1 "Ansiclopedia Britannica 1991" kaynagindan alinma istatistiklere göre dünya nüfusu 5,201,416,000 olup, bunun bir milyar'dan fazlasi (1,711,897,000) Hiristiyan, yedi yüz milyon'a yakin bir kismi (689,205,000) Hindu, üçyüz küsur milyonu (311,438,000) Budist, dokuz yüz milyon'a yakin bir kismi (869,513,000) Dinsiz, ikiyüz küsur milyon'u "atheist" (Tanrisiz), on yedi milyon'u (17,357,000) Yahudi, alti milyon'a yakin olani (5,821,000 ) Konfüçyus taraftari, bes milyon kadari (5,072,000) Bahai, on milyon'dan fazlasi (10,702,000) Saman dininde, doksan milyon'dan fazlasi çesitli asiret dinlerinden, yüzyirmi alti milyon'dan fazlasi (126,819,500) yeni din'lerden (New-Religionists, yüzyetmis milyon'dan fazlasi (170,236,200) Çin-Halk dininden (Chinese folk religionists) görünmektedir.

2 Asya' da yasayan müslüman nüfusu 643,460,000 olup bunun 34,100,000' nu Sovyet Rusya'daki Türk Cumhuriyetleri halinde yasayan halk'lardir. Afrika 'daki müslümanlarin sayisi da 263,132,000'dir.

3 Güney Amerika'da 1,200,000, ve Kuzey Amerika'da 5,220,000 ve Avrupa'da 12,360,000 , ve bundan baska Okyanus'ta (Oceania) 99,500 müsluman bulundugu anlasilmaktadir. Kaynak Ansiklopedia Britannica 1991

4 Güney Amerika'da 1,200,000, ve Kuzey Amerika'da 5,220,000 ve Avrupa'da 12,360,000 , ve bundan baska Okyanus'ta (Oceania) 99,500 müslüman bulundugu anlasilmaktadir. Kaynak Ansiklopedia Britannica 1991

5 Muhammed müslüman kisilerin "pejmürde" ve "müptezel" sekilde yasamalarini emretmistir. Örnegin Buhari ve Müslim'in Eb- Zer'den rivayetlerine göre bir hadis'inde söyle demistir: "...tozlu toprakli, saçi sakali karisik, eski elbiseye bürünmüs, kendisine kiymet verilmeyen...kimseler (Cennet'in hükümdarlaridir)..." Bkz. Gazali, IhyYu 'Ul-mi'D-Din (Bedir yayinevi, Istanbul 1975) Cild IV, sh. 366. Yine bunun gibi Ahmed' in "isnad-i ceyyid" ile rivayetine göre su hadis'i birakmistir: "(Allah) giydigine aldiris etmeyen müptezel insanlari sever..." . Bkz. Gazali , age , (Cild IV, sh. 425)

6 Geri kalmisligin özellikleri arasinda "Degismezlik" , ve "Yenlige düsmanlik" gibi ögelerin yer aldigi anlasilmaktadir. Geçen yüzyil'in ünlü bir Antropoloji bilgini , Afrika yerlileri arasinda yaptigi arastirmalarinin sonucu olarak belirtir ki ilkel insan, dedelerinden kalma her seyi "mükemmel" ve "kusursuz" bilir; inandigi o'dur ki geçmisten kalan bu seylerden daha iyisini, daha mükemmelini yaratmak mümkün degildir. Bkz. E.B.Tylor , Anthropology , (New York 1881) sh. 439. Bu konuda ayrica bkz. J. M. Robertson, History of Freethought, (London 1915) Vol. I, sh. 22 ; Bkz. J.G. Frazer , Lectures On the Early History of the Kinship (Londond 1905)

7 Bilindigi gibi 732 yilinda Arap ordulari "Poitier" denilen bölge'de Charles Martel tarafindan hezimete ugratilmis ve Bati dünyasi Islam isgalinden kurtarilmistir.

8 Örnegin De Vita Solitaria adli kitabinda kisi'nin yalnizligini ele alir ve ibadet yolu ile teselli bulmasini konu edinir.

9 Bu hususlari da De Remediis Utriusque adli kitabinda isler.

10 Örnegin Uriel de Costa ya da Hermann Van Riswik gibi düsünürler, Aristo'nun Ibn Rüsd araciligiyle edindikleri görüslerini benimsediler diye, kendi bagnaz çevreleri tarafindan, ateste yakilmak suretiyle cezalandirilmislardir.

11 Siir ve resim vs gibi güzel sanatlar alaninda ve felsefe konusunda Bati dünyasinin hümanizma'ya önem verirken seriat dünyasinin vermedigini belirten bir yazar Dante ile Firdevsi 'yi kiyaslar. Bkz. Arnold Hottinger, The Arabs; Their History and Place in the Moslem World, (London 1963) sh. 68 ve d. Ayrica bkz. Christopher Dawson, Religion and the Rise of Western Culture (New York 1950); Ayrica bkz. A.J.Toynbee, Civilization on Trial, (New York 1948)

12 Bu konuda bkz. Eric Fromm , Escape From Freedom, (New York 1968) sh. 113 ; Edward Shils, The Intellectuals and the Powers and Other Essays (Univeristy of Chicago Press 1977), sh. 3; Philip Rieff , On Intellectuals; Theoretical Studies, Case Studies ( Doubleday , New York 1969) sh. 4 ; Alexander Gruschevsky, The Intellectual: Who He Is, and How To be One (Aleaide 1953) sh. 4 ve d. ; Thomas Molnar, The Decline of the Intellectual (Meridian Books, New York 1961), sh. 9 ve d. ; Fr,deric Bon- Michel Antoine Burnier, Les Nouveaux Intellectuels, (Press Universitaire de france 1962 ) , sh. 18 ve d. ; Jacques le Goff , Les Intellectuels Au Moyen Age , ( Edition de Seuil, Paris 1957) , sh. 10 ve d.

13 Aydin sinifi "Kültürel ve spiritüel elit " olarak tanimlayan bir yazar, böyle bir siniftan yoksun bulunan toplumlarin "kölelerden olusmus ulus" sayilacagini belirtir. Bkz. Gruschevsky, age. sh.4, ve 8.

14 Grushevsky, age. , sh. 8 ve d. ; Aydin sayilabilmek için insancil ve idealist ögelere sahip olmak geregi konusunda ayrica bkz. Molnar, mage, sh.9 ; Bodin. age , sh.37 ve d. ;; Shiels, age , sh.3 ve d. ; Bon, age, sh. 19 ve d.

15 Bodin, age. sh. 37-8

16 Cassirer , Philosophy of the Enlightenment (Princeton 1951); Ira O. Wade, The Intellectual Origines of the French Enlightenment, (Princeton Univerrsity Press 1971), sh. 20 ve d.. Bu kitapta akil çagi konusunda zengin bibliyografya vardir.

17 Bu konuda bkz. G. E. Von Grunebaum, Modern Islam: The Search for Culture Identity (Berkeley 1962) sh. 41

18 Goff, age , sh. 10 ve d.

19 Ilerdeki sayfalarda görecegimiz gibi, Copernicus, 20 yil boyunca bu görüslerini açiklamaktan kaçinmistir. Fakat dostlarinin israri üzerine kitabini 1543 yilinda yayinlamaga karar vermis ve kitap matbaadan çiktigi gün gozlerini hayata kapamistir.

20 Yine ilerde görecegiz ki bu kaynaklar 1500 boyunca "Gerçeklerin" kendisi olarak görülmüstür. Bu gelenek "iskolastik" dönemin özelligidir.

21 Vesalius bu tarihlerde 28 yasinda idi.

22 Bu konuda ayrica bkz. Charles Singer , Medieval Contribution to Modern Civilization (Ed. by j.j.Hearnshaw , New York 1949) sh. 114; Delisle Burns , Modern Civilization on Trial , (New York 1931) sh. 253; Th. H. Greer , A History of Western Man , (New York 1968) sh. 566; Edward B. Taylor , Anthropology; An Introduction to the Study of man and Civilization , (New York 1913), sh. 439 ve d. ; Humayun Kabir, "Science, Democracy, And Islam, in Radhaknishnan- Comprataive Study in Philosophy Presented in Honour of His Sixtieth Birthday" (London 1951) sh. 336

23 William Howitt, A Popular History of Priestcraft in All Ages and Nations ( London 1834) sh. VI

24 Tolstoy's Writing On Civil Disobediance And Non-Violance, (Bergman Publisher, New York 1967). Ayrica bk. M. Polony , The Study of Man. (University of Chicago Press 1963) sh. 62

25 Thomas Huxley , geçen yüzyilin sonlarina dogru yayinladigi bir kitabinda söyle der: "Baskalarina ...bir seyler ögretmek durumunda bulundugum zamanlar, eger ögretecegim seylerin dogrulugu ...hususlarini arastirmak için kendimi zahmete sokmamis isem, bundan büyük bir utanç duyarim. Beni az çok güvenilir bir bilgiye sahip kisi olarak dinlemeye hazir halk yiginlarina hitap ettigim zamanlar, söylediklerimi inceleyebilecek uzmanlardan olusmus bir dinleyici kitlesine hitap ettigimden çok daha büyük bir dikkat ve itina ile hareket etmek isterim". Bkz. Thomas H. Huxley , Science an Christian Tradion, (New York 1895) sh. 93

26 Arthur Weigall , The Life and Times of Akhnaton, Pharaoh of Egypt, (New York 1923) , sh. 1 ve d. ; Immanuel Velikovsky, Oedipus and Akhnaton; Myth and History , (New York 1960) sh. 65, 198

27 I .Arsel, Toplumsal Geriliklerimizin Sorumlulari: Din Adamalri ve Aydinlar (Dogan Basimevi, Ankara 1977) sh. 37-42

28 Tanri fikrine yer vermeyen Budizm'i hariç tutmak gerekir.

29 Arsel, age. sh. 116 ve d.

30 Akhnaton'un bu görüsleriyle ilgili olarak bir yazar söyle der: "Günümüzde bilim adamlari size, Tanri'yi yasamin ilk olusturucusu olarak tanimlarlar...(Tanri) enerji yaratandir, yani var diye bilinen her seyin ilk olusum gücüdür. Iste bilim adamlarindan binlerce yil önce Akhnaton, Tanri'yi bu sekilde tanimlamistir..." . Bkz. Weigall, age , sh.100

31 Bir yazar söyle diyor: "Dünya tarihinde insanligi böylesine seven bir Tanri anlayisina hiç bir zaman erisilmemistir. (Akhnaton'un) benimsedigi fikirler incelendikte görülür ki onun tanimlamak istedigi Tanri (yani Aton) ...sefkatli, hosgörülu, ince ruhlu...hiddet nedir bilmeyen, siddetten kaçinan... ve irmaklar gibi bir sevgisi olan bir Tanri'dir. O'nun bu sevgisi, insanlarin yasam vadilerine inen ve oradan yeryüzünün tüm yaratiklarina (hayvanlara, nebatlara vs ) ulasan bir sevgidir..." . Bkz. Weigall, age , sh. 105

32 Kendi zamanina gelene dek dinsel gelenek seklinde benimsenen kurban kesimini (insan kurban etmek dahil) Akhnaton yasaklamistir. Zevk için hayvan avina çikmayi dahi önlemistir.

33 Kendi halk'ina benimsetmek istedigi Tanri anlayisina göre Tanri, kan akitilmasina tahammül edemeyecek kadar müsvik bir iyilik örnegidir. Weigall, age, sh. 105, 111

34 Weigall , age, sh.105; Velilkovsky , age, sh.80

35 Akhnaton 'dan önceki dönemlerde Misir'da halk iki yüzlülügü, yalanciligi, düzenbazligi marifet bilirdi. Akhnaton 'un etkisiyle bu kötü huylardan siyrilmistir.

36 Bir yazar, Akhnaton'u Oedipus karakterinde bulur: annesiyle ortak yasami olan ve babasina karsi husumet besleyen Akhnaton'un, sirf geleneksel inanislar yikilsin için bu tur davranislarini ortaya vurmaktan kaçinmadigini söyler. Bkz. Velikovsky, age, sh. 68 ve d. Ayrica bkz. Weigall, age, sh. 111

37 Roma'da kölelerin mal gibi satilmasi gelenegine karsi sesini yükselten Seneca, eski Yunan'a ve özellikle Stoik 'lere çok sey borcludur. Bkz. M. Carry-I.J.Haarhoff, The Life and Thought in the Greek and Roman World, (London 1963), sh 332 ve d.

38 Haarhoff , age, 332 ve d.

39 Bu alinti için bkz. Imam Gazali , Kimya-yi Saadet , (Bedir Yayinevi , Istanbul 1979), Cild I-II, sh. 91-92

40 Bu alinti için Bkz Gazali , Kimya-yi Saadet ... sh. 162

41 Bkz. Gazali age (1979) sh. 162-3

42 Bkz.Gazali, age (1979) sh. 162-3

43 Bkz. Gazali, age (1979) sh. 91-2, ve 162-3

44

(Bedir yayinevi 1975; Cild IV, sh.

45 Bilindigi gibi Muhammed, kendisini bir baba gibi yetistiren amucasi Ebu Talib 'i müslüman yapmak için çok ugrasmis fakat basarili olamamistir. Olamayisini bir prestij meselesi saymistir. Ebu Talib ölum dösegine düsünce, son bir gayretle ve hatta :"Allah katinda sana safaat ederim" diyerek onu Islam'a sokmaga çalismis ise de gayretleri yine bosa çikmistir. Iste bu durumda halktan kisilerin: "Bu nasil peygamberdir ki kendi amucasini bile müslüman yapamaz ? " demelerini karsilamak üzere sorumlulugu sirtindan atmak üzere Kasas suresi'ne : "Habibim sen , her sevdigine hidayet edemezsin, lakin Allah diledigi kisiyi hidayette kilar..." (28 Kasas 56) seklindeki ayet'ler yaninda "Allah dilseydi onlari dogru yolda toplardi..." (6 En'am 35) , ya da "Allah dilediginin kalbini açar müslüman yapar, dilediginin gönlünü kapar saptirir" (6 En'am 125) seklinde ayet'ler koymustur. Ebu Talib 'le ilgili olarak Müseyyeb Ibn-i Hazn' in rivayeti için bkz. Sahih-i Buhari Muhtasari... (Cild X, sh. 54)

46 Tirmizi 'nin Nevadir 'indeki rivayete dayali olarak Gazali 'nin bu görüsleri için bkz. Ihyau Ulumi'd-Din...(Cild III, sh. 872)

47 Bkz. Arsel, Seriat ve Kadin (Istanbul 1991, Dokuzuncu Baski)

48 Ebüssu;ud ya da Abu'l-Su'ud seklinde de yazilabilir.

49 Bu konuda Zayl-l Saka'ik ve ayrica Manakib-i Ibrahim Gülsani adli yapitlara bakiniz.

50 Oglan Seyh adindaki genç, tasavvuf felsefesine önem veren ve fakat Ebu's-Suud efendi görüslerini red'eden bir kimsedir. Cami'lerde seriat hükümlerini alaya alir sekilde va'zlarda bulunuyor diye hakkinda hükümet tarafindan sorusturma açilir. Hükümet bu isi Ulema'dan Ibn' Kemal ve Seyhi Efendi ile Ebu's-suud 'a havale eder. Bunlarin verdikleri fetva uzerine Oglan Seyh idam edilir. Hamza Bali olayina gelince , Ebu's-suud efendi onun hakkinda da, sirf yukarda belirttigimiz nitelikteki tasavvufi görüslere yöneliktir ve bu görüsler kamu düzeni bakimindan tehlikelidir diye (ve asil onun Ismail Masuki tarikatina mensup bulundugunu düsünerek) , idam fetvasi vermistir. Bu konuda bkz. Sadik Vicdani , Tomar-i turuk-i aliyye, melamilik, (Istanbul 1340, sh, 54 ). Bu konuda ve bu alinti için, ayrica M. Cavid Baysun 'un Islam Ansiklopedisi' ndeki yazisina bakiniz.

51 Bilindigi gibi seriat dini aslinda Arap dini'dir; genellikle Arap geleneklerinin benimsendigi bir din'dir. Muhammed çogu Arap geleneklerini oldugu gibi Islam'a mal etmis ve sürdürmüstür. Muhammed'ten sonra bu gelenekler, Arap ordularinin giristigi saldirilar sonucu yabanci ülkelere yayildi, fakat uygulama güçlügü ile karsilasti. Esasen seriat'in bir çok hükümlerinin Arap'lar bakimindan dahi uygulanmasi zordu. Iste bu uygulama zorluguna bir çözüm olmak üzere "Zaruretler memnu seyleri mubah kilar" formülü bulundu ve seriat hükümlerine karsi hile yollarina basvuruldu. Bu yolu bulanlarda "Fakihler" oldu.

52 Bu alinti için bkz. M. E. Düzdag , Seyhülislam Ebussud Efendi Fetvalari Isiginda 16 ci Asir Türk Hayati (Istanbul, Enderun Kitabevi 1972)

53 Bu konuda gerek Biz Profesörler ve gerek Seriat ve Kadin adli kitap'larimda bilgi verdigim için burada fazla durmayacagim.

54 Bu konuda bkz. Arsel, Teokratik Devlet Anlayisindan Demokratik Devlet Anlayisina (Ankara Hukuk Fakültesi yayinlari, 1975)

55 Ilerde de görecegimiz gibi "Islam uygarligi" , islami esaslardan ve örnegin Kur'an'dan kaynaklanmis olarak ortaya çikan bir uygarlik degil, fakat eski Yunan bilimlerinden yararlanmak suretiyle olusan bir uygarliktir.

56 1969 yilinda yayinladigi The Encounter adli kitabinda bir din adami, Malachi Martin söyle der: "Bilimsel gercekleri bir takim ilahi vahy'ler arasinda arama gelenegi, modern insanin havsalasina sigmayan bir seydir. (Çünkü modern insan için bilim demek) olaylarin akilci usullerle elestirilmesi ve deneyci usullerle kanitlanmasi sonucu erisilen gerçekler ve veriler tümüdür..." .

57 Yahudiligin çesitli mezhepleri arasindaki çekismeler bu olusmayi saglamistir.

58 Bu deyimi, daha ziyade Kur'an ve Hadis kaynaklarini göz önünde tutmak suretiyle kullanmaktayiz.

59 Ilerde de gorecegimiz gibi, her ne kadar mu'tezile sinifinin cabalariyle akilci denebilecek bir egilim, 150-200 yillik kisa bir dönem boyunca kendisini göstermis olmakla beraber bunu Bati'nin fikirsel gelisme tarihi ile kiyaslamak ve gerçek anlamda akilci bir gelisme niteliginde saymak dogru olmaz.

60 Kitab'in yazari Dr. M.CemYleddin el-Fendi

61 Bu konuda bkz. Muhammad Jamuluddin el-Fandy, On Cosmic Verses in the Qur'an (Ministery of Waqf, Cairo 1961) sh. 26-7 Kitap ingilizce olarak yayinlanmistir

62 H. Özdemir , "Kur'an-i Kerim ve Müspet Ilim" (Bu yazi icin bkz. Diyanet Dergisi, Cilt XIII, sayi 4, sh. 234 ve d.)

63 Al-i Imran Suresi'nin 61ci ayet'i söyledir: "Ey Muhammed sana ilim geldikten sonra, onda seninle kim tartisacak olursa de ki- ' Allah'in lanetinin yalancilara olmasini dileyelim-'..." Ayni Sure'nin 19cu ayet'i söyledir: " Allah katinda din süphesiz Islamiyettir...Ancak kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra,aralarinda ihtriras yüzünden ayriliga düstüler..."

64 Arsel, Teokratik Devlet... , sh. 364-375

65 L. Strauss, Spinoza's Critic of Religion , (New York 1965) sh. 62

66 Bkz. Arsel, Toplumsal Geriliklerimizin... , sh. 100, 121

67 Nehru 'nun çevresini olusturan aydin'lar onunla ayni görüse sahip oldukalri halde cesaretsizlik ya da umursamazlik yuzünden bu konusda seslerini yükseltememislerdir. Bkz. Gunnar Myirdal , Asian Drama; An Inquiry in the Poverty of Nations (New York 1968) Vol. I, sh. 92 ve d.

68 Nehru anilarinin bir yerinde söyle der: "Köylümüzün basit, sade yasamlarini ögünülecek ve imrenilecek seymis gibi göstermege yönelik degerlemerli uygun ve yerinde bulmam. (Bu tür yasamlari) ben daima utanç...verici olarak görmüsümdür. Bu degerlemelere uymak degil fakat köylümüzün bu tür bir yasam felsefesinden kurtarmak istemisimdir... Yoksullugu (ve yeryüzü iztirablarini) övgüye layik bulan zihniyeti daima yermisimdir..." . Bkz. Nehru, Autobiography, sh. 510

69 Örnegin varini yogunu satip, ya da iflasi göze alip hacc'a gitme gelenegine, ya da kurban kesme gelenegine, ya da kadin'i asagi görme egilimlerine ses çikaran yoktur aydinlarimiz arasinda.

70 Büyük bir fikir dürüstlügü içerisinde Huxley , kendi toplumuna gerçek diye belletilen yalanlara daima karsi çikmistir. Örnegin : "Reformasyon hareketleri aklin özgürlügü adina girisilmis bir davranistir" seklindeki inançlarin yalana dayali oldugunu savunmustur. Bkz. Huxley, age. sh. 11-13

71 Arsel, "Yalanla Savas" , ( "Cumhuriyet Gazetesi" 23 Ekim 1974)

72 Arsel, Teokratik Devlet..., sh. 540 ve d.

73 J. Windrow Sweetman , Islam and Christian Theology (London 1955), Part II, Vol. I, sh. 33-46; Ayrica bkz. Jaque le Beuf , Literary History of France, (Vol. VI. sh. 18 ve d.)

74 Isra Suresi'nde söyle yazilidir: "...ve Biz Kur'andan inananlara sifa ve rahmet olan ayetle indirmedeyiz ve bunlar zalimlerin ancak ziyanlarini arttirir ..." (17 Isra 82)

75 Ibn Kudama' ya göre : "Kim ki gerçegi arar , Tanri onu kendi sözleri ve elçisinin emirleriyle dogru ve hikmet olan yola yöneltir..." . Kitabin ingilizce çevirisi için bkz. G. makdisi , Ibn Qudama's Censure of Speculative Theology (London 1962) sh. 36.

76 Kitabin ingilizce çevirisi için bkz. Muhammad Ibn Abd'ul Jabbar al-Niffari , The Manaqif and Makhatabat ( Ed/ Transl. A.J. Arberry) - London 1935) sh. 60 ve d.

77 Bu konuda bkz. Arsel , Geri Kalmisligimizin Sorumlulari..., (Ankara 1977)

78 Biz Profesorler adli kitabimda da belirttigim gibi Atatürk , bir yandan akilciliga ve diger yandan tüm insanlari kapsayan bir sevgi ögesine yönelikti. Bir konusmasindaki su emsalsiz sözleri okuyalim birlikte: " ...insanligin gorgü, bilgi ve düsünüste yükselip olgunlasmasi, hiristiyanliktan, müslümanliktan, (yahudilikten) , Budizm'den vazgeçerek yalinlastirilmis ve her kes için alnasilacak bir duruma getirilmis katkisiz ve lekesiz bir dünya dini'nin kurulmasi ve insanlarin simdiye degin kavgalar, pislikler, kaba istek ve egilimler arasinda bir bataklikta yasadikalrini kabul ederek yermesi gibi kosullarin gerçeklesmesini gerektiren Birlesik Dünya Devleti kurma düsününün tatli oldugunu yadsiyacak degiliz..." . Bu konusma için bkz. Atatürk, Sövlev ( Nutuk), (Türk Dil Kurumu yasyinlari, Ankara 1965) vol. II, sh. 520-521; Ayrica bkz. Arsel, Teokratik Devlet..., sh. 810 ve d.

79 Arsel , Toplumsal Geriliklerimizin..., (Ankara 1977) sh. 50 ve d.

80 Helen uygarligi , eski Yunan uygarliginin bir devamidir. MÖ 6ci yüzyil ila 4cü yüzyil arasinda olusan eski Yunan uygarligi, Makedonyali Filip 'in Yuna dünyasini MÖ 336 yilinda boyundurugu altina almasi, ve oglu Büyük Iskender 'in MÖ 214 yilinda Thebes Kent'ini yerle bir etmesi, ve daha sonra Romalilarin Makedonya savaslarina baslamalari ve MÖ 146 yilinda Korent'i ele geçirmelri sonucunda eriyip gitmistir. Büyük Iskender ile birlikte yeni bölgelere yayilan Yunan etkisi, Roma tarihi ile kaynasma sonucu Yakin Dogu'ya tasmis ve çesitli uygarliklarin olusmasina sebeb olmustur. Iste bu döneme Helenistik Çag adi verilmistir. Bu konuda bkz. Walter Kirchner , Western Civilization to 1500, (New york 1960) sh. 67 ve d.

81 Ilerde görecegimiz gibi bunlar, kendi dönemlerinin dinsel inanislarina aykiri davrandiklari için zulme ugramislardir.

82 MÖ 585 yilinin 28 Mayis günü günes'in tutlacagini önceden haber verdigi zaman ona kimse inanmamisti; çevresi onunla alay etmisti. Ancak ne var ki söyledigi tarihte günes tutulupta ortalik kararinca, onunla alay edenler ne diyeceklerini bilememislerdir. Bkz. Grove Wilson, Great Men of Science; Their Lives and Discoveries , (New York 1929) sh. 2-3

83 Thales 'in yasadigi dönemde günes'in çok kücük bir sey oldugu, çapi'nin bir ayak uzunlugunda bulundugu sanilirdi. Thales, Yaptigi hesaplara göre, bunun böyle olmadigini, günesin kutru'nun Zodiac' in 1/720 oraninda oldugunu söylemistir. Her ne kadar hesabinda yanlislik yapmis olmakla beraber ( çünkü günes'in kutru'nun çok daha büyuk, 864 000 mil oldugu anlasilmistir) yine de akilci usullerle bilimsel sonuclara erismenin, dinsel inanislara saplanmaktan çok daha muhakkak oldugunu ortaya vurmustur.

84 Bilim tarihinde "Geometrik hatlar" konusunda ilk gerCekleri ortaya vuran yine Thales 'tir: "Gölgeniz boyunuz'a esit düstügü an Piramid'lerin golgesini ölcerek büyüklüklerini hesaplayabilirsiniz" derdi; ve derken de bize simdi pek basit gibi gelen ve fakat onun zamaninda kimsenin düsünemedigi bilimsel bir gerçegi akil yolu ile ortaya vurmus olurdu. Bkz. Wilson , age, sh. 2-3

85 Eflatun 'a göre insan varliginin amaci fazilet'e erismektir. fazilet demek bilgi demektir. Akil, insan varligina ve davranislarina egemen olmak gereken güç'tür. Devlet denilen kurulusun ahlaksal amaci, yurttaslarin her bakimdan gelismesini saglamaktir. Bütün bu görüslerini Eflatun, öylesine genis anlamlarla sergilemistir ki onun fikirlerini dinsel açidan degerlendirmek mümkün sayilmistir. Bundan dolayidir ki gerek hiristiyan din adamlari ve gerek eski Yunan'dan yararlana Islam düsünürleri, Eflatun 'un görüslerini, kendi bagli bulunduklari dinin temel esaslariyle uzlastirmaga ugrasmislardir. Bkz. Frederick B. Artz , The Intellectual History of Europe: From St. Augustine to Marx (Boston 1941) sh. 5

86 Hatirlatmak gerekir ki eski Yunanin akilci bilimlerine ilk darbeyi vuranlar Atina'lilar olmustur. MÖ 5ci yüzyilda cereyan eden Atina-Isparta savaslari sirasinda akilci bilimlerin gelistigi Atina' yenilgiye ugramis ve bu durum akilci bilimlerin gelismesine engel yaratmistir. Büyük Iskender' in Atina'yi yenip Thebes Kent'ini yok etmesi (MÖ 388) ve daha sonra Sokrat' in düsünce özgürlügüne aykiri olarak ölüme mahkum edilmesi (MÖ 399) , ve akilci bilimlerle ugrassanlara karsi husumet havasinin artmasi ve buna benzer olaylar yüzünden eski Yunan/Helen uygarligi içten içe çürür olmustur. Fakat hiristiyanligin devlet dini olmasi ve klise'nin din verilerini akilci verilere ustün tutmasi sonucunda her sey sona ermistir. Bu konuada bkz. Will Durant, The Story of Philosphy , (New York 1953) sh/ 75 ve d.; J. W. Draper , History of Conflict Between Religion and Science (New York, 1875) sh. 55 ve d.

87 Anaximander 'in bundan 2500 yil önce , akilci arastirmalar yolu ile bu konularda yazdigi seyler, sanki bugün yazilmis ve müspet bilim adamalrinin elinden çikmis gibi seylerdir. Günes ve yildizlarla ilgili olarak ortaya koydugu bilimsel gerçekler günümüzün bilimsel gerfçek diye bildigi seylerdir .Charles Singer, A Short History of Science to the XIXth Century, (Oxford 1943 Reprinted) sh. 19-21

88 Bu hususlar için bkz. Singer , age sh. 19 ve d.

89 Incil sözcügü " Ahd-i Atiyk" ve "Ahd-i cedid" denen ve Tanri sözleri ve peygamber emirleri diye kabul edilen cesitli kitap'lardan olusur . "Ahd-i Atiyk" esas itibariyle yahudilerin kutsal kitabidir ve bunun ilk bes kitabi Tevrat diye bilinir. Hiristiyanlar ise hem "Ahd-i Atiyk" 'i ve hem de bunun bazi esaslarini degistirmis olarak Isa'ya verilen "Ahd-i Cedid" ' i Kutsal kitap olarak benimsemislerdir. Kur'anda ise butün bu hususlar farkli bir sekilde tanitilir ve hiristiyanlarin kitabi'nin adi Incil olarak, ve yahudilerinkide Tevrat olrak belirtilmistir.

90 Justinian 529 yilinda ATina'daki felsefe okullarini kapatti. Bu hususlar için bkz. J. W. Draper , age, sh. 55 ve d. Ayrica bkz. Etienne Gilson , History of Christian Philosophy in the Middle Ages (New York 1955) sh. 181 ve d.

91 Andrew D. White , A History of Warfare of Science With Theology in Christendom, (New York 1955), Vol. II, sh. 311 ve d.

92 Draper , age, sh. 52 ve d.

93 White age , Vol. II, sh. 311 ve d.

94 White , age , Vol. II, sh. 299 ve d.

95 Draper. age, sh. 159 ve d.

96 Draper , age, sh. 145 ve d.

97 Draper , age sh. 145 ve d.

98 White, age , sh. 145 ve d.

99 White , age sh. 132 ve d.

100 White , age, sh. 133 ve d.

101 White , age , sh. 157 ve d

102 Bu konuda bkz. Draper , age. sh. 50 ve d.. ; White . age , II , sh. 133 ve d.

103 Jeffrey B. Russell , Dissent and Reform , (Berkeley 1965) sh. 163 ve d.

104 Hastings Rashdall , The Universities of Europe in the Middle Ages (Oxford, Clarendon Press 1936) . Vol. I, sh. 39 ve d.

105 Ilerde görecegimiz gibi bu caba'lar Bati'yi "Renaissance" ve "Reformasyon" ve "Rasyonalizm" gibi asamalara sürükleyecektir.

106 Bu konularda bkz. H. Butterfield , The Origine of Modern Science, 1300-1800 , (London 1962) sh. 68 ve d. ; David Brewster, The Martyr of Science: Or the Lives of Galileo , Tyche Brahe, and Kepler ( New York 1877) sh. 20 ve d.; Draper , age, vol. II, sh. 157 ve d, 194 ve d. ; Etienne Gilson , History of Christian Philosophy in the Middle Ages , ( New York 1955) sh. 181 ve d.

107 Bu konuda bkz. Archibald Duff, History of Old testament Criticism (London 1910) sh. 6 ve d.

108 "Gnostik" okulu mensuplari putperestlik dönemlerinin fikirsel yasamlarini bile , sentez halinde hiristiyanliga sokma egilimde idiler.

109 Marcion , Bati dünyasinda 11ci yüzyila kadar sürecek olan "Marcionism" akimlarinin kurucusudur. Klise'nin ilk reformcularindan sayilir.

110 Bkz. Robert Smith Wilson , Marcion: A Study of A Second Century Heretic , (London 1933) sh. 81 ; ayrica bkz. Walter Nigg, The Heretics, (New York 1962) ; ve ayrica bkz. A.Nygren , Eros Und Agape, (Berlin 1937)

111 Wilson , age, 53, 89, 178, ; Nigg age , 62 ve d.

112 Wilson, age 62-4, 90 ve d.; Nygren, 124 ve d.

113 Sebastian Castello , Concerning Heretics; Whether They Are To be Persecuted and How They Are to be Treated ( R.H. Bainton tarafindan Latince'den Ingilizceye çeviri' New York 1935) sh. XIV, ve 16

114 Bununla beraber Ambrose 'un olumsuz bazi davranislarda bulundugu yadsinamaz; örnegin Yahudilere mezalim yapanlarin cezasiz birakilmalarinda rol oynadigi bir gerçektir. Fakat buna karsilik yukardaki tutumu ile kisi özgürlügü lehine yararli davranislarda bulundugu muhakkaktir. Bu hususlar için bkz. G.G. Coulton , Studies in Medieval Thought, (New York 1965) sh. 27 ve d. ; John Ferguson, Pelagius: A Historical and Theological Study (Cambridge 1956) sh. 124-5; G. de Plinval , Pelage, Ses Ecrits, Sa Vie, et Sa Reform ,(Lausanne, Payot 1943)

115 Bu konuda yazmis oldugu kitab kaybolmustur. Bu k itabin özeti St. Augustin 'in De Gratia Christi adli yapiti ile De Peccato adli kitablarda bulunur.

116 "Düsünme" yetenegine sahip olmayan insan'in hayvan niteliginden kurutulamadigina dair Pelagius 'un bu görüslerini daha sonraki yüzyillarin ünlü düsünürleri (örnegin 11ci yuzyilda Abelard ) ayni sevkle izleyeceklerdir.

117 Bkz. J. Sanchez , Anticlericalism; A Brief History (London 1972) sh. 16, 207

118 Bkz. Coulton , age, 67 ve d. ; Nigg , age , 152-156

119 . Bkz. Coulton, age sh. 69 ve d.

120 M. Seidlmayer , Currents of Medieval Thought . (Almanca'dan çeviri; Oxford 1960) sh. 98

121 Bkz. Hastings Rashdall , age , Vol. I. sh. 33

122 Bu ünlü Fransiz ilahiyatcisi, 1113 yillarinda Paris civarinda bir yerde din dersleri vermege basladigi zaman, Avrupa'nin her kösesinden onu dinlemege gelenler olurdu. Bkz. F. Heer , The Medieval World; Europe 1100-1350 (Transl. from German by JJ. Sendheimer , New York 1962) sh. 82 ve d.

123 Heere, age , sh. 82 ve d.; Nigg , age, sh. 173; Coulton, age , sh. 116; Rashdall, age , sh. 39, 64

124 Nitekim Güney Avrupa ülkelerinde Cathar 'lar, ki Fransa'da Albiginois adini tasiyan egilimleri temsil edeceklerdir, ve Waldensian 'lar ve diger bazi gruplar hep onun fikirlerini savunmuslardir. Bkz. Nigg , age , sh. 160; Coulton , age , sh.110

125 Asil adi Abraham ben Meir Ibn Esra' dir.

126 Bkz. Andrew D. White , A History of Warfare of Science With Theology in Christendom , (New York 1955) Vol. II, sh . 313

127 Seidlmayer , age , sh. 66

128 G. Wilson, Great Men of Science , (New York 1929) sh. 72

129 Bkz. Draper , Histoire of the Intellectuel Development of EWurope, (New York 1918) Vol. II, sh. 153; ayrica bkz. Wilson , age , sh. 76

130 Wilson , age , sh. 76

131 Bu alinti için bkz. Draper , age, Vol. II, sh. 79; Ayrica bkz. John Henry Bridges, The Life and Work of Roger Bacon; An Introduction to the Opus Majus (London 1914)

132 Heer, age , sh. 215 ve d.

133 Rashdall, age, sh. 39, 43 ve d.

134 Bu konularda bkz. Seidlmayer, age , sh. 96 ve d.; Heer , age, sh. 190; J.B.Russell, Diissident and Reform in the Early Middle Age, (Berkeley 1965) sh. 159

135 Bkz. John Henry Bridges, The Life and Work of Roger Bacon; An Introduction to the Opus Majus (London 1914) sh. 127 ve d.; Ayrica bkz. Rashdalll, age, Vol. I, sh. 107,136

136 Rashdalll, age, sh.128

137 Bridges age, sh. 30; Ayrica bkz. Arsel, Biz Profesörler, (Istanbul, Inkilap Kitab Evi 1987) sh. 91 ve d.

138 Nitekim 1077 yilinda Papa Gregory VII, kendi otoritesine karsi direndi diye Imparator Henri IV' yi aforoz etmistir. Ayni seyi 1208 yilinda Papa Innocent III, Ingiltere Kirali John 'a yapmistir.

139 Bkz. J.S. Schapiro , Anticlericalism; Conflict Between Church and State in France , Italy and Spain..., (New York 1967) sh. 11 ve d.

140 Nigg, age ,sh. 261

141 Örnegin Üniversite cevreleri, ve özellikle Oxford Üniversitesi bu görüsleri desteklemislerdir.

142 Bkz. W.W. Capes, The English Church in the XIVth and XVth Centuries, (London 1900) ah. 110 ve d., ve 140 ve d.

143 Huss 'ün bu görüslerine benzer seyleri daha önce Ingiltere'de Wyckliff dile getirmis ve bu yüden Papa Gregory IX tarafindan zindik ilan edilmis oldugu halde öldürülmemistir; bunun da sebebi Ingiltere Kirali'nin Papa otoritesini zayiflamis görmek istemesi, bunu kendi çikarlarina uygun bulmasidir. Huss ise dünyevi iktidar tarafindan korunmadigi için ölümden kurtulamamistir.

144 Henry Charles Lea , The Inquisition of the Middle Ages (An abridgment by M. Nicholson; New York 1961) sh. 482, 513

145 Çekoslavakya'nin büyük lideri Masaryk , çek halki'nin Huss ideali ile yetistigini söylerdi.

146 Nigg , age , sh. 269-273

147 Bkz. J.C.Hearshaw (Ed.), Medieval Contribution to Modern Civilization ( New York 1949) sh. 257

148 Bkz. F. E.Peters , Aristotle and the Arabs: The Aristotelian Tradition in Islam ( New York 1968) sh. 6

149 "Hümanizma" sözcügünü "Humanitarianizm" sözcügü ile karistirmamak gerekir; bu ikincisi, birinciden 250 yil sonra gelismeye baslayan bir egilimdir

150 White , age , Vol. II, sh 315 ve d.

151 Lea, age, sh. 521 ve d.

152 Bunlarin arasinda Luther 'i ve Calvin 'i de görmekteyiz . Her ne kadar Luther Papa'lik otoritesine karsi isyan etmis olmakla beraber insan iradesinin özgürlügünü tanimamistir. Bundan dolayidir ki Erasmus 'a düsmandir. Onun görüslerini cerhetmek maksadiyledir ki 1525 yilinda yayinladigi (ve ingilizce'ye "Bondage of the Will" diye çevrilen) kitabinda , insan iradesinin Tanri ile seytan arasinda bir hayvan oldugunu ve eger hayvanin sirtina Tanri oturacak olursa Tanri'nin dilekleri dogrultusunda gidilecegini, yok eger bu hayvan kendi basina birakilacak olursa yanlis yollara sapacagini, ve bu nedenle kurtulusun kisi'ye bagli olmayip Tanri'nin keyfine bagli oldugunu, ve her seyin kader sorunu bulundugunu, ve irade özgürlügünü savunmanin kisi'nin Tanri'ya üztünlügünü iddia etmek olacagini belirtmistir. Erasmus De Liberto Arbitrio adli kitabiyle ilgili olarak bkz. E. Harrison, "Protestant and Catholic" ( in "Great Problems in European Civilization" , Edited by K. M. Setton-H. R. Winkler. New Jersey 1966 , sh. 239-241). Luther gibi Calvin de Tanri iradesinin hikmetinde sual olunamayacagini, ve insan aklinin Tanri emirlerini elestiremeyecegini ve kisi kaderinin Tanri'nin keyfine göre çizilmis oldugunu söylerdi. Ingilizce'ye Institutes of the Christian Religion diye çevrilen kitabinda bu görüslerini belirtir.

153 Bkz. Pierre Sage , Le Bon Pretre Dans la Litterature Française (Paris 1951) sh. 43. Ayrica bkz. W.Nelson 'un Persecution and Liberty, Essays in Honour of G.L. Burr (New York 1968) kitabdaki "Persecution and Liberty; The Theory of Persecution" adli yazisi için sh. 15-6; ve ayni kitabda W.K. Ferguson' un "The Attitude of Erasmus Toward Toleration" adli yazisi için bk. sh. 175-180

154 Her ne kadar dinsel törelere ses çikarmaz idiyse de dini biçimler içinde bogmanin sakincauarini belirtirdi. Örnegin oruç tutmayi saglik bakimindan sakincali bulur, ve haci olmak için Küdüs'e gitmenin insanalri tenbellige , serserilige sürükledigini söylerdi. Dinsel bayramlarin yararli seyler oldugunu kabul etmekle beraber bunlarin fazlaligini yererdi .Dinsel bayramlarin "kutsal" sayilmasi yerine çalismanin kutsal sayilmasini öngörürdü. Klise'nin bazi yasaklarini (örnegin Rahip'lerin evlenme yasagini) yersiz bulur ve bunlarin kaldirilmasini isterdi.

155 Bkz. Titus 3:10-11; ve ayrica Corinthians 5:5; ve ayrica Matta 25:41-46, ve ayrica Yohanna 15:6.

156 Bu konularda bkz. White, age Vol. I, sh. 154 ve d.; ayrica bkz. John B. Wolf , "XVII Century Europe:Politics and Science" (in Great Problems in European Civilization , Edited by Setton-Winckler, ; New Jersey 1966) sh. 285

157 Ingilizce'ye On The Revolution of the Heavenly Bodies adiyle çevrilen ve dünyanin döner oldugunu belirleyen kitabinin Papa Paul III 'e ithaf bölümünde Copernicus sunlari yazar: "Muhterem peder sunu iyi bilmekteyim ki gökteki gezegenlerle ilgili bu kitabimda dünyanin döner oldugu tezini savundugumu görenler bana düsman kesileceklerdir, ve fikirlerimin yasaklanmasini isteyeceklerdir. Düsüncelerimin ve görüslerimin yenilikler getirdigini ve saçmaliklarla dolu oldugunu söyleyerek bana saaldiracaklardir; onlardan çekindigim içindir ki yillarca önce yazmaya basladigim bu kitabi, ilk baslarda birakmak, hiç yazmamak kararindaydim. Bununla beraber yakin dostlarim...beni bu kesin kararimdan caydirdilar... Bunlar arasinda Capua Kardinali Nicholaus Schonberg... ve Culm Papazi Tideman Giese...bulunmaktadir. Özellikle bu sonuncu kisi, kitabi yayinlamaktan kaçi~digim için bana çogu zaman serzeniste bulunmustur. Kitabin basilmasinda ve yayimlanamsinda onun büyük rolü olmustur...". Bu alinti için bkz. Wolf, age sh. 284 .

158 Nigg ,age , sh. 309-312

159 Hearshaw , age , sh. 96 ve d.

160 Bkz. D.G. Brinton & T. Davidson, Giardano Bruno, Philosopher and Martyr (Philadelphia 1890) sh. 25; Ayrica bkz. A. Ponsonby , Rebels and Reformers; Biographs For the Young (New York 1919) sh. 105 ve d.

161 Brinton, age, 23, 24, 29

162 Brinton, age , sh. 1-23; Ponsonby , age sh. 119

163 Bkz. Lloyd W. Eshleman, Moulder of Destiny , Renaissance Lives and Times , (New York 1938) sh. 159-187. Ayrica bkz. Wilson , age , sh. 98 ve d.

164 Bkz. Wilson, age , 119

165 Wilson , age, 124 ve d.

166 Bkz. J. M. Robertson , A Short History of Freethought (London 1915) Vol. I, sh. 458 ve d.

167 Bununla beraber Thomas Moore 'un daha sonra bu güzel fikirleri terkettigi ve din adina yapilan zulumleri alkisladigi ve bagnazliga yöneldigi söylenir.

168 Çünkü egitim gördügü okulda, akilci felsefenin ustadlarindan Descartes okutulurdu

169 Sage , age , sh. 193-207

170 Ingilizce'de bu deyim "Age of Reason" , ya da "Enlightenment" (Aydinlik Çagi) , ve Fransizca'da "l'Age de Raison" olarak kullanilir

171 Bu konuda bkz. Ira o Wade, The Intellectual Origines of the French Enlightenment, (Princeton University Press 1971) , sh. 20 ve d.; Ayrica bkz. Cassirer, Philosophy of the Enlightenment, (Princeton 1951); Bkz. Burnet, Archaelogical Philosophcae , ( Paris 1692); Bkz. J.S.Spink, French Free-Thought From Cassendi to Voltaire (London 1960) sh. 295 ve d.

172 Spink, age , sh. 295 ve d.

173 Ilerdeki sayfalarda görecegiz ki bir çok yazarlar Musa 'dan Isa ' ya kadar gelmis geçmis peygamberlerin yasamlarini elestirmisler ve ahlakilige aykiri bulduklari yönleri gözler önüne sermislerdir.

174 Eugene Dufeuille, Anticlericalisme Avant et pendant Notre Republique (Paris 1900) sh. 142-145

175 Dufeuille, age sh. 142 ve d.

176 Bkz. Lewis S. Feuer, The Scientific Intellectual ( New York 1963) sh. 132 ve d.

177 Bkz. Feuer , age , sh. 135; Ayrica bkz. Carole Baumgardt , J. Kepler, Life and Letters (New York 1951) sh. 34-5, 101, 1113, 121 ve d.

178 J. E. D. Bethume , Life of Kepler (London 1830) , Part II, sh. 40

179 Bu sözleri, 1619 yilinda yayinladigi ve Ingilizce'ye Harmony of the World adiyle çevrilen yapitinda tekrarlar Bkz. Transl. by Charles Glenn Valli in Ptolemy , Copernicus, Kepler; Great Books , Vol. XVI , sh. 849 ve d. ) Ayrica Bkz. Feuer, age, sh. 132

180 Bomgardt , age sh. 40

181 Kepler , Epitome of Copernicus Astronomy , (New York 1960) Vol. I, sh. 9, 22

182 Ki bu görüsler arasinda :"Calvin mezhebine bagli olanalr çehennemliktir" seklinde olanlari vardi.

183 Nitekim 1617 yilinda Bologba üniversitesinde ve 1620 yilinda da Ingilteredeki üniversitelerden çagirilmistir.

184 Bkz. David Brewster , The Martyrs of Science; Or the Lives of Galileo, Tycho Brahe and kepler (New York 1877) sh. 63

185 Bkz. Brewster , age ; Bkz. White , age, vol. I, sh. 136, 142 ; Bkz. A.C. Cromble, Augustin to Galileo (Harward University Press, Mass. 1961) vol. II, sh. 205

186 Bilindigi gibi Aristo, gökyüzünün degismez oldugunu, yildizlarin yer degistirmedigini soylemis ve onun bu görüsleri iki bin yil boyunca mutlak nitelikte bilimsel gerçek sayilmistir. Oysa ki Galileo , kendisinden önce Copernicus 'un ortaya koydugu bilimsel verileri kendi arastirmalari ile pekistirerek uzay'daki yildizlarin yer degistirdigini, ve DoGa'nin devamli sekilde degisiklik içerisinde bulundugunu ileri sürmüstür. Bkz. Wilson , age , sh. 171

187 Aristo ya göre esyanin boslukta düsmesinin agirlikla ilgisi vardir. Örnegin 1o kilo agirligindaki bir cisim, bir kilo agirligindaki cisme oranla on misli hizla düser. Galileo bu kuram'in dogru olmadigini deneme yolu ile ortaya koymustur. 25 yasinda iken kesfettigi bu bulusunu, farkli agirliktaki iki ayri cismi Venedikte'ki Pisa kulesinden bosluga birakmak suretiyle kanitlamistir. Bkz. Wilson age sh. 163 ,171 ve d.

188 Ünlü yapiti Ingilizce'ye "Ciy of Sun " ve Fransizca'ya "La Cite du Soleil" ( Türkçe'de "Günes Kenti" karsiligi) adiyle çevrilmis kitabinda bu hususlari isler. Bu kitabini hapiste yattigi sirada tamamlamistir. Ilginç olan husus sudur ki Örta Çag karanliklarinda bile bir düsünür, her ne kadar fikirleri yüzünden hapislerde çürütülmekle beraber, yine de kitab yazma olanagindan yoksun kilinmamistir. Oysa ki günümuzde seriat ülkelerinde, ve örnegin kendi ülkemizde, hapishaneye atilan bir yazarin, yazi yazmasi bir yana, fakat gazete okumasi dahi yasaklanmaktadir. Bati'nin bes yüz yil önceki fikirsel yönü , bizim 20ci yüzyildaki tutumumuzdan daha iyi gibi görünmektedir.

189 Her ne kadar Spinoza'dan önce de "Kutsal" kitaplarin Tanri sözleri olmadigi öne sürülmüs ise de (örnegin Maimonides'ler tarafindan ) , bu konuda bilimsel görüsleri en iyi bir sekilde açiklayan Spinoza olmustur.

190 Bu hususlar için bkz. Leo Strauss , Spinoza'a Critique of Religion , (New York 1965) sh. 11-14; Ayrica bkz. Feuer , age , 22 ve d. ;

191 Daha Amsterdfam'da iken Yahudi toplulugunu kendisine yabanci bulmnus ve onlardan uzak durmustur. Bu topluluk daha sonra onu yahudlilikten ihraç edecektir.

192 Lewis S .Feuer , Spinoza and the Rise of liberalism ( Boston 1958) sh. 22 ve d.

193 Bkz. Walter Rex , Essays On Pierre Bayle and Religious Contraversy (The Hague 1965) sh. 255 ve d.

194 1670 tarihinde "Devrimci Klise" ("l'Eglise Reformee") dondügü söylenir. Bkz. Rex, age, sh. IX

195 Bu konuda bkz. Bayle, Dictionnaire Historique (3cü baski, Paris 1859) . Bu yapitinin "Mohammed" sözcügü kisminda Bayle , müslüman olmayan kimselerin Türk ülkelerinde yasayabildiklerine deginerek : "Türkler hiristiyanlardan daha kötü sayilamazlar" der.

196 Incil 'deki bu hükumler, genel olarak Katolikler tarafindan Protestanlara karsi ve onlari katoliklige zorlamak amaciyle kullanilmistir. Katolik Klisesi bu taktige St. Augustin 'in fikirlerinden yararlanarak yönelmikstir. Oysa ki St. Augustin bu yola, sirf putperestleri hiristiyanliga sokmak için düsünmüstür. Bkz. Paul Hazard , The Eurepean Midn 1680-1715 (Ingilizce çeviri; Cleveland 1967) sh. 1o2 . Bu kitabin Fransizca asli LaCrise de la Conscience Europeenne (Paris 12935) olarak yayinlanmistir.

197 P. Bayle , A General Dictionary, Historical, Critical (London 1737) vol. IV, sh. 535

198 Kitab'a göre Absalom' un günahi Hosei'ye karsi isyan etmekti.

199 John Toland, Anglia Libera, Or the Limitation and Succession of the Crown of England and Assorted (London MDCCI) sh, 4-9, 81, 95, 97 , 101-2. Bu kitabinda Toland, 1701 tarihllerinde Ingiltere'de Kiraliyet yetkilerini sinirlamak üzere kabul edilen Act of Settlement 'i destekler.

200 Bu aynni kitab'inda Toland, Papa'ligin inanç ve vicdan baskisi yaratan tutum ve davranislarina karsi tedbir alinmasini ve kisi özgürlüklerinin korunmasini ister.

201 Türkçe'ye "Din Konusunda süpheler" olarak çevrilebilecek olan bu kitap için bkz. Comte de Boulainvillier, Doutes Sur la Religion (London 1767

202 Boulainvillier , age sh. 7 ve d.

203 Boulainvillier , age sh. 9 ve d.

204 Richard Simon , Histoire Critique du Vieux Testament, (Rotterdam MDLXXXV) Yukrdaki hususlar için dört cild'lik bu yaopitin 1ci cild'inin 15, 21 sayfalarina bakiniz. . Bu alinti için bkz. Hazard , age. sh. 187

205 Hazard , age sh. 188, 193

206 Bu hususlar için bkz. Henrik Van Loon , Tolerance , sh. 319 ; H. Nicholson , The Age of Reason: The XVIIIth Century, (New York 1960) sh. 90

207 Nicholson , age , sh.92

208 Bu hususlar için Voltaire 'in Candid adli kitabina bakiniz.

209 Voltaire , Traite Sur la Tolerance , VI. XXI

210 Voltaire , Traite Sur la Tolerance , sh. VI, XXI, Ayrica bkz. J.S. Spink , French Free-Thought From Gassendi to Voltaire , ( London 1960) sh. 324 ve d

211 Bu alinti için bkz. Sage , age, sh. 217

212 "Eucharist" sözcügü hiristiyan klisesindeki "Asai Rabbani ayini" ni kapsar , ki takdis edilen sarap ve ekmek ayinidir.

213 Bu konular için, Voltaire 'in Dictionnaire Philosophique adli yapitinin "De la Chine" baslikli paragrafina bakiniz.

214 Bkz. Sage, age , sh. 217 ve d.

215 Thomas Paine , Age of reason; Being an Investigation of the True and Fabulous Theology ( New York, Peter Eckler Publication Co. 1919)

216 Paine , age , sh. 6 ve ve d.

217 Paine, age , sh. 6

218 Paine , age, sh. 31 ve d.

219 Paine , age, sh. 79, 146 ve d.

220 Hatirlatalim ki Incil sözcügü Ahd-i Atiyk ile Ahd-i Cedid adli kitaplarin tümunü kapsar sekilde kullanilir çogu zaman.

221 Paine , age, sh. 19, 22

222 Paine , age , sh. 16 ve d.

223 Bu alinti için bkz. Ira D. Cardiff, What Great Men Think of Religion (Boston 1945) sh. 287

224 Bkz. Spink , age sh. 37-40; 141 ve d.

225 Spink , age, sh.45

226 Piyes'inden alinmis su satirlar bunun kaniti'dir:

"Ces enfants de l'effroi,

Ces beaux riens qu'onm adore,et sans savoir pourquoi,

Ces alteres du sang de bettes qu'on assome,

Ces Dieux que l'homme a faits et qui n'ont point fait l'homme"

227 Cyrano de Bergerac 'in görüslerini paylasan bir Profesör, 1659 yilinda yayinladigi Teophratus Redivivus adli kitabinda, eski çag'lardan bu yana dinsel gerçek diye kabul edilen "Korkutucu Tanri", ya da "Kurban kesimini emredici Tanri", ya da "Melekler" ve "Seytanlar" ve "Cinler" ve "Cennet- Cehennem" gibi ya da benzeri inanislara karsi savasima hazir aydinlardan söz eder.

228 Ingiliz Klise'si 17ci yüzyilin ilk yarisinda Calvenist görüsü yerlestirmege ve kadercilik felsefesini islemege çalisirdi. 1647 yilinda yayinladigi bu bildiri West,minster Confession of 1647 basligini tasir.

229 Bu alinti için bkz. Max Weber, The Protestant Ethic and the Spirit of Capitalism (Ingilizce çeviri, New York 1958) sh. 100 ve d.

230 Hatirlatalim ki 1789 ihtilaline gelinceye kadar Fransa'da , tipki Bati'nin diger ülkelerinde oldugu gibi, Devlet ile Klise, kendi alanlarinda egemenliklerini ve sömürülerini sürdürebilmek için, birbirlerine destek olurlardi. Klise kendi manevi otoritesini geçerli kilmak için Devlet güçlerine, ve Devlet'de kendi despotik yönetimini yürütmek icin Klise'ye muhtaçti. Toplumun üst yapisini olusturan siniflar, örnegin asilzade sinifi da, ayni çikarlarla, Klise'ye ve din kurulusuna sarilmisti. Bu nedenle Klise ve Devlet ve imtiyazli siniflar arasinda catisma çikmazdi. Düsünce ve vicdan özgürlügü diye bir sey söz konusu olmadigi için halk, sömürülen bir yigin idi. Akil Çagi yazar ve düsünürlerinin bu duruma karsi savas açtiklarini yukardaki sayfalarda görmekteyiz. Bu konuda bkz. Shapiro, age, sh. 19 ve d.

231 10 Ekim 1789 tarihinde "Assemblee Nationale" tarafindan alinan bu kararin sonuçlari konusunda bkz. Alec Mellor, Histoire de l'Anticlericalisme Français (Paris 1966) sh. 140-175

232 Önegin "La Rue de St. Jacque" adi yerine ["St." harfleri "Saint" (yani "aziz") anlamina geldigi için] kaldirilarak sadece "La Rue Jacque" haline sokulmustur.

233 Camille Desmouline adindaki yazarin Tribune des Patriotes adli gazetedeki makalesi için bkz. Mellor, age , sh. 184-192.

234 Bkz. B.C. Boland, French Protestantism and the French Revolution (Princetonb 1957) sh. 194 ve d.

235 Bu kararlarla cenaze merasimlerinin ve gömülmelerin dinsel ayinlerle yapilmasi yasaklandi, mezar taslarinin basina "Ölüm sonsuz bir uykudur" seklinde yazilar kazilmasi zorunlu kilindi. Böylece ölümden sonra tekrar dirilme olduguna dair din kitap'larindaki sözlerin uydurma oldugu anlatilmak istendi.

236 Poland , age , sh. 201; Ayrica bkz. A. Aulard, Le Christianisme et la Revolution FranCaise (Paris 1925) sh. 85-116

237 Bu sarkilardan birinin güftesi söyledir: "Din adaminin seslenmesine kulak asma. Çünkü o sana sadece zincir vurulmasini ister; Kiral'lari ve din adamlarini tepelemek gerek, Çünkü yepyeni bir dünya kurmak gerek..." Bu alinti için bkz. Mellor , age , sh. 140-175

238 Bkz. Mellor , age , 140-175; Poland , age , 201 ve d.; Aulard , age, 35 ve d., 116 ve d.

239 Mellor , age , sh.184-192

240 Bu konuda bkz. Arsel, Arap Milliyetciligi ve Türkler , ( Inkilap Kitap Evi , Istanbul 1987206 ve d.

241 Bkz. Joseph N. Moody, The Church as Enemy: Anticlericalism in XIXth Century French Litterature (Washington , Cleveland 1968) sh. 18

242 Bu alinti için bkz. Sanchez , age , sh. 109

243 Bkz. Moody , age , sh.26

244 Bkz. Gustave Flaubert , Correspondance (Ed. Conard II, Paris 1910) sh. 144

245 Bu basligi Tanrisiz olma geregi seklinde cevirmek mümkündür.

246 Cevirisi Kaybolmus Cennet olarak yapilabilir.

247 Bu konuda bkz. Renee Winegarten, Writes and Revolution, The Fatal Lure of Action. (New York 1974) sh. 28, 38

248 Winegarten , age, sh. 28, 38

249 Bu olay için bkz. The New York Times (26 November 1969)

250 Bkz. Moody , age, sh. 221, ve 223-257

251 Bkz. Moody , age , sh. 254

252 Bkz. Moody , age , sh. 256

253 Camus 'nün bu tür görüsleri için bkz. Resistance, Rebellion and Death (New York , Modern Library, 1960) sh. 53; Ayrica bkz. Moody , age , sh. 258 ve d.

254 Bkz. Leon Gambetta , Discours et Plaidoyers Politiques (Paris 1882), vol. VI, sh. 333-354

255 Bkz. Mellor , age sh. 403

256 Bkz. Mellor , age sh. 403

257 Bkz. Mellor age sh.403 ve d.

258 Alinti için bkz. Mellor age ,sh.29

259 Bkz. Frank Yellinek , The Paris Commune of 1871 (New York 1965); ayrica bkz. Sanchez , age , sh. 110 ve d.

260 Kierkegaard' in bu görüsleri için bkz. M. Garelick, The Anti-Christianity of Kierkegaard; A Study of Conducing Unscientific Postcrip (The Hague 1965; Photo Reprint 1969) sh. 29-33

261 Bkz. Charles R. Gibson , Heroes of the Scientific World (London 1926) sh. 314

262 New York 1895. Kitap'la ilgili olarfak yapacagimiz göndermeler 1955 tarihli baski'ya ait'tir.

263 White , age , Vol. I, sh. 22 ve d.

264 Alintilar için bkz. H.L.Mencken , Treatise On the Gods (New York 1930), sh. 229, 305

265 White , age , Vol. II, sh. 377-395. Gerçekten de kazilar sonucu ortaya çikarilan taslardan birinde Babilonya kiral'larindan Sargon 'un söyle konustugu görülür: "Ben Agade kirali Sargon'um. Anam Vestal'dir; babam'in kim oldugu belli degil; amucam daglarda yasarmis. Içinde yetistigim Kent, Firat suyu kiyilarindaki Azupiran'dir. Anam Vestal bana orada hamile kalmis ve hiç kimsenin görmedigi bir yerde dogurmus ve sonra bir sepete koyarak...nehre birakmis. Nehrin akintisi beni uzaklara sürüklemis...Su tasiyanlardan Akki, beni nehrin bir yerinde bulmus ve iyi kalpli bir insan oldugu için beni sudan almis çikarmis ve kendi öz evladi gibi bakmis..." Iste babilonya döneminden kalma bu hikaye, daha sonra Tevrat'a, sanki Musa'nin basina gelen olaylar seklinde aktaristir. Bu olaylari Muhammed Tevrat'tan alarak ufak tefek degisikliklerle Kur'an'a koymustur. (Bkz. Kur'an 20 Ta Ha 38-41, 42)

266 White, age, Vol. I, sh. 22, ve Vol. II, sh.371-376. Gerçekten de tarihi kazilar sonucu ortaya çikarilan ve "Ölülerin Kitabi" diye bilinan kaynakta, eski babilonya zamaninda yargiç Usiris 'in önüne getirilen bir kisi'nin, daha önce kendi vicdanina bir takim sorular yönelttigi ve böylece kendi kendisini elestirdigi ve iste söz konusu bu sorularin daha sonra yahudi din adamlari tarafindan, güya Tanri'dan Musa'ya verilmis "On Emir" olarak Tevrat'a geçirildigi kabyul edilir. Bu konuda Sigmund Freud , Moses and Monotheism (Almanca'dan Ingilizce'ye çeviri, London 1939) ye bakiniz.

267 Sigmund Freud , Moses and Monotheism (Almanca'dan Ingilizce'ye çeviri, London 1939). Kendisi de bir yahudi olan Freud, Yahudilerin Musa ile ilgili dinsel inanislarinin uydurma olup eski Babilonya efsanesinden çalinma oldugunu açiklarken Otto Rank 'in 1909 tarihinde yayinladigi Der Mythus von der Geburt des Helden adli kitabindaki arastirmalara gönderme yapar.

268 Bkz. Immanuel Velilovsky , Oedipus and Akhnaton; Myth and History (New York 1960) sh. 198; ve bkz. Ernest Jones, The Life and Work of Sigmund Freud (New York 1955) ; Helen Walker, Freud , His Life and His Mind (New York 1947); bkz. Eric Fromm, Sigmund Freud's Mission ,( New York 1959)

269 Bati'da ve Bati egitimiyel yetistigi için Koestler, yahudilik hakkinda derin bir bilgisi olmadigini ve fakat sonra'dan ve özellikle Israel'i ziyaret ettigi zaman kendi dini hakkinda bilgi edindigini ve hayal kirikligina ugradigini söyler . Kendi kaleminden aktaralim: "Yet at that time... I was only aware of my revulsion against a form of worship which seemed to consist in cheating the Lord and one's own conscience... A good deal of the Jewish ritual seemed to consist of such pettifogging practices, and to havve degenerated into manoeuvres of evasion. The religion of the desert had become a religion of the ghetto... Most bewildering of all was the discovery that the saga of the 'Chosen Race' seemed to be taken quite literally by traditionalist Jews. They protestted against racial discrimination, and affirmed in the same breath their racial superiority based on jacob's covenant with God. Since I had learned at the age of six that Hungary was the feather in God's cap, I had become impatient, and indeed allergic, towards all claims of belonging to a chosen race. The long and shortr of it is that the more I found out about Judaism, the more distressed I became- and the more fervently Zionist..." Bkz. Arthur Koestler , Arrow in the Blue , (New York 1984) sh. 137-138.

"Zionism'i" destekler olmasi , eger Yahudiler , yurtsuz olmaktan kurtularak kendilerine özgü bir devlet kuracak olurlarsa, dinsel asiriliklardan ve "seçkin millet" olma heveslerinden kurtulurlar diye düsünmüs olmasindandir.

270 Arthur Koestler , Thirteenth Tribe: The Khazar Empire and Its Heritage , ( Fawcett Popular Library, New York 1976)

271 Thomas H. Huxley , Science and Christian Tradition , (New York 1895) sh.93

272 Bilindigi gibi Luther ve Calvin gibi "Reformasyon" liderleri, o dönemde artik su yüzüne çikan din rezaletlerini sergilemisler ve özellikle din adamlarinin içyüzlerini ve karaktersizliklerini (örnegin para ile günah çikarma kepazeliklerini) ya da din uygulamasinda "biçimselligi kutsallastirma" gayretlerini (örnegin Isa'nin ve Meryem 'n heykellerine tapma gelenegini yerlestirmelerini) yermislerdir.

273 Bkz. Ludwig Feuerbach , Lectures on the Essence of Religion (Transl. from German by R. Manheim, New York 1967) sh. 22 ve d.

274 1835 yilinda yayinladigi Paroles d'Un Croyant adli kitabinda Lamennais , bu yukardaki fikirleri biraz daha gelistirir. Papa'lik kendisini mahkum eder. Bu eylemler karsisinda Lamennais, koyu bir dindar olmasina ragmen Klise'yi terkeder ve siyasi hayata atilir. Ölümü tarihi olan 1825 yilina kadar ayni görüsleri savunur. Vasiyeti geregince dini merasim yapilmaz (Yakilmayi vasiyet etmistir). Bkz. Schapiro , age , sh. 38-47

275 Fasist rejimin yerlesmesiyle Mussolini , Klise'yi kendi siyasetine araç yapmis ve bunun sonucunda Klise, yeniden prestijini yitirmeye baslamistir. Fakat 2ci Dünya savasi'ndan sonra kendisine gelerek siyasal reformlarfa ayak uydurmaya çalismistir. Bu hususlar için bkz. Schapiro, age, 82 ve d.

276 Schapiro ,age sh. 80 ve d.

277 Bkz. F.C.Conybeare, History of New testament Criticism (New York 1910) sh. 38 ve d

278 Bu olayla ilgili olarak bkz. William O. Douglas, Points of rebellion , (New Yoork 1970) , sh. 90 ve d.

279 Bu alinti için bkz. Douglas, age sh. 90

280 Bkz. Douglas , age , sh. 91 ve d.

281 C.H. Moehlman , The Church as Educator, (New York 1947) sh. V

282 H.C.Lea, A History of the Inquisition of the Middle Ages, (New York 1922), vol.I, sh. 234

283 Paine , age , sh. 102. Hatirlatalim ki Incil sözcügü, genel olarak Ahd-i Atiyk ile Ahd-i Cedid' in tümü için kullanilmistir.

284 Betrand Russell 'in , Why Im Am Not A Christian adli kitabina bakiniz.

285 Geçen yüzyilin sonlarina dogru Yeni Osmanli'larin saplandiklari kör inanis bu idi; örnegin Namik Kemal , Abbasi'ler döneminin , yarattigi uygarliga benzer bir uygarliga tarihte rastlanamdigini bekirtirken Aristo ya da Eflatun ya da diger benzer bilginlerin , islam uygarligina yaklasik bir uygarlik yaratabilecek çapta kimseler olmadiklarini öne sürerdi; bilmezdi ki islam uygarliginin yaraticilari, o eski yunan döneminin üstadlarini (özellikle Aristo 'yu ve Eflatun 'u) kendilerine rehber edinmislerdir. Islam dünyasinin aydin geçinen siniflari, eskiden oldugu gibi bugün dahi hep bu bilgisizlikle islam uygarlariginin üstunlügü fikrini öne sürerler. Bu konuda bkz. E.I.J. Rosenthal, Islam in the Modern Nation State , (Cambridge University Press, 1965) sh. 35 ve d.

286 Abu Hasan Amr b. Bahr-Cahz, Kitab al-Hayavan (Kahire , H. 1323/1324)

287 Sabit b. Kurra , Harran'da dogmus olup Sabii dinindendir; esasen Harran, o zamanlar Sabii 'ligin merkezi idi. Kendisinin "putperest" oldugunu söyleyenler de vardir. Arap'ca, Suryani'ce, ve Yunanca bilirdi. Zamanin halifeleri ona büyük bir itibar gösterirlerdi.

288 Bkz. Carra de Vaux, Les Penseurs de l'Islam (Paris 1921-1926), II, sh. 145 ve d. ; Bu konuda ayrica bkz. G. E. Grunebaum, "The Source of Islamic Civilisation" ( Der Islam , Berlin 1970. Band 46, 1-2, sh. 54)

289 Abu Yusuf Ya'kub b. Ishak al-Kindi

290 Seyyid Hossein Nasr, Science and Civilization in Islam (Harward University Press 1968) sh. 148 ve d.

291 Matematik'te Babilonya'nin eski Yunan üzerindeki etkisi tarihi arastirmalarla sabittir. Matematik metinlerinin Isa 'dan 1800 yil gerilere inen tarihlerde mevcut oldugu, Asuri 'lerin de Babilonya kültürünün etkisi altinda kaldiklari yine bu arastirmalarla anlasilmis bulunmaktadir. Bkz. Otto Naugebauer, The Exact Science in Antiquity , (New York 1983; Ingilizce çeviri 2ci baski) sh. 23, 27, 166,186 ; Ayrica bkz. Nasr, age , sh. 148, 168

292 Naugebauer , age , sh. 166, 186

293 Nasr , age , sh. 168

294 Nasr , age, sh. 258-9

295 Bu konuda Islam Ansiklopedisi 'nin "Cografya" sözcügü ile ilgili kismina bakiniz.

296 Bu konuda bkz. Arsel, Biz Profesörler..., sh. 146 ve d. ; Arsel, Arap Milliyetciligi...., sh. 136 ve d . Muhammed'in uyguladigi üfürükcülük konusunda bkz. Turan Dursun, Tabu Can Cekisiyor: Din Bu ( Kaynak Yayinlari, Istanbul 1991, 3cü baski sh. 131 ve d.)

297 Fakat bunu anlatirken bile ihtiyati elden birakmamis ve Muhammed'i elestiriyor görünmekten kaçinmistir. Ibn haldun 'a göre Muhammed'in esas görevi, günlük yasam uygulamalari ile ugrasmak degil fakat Tanri kanunlarini insanlara belletmektir. Bu itibarla hastalikalrin tedavisi konusund öngördügü esaslarin mutlaka tibb ilmi niteliginde kabul edilmesi gerekmez. Bununla bereaber her kim onun yerlestirdigi bu usullere inaniyor ise, pek muhtemeldir ki bunalrdan fayda gorsün ve Tanri'nin inayetine erissin. Ibn Haldun 'nun bu konudaki görüsleri Mukaddima adli yapitinda bulunmaktadir. Bu konuda Ingilizce kaynak olarak bkz. E. G. Browne , Arabian Medecine, (Cambridge 1921) sh. 12-14, 163-4

298 Bkz. Nasr , age , sh. 192

299 Ali Ibn Ridvan' in Kitab'al-Nafi adli kitabiyle ilgili yabanci kaynaklar için bkz. M.C.Lyons , "The Kitab'al-Nafi of Ali Ibn Ridvan" ( in "The Islamic Quarterly" , vol., VI, April 1961, sh. 65-71)

300 Hunayn Ibn Ishak , Hira beldesinde bir hiristiyan arap kabilesinee mensup bir ailenin ogludur. Latince'de adi Johannitius diye bilinir.

301 Bu niteligi yüzündendir ki kendi mensup bulundugu Klise ile arasi açilmistir. Daha dogrusu Klise'nin "Tasvir" aleyhtarligi konusundaki tutumuna karsi geldigi için Klise tarafindan aforoz edilmistir. Bu olaydan sonra duydugu uzüntü yüzünden hastalanmis ve ölmüstür. Hunayn Ibn Ishak hakkinda Ibn Hallikan 'in Vefayat al-a'yan adli kitabi ile Ibn Abi Usaybi' anin Uyun al-anba adli yapitinda bilgi vardir.

302 Hunayn Ibn Ishak 'in yunanca'dan arapça'ya cevirdigi kitaplar arasinda Calinus 'un , ve Eflatun ' un ve Aristo 'nun ve Dioscoridess 'in ve Batl;amyos 'un ve Hippokrat ' in bir çok yapitlari vardir.

303 Bu konuda bkz. Nöldeke, Sketches From Eastern History, (London 1892) sh. 31 ve d.

304 Jaures 'in tanimiyle medeni cesaret denen sey :...ideale yönelmek, (akilci) gerçekleri arayip bulmak ve haykirmak, galebe çalan yalan kanunlarina karsi sahlanmak, budalanin (ve cahilin) alkislarini ve bagnazin dileklerini ruhumuzda, agzimizda ve yazilarimizda yansitmamaktir..." . Bu konuda bkz. Rollo May , Man's Search For Himself , (New York 1967) sh. 191, 193,203. Bu güzel kitabinda yazar "Cesaret" konusunda söyle der: "... In any age courage is the simple virtues needed for a human being to travers the rocky road from infancy to maturity of personality. But in any age s Sine Quo Non..."; "Courage is the basic virtue for everyone so long as he continues to grow, to move ahead...Courage is the capacity to meet the anxiety which arises as one achieves freedom. It is the willingness to differentiate, to move from the protecting realms of parental dependance to new levels of freedom and integration"; "The hardest step of all, requiring the greatest courage, is to deny those under whose expectations one has lived the right to make the laws. And this is the most frightening step. It means accepting responsibility for one's own standarts and judgments, even though one knows how limited and imperfect they are. This is what Paul Tillich means by the -'courage to accept one's finiteness-, which, he holds, is the basic courage every man must have. It is the courage to be and trust one's self despite the fact that one is finite; it means acting, loving, thinking, cheating, even tough one knows he does not have the final answer and he may well be wrong. But it is only from a courgeaous acceptance of finitude and a responsible acting thereon that one develops the powers that one does possess..."; " People lack courage because of their fear of being isolated, alone or being subjected to 'social isolation' that is, being laughed at, ridiculed or rejected. If one sinks back into the crowd, he does not risk these dangers. And this being isolated is no minor threat. Dr. Walter Cannon has shown in his study... that primitive people may be literally killed by being psychologically isolated from the community...". Bkz. Rollo May, age, sh. 191, 193, 203

305 al-Dakiki 'nin yazdigi su satirlar, al-Biruni 'ye yukardaki kaniyi saglamistir: "Bu yeryüzünün tüm iyilikleri ve kötülükleri içinde,

al-Dakiki kendisine dört seyi seçti,
Yakut gibi kirmizi kadin dudagi ve ut nagmeleri,
Kan rengindeki sarap ve zerdust dini".

al-Biruni 'ye göre eger bu satirlar Mahmud Gaznevi döneminde yazilmis olsaydi, sair solugu mezarda bulurdu. al-Biruni 'nin "Milletler Tarihi" adli yapitinin C.E. Sachau tarafindan yapilan cevirisi için bkz. al-Biruni , The Chronology of Ancient Nations (London 1879) sh. XIII

306 Atatürk'ün kendi el yazisiyle dile getirdigi bu satirlar, 1987 yilinda Devlet Arsiv'lerinden çikarilmis olarak 2000 Ikibin'e Dogru dergisi'nin 22-28 Subat 1987 tarihli 8ci sayisinda yayinlanmistir. Atatürk'ün din konusundaki görüsleri 1932 yilinda yayinlanan Türk Tarihinin Ana Hatlari adli kitapta yayinlanmistir.

307 Neyzen Tevfik 'in 1926'da yayinaldigi Açmaz 'dan alinma bu satirlar için bkz. Mehmet Ergün, Neyzen Tevfik ve "Azab-i Mukaddes , (Tunca Yayinlari, Istanbul 1983 ) sh.259

308 ibid. sh. 259

309 ibid. sh. 267

310 ibid. sh. 268

311 ibid. 260

312 ibid. sh. 264 ve d.

313 Bu yazi ile ilgili haberi "Le Monde" gazetesi'nin 9 Mayis 1967 tarihli nüshasinda bulmak mümkündür.

314 Ismet Zeki Eyüboglu, Türk Si'irinde Tanriya Kafa Tutanlar, (Okay yayin Evi, Istanbul, 1968) sh, 8-9

315 ibid. sh. 64

316 ibid. sh. 83 ve d.

317 ibid. sh. 83 ve d.

318 ibid. sh. 64

319 ar-Razi hakkinda bkz. Islam Ansiklopedisi (Istanbul 1963 ; Cüz 98); Mahmud Nacm-abadi, Mu'allafat va musannaafak-i Abu Bakr Muhammad b. Zakariy-i Razi, (Tahran 1960); Ibn Hallikan , Vefayat... ; (Bu kitabin Mac Guckin de Slane trafindan Ingilizce'ye çevirisi için bkz. Biographical Dictionnary .. vol. III); L.Leclerc, Histoire de la Medicine Arabe (Vol. I. sh. 337-354); E.G.Browne , Arabian Medicin (Cambridge 1021; sh. 44-53) ; A.J. Arberry , The Spiritual Physick of Razes (London 1950; sh. 323); W. Montgomery , Islamic Surveys , (New York 1964; sh. 48); G.S.A.Ranking, The Life and Works of Rhazes (London 1913)

320 Bu kitabi ar-Razi 15 yilda yazmistir:"Bu kitap tibbin her meselesi hakkinda bütün yunan ve arap tabiblerinin eserlerinden çikarilmis parçalardan meydana gelmis bir iktitaf eseridir ve Razi kendi sahsi tecrübelerinden elde ettiklerini de ekleyerek bunlari birer neticeye baglarf...: Bkz. Islam Ansiklopeisi , Cild IX, sh. 642

321 Bu alinti için bkz. Islam Ansiklopedisi (Milli Egitim Bakanligi Yayinlari, 5ci Baski, Cild IX, sh. 644)

322 ar-Razi' nin akilciliga yönelmisligi hakkinda al-Biruni' nin görüsleri için bkz. al-Biruni , Risala fi fihrist Kutüb Muhammad b. Zakariya al-Razi (Paris 1936 ; P. Kraus tarafindan yayinlanmistir, )

323 Genel olarak içki aliskanliginin sarhosluk sekline dönüsmesinin kötü bir sey oldugunu kabul etmekle beraber al-Razi , "mutlak" nitelikte bir yasak koymanin mantiksizligina inanmistir. Bkz. Arberry, The Spiritual Physick of Rhazes (London 1950 ) , sh. 78 ve d.

324 Arberry, age sh. 88

325 Arberry, age, sh. 16

326 Arberry, age sh. 11-12

327 Bu kitabin diger bir adi Hiyal al-mutanabbiya' dir.

328 Abu Bakr Muhammad b. Yahya Ibn Bacca' nin Tadbir al-Mutavahhid ve ayrica Risalat alvada adli kitaplarinda yer alan yukardaki görüsler için bkz. Serafettin Yaltkaya, Felsefe Arsivi, I , 85; Ayrica bkz. Islam Ansiklopedisi (Istanbul 1950), Cild V, Kisim 2; Ayrica bkz. J. de Boer , The History of Philosophy of Islam (London 1933) sh. 176

329 Söylendigine göre Gazali 'nin eski Yunan felsefesine saldirisi, Aristocu' lari yildirmistir; çünkü o dönemde büyük bir otorite sayilan Gazali gibi bir kimsenin felsefe'yi "sarsan" itirazlari karsisinda güya kuskuya düsmüslerdir. (Bu konuda Islam Ansiklopedisi' nde Ibn Bacca adina bakiniz). Fakat sunu belirtmek gerekir ki Aristo felsefesini sarsmak söyle dursun fakat bu felsefeyle ugrasacak kertede bile olmayan Gazali 'nin bütün hüneri, aklin yetersizligini ileri sürmek olmustur. Ilerdeki sayfalarda görecegimiz gibi onun ne ilkel sorunlarla ugrastigina tanik olmak bu sonuca varmak için yeterlidir.

330 "Istidlal" sözcügü, akil kistasiyle belirli bir seyden, örnegin "tanit" 'tan sonuç çikarma anlamina gelir ki yeni türkçe ile "Usavurma" karsiligidir.

331 "Tasavvuf" sözcügü dünya ile olan iliskileri önemsiz sayip Tanri sevgisine baglanmak demektir.

332 Bu adi diger ünlü iki al-Kindi ile karistirmamak gerekir. Gerçekten de Islam tarihinde Abdal-Nasih b. Ishak al-Kindi ile Abu Omar Muhammad b. Yusuf al-Kindi (897-961) adini tasiyan iki bilgin daha vardir. Bunlardan birincisi, yani Abdal-Nasih, Risalat ila Abd Allah b.Ismail al-Hasimi adli kitabin yazaridir Bu kitabinda Halife al-Ma'mun' un sarayinda islamiyet ile hiristiyanligin degerce kiyaslanmasi konusundaki tartismalari anlatmistir. Digerine, yani Abu Omar' a gelince o da Misir tarihi'ni yazmistir.

333 Bu konuda bkz. Richard Walzer, "The Rise of Islamic Philosophy" ( in Oriens, 1950, Vol. 3, sh. 9); Ayrica bkz. Walzer, Islam into Arabic (Harward University Press 1962, sh. 12); Ayrica bkz. George Atiyeh , al-Kindi: The Philosopher of the Arabs (Karachi, al-Karim Press 1961: Publication of Islamic Research Institute , sh. 6, 10, 137) ; Bkz. M. Fakhry , A History of Islamic Philosophy (Columbia University Press, 1970, sh. 104).

334 Bilindigi gibi Kur'an'a göre bütün bunlar "Hiç'ten" yaratilmistir. Öysa ki eski yunan düsüncesi bunun aksini savunurdu.

335 Eski Yunan felsefesi'nin, islami esaslarla bagdasmayan yönleri için bkz. Walzer agy (195), sh. 8

336 Bu ayet'lerde Tanri'nin insani "Bir nutfe'den yarattigi" , "Gökleri ve yeri yoktan var ettigi" , "Yas agaçtan ates çikardigi" vs gibi seyler yazilidir.

337 Bu alinti Cahiz 'in Kitab al-Hayavan adli yapitindan alinmadir. Bu kitabin Hint'li bir müslüman olan Bukhs tarafindan yapilan çevirisi için bkz. S/K/ Bukhs, The Contribution to the History of Islamic Civilization (Calcutta 1905; sh. 106)

338 Bkz. Saeed Speikh , "Al-Farabi " , ( in The Islamic Review , September 1961, sh. 15-17)

339 Bu hususlar için bkz. Ibn Hallikan, age, (Farabi ile ilgili bölüme bakiniz); ayrica Ingilizce ceviride bkz. Vol. V. (Karachi 1967) sh. 197-199. Ayica bkz. N. Reshler, The Development of Arabic Logic , (University of Pittsburg Press, 1964; sh. 127); Ayrica bkz. Ibrahim Makdour , L'Organon d'Aristote Dans le Monde Arabe, (Paris 1969, sh. 3); Ayrica bkz. A.J.Arberry , "Farabi's Canon of Poetry" (in Rivista Degli Studi Orientali, 1937 , Vol. XVII, fasc. II-III, sh. 266-278)

340 Farabi' nin Aristo'yu Bati dünyasina tani+masi konusunda bkz. R.Walzer, "The Rise of Islamic Philosophy" (in "Oriens" 1950, vol. 3. sh. 13)

341 Karakteri'nin saglamligi ve dürüstlügü hakkinda bkz. Ibn Hallikan, age, sh. 202

342 al-Kindi 'nin yasadigi dönemdeki hosgörü havasi'nin sona ermesine, ve eski Yunan klasiklerine ilgi duyan halifelerin bulunmamasina ragmen Farabi , kendi dönemi bagnaz çevrelerin tahammül edemeyecegi bazi görüsleri , al-Kindi 'den daha büyük bir cesaretkle savunabilmistir.

343 Aristo 'nun Organon ve Fizik ve Metafizik adli yapitlarindaki görüslerden etkilenerek akilci düsünce tarzi'nin önemini kavramisti. Bkz. Makdour , age. sh. 14

344 Çünkü al-Farabi, tipki diger islam bilginlerinin yaptiklari gibi, görüslerini, "bilgi imtiyaziyle" yaratildigi kabul edilen siniflara ve onalrin anlayabilecegi kapalilik içerisinde açiklardi.

345 Bu görüsler için ayrica bkz. Saeed Sheikh (Seyh Sait), "al-Farabi" ("The Islamic Review", Sept. 1961, sh. 15-17)

346 Bkz. D.M.Dunlop, "al-Farabi's Aphorism of the statement" (in "Iraq", 1952 , Vol. XIV, Part 2, , sh. 93-117, 98)

347 Diger kitap'larinda kendisine Aristo 'yu rehber edindigi ve Aristo felsefesi 'ne agirlik verdigi halde, Kitab al-Siyasat al-Madaniya adli kitabinda daha ziyade Eflatun 'un etkisiyle is görür.

348 Ideal bir devlet'te "metafizik" ile "siyaset" ögesinin iç içe bulunmasi ve devlet yönetiminde irade'nin rol oynamasi geregini belirtirken ve :"Tanri iradesi evreni nasil yönetiyor ise, insan iradesi de devleti yönetmelidir" örnegini verirken ve bütün bunlari çok dar bir sinifin anlayabilecegi dilde öne sürerken Efaltun' u izlemistir. Ancak ne var ki bütün bu ihtiyatliligina ragmen seriatci çevreler, özellikle Gazzali ve IbnTeymiyye gibi azililarin olusturdugu ortam, onu "dinsiz" ve "bilgisiz" diye ilan edecektir.

349 Bkz. Muhsin Mahdi , al-Farabi's Philosophy of Plato and Aristotle, (New York 1962) sh. 4

350 Islam dünyasi'nin oldugu kadar Orta Çag Bati'si'nin da büyük bir bilim adami olarak kabul ettigi Ibn Sina (Bati'da "Avicenna" diye çagirilir) 'nin Arap mi , Iran'li mi yoksa Türk asilli mi oldugu hususu tartisma konusudur. babasi'nin Ismailiye mezhebinden, anasinin "Sitare" adinda bir Iran'li kadin oldugunu ve kendisinin de Sii mezhebini seçtigini söyleyenler Ibn Sina 'yi Iran'li olarak gösterirler .

351 Bu konuda bkz. Avicenna on Theology (Edited by A.J.Arberry; London 1951) sh. 9-14

352 Opus Majus (Edition J.H. Bridges, Philadelphia 1928; Kitabin Latince'den Ingilizce'ye çevirisi R.B.Burke tarafindan yapilmistir , Yukardaki hususlar için bkz. sh. 63).

353 Bkz. A.C. Crombie , "Avicenna's Influance on the Medieval Scientific Tradition " (in Avicenna, Scientist and philosopher, Edited by G.M. Wickens, London 1952) sh. 84; Ayrica bkz. Kenelm Foster, "Avicenna and Western Thought in the XIIIth Century" (Edited by G.M.Wickens, London 1952) sh. 109 ; Bkz. Louis Gardet , La Pensee Religieuse d'Avicenna (Ibn Sina) ,( Paris 1951) , sh. 201

354 Bu hususlar için Türk Tarih Kurumu tarafindan yayinlana su yapita bakiniz: bkz. Ibn Sina Risaleleri , Vol. I ( Les Opuscules d'Ibn Sina, Uyun al-Hikma et Opuscules d'Abul Faraj et la Refutation d'Ibn Sina ) Tükr Tarih Kurumu Basim Evi, Ankara 1953, sh. 33. Ibn Sina 'nin anilari'nin ingilizce çevirisi icin bkz. William E. Gohlman, The Life of Ibn Sina; A Critical Edition and Annoted Translation (New York 1974) sh. 34 ve d.

355 Bunun böyle oldugunu anlamak için al-Sifa adli kitabina söyle bir göz atmak yeterlidir. Bu kitabin ingilizce çevirisi için bkz. Ibn Sina Husain Abd Allah (Avicenna) , A Treatise On the Canon of Medicine of Avicenna (London 1930)

356 Tip ilmiyle ilgili olartak yazmis bulundugu siir'lerinden bile Ibn Sina 'nin, eski Yunan bilginlerine ne kadar önem verdigini ve onlara ne kadar baglandigini ve onlari kendisine ne kerte rehber yaptigini , ne kerte kutsallastirdigini anlamak kolaydir. Bu siir'lerin ingilizce çevirisi için bkz. Haven C. Kruger, Avicenna's Poems on Medicine (Illinois 1963) sh. 13

357 Bu konuda Buhari'nin Kitabu't-Tib ve Müslim'in Kitabu's Selam ve Turan Dursun'un Din Bu , I Kitab, 3cü baski, sh.131-140

358 al-Sifa adli yapiti'nin Birinci Kitabi'nin ikinci bölümünde yer alan ve "Tez II" seklinde belirlenen ve "Hastaliklarin Nedenleri" basligini tasiyan sayfalarda Ibn Sina , çesitli hastalikalrin nereden ve nasil çiktigini inceler ve yukardaki sonuçlara varir. (al-Sifa 'nin Ingilizce çevirisind bkz. sh. 29, paragraf 12)

359 Bu tür hükümler için Diyanet Baskanligi'nin yayimladigi Sahih-i Buhari Muhtasari Tecrid-i Sarih Tercemesi 'nin on iki cildini karistirmak yeterlidir. Yukardaki husus için bkz. Cilt XII, Sh. 63, Hadis no. 1909; ve Sh. 65, Hadis no. 1911 ve 1912 .

360 Sahih-i..., Cilt XII, sh. 95 Hadis no. 1939

361 Sahih-i..., Cilt VIII, sh. 89 Hadis no. 1931; Bu hastaliklar yüzünden ölenler için ölüm olmadigi hakkinda bkz. Sahih-i..., Cild VIII, sh.292, Hadis no. 1195

362 Sahih-i..., Cild XII, sh. 73-75, Hadis no. 1919, 1920 , ve sh. 83 hadis no. 1926

363 Sahih-i..., Cild XII, sh.75 , Hadis 1921, ve sh. 78, hadis 1922,1923

364 Sahih-i..., Cild XII, sh.91 Hadis no.1933 .

365 Sahih-i ...,Cild XII, sh. 78. Hadis no. 1922, 1923

366 Sahih-i..., Cild XII , sh.9 , Hadis no. 1933

367 Sahih-i..., Cild IX, sh. 206-207 , Hadis no. 1417

368 Sahih-i..., Cild I, sh. 186 Hadis 174

369 Sahih-i..., Cild IX, sh. 70 , Hadis no. 1365

370 Bütün bu hususlar için Ibn Sina 'nin al-Sifa adli kitabina bakiniz. Çeviri için bkz. A Treatise on the Canon.... , sh. 222-226, 246, 314

371 Bu alinti için bkz. Ibn Sina , al-Aru'zat fi'l-Tib . (Avicenna's Poem On Medicine ; transl by H.C.Krueger, Illinois 1963, sh. 56 -57); Ayrica al-Sifa 'nin Ingilizce çevirisi sh. 120, 409-410; Ayrica bkz. A.J. Arberry, Avicenna On Theology..., sh. 11

372 Bu konuda bkz. Ibn Sina Risaleleri (Turk Tarih Kurumu Basim Evi; ANkara 1953, sh. 10); Ayrica bkz. Walzer, Greek Into Arabic...., sh. 248-251

373 al-Sifa 'nin Ingilizce çevirisinde bkz. sh. 359

374 Bu konuda Süheyl Afnan'in Ingilizce olarak yayimladigi su kitaba bakiniz: Avicenna; His Life and Works (London 1958, sh. 289 ve d.). ayrica bkz. Krueger , age, sh. 14

375 Kur'an'in hemen her satirinda "insan" denilen varlik "Kul" seklinde tanimlandiktan gayri bir çok ayet'lerinde de Tanri'nin koleligi özel ve dogal kurulus olarak yerlestirdigi açiklanmistir. Örnegin Nahl suresi'nin 75ci ayetinde böyle yazilidir.

376 Si'ir'in bu misra'lri aslinda söyledir:

"Ben büyüdüm fakat (içinde yasadigim) Kent büyük degil ,

Köle olarak paham çoktur, fat satin alan yoktur..."

Bu alinti için bkz. Ibn Sina Risaleleri, (Türk Tarih Kurumu Yayimlari ; Vol. I, sh . 9)

377 Kur'an'da Türk'lerin insanliga felaket getirecek olan Ye-cüc - Me'cüc irk;indan gelme olduguna dair hükümler yaninda Muhammed'in Türk'leri küçültüçü pek çok hadis'leri vardir. Bu konuda bkz. Arsel, Arap Milliyetciligi ve Türkler ( Istanbul, Inkilap Kitap Evi , 4cü baski sh. 30 ve d.)

378 Kitabin ingilizce çevirisi için Bkz. Avicenna On Theology..., sh. 44-46

379 Bilindigi gibi Muhammed, kendisine övgü yagdirmayan ya da kendisini yeren sairlere karsi büyük bir düsmanlik beslerdi. Bunlari cezalandirmaktan ya da öldürtmekten kaçinmamistir. Bundan dolayidir ki Kur''an'a sair'ler aleyhinde pek çok ayet'ler koymustur. Örnegin Suara suresi'nde söyle yazilidir: "Sair'lere ancak azginlar uyar, (onlar yalancidirlar)..." (26 Suara 224-226) .Buna karsilik kendisini yücelten sairlere de mukafatlar yagdirmistir.

380 Türk'ler ve Acem'ler al-Biruni 'nin söhretini paylasamazlar. Aslen Türk mü yoksa Acem mi oldugu hususunu tartisirlar. Bu konuda Islam Ansiklopedisi 'nde Biruni adi'na bakiniz. Ayrica bkz. Edward C. Sachau ,Alberuni's India (Lahore 1962; Vol. I, sh. XXXIII; ve Vol. II, sh. 216)

381 Bu hususlar için Bkz. Carra de Vaux , Les Penseurs de l'Islam (Paris 1921), Vol. II, sh. 217

382 Kitabin adi söyledir: Kitab al-Cumahir fi ma'rifat al-cevahir

383 Bu kityab'in Pakistan hükümeti tarafindan yayimlanan Ingilizce çevirisi için bkz. Edward Sachau , age.

384 Tahkik-ma'li'l-Hind adli kitabinin "Ceza ve Kefaret" baslikli LXXIci bölümünde al-Biruni, Hint'lilerin tipki hiristiyanlar gibi kötülüge karsi iyilikle davrandiklarini belirterek söyle der: "Benim yasamim bakimindan bu tür davranis asil bir felsefe niteligini tasir...". Öte yandan hiristiyanligin ugulanmasinda Isa 'nin "ideal" bor örnek teskil ettigini ve Hiristiyan havariyunlarindan Matta 'nin topladigi dinsel emir'lerden (yani Incil'den) çesitli örnekler verir; ve verirken de söyle ekler: "Bu emirlerden de anlasilacagi gibi Isa peygamber bize ahlaki cesarete sahip olmamizi emretmektedir". Bu alinti ve byu hususlar için Seyyid Hüseyn Nasr 'in su yapitina bakiniz : Seyyed Hossein Nasr, Science and Civilization in Islam (Harward University Press 1968, sh. 233 ve d. ) . Bu konuda ayrica bkz. al-Biruni's India, (Vol. I, sh. 3-5, ve Vol. II, sh. 126)

385 Tahkik ma'lil-Hind... Vol. I, sh. 30

386 Kitabin Basligi söyledir: al-Ashar al-Bakiya an'l kurun al-haliya. Bu kitabin Ingilizce çevirisi için bkz. The Chronology of Ancient Nations "Arabic text of the 'Athar ul-Bakiya' of al-Biruni" ( Translation by E.C.Sachau, London 1879 ) Yukardaki hususlar için bkz. sh. 8 ve d.

387 Bkz. Tahkik..., Vol. II, sh. 216

388 Tanri intikami ile ilgili olarak Ibn Akil 'in burada zikrettigi bu hüküm Kur'an'in Maide Suresi'nin 95 ve 96ci ayet'leridir.

389 Ibn Akil' in bu konusmasi için Ibn Kudema' nin yukarda adini verdigimiz kitabina bakiniz. Bu kitab'in ingilizce çevirisi için bkz. George makdisi , Ibn Qudama's Censure of Speculative Theology , (London 1962) sh. 2-4.. Ayrica bkz. G. Makdisi, Ibn Aqil et le Resurgence de l'Islam Traditionalist au XIe SiŠcle, (Damascus 1963)

390 Bu konuda bkz. F. Heer , The Medieval World, Europe 1100-1350 (New York 1962) sh. 82

391 Bu alinti Idrisi 'nin Cografya kitabindandir. Kitabin Fransizca çevirisi için bkz.Geographie d'Edrisi (Paris 1886; Traduit par P.A.Jaubert) Yukardaki hususlar için bkz. Tome I, pp.5

392 Ibid. T. I, sh. 1-5

393 Ibn Rust 'ün Yunanli bir genç ögrenciye yazdigi bu mektuplar için bkz. Averroeana, Being a Transcript of Several Letters from Averroes: an Arabian Philosopher at Corduba, in Spain, to Merodorus, a Young Grecian Nobleman, Student at Athen, in the Year 1149 and 1150 , (London 1695) . Yukardaki husus hakkinda bkz. sh. 4

394 Bu hususlar için bkz. Sidney Christ , The Psychology of the Active Intellect of Averroes ( Philadelphia 1926) sh. 64 ve d,

395 Bu hususlar için Ibn Rüsd ' ün Metrodorus 'a yazdigi mektuplara bakiniz . Averroeana... sh. 4

396 Ibn Rüsd 'ün ilme hizmetlerini Bati'li yazarlar daha 12ci yüzyilda dile getirmislerdir. Bunun bir örnegini Metrodorus 'un Ibn Rüsd 'e yolladigi mektuplarda bulmaktayiz. Bu konuda bkz. Ibrahim Makdour , L'Organon d'Aristote Dans le Monde Arabe (Paris 1969) sh. 4; ayrica bkz. Michel Allard ,"Le Rationalisme d'AverroŠs d'AprŠs Une Etude Sur la Creation" ("Bulletin d'Etudes Orientales" Tome XIV, 1952-1954 , sh. 25)

397 Ibn Rüsd , bilim dünyasi tarafindan "Neo Platonic-Aristotelian" adiyle anilan ve Aristo felsefesi'nin Eflatun 'a yönelik seklini benimseyen Okul'un yetistirmesi olarak kabul edilir.

398 Bu yapitlarinda Ibn Rüsd, "din" ile "felsefe"' nin uzalasabilecegini Aristo'ya atfen savunmustür. Orta Çag'da Bati'da Albert le Grand ya da St. Thomas gibi düsünürler, Yunan felsefesiyle Hiristiyanligi uzlastirabilmek için Ibn Rüst 'den yararlanmislardir.

399 Bu hikaye ile ilgili olarak Kur'an'in yukarda belirttigimiz Hud suresi'nden gayri ayrica A'raf 64-81 ve Fussilet 13-23 ve Kamer 18-20, ve Hakka 6-7 hükümlerine bakiniz.

400 Bu konuda ayrica Islam Ansiklopedisi 'nde Ad Kavmi sözcügüne bakiniz.

401 Bu konuda bkz. Arsel , Toplumsal Geriliklerimizin Sorumlulari ... sh. 116 ve d.

402 Bu alinti için bkz. Averroes Commentary On Plato's Republic (Cambridge 1956) sh. 125

403 Bu ayet'lerden diger bazilari için bkz. Arsel , Toplumsal Geriliklerimizin... , sh. 121 ve d.

404 Eflatun 'u yorumlarken Ibn Rüsd "ahlak" anlayisina bu sekilde deginmektedir. Bu konuda bkz. Averroes Commentary..., sh. 127

405 Örnegin Kur'an'da , Maide suresi'nin 89cu ayet'inde, on düskünü yedirmek ya da bir öle azad etmek, ya da üc gün oruç tutmak suretiyle yeminden dönmenin mümkün oldugu belirtilmistir. Bu konuda bkz. Arsel , Toplumsal Geriliklerimizin..., sh. 75

406 ibid. 167-8

407 Eflatun 'un "Cumhuriyet" adli kitabinin yorumu ile ilgili görüslerinden alinti. Bkz. Avveroes' Commentary on Plato's Republic,.. (sh. 167 ve d.)

408 ibid. sh. 165

409 ibid. sh. 166

410 Bu konuda bkz. Arsel, Seriat ve Kadin, (Ilk baski 1987; Dokuzuncu baski 1991)

411 "Metampsychose" deyimi , ölümden sonra ruh'un baska bir beden icerisinde yeniden canlanacagini ve yasayacagini öngörur.

412 Bu kitap islam düsüncesi'nin en önemli yapitlarindan biri olarak kabul edilir. Söylendigine göre bu kitabi Ibn Rüsd , eski islam düsüncesini yermek maksadiyle ve daha dogrusu Gazali 'nin Tahafut al-falusifa adli yapitini çürütmek için yazmistir.

413 Örnegin Kur'an'in Maide Suresi'nde: "(Kafirlerin)...cezasi öldürülmek, yahud çapraz olarak el ayaklari kesilmek ya da yerlerinden sürülmektir..." (5 Maide 32) diye yazilidir. Buna benzer daha pek çok hükümler vardir.

414 Bugün dahi Bati'li bir çok yazarlar (örnegin Casiri, ya da Rossi, ve Jourdain ve Humbold gibi) Ibn Rüsd' ü Aristo felsefesinin Bati'da taninmasina sebeb "en büyük bir düsünür" olarak görmüslerdir. Bu görüsün yanlis ve hatali oldugu hakkinda bkz. M. Leon .Gauthier , La Theorie d'Ibn Roschd Sur le Rapport de Religion et de la Philosophie (Paris 1909); J.Windrow Sweetman, Islam and Christian Theology (London 1945, 1947, 1955); M.Horten, Die Metaphysik des Averroes (Halle 1912).

415 Ibn Rüsd' ün peygamberlere inanmadigini söyleyen Bati'li yazarlar onun, Musa ve Isa ve Muhammed gibi peygamberleri "yapmacik" , "kandirici" (ki yabanci dil'lerde "impostor" karsiligidir) kimseler olarak tanimladigini söylerler. Bkz. Michel Allard , "Le Rationalisme d'AverroŠs d'AprŠs Une Etude Sur la Creation" (dans 'Bulletin d'Etudes Orientales', , Institut FranCais de Damas, 1954, sh. 7)

416 Geçen yüzyilin ünlü düsünürlerinde Ernest Renan 'dan bu yana Ibn Risd' ün gerçekten "akliyeci" olup olmadigi, din kurulusuna karsi savasip savasmadigi tartisilir. 1852 yilinda yayinladigi AverroŠs et l'Averroisme adli kitabinda Renan , ciddi bir elestiri ile Ibn Rüsd' ün özgür düsünceye sahip bir kimse olmakla beraber din kurulusuna karsi gelmedigini belirtmistir. Bkz. Ernest Renan , Oeuvres ComplŠte (Paris 1949, Tome III, sh. 136). . M. Leon Gauthier , yukarda adi geçen kitabinda , Ibn Rüsd 'ün akliyeci'ligini inceler ve onun Fasl al-Mak'al adli kitabini ele alarak din kurulusuna karsi olan düsünceleri özetler. Buna karsilik Alman bir yazar, Horten , Ibn Rüsd' ün öyle sanildigi gibi akliyeci bir düsünür olmadigini, din kurulusuna karsi savasmadigini, aksine dinsel etkiler altinda kaldigini, ve Kur'an disin'da gercek aramadigini kanitlamis ve bu konuda Tahafut al-Tahafut 'tan örnekler almistir. Bkz. Horten , Textes zu dem Streite zwischen Glaube und Wissen In Islam (Bonn 1913). Öte yandan 1947 yilinda Theologia de Averroes adiyle yayinaldigi kitabinda bir Italyan Rahip, gerek Tahafut al-Tahafut ve gerek Fasl al-Mak'al 'dan verdigi örneklerle Ibn Rüsd' ün akilci bir düsünür olmadigini ortaya vurmustur.

age, sh.

417 Bkz. Michel Allard , agy , sh. 7

418

419 Padua 'nin 1404 yilindan sonra Venedik egemenligi altina girmesiyle Padua üniversitesi bu savasimi daha da rahatlikla sürdürür olmustur.Çünkü o dönemde Venedik, Avrupa'nin en uygar, ve en "laik" (din ve devlet ayirima en fazla sadik) din adamlarina karsi en fazla düsmanlik besleyen bir ülkesi idi. Sadece Italya'nin degil fakat bütün Avrupa'da düsünce ve bilim özgürlügüne sahip en büyük bir kültür merkezi idi. William Harvey gibi ünlü tib bilginleri, din kitaplarina meydan okurcasina orada ders verirlerdi. Bkz. H. Butterfield, The Origin of Modern Science 1300-1800, ( London 1962) sh. 48 ve d.

420 "Pantheist" deyimi Tanri'nin her seyde var olduguna inanan ve Kisi-Tanri ayniyetini var sayan ve Osmanlica'da "Vahdet-i vucud" ve Türkçe'mizde "Kamutanricilik" sözcükleriyle anlatilan bir felsefedir.

421 Bu fikirleri yüzünden öldürüldügünü görmüstük . Bu konuda bkz. Leo Strauss , Spinoza's Crityique on Religion, (New Yrok 1965) sh. 54-62

422 ibid. 48

423 Bu alinti için Hilmi Ziya Ülken 'in Islam Ansiklopedisi'sinde Ibn Rüsd ile ilgili yazisina bakiniz.