A)Dünya'ya Gelmesi Musibet Sayilan Bir Varlik: Kiz Çocuk
Erkek çocugunun dünyaya gelisini "mutluluk" ve kiz çocugununkini ise "musibet" imis gibi göstermek islam'in köklestirdigi bir gelenektir ki bin dört yüz yila yakin bir süre boyunca geçerliligini koruya gelmistir; bugün dahi böyledir.
Gerçekten de müslüman ülkelerin tümünde, oglan çocugunun dogumu bayramlasmalara, sevinç çigliklarina, kurban adamalara vesile yarattigi halde kiz çocugun dogumu üzgünlüklere ve esef vesilelerine ve, "Bir daha sefere insallah erkek çocuk dogurursun" temennilerine yol açar [300].
Örnegin, Pakistan ve Banglades gibi ülkelerde, ailenin erkek çocuk sahibi oldugunu duyanlar, büyük bir mutluluk içerisinde ana, babayi kutlar ve "Tari Büyüktür" dualari ile ilahi güce sükranlarini sunarlar. Fakat kiz çocuk dogmus ise, böyle bir seye gerek görmezler; sadece çocugun kulagina Kur'an'dan birkaç cümle okumakla yetinirler [301]. Iran'da hamile kadinin yakinlari, erkek çocuk dogurmasi için dua etmeyi görev bilirler; bu vesile ile hacca çikanlar da olur. Eger dogan çocuk kiz ise, umutlarinin bosa çikmasi nedeniyle herkese bir üzüntü çöker. Dogum sirasinda hazir bulunanlar, eger erkek çocuk dogmus ise ana-babayi tebrik, kiz çocuk dogmus ise teselli ederler. Köylerde kiz çocugun varligi ile yoklugu bir sayilir; köylüye, "Kaç çocugun var?" diye soruldugunda, köylünün verecegi cevap erkek çocuklarinin sayisini belirtmekten ibarettir [302] Türkiye gibi din ve devlet islerini birbirinden ayirma dönemi geçirmis bir ülkede dahi köylerde, erkek çocuk dogurmayan kadinin adi kötüye çikar; kiz çocuklar çogu kez nüfusa bile kaydolunmaz. Ailelerin tek tesellisi, ev islerine yardimci olacak birinin gelmis olmasidir. Fakat her seye ragmen, çok genç yasta "el ogluna" varacaklari ve evden ayrilacaklari için kiz çocuklar evde adeta birer misafir durumundadirlar. Bu itibarla onlarin bakimina dahi fazla önem verilmez. Bu yukardaki örnekleri tüm müslüman ülkeler bakimindan ayniyla çogaltmak mümkündür.
Fakat ne var ki bütün bu aci gerçeklere ragmen Seriat dininin kiz çocuguna güya deger ve önem verdigi iddia edilir. Bu iddialara basvuranlar islam öncesi dönem ile kiyaslama yolunu denerler. Araplarin "Cahilliyye"de kiz çocuguna karsi düsmanlik beslediklerini, kiz çocugun dogumunu utanç verici bildiklerini ve bu nedenle kiz çocuklari diri diri gömdüklerini söylerler ve Kur'an'dan örnek verirler ve:
"Aralarindan birine bir kizi oldugu müjdelendigi zaman içi gamla dolarak yüzü simsiyah kesilir, halktan gözlemeye çalisir, onu utana utana tutsun mu, yoksa topraga mi gömsün ?" (16 NahI 56-59)
"Beyinsizlikleri yüzünden, körü körüne çocuklarim öldürenler..." (6 En'am 140).
