Cumhuriyet 25 Eylül 1996
Aytekin Bozkurt, Emekli Ögretmen
Diyanet Isleri Baskani'na
Sayin Baskan, Seriat'tan Kissa'lar adli yapiti nedeniyle
Ilhan Arsel için söylediklerinizi hayret ve
dehsetle okudum. Onun, Islam dini konusunda, "hinçli",
"tarafsizliktan uzak", "iftiraci"
bir davranis sergiledigini, inananlarla "alay"
ettigini ve onlarin inançlarini sarsmak için kutsal
kitabi "tahrif"ten kaçinmadigini öne
sürüyorsunuz.
Eger adi geçen kitabi okumus olsaydiniz, yönelttiginiz
tüm suçlamalarin ne kadar köksüz, dayaniksiz
oldugunu siz de görecektiniz; ama siz bir köktendinci
bir gazetenin gerçegi çarpitan yayinlarinin etkisiyle
bir bilim adamini yakisiksiz sözlerle suçlamayo yeglediniz.
Bir bilim adami olarak sizin de biliyor olmaniz gereken bir gerçek
var: Kendini bilime adamis olan kisinin tek amaci, gerçegi
ortaya çikarmaktir. O, bu yolla insanligi aydinlatir; bazen
o güne kadar bilmedigimiz bir bulusla çikar karsimiza,
bazen de binlerce yildir inanageldigimiz seylerin nice bos temelsiz
oldugunu serer gözlerimizin önüne. Böylesine
saygin bir çabanin içinde olan insanin "hinçla",
"alayla", "iftirayla", "tahrifle"
bir ilgisinin olamayacaginin takdir edersiniz.
Sayin Baskan, bilimin, bilim adaminin en belirgin özelligi
süpheciligidir. Bilimde dogmalarin aksine, dedigim dedik
anlayisi yoktur; bilim her zaman elestiriye, yenilenmeye açiktir
ve gelisimini de buna borçludur. Gönül isterdi
ki siz de Sayin Arsel'e karsi ayni yolu izleyin, onun yetersizligini
ortaya koyun, söylediklerini çürütün...
Böyle davranmadiginiz sürece, birçok bakanligin
toplam bütçesini asan bütçeniz ve dolgun
kadronuzun ne ise yaradigi sorusu hep ortada kalacaktir.
Siz, laik cumhuriyetin resmi bir görevlisisiniz. Bu nedenle
de öncelikle laik cumhuriyete karsi olan saldirilari kinamaniz
gerekir. Unutmayin ki sokakta gösteri yapan yobazin basindaki
sarikla, sizin tasidiginiz sarik ayni anlama gelmemektedir.
Sokaktaki sarikli, cahil halki kiskirtip onlarin inançlarini
bir seylere aktarma pesindedir. Sizin yapacaginiz tek sey, yazdigi
kitabin kaynaklari olarak Diyanet Isleri Baskanligi'nin çevirttigi
Kuran ve hadis kitaplarini gösteren bir bilim adamina yanit
vermek ve böylece de "insanlarin inançlarinin
sarsilmasini" engellemektir.
Sayin Baskan, ben "alay" konusunda sizden biraz
farkli düsünüyorum.
Örnegin, Seriat'tan Kissa'lar adli yapitta dinle alay
edildigi görüsünüze katilmiyorum da "okuma
agaci"nda, "bal peteginde", bir koyunun
sirtinda "Allah" yazildigini öne sürenlerin,
"Dünya düzdür, kim ki yuvarlaktir der,
kafirdir!" diyen Riyada Müftüsü'nün
ve de "Günes enerjisi ile isitilan su mekruhtur"
diye saçmalayan Siirtli imamin dinle alay ettigine inaniyorum.
"Tahrif" olayina Arsel'in yapitinda birtek örnek
gösteremezsiniz; ama isterseniz, tahrifin en açik
iki örnegini, hem de baskanliginizin yayimladigi "Kuran-i
Kerim"den vereyim.
Vakia Suresi'nin 8. ayetinin Arapçasi söyle: -
Feashabülmeymeneti ma esahabülmeymeneh" Türkçesi:
"Biri ugurlulardir. Ugurlular ne iyi haldedir."
Ayni surenin dokuzuncu ayetinde ise, "ve ashabülmesemeti
ma ashabülmesemeh." yani "Digeri ugursuzlardir.
Ugursuzlar ne kötü haldedir."
Oysa diyanetin çevirisi olan Kuran'da bu iki ayet "meymenet"
ve "seamet" sözcükleri görülmezden
gelinerek su biçimde verilmis: "Iyi isler islediklerini
belirtmek için, amel defterleri sagdan verilenler; ne mutlu
o sagcilara! Kötülük islediklerini belirtmek üzere,
amel defterleri soldan verilenler; ne yazik o solculara!"
Ikinci örnegimiz "Nahl" suresinden. Bu surenin
67. ayeti, "ve min semerratinnahiyli velanabi tetlahizune
minhü sekeren ve rizkan hasena"; yani "Size
hurma agaçlarinin meyvesini, üzümlerini yediririz
ki siz onlardan sarhosluk veren içki (sarap), güzel
bir rizk edinirsiniz." Bu ayette de "sekeren"
sözcügü bilinene nedenlerle atlanarak "Hurma
agaçlarinin meyvelerinden ve üzümlerinden serbet,
sira ve güzel rizk elde edersiniz" gibi asilsiz
bir çeviri yoluna gidilmis.
Bir yandan kutsal kitap araciligiyla "sagci solcu"
ayrimciligina giriseceksiniz, öte yandan Islamiyette içki
yasaktir diye, "sarhosluk veren" sözünü
"serbet"e, "sira"ya çevireceksiniz
ve bununla da yetinmeyip bir bilim adaminin saglam kaynaklara
dayali yapitina etmediginiz hakaret kalmayacak!..
Sayin Baskan, Tanri, Bakar Suresi'nin 41. ayetinde "Ayetlerimizin
hiçbir degere karsilik degistirmeyin ve yanliz benden korkun"
diyor. Bu demektir ki, tahrif olayinin hesabi birgün sorulacaktir;
ama sundan, ama bundan...
Bizim sizden bekledigimiz, laik cumhuriyetin Diyanet Islari Baskani
oldugunuzu unutmayarak fanatiklerin pesine takilmamaniz be bizi
"igfa"dan korumanizdir.