmustur. Akil verilerini temel bilen eski Yunan/Roma uygarliginin "akilcilik" ilkesinden uzaklasip "imanciligi" üstün tutan yasamlara geçmekle Bati dünyasi, karanlik bir çag'a dalmis, 1500 yila yakin bir süre bu karanliklarda bocalamis, ve nihayet gerçek aydin niteligindeki kisilerin cabalariyle yine akilciliga kavusup aydinliklara çikmistir. "Karanlik Çag" dedigimiz sey, insan aklinin özgürlük içerisinde is göremedigi, deger ifade etmedigi bir dönemdir ki Hiristiyanligin yerlesmesi ve devlet dini halini almasiyle birlikte Bati dünyasini sarmistir. Hatirlatalim ki Karanlik Çag'a girmeden önce Bati'nin akilciliktan kaynaklanma bir uygarligi olmustur. Eski Yunan ve Roma uygarliklari bu dönemin baslica ürünleridir. Bu uygarliklari olusturan sey Milad'tan, yani Isa'nin dogusundan yedi yüz yil gerilere inen ve Thales (MÖ 640-548) gibi büyük bilginlerin ilk temsilciligini yaptiklari, ve daha sonra Anaximander (MÖ 610-547), ve Democritis (MÖ 460) , ve Hippokrates (mÖ 460) ve Anaxagoras (MÖ 428) , ve Aristo ve Eflatun ve Protagoras ve Galen vs gibi nicelerin gelistirdikleri akil gücü 'dür. Bati dünyasi bu kaynaklarla iliskisini koparipta akil disi güç'lere deger tanidigi an, fikir ve düsünce alaninda çöküntüye ugramistir. Fakat ne var ki yine aydin sinifin verdigi akilci savasim sonucu olarak, ve daha dogrusu ayni kaynaklara dönerek çok daha somut bir akilciliga yönelmek suretiyle, yeniden uygarlik sahlanmasi yapmistir. Ne ilginctir söz konusu bu ayni kaynaklar, vaktiyle Islam dünyasi'nin bilimsel uygarlik düzeyine yükselmesinde de rol oynayan kaynaklardir. Fakat islam uygarligi , bu kaynaklari geregi gibi degerlendiremeyen "aydin'lar" yüzünden kisa zamanda sönüp gitmistir. Gerek Bati'da ve gerek Islam ülkelerinde aydin'in rolü, Orta Çag öncesi dönemden , yani eski Yunan'dan yararlanma oranina bagli olarak "olumlu" ya da "olumsuz" sonuçlar yaratmistir. Bu nedenle bu dönemin özelliklerine kisaca deginmekte yarar vardir.