II) Bati Dünyasi Aklin Üstünlügüne Inanan ve Akli "Tanri" Kertesinde Kilan Aydin Tipi Yaratabildigi Halde Islam Dünyasi Yaratamamistir.

Baslangiç kisminda belirttigimiz gibi "Gerçek aydin" diye nitelendirilmek gereken insan, medeni cesarete sahip insan demektir . Medeni cesaret ise fikir ugruna savasmak, aklin üstünlügünü ve rehberligini savunmak, geleneksellikten kurtulmak, belli otoritelerin (siysal, dinsel vs) baskilarina ve istibdadina karsi durmak, ya da halk yiginlarinin bagnazligina ve toplumun ilkel inançlarina kafa tutmak, ve her halü kar'da tüm insanliga (irk, din, cins vs ayirimi yapmaksizin) hizmet amacina sarilmak, ve bütün bunlari, her tehlikeyi ve asil tek basina kalmayi dahi göz önüne alarak, yapabilmektir [304]. Bati'nin uygarlik asamasi yapabilmesi bu tip aydinlar sayesinde mümkün olabilmistir. Ne üzücüdür ki islam dünyasi, bu tür aydin yetistirememistir. Denilebilir ki islam ülkelerinin fikirsel tarihi "medeni cesaretsizlikler" tarihi olmustur. Parmakla sayilabilecek kadar az bir kaç örnek hariç, bin dörtyüz yillik süre boyunca fikir cesaretsizligini "fazilet" sayan bir zihniyet yaninda, "cesaret" tanimina güçlükle sokulabilecek bazi davranislari "meziyet" sayan zavalli bir zihniyet egemen olmus, ve gerçek cesaretin, aslinda, akilciligi üstün kilmaga çalismak oldugu bir türlü anlasilamamistir. Bin dörtyüz yillik islam tarihi içerisinde aklin ustünlügünü ve rehberligini savunabilecek, ve akla ters düsen seriat verilerini (örnegin "müsrikleri öldür" emirlerini, ya da "cihad" hükümlerini, ya da "köleligi" dogal sayan, ya da kadini hor ve asagi sayan ayet'leri) yadsiyabilecek, ya da Kur'an ile ilim yapilamayacagini haykirabilecek bir aydin sinif yetismemistir. Kur'an'in yasakladigi "sarap'a", ya da hor gördügü "ask'a" birazcik övgü, ya da öte yandan eski Yunan klasiklerine birazcik ilgi disinda islam dünyasi düsünürlerinin gösterebildikleri bir baska cesaret denemesi pek olmamistir. Aslinda "istisna" sayilmak gereken bu davranislari dahi cesaret örnegi kabul etmek yanlistir, çünkü : "Kan rengi sarab'a hasretlik" duyanlar, ya da "Yakut gibi kirmizi kadin dudagina" ve "Çalgi'ya " övgü yagdiranlar, ve nihayet "zulüm" ' den ve "rüsvet" 'ten ve "adaletsizlik" 'ten yakinanlar, kötülügün asil kaynagina, yani dokunmamislardir. Fakat buna ragmen birer cesaret temsilcisi olarak alkislanmislardir. Örnegin 10cu yüzyil sairlerinden al-Dakiki 'nin "sarap ve ask" 'a dair siirler yazdi diye al-Biruni gibi kimseler tarafindan "cesaret" sahibi kisi olarak övülmesi sasirticidir [305]. Cesaret sahibi diye gösterilen bu kimseler, insan düsünü'nün ve insan sahsiyeti'nin özgürlüge kavusturulmasi, ya da kisi'nin dogal haklarinin savunulmasi , ya da köleligin kaldirilmasi ya da Kur'an'in gerçekler kaynagi olmadiginin açiklanmasi gibi ya da buna benzer islere girismeyi akillarinin kenarindan bile geçirmemislerdir. Sadece kendi bencil yasamlarina dönük olmak üzere bazi seriat yasaklarina, ya da Devlet yönetimindeki bazi bozukluklara kafa tutabilmisler, ve tutarken dahi selameti seriat'a övgüler yagdirmakta bulmuslardir. Sarap yasagina meydan okur görünen al-Dakiki 'nin ve benzerlerinin yapitlarinda , insan varligi'nin haysiyeti ve özgürlügü ya da aklin egemenligi ile ilgili düsünceler yer almamistir. Buna karsilik bu özgürlügü ve bu egemenligi yok bilen ve "Gerçeklere akil yolu ile gidilmez seriat you ile gidilir" diyen zihniyete alkis yagdiran satirlar yer almistir. Söylemek abes'tir ki sarap ugruna kabadayiligi "cesaret" sayabilmek için her seyden önce insan haysiyeti anlayisindan ve medeni cesaret tanimindan habersiz olmak gerekir. Eski Yunan kaynaklarindan yararlanarak ilim yapanlara gelince, fikir cesareti konusunda onlar da olumlu bir davranisin insanlari olamamislardir; su bakimdan ki seriat'in ve özellikle Kur'an'in çogu verilerinin akilci verilere ters düstügünü bildikleri halde seslerini yükseltmemisler, aklin üstünlügü savasimini verememislerdir: hep "dinsiz" , "imansiz" ve "zindik" olarak damgalanmaktan çekinmislerdir. Bilim adami ve her seyden önce aydin kisi'ler olarak Kur'an hükümlerini ve Muhammed'in sözlerini ve eylemlerini elestirecek yerde, bu çekingenlik yüzünden her seyi sanki Kur'an'a uygunmus gibi göstermislerdir. Kisaca fikir edinmek üzere bazi ilginç örnekleri sergileyelim.

*