"Kiz çocugun hangi suçtan ötürü öldürüldügü kendisine soruldugu zaman..." (81 Tekvîr 140).
seklindeki hükümlere isaret ederler ve Muhammed'in bu kötü gelenegi degistirdigini ve kiz çocuklari erkek çocuklar gibi ayni degerde kildigini söylerler [303]. Oysa ki bu iddialar abartma oldugu kadar yalandir da; çünkü bir kere islam öncesi dönemde Araplarin kiz çocuguna karsi kötü degil, fakat iyi davrandiklari tarihî arastirmalarla sabittir. Muhammed'in Kur'an'a soktugu yukardaki hükümler, kiz çocuklarini öldürme gelenegin! önlemek için degildir. Sadece çocuk olur korkusu ile evlenmekten vazgeçenleri faziletsiz göstermek amaciyla konmustur. Söyle ki:
Cahilliyye'de Araplar, kiz çocugunu tipki erkek çocuk degerinde bilirlerdi. Her ne kadar bazi asiretlerde (örnegin Kinde'de) kiz çocuklarin, daha dogum sirasinda topraga gömüldügü görülmekle beraber yaygin olmayan ve esasen Muhammed zamaninda ortadan kalkmis bulunan bu gelenek kiz çocugunu hor görme duygusundan degil, ekonomik nedenlerden dogma idi. Yoksulluk yüzünden çocuk besleyemeyecegini düsünen bazi aileler, çocuklarini Tanri'ya adarlardi. Bu gelenek sadece kiz çocuklari bakimindan degil, bazi kabilelerde oglan çocuklar bakimindan da uygulanirdi. Ve yine bu dönemde, oglan çocugunun "saçinin altin degerinde" oldugu inanci mevcut olmakla beraber, bunun yaninda disilerin "kutsal nitelige sahip olduklari" inanci da vardi. Daha baska bir deyimle disiyi hor ve asagi degil, fakat aksine kutsal degerde bilirlerdi. Bunun böyle oldugunu, diger kaynaklar yaninda, özellikle Ibnü-l-Kelbî'nin "Kitabu Tenk'su'l-Esnam" adli yapitindan ögrenmek kolaydir [304].
Hem de öylesine kutsal bilirlerdi ki, daha önce de belirttigimiz gibi ilahlarina (örnegin "Lât", "Uzza" ve "Menat" gibi) Tanri'nin kizlari olarak taparlardi. Bunun böyle oldugunu Kur'an'dan ögrenmek mümkündür. Nitekim Nisâ Sûresinde: "Onlar (KureysIiler) Allah'i birakip disilere taparlar" (4 Nisa 117-119) diye sözü edilen "disiler" yine Kur'an'da Necm süresinde belirtilen "Lât,. Uzza ve Menat" adindaki ilahlardir (bk. 53 Necm 19-29).
Ote yandan Tanri'nin meleklerinin dahi disilerden yaratilidigina inanirlardi. Nitekim Kur'an'da "Isrâ" ve "Saffat" sürelerinde eski Araplarin, "Tanri melekleri disi yaratti, kizlari tercih etti, kendisine disilerden melekler edindi" seklinde konustuklari belirtilmistir. (17 Isra 40; ve 37 Saffat 149). Bu böyle iken ve cahilliyye Araplarinin "disiye" ve "kiz çocuguna" karsi böylesine olumlu bir tutuma sahip bulunduklari ortada iken, utanç yüzünden kiz çocugunu topraga gömmek gibi bir gelenege baglanmayacaklari asikardir. Yine ayni sekilde Kur'an'daki, "Kiz çocugu hangi suçtan ötürü öldürüldügü kendisine soruldugunda..." (81 Tekvîr 8, 9) seklindeki ayetleri Muhammed, kiz çocugunu öldürme gelenegin! yok etmek için degil fakat çocuk olur korkusu ile evlenmekten kaçinanlari tehdit ve müslüman nüfusunu çogaltmak amaciyla öngörmüstür [305].
Bundan dolayidir ki Kur'an'a koymus oldugu ayetlerle, insan varliginin dünyaya gelisinin Tanri takdirine bagli bulundugunu, ve Tanri'nin bilgisi olmadan hiç bir disi'nin gebe kalamayacagini, doguramayacagini; ve bir canlinin ömrünün kisaltilip uzatilamayacagini (Fatir Süresi 11); ve yine Tanri'nin diledigine kiz çocuklar ve diledigine erkek çocuklar bagisladigini, ve dagittigini, ