X) Halk aklini ve zekasini kullanmasin ve din konularinda düsünmege ve tartismaga kalkismasin ve her seyi "aydin'dan" ("Ulema" 'dan) ögrensin için "Icma-i Ümmed" ve "Kiyas-i Fukaha" kaynaklari is görür:

Islam'in "akil" dini oldugunu iddia edenler "Içtihad" sisteminin varligindan , ve Kur'an ve hadis gibi temel kaynaklar yaninda bir de "Icma-i Ümmed" ve "Kiyas-i Fukaha" kaynaklarinin bulundugunu ileri sürerler. Sunu eklerler ki, her ne kadar Kur'an ve Hadis kaynaklari araciligiyle kisi yasamlarinin her yönü göz önünde tutulmus ve hiç bir sey unutulmamis ise de, gelisen yasam sartlarinin yeni gereklerini karsilamak üzere yukardaki bu kaynaklar, temel esaslarin uygulanmasi bakimindan, akilci usullere göre olusmustur. "Icma-i ümmed" din alaninda yetkili kisilerin Kur'an ve Hadis hükümlerine dayanarak yerlestirdikleri kural'lardir. "Kiyas-i fukaha" ' ise benzeri olaylara kiyas yolu ile uygulan kural'lar toplamidir. Iste iddia olunur ki bu usul'lerle ortaya konan hükümler akil ürünü seylerdir. Oysa ki gerçek anlamda bu hükümlerin özgür akil ile iliskisi yoktur ve bu iki kaynagi, gerçek anlamda "içtihad kaynagi" saymak dahi mümkün degildir. Çünkü "içtihad" eyleminde "yorum" vardir. Yorum yolu ile belli bir kanun'un belli hükümleri, yeni sartlara uydurulacak sekilde degistirilebilir. Öysa ki Kur'an buna müsait degildir, çünkü onun hiç bir hükmü insan iradesi yolu ile yorumlanamaz ve degisiklige sokulamaz. Örnegin Kur'an ayet'lerine göre "Kölelik", Tanri tarafindan konmus bir kurulustur. Bu kurulusu insan iradesiyle ve insan yapisi kanunlarla degistirmek mümkün degildir, velev ki bu kurulus yasamin gelisen yeni sartlarina aykiri olsun. Nitekim yüzyillar boyunca kölelik kurulusu "içtihad" yolu degistirilebilmis degildir. Ve bugün hala Kur'an hükmü olarak seriat ülkelerinde dogal bir kurulus seklinde görülür; fakat resmen uygulanmaz. Uygulanmamasi da uygar devletlerin baskisi ve uluslarasi anlasmalarin köleligi yasaklamasidir. Yine ayni sekilde Kur'an'a göre hirsizliga uygulanacak ceza hirsizlik yapanin bileklerinin kesilmesidir. Hiç'te insani olmayan ve ceza hukukunun genel esaslarina uygun bulunmayan bu ceza seklini Islam ülkeleri "içtihad" yolu kaldirma yoluna gidememislerdir. Çok yakin bir tarihe gelinceye kadar seriat ülkelerinde uygulanmakta olan bu ceza'yi Bati'li uygar ülkeler, "gayri insani" bir cezadir diye zorla kaldirtmislardir.

Daha baska bir deyimle "içtihad" sisteminde seriat'in akla ve mantiga ve müspet ahlaka ters düsen hükümlerini yorumlamak ve gelisen yasam sartlarina uyacak sekilde degisiklige sokmak diye bir sey yoktur. Her ne kadar "içtihad" kapilarinin açik oldugu kabul edilen bir dönem olmus ise de, bu dönem seriat hükümlerini akla ve yasam sartlarina uygun hale getirmek seklinde is görmemistir. Daha ziyade halk'in Kur'an ve hadis hükümleriyle hiç mesgul olmayip Ulema'nin sözlerine ve anlatisina göre bu hükümlere gözü kapali tarzda boyun egmesini saglamistir.