Cumhuriyet 16 Agustos 1996
Bir Bakima / Server Tanilli
Kissadan Hisse
Profesör Ilhan Arsel'in Kaynak Yayinlari'nda
çikan Seriattan Kissalar adli kitabiyla ilgili olarak
dinci çevrelerce estirilen firtinayi görmemek, giderek
irkilmemek olanaksiz: Protesto yürüyüsleri, tehditler,
saldirilar, art arda.
Kitap da, düzmece bir gerekçeyle toplatilmistir.
Öte yandan, çagdas siirimizin büyük ustalarindan
Atilla Ilhan'in güzelim bir siiri, o kirk yillik
Cinayet Saati, "Allaha Küfrediyor"
diye, Alanya Müftüsü olacak zatin ihbari sonucu
davali.
Düsünce ve sanat özgürlügüne ayni
anda iki darbe.
Rastlantidir diyebilir misiniz?
Seriatçi gericiligin, hele hele son yillarda, nasil bir
azginlik içinde oldugu, kiyimlar düzenleyip, kan döktügü,
bilmedigimiz birsey degil.
Ama ya su sirada birden basini tekrar çikarmasi?
Ilhan Arsel'in kitabi, çogu Kuran'da da yer alan kimi olaylari
konu ediniyor. Pek bilmediklerimiz yok aralarinda; o kadar ki
bir bölümü Diyanet Isleri Baskanligi'nin resmi
yayinlarinda da yer almis. Hoca'nin yaptigi yeniden toparlamak,
nezaketi elden birakmadan da sergilemek. Dogaldir ki, bunu yaparken
beyni ve idraki olanlar ister istemez kimi gerçeklere dikkat
kesiliyorlar, kusku düsüyor kafalarina.
Hiddete ve siddete yol açan da bu!
Aslinda ahlakimiza ve irfanimiza hiçbir katkisi olmayan
bu "kissa"lar, gelenek yüzlerce yildan beri nasil
bakip anlamissa yine öyle okunsun anlasilsin istenir. Bu
anlatima ve anlayisa, yerine göre mezhepler, hatta tarikatlar
damgasini vurmuslardir. Sizin, onlarin disina çikip sagduyuyla,
saglam akil ve mantikla konulara yaklasmanizin önüne
duvarlar çekilmistir. O duvarlari asmaya kalktiginizda
da, yaptiginiza "küfür", "sapma",
"Allahsizlik" yaftasi getirilip yapistirilir.
Daha da geneli, "milli ve manevi degerlere saygizizlik"tir.
Seyreyleyin artik samatayi ve edepsizligi!
Dinci kafa budur.
Bati, o begenmedigimiz Bati, bu tür olaylari çok önceden
yasadi.; daha iki üçyüz yil öncesinden baslayarak,
Spinoza'lariyla, Richard Simon'lariyla, arkasindan
Aydinlanma Yüzyili'nin filozoflariyla, Tevrat ve Incil didik
didik edildi. Her sey, aklin ve sagduyunun mahkemesi önüne
getirildi, yargilandi; aklanan anlandi aklanmayan da mahkûm
edildi.
Bati'da, birisi kalkacak da, diyelim Hazreti Ibrahim'in
erdemlerinden söz edip yüceltecek
Korkar bir yerde.
Kimden? Basta Voltaire'den, onun Felsefe Sözlügü'nde
hazret hakkinda söylediklerinden. Voltaire, o büyük
kafa ve kalem, Yahudilerin, Hiristiyanlarin ve Müslümanlarin
"ondan geliyoruz" deyip, peygamberler
silsilesinde baslarda bir yere oturtturduklari adamin, nasil utanmaz
ve rezilin teki oldugunu en görmek istemeyen gözlere
bile sokmustur.
Yanliz onu degil daa nicelerini
Bizde, kutsal metinlerin, giderek Kuran'in üzerine elestirici
bir gözle egilmek olmamis. Olmamis ve üstelik sair,
gerekçesini, daha yukarlardan baslayarak söylece belirtip
yan çizmeyi yasallastirmistir:
Ziya Pasa'nindir bu dizeler ve ne zaman okusam utanirim.Idrak-i meali bu küçük akla gerekmez
Zira ki bu terazi bu kadar sikleti çekmez
Ne var ki, akil, "küçük" degil,
"büyük", oldugunun bilincinde artik;
her seyin anlamini sorguluyor, teraziye vurup tartiyor.
Sorgulayacak ve tartacak daha da
Seriatçi gericiligin onca hiddetlenip kudurganliga kalkmasinin
altinda yatan asil amacin ne oldugunu da söyleyelim: Öyle
bir köhne yapidir ki sahiplendikleri, duvarda bir tasi oynattiginizda,
öteki taslar da oynamaya baslar. Bir bu bir su derken, gün
gelir bütün yapi çöker.
O yüzden, hiçbir tasa dokunulmasini istemezler.
Ne var ki, taslar oynatilmaya baslamistir, daha da oynatilacak.
Ve yapi, er geç çökecek bir gün
Ya aklin ve bilimin otoritesi kurulacak, ya da toplum bir karanlik
bataginda çirpinip duracak.
Bir uygarlik sorunudur bu.
Onca iç karartici olaylarin ortasinda güzellikleri
de var ülkemizin. Siz rastlantiya bakiniz: Bugün Nevsehir'de
Haci Bektas Veli Senlikleri basliyor.
Ne diyor o büyük Anadolu ulusu?
Buyurun simdi okuyabilirsiniz gönül rahatligiyla Ilhan Arsel'in kitabini, okumalisiniz daHer ne arar isen insanda ara
Kudus'te Mekke'de hacda degildir