Aydinlik 23 Subat 1997
KRAL GÖZÜ / Emcet Olcaytu
Seriata kadin çarpti
Seriatcilar bir haftadir kiyamet kopariyor. 'Seriat'a karsi yürünmez
ancak saygi durulur!', 'Seriat Islamdir!'
vs. Vs.
Mesut Yilmaz ve Ecevit ise baska bir yönden kafalari karistirmaya
çalisiyor: 'Halk Seriat deyince Islami kurallarin bütününü
anliyor'mus. Bakalim bu 'Seriat' ya da 'Islami kurallarin bütünü'
arasinda neler var. Seriatçilarin belgelerinden aktaralim:
- Müsrikleri öldürün!
- Müslümanlik disinda din ve inançta olanlar sapiktir. Onlara karsi savasmak, onlari 'kafa parasi' vermeye zorlamak gerekir.
- Kadinlar aklen ve dinen eksik yaratilmislardir.
- Cehennemin çogunu kadinlar olusturur.
- Namazi bozan seyler. 'köpek', 'esek', 'domuz' ve bir de 'kadin'dir.
- Ölü insan vucudu ile cinsel iliskide bulunan cezasi kaza orucu tutmaktir.
- Esek anirinca, Tanriyi anin. Çünkü esek seytan gördügü zaman anirir.
- Horozun ötüsü, iyiligin isaretidir. Çünkü horoz, melek gördügü zaman öter.
- Esnemek, seytandan kaynaklanir.
- Yemeginizin içine sinek düstügünde, onun her iki kanadinin da yemege batirilmasi gerekir. Çünkü, sinegin bir kanadinda günah, digerinde sevap vardir. (Sevapli kanadin yemege girmesini garantiye alma yöntemi!)
- Def-i hacetten sonra tek sayida tas kullanmak gerekir. Çünkü,
Tanri tektir ve tek sayilari sever. Suyu da bir yudumda içmek
sevaptir.
Peki, "Seriat, Islami kurallar bütünüdür,
ona ancak saygi duyulur" ne demek oluyor acaba? Iste Seriat
bu demek oluyor. Yukaridaki örnekler, Diyanet Isleri Baskanliginin
yayinlarindan "aynen" aktarilmistir. Sayin Profesör
Ilhan Arsel'in kitaplarinda bu "kurallar"in kaynaklari
tek tek gösteriliyor (Sahihi Buhari, Hutbeler, Diyanet Dergisi,
Imam Gazali'nin "IhyauUlumi'd-Din" adli kitabi).
"Mal" böylece meydana dökülmüsken,
"Seriata ancak saygi duyulur" diyenlerin gerçek
amaci ne olabilir?
Sayin Ilhan Arsel bunu çok güzel açikliyor:
Bu tür din verilerini "Tanri"dan ya da "Peygamber"den
gelmistir diye belleyen kisi, olay ile sonuç arasindaki
iliskiyi, akilci bir düsunce eylemine vurmaktan alikonulmus
olur. Seriatin kaliplarina hapsedilen kisi. "akilci",
"deneysel" ve "düzenli" düsünce
eyleminden uzaklastirilir. Kisi; insan haysiyetine aykiri, ilkel
ve hatta cikarlarina aykiri herseyi "kör" bir iman
ile benimseyebilir. Böylece, aklina, vicdanina ve insan sevgisine
yabanci kalmaktan kurtulamaz.
Sayin Arsel diyor ki; 1400 yil boyunca, birtek seriat ülkesinde
bile, "insan haklari ya da özgürlük"
ugruna, herhangi bir savas, ayaklanma, isyan diye birsey olmamistir.
Seriat ülkelerinin herbirinde görülen "kara
manzara" budur.
Buna karsilik Türkiye'de durum farklidir. Çünkü
Türkiye, "Cumhuriyet Devrimleri" ile bu kara tabloyu
paramparça etmistir. Seriatçilarin Cumhuriyet'e
karsi homurdanma faslindan, "saldiri ve eylem" asamasina
geçme çabalarinin nedeni belli: Insanlari, yeniden
Seriatin kaliplarina hapsetmek! Bu tespitleri, "akli basinda"
olan bütün yurttaslar yapiyor.
Basa dönelim:" Seriata ancak saygi duyulur" diyenler;
bir avuç seriatçi mi? ANAP, DSP, YDH, ÖDP,
SIP, IHD de Seriatçilarin korosuna katilmis görünüyor.
Bunlara ne demeli? "Seriata karsi saygi duyan laikler"
mi? Yoksa "Seriatin ne oldugunu bilmeyen laikler" mi?
Her halükarda izahi gereken bir durum var: Bu güne kadar
dini siyasete alet edenler ile bunlarin arasinda ne fark kalmistir?
Tansu ile Ecevit nerede ayrilip, nerede birlesiyor? IHD ile DYP
arasinda, DSP ile ANAP arasinda bir konuda fark yok. "Esek
anirinca Tanriyi anin", "Kadinlar aklen ve dinen asagi
yaratiklardir", "Islamdan gayri dine yonelenler sapiktir",
gibi Seriat kurallarini savunmakta birlesenler, bu güne kadar,
bu kurallari hiç elestirmediler. Bunu çok iyi biliyorum.
En yakin kanit, "Seriattan Kissalar" kitabi üzerine
Sayin Ilhan Arsel'e "agiz dolusu" söven seriatçilara
karsi "tek laf" etmemis olmalaridir. Simdi, "Seriata
Karsi Kadin Yürüyüsü'nü elestirmede nasil
da birlestiler.
Bu yürüyüs çok iyi oldu. Seriattan medet umanlara "kadin çarpti"! Hem de öyle bir çarpti ki, "yamuk-yumuk" bilimum "zet-zevat", birbirine yapisip kaldi.