1) Seriat dünyasi'nin iftihar vesilesi edindigi Ahlak-i Celali 'de "Ahlak" ve "Insanlik anlayisi: "Kölelere ve hizmetcilere inek muamelesi yapin. Kadinlara fazla sevgi ve sefkat göstermeyin, onlarin sözüne göre is görmeyin!".
Ahlak-i Celali Islam aleminin en ünlü ahlak kitalarindan biri sayilir, ve günümüzde dahi bu önemini korur. On yedinci yüzyil'in en taninmis "ahlakiyatcilarindan" biri olarak kabul edilen Calal al-Din al-Davvani 'nin ya da bir söylentiye göre Fakir Cani Muhammed Asad 'in yapitidir [557] , ve seriat dini'nin ahlak verilerine göre hazirlanmistir. Yazar Kur'an ayet'lerini ve Hadîs-i serif 'leri kendisine dayanak edinerek okuyucusuna ahlaki ögütler verir: bunlar arasinda "Köleligin" Tanri tarafindan "dogal" bir kurulus olarak öngörüldügünü, ve köle edinmenin gerekli ve yararli bir sey oldugunu anlatir. Kitabi'nin hizmetcilerle ilgili bölümünde, köleleri hizmetci gibi kullanmanin avantajlarindan söz ederken söyle der: "Köleler daha itaatkar, daha sadik, ve efendilerinin islerini daha canla basla yaparlar. Bu nedenle hizmetcileri köleler arasindan seçmek daha uygundur". Yine yazar'a göre kölelerin ve hizmetcilerin kendilerine özgü çesitli özellikleri vardir ve bu özelliklerine göre onlardan bazilarina inek ve hayvan muamelesi yapmak, bazilarina ise çocuk gözu ile bakmak gerekir. Bazi hizmetcileri de "zevkimize ve keyfimize uygun düsecek sekilde kendimize araç etmemiz iyi olur..." .
Kitabi'nin "Ne nitelikte kadin almak gereklidir" baslikli bölümünde seriat'in deger ölçülerini kistas edinerek, kadinlarin köle olmayanlara nazaran daha asagi derecede yaratik sayildiklarini, "kari" alirken köle olmayanlari tercih etmenin daha yararli olacagini söyler [558] . Yine ayni bölüm'de kadinlarin aklen ve dinen asagi yaratildiklarina deginerek buna dair Kur'an'dan ayet'ler verir ve Muhammed'in biraktigi hadis'leri nakleder. Kadin konusunda koca'lara uyanik olmalarini, karilarina fazla sevgi ve sefkat izharinda bulunmamalarini çünkü bulunacak olurlarsa kadinlarin bunu hazmedemeyip kendilerini üstün ve kocalarini hor ve hakir göreceklerini hatirlatir [559]. Yine Muhammed 'in söylediklerini tekrarlayarak kocalarin, önemli konularda, kendi bildiklerine göre karar almalarini, yani karilarina asla danismamalarini, ve gizli seylerini ve sirlarini karilarina asla açiklamamalarini, ve çünkü kadinlarin "aklen ve dînen eksik" ve "zayif tabiatli " olduklarini, bu nedenle eger kocalarinin sirlarina vakif olacak olurlarsa, kocalarini kötü ya da yanlis yola sokacaklarini anlatir [560]. Bir de kocalara, karilarinin kisisel özgürlüklerini kisitlamalari tavsiyesinde bulunur ve söyle der: "Karilariniza müzikle ugrasma olanagini birakmayiniz, ve onlara müzik aleti vermeyiniz. Onlarin komsularini ziyarette bulunmalarini önleyiniz, erkeklerle temas ettirmeyiniz ve hele erkeklerdem hikaye dinlemelerine firsat vermeyiniz...".
Her ne kadar "yalan", ya da "haset" ve "itidalsizlik"
ve "kibir' gibi seyleri "kötü"
ve "ahlak'a aykiri" seyler olarak tanimlamakla
beraber, yine de seriat'in sinirlarini asamamis ve örnegin
din adina yalan söylemenin, ya da ahid'leri bozmanin, ya
da kafirlere karsi üstünlük duymanin ahlakilige
aykiri olabilecegini aklindan geçirmemistir. Seriat malzemesiyle
egitilen ve kendisini akilci ahlak ilmine vermeyen ve dolayisiyle
daha üstün bir fikir seviyesine yükselemeyen böyle
bir kimseden daha fazlasini beklemek elbetteki abes'tir.