3) Abu Osman Amr b. Bahr al-Cahiz (776-869) dokuzuncu
yüz yil'in taninmis simalarindan olup "Yunan bilimlerinden
habersiz kalsaydik hiç bir sey yapamazdik" diyen,
ve derken de seriat ile ilim yapilamayacagini bilen ve fakat bu
düsüncesini belli edemeyenlerden biridir: hem de al-Ma'mun
gibi oldukca genis görüslü bir halife'nin
iktidar döneminin insani olmasina ragmen. Gerçekten
de Kitab al-hayavan adli kitabinda söyle konusur:
"Eger ebedi hikmetlerle dolu eski Yunan kaynaklarina sahip
olmasaydik, ve eger bu yapitlarla korunan ve bize aktarilan ve
geçmisi önümüze koyan, ve baskaca hiç
bir sekilde bilmemize imkan olmayan bilim dünyasindan habersiz
kalsaydik, simdi erismis bulundugumuz her bilgi'den yoksun olurduk.
Eger eski Yunan bilimleriyle zenginlesmemis ve bu kaynaklarin
destegini görmemis olsaydik, bilgi hamulemiz son derece zavali
kertede bulunur, ve sinirsiz güçlüklere ugrardik.
Sadece kendi kaynaklarimizin ve kendi caba'larimizin sonuçlariyle
yetinme zorunlugunda kalsaydik, bilgi dagarcigimiz gerçekten
kisir kalir ve bu yüzden bilimsel uygarlik girsimini yitirmis
olurduk..." [337] . Bu sözlerle al-Cahiz
'in anlatmak istedigi sudur : "Ilim yapabilmek için
Kur'an ve seriat'in diger kaynaklari yeterli degildir. Eger eski
Yunan kaynaklari olmamis olsaydi ve eger Kur'an'i bilimsel gercekler
kaynagi saymis olsaydik, hiç bir alanda basari saglayamaz,
asama yapamazdik... ". Kuskusuz ki bunlari açikca
söylemek bir cesaret isiydi ve o, bu cesareti göze
alabilecek ideal'e sahip degildi. Ilerdeki sayfalarda görecegiz
ki bu ideal'den yoksun olan sadece al-Cahiz degildi; onun
gibi daha nice düsünür ve bilginler, eski Yunan'dan
yararlandiklari halde ve üstelik bu kaynaklarin seriat'a
her bakimdan üstün oldugunu anladiklari halde, akilci
bir gelismeye yol açabilecek davranislara yönelememisler,
bu cesareti gösterememislerdir.