"H A S A R A T..."

(Prof. Dr. Ilhan Arsel)

Haziran 2002

On dokuzuncu Yüzyilin ikinci yarisindan bu yana Bati demokrasilerinde aydin çevreler ve zinde güçler, genellikle devlet mekanizmasina ve özellikle Yasama Organi'na karsi giderek artan bir güvensizlik beslemege baslamislardir. Bu güvensizlik, güçlü kalemler elinde husümete dönüsen küçümseme seklini almistir. Çogu ülkelerde yazarlar, en insafsiz ve agir bir dille millet vekillerini elestirmeyi gelenek edinmislerdir. Bunun baslica nedeni, oy hakkinin genisletilmesi sonucunda halk yiginlari tarafindan seçilen kisilerin, genellikle fikir ve karakter bakimindan düsük ve yeteneksiz niteliklerle is basina gelmeleridir. Her ne kadar anayasal yoldan bazi tedbirlere basvurulmakla beraber (örnegin "Çift Meclis sistemi" gibi), yine de olumlu sonuç alinamadigi için, elestiri yollarini açik tutma akilliligi'na yer verilmistir. Bundan dolayidir ki elestiriciler, kendi ülkelerinin temsilcilerine karsi besledikleri tiksintiyi sergilerlerken, saldirilarini hakaret sinirlarini asar noktalara kadar götürmüslerdir. Ve hiç çekinmeden su görüsü paylasmislardir ki, Yasama Meclisine seçilen siyaset adamlari, çogunlukla vasatin çok altinda (basit) kisiler olup, millet yararina is yapiyormus gibi görünerek kendi günlük çikarlari disinda hiçbir sey düsünmezler. Ve onlara "siyaset adami" olma olasiligini bahseden sey, esas itibariyel "basitlik" ve "aleladelik"tir; çünkü ancak bu suretle halk yiginlari tarafindan seçilme sansina sahiptirler. Amerikali bir yazar, H. L. Mencken, vaktiyle ün yapmis olan "Notes On Democracy" adli kitabinda, Amerikan Kongresi'ni elestirirken, ve Kongre'yi olusturan Temsilciler Meclisi (ki her iki yilda bir seçilir) ile Senato'yu (ki 1/3 üyesi itiabariyle her alti yilda bir seçilir) en sert bir dil'le elekten geçirirken söyle demekteydi:

"(Amerikan) Kongre'si üyelerinin hal tercemelerini içeren Kongre Kilavuzu'na söyle bir nazar atmak Temsilciler Meclisi'nin ne kocabas hayvanlardan (1) olustugunu anlamak için yeterlidir. Örnegin güney eyaletlerinin vasat bir temsilcisi, (sözünü ettigimiz) tip'in ta kendisidir: (Su bakimdan ki) Egitimini mahalle okulunda tamamladiktan sonra uydurmasyon bir 'metodist' ya da 'baptist' koleje devam etmis daha sonra dogdugu ve büyüdügü bölgedeki okullardan birinde, bir süre ögretmenlik yapmis ve nihayet bölge egitim müfettisligi görevine getirilmistir. Bu arada biraz da hukukla mesgul olmustur. Baroya kayit olduktan sonra siyasete egilimli olmak nedeniyle ya savci ya da muhtemelen yargiç olacaktir. Artik Kongre seçimlerine katilma zamani gelmistir. Üç ya da dört beyhude deneme sonucunda nihayet Kongre'ye üye seçilmis olur. Böyle bir adamin kanun koyuculugu görevini yapabilecek yeterlikte bulunmadigi, daha dogrusu akilciliktan ve ölçülü düsünme gücünden yoksun bir aptal oldugu asikardir. Makul ve mantikî olan sey île, olmayan'dan birini tercih durumunda kaldiginda, içgüdüsüne sapli olarak makul ve mantikî olmayani seçecegi muhakkaktir. Seçildikten sonra Baskent Washington'a gidipte orada kulis'çilerle ve gazetecilerle karsilasacagi ana kadar bu adam, belki de bir kez olsun aydin ve kültürlü sayilabilecek bir insanla karsilasmis ya da iliski kurmus degildir. (Onlarla iliski kurduktan sona dahi) vasat seviyenin dünunda kalmaga mahkumdur. Onun bütün hülyasi, Kongre adina seyahat ve ziyafetlere gönderilmek, ve gönderildigi yerde Devlet hesabina bedava yeyip içmek ve tatil geçirmektir. Günlük bütün mesgalesi, akraba ve dostlarina is bulmaktir... Iste Amerikan kanunlarini hazirlayanlar bu tür hasarat'tir**".

Fakat yazar, bu söyledikleriyle yetinmeyip biraz daha agir bir dil kullanma gereksinimi duyar ve söyle ekler;

"(Temsilciler Meclisi) üyeleri, o derece budala kimselerdir ki, devlet ve hükümet islerinde, her türlü kavrayis ve anlayis yeteneginden yoksundurlar. Amerika'da her seçim bölgesi. kendi çevresinden temsilci çikarmak istegindedir, ve bu yüzden çogu zaman yeterli nitelikte eleman bulmakta güçlük çekilir. Temsilci olabilecek çapta bir eleman bulunsa dahi, böyle bir kimse, yasadigi çevrenin aptal'lariyle ve onlarin lidelerleriyle iliski kurmaktan (onlarla sürtüsmekten) uzak kalmak istedigi için, aday listesine alinmaz"

Kongre'nin "Temsilciler Meclisi" ile ilgili düsüncelerini bu sekilde sergiledikten sonra yazar, diger Meclis'i. yani Senato'yu elestirmege geçer. Her ne kadar Senatör'lerin, diger Meclis üyelerine oranla biraz daha seviyeli olduklarini kabul etmekle beraber, aradaki farkin pek önemli sayilamayacagina isaretle söyle der:

"Senato'da yer alan efendiler, daha uzun bir dönem itibariyle göreve getirildiklerinden, (Temsiciler Meclisi üyelerine) nazaran nispeten daha iyi niteliktedirler. (Çünkü) Temsilciler Meclisi'nin üyeleri, iki yil'lik bir süre itibariye seçildikleri için. yeniden seçilememek endisesi içerisindedirler (Bu nedenle kendi seçmenlerinin kölesi durumundadirlar) . Fakat Senatör'ler, seçilipte yemin ettikten sonra, alti yil boyunca bu endiseden uzak olup, seçmenlerine karsi kismen de olsa bagimsiz durumdadirlar".

Fakat yazar, Senatörlerin de, her seye ragmen, yetersiz ve kisilikten yoksun kimseler olduklarini söyler. Onlar hakkindaki görüsü söyle: "Vasat bir senatör, tipki vasat bir Temsilci gibi, her türlü fikirsel yeterlikten ve kisilikten yoksun (sahsiyetsiz) bir yaratik olup, mensup bulundugu partinin kuklasidir".

Söylemeye gerek yoktur ki yazar'in Amerikan Kongresi üyeleri hakkindaki degerlemesi, insafsizlik sinirini fazlasiyle asmistir. Fakat buna ragmen yazar hakkinda dava açilmamistir.

Yukardaki örnegin benzerlerini, tüm Bati demokrasiyeleri bakimindan çogaltmak mümkün. Çünkü Bati dünyasi, Anayasal kuruluslara yönelik elestirel görüsleri, (ne kadar sert ve agir olursa olsun) "hakaret" niteliginde saymak gibi tahammülsüzlükten çoktan kurtulmustur. Ve sunu çoktan anlamistir ki, halkin seçtigi yasama Meclislerini, halkin basina bela olmaktan önliyebilecek en etkili sey, elestiri özgürlügünü canli tutmaktir. Ve Bati, asil su gerçegi iyicene kavramistir ki, Devlet ve idare mekanizmasini, ya da Devlet Baskani'ni, ya da Hükümeti, ya da Yasama'yi ve üylerini "kepaze edercesine" elestirmek, sakincali bir sey degil fakat aksine millete en büyük bir hizmettir. Elestiricileri, hakaret bahanesiyle mahkemelerde süründürüp susturmak ise. Devleti, müstebîd ruhlulara, hirsizlara ve sahtekara teslim etmek demektir.

(1) Yazar burada "scrub stock" deyimini kullanmakta. Bu deyim "bodur inek", "Kocabas hayvan", "bodur bitki", "bodur insan" gibi anlamlara geliyor,


(2) Yazar'in kullandigi sözcük "vermin"dir. Ingilizce'de bu sözcük "hasarat", "zararli ve igrenç küçük hayvan", "ayaktakimii", "muzir adam", "mikrop mahluk" gibi anlamlardadir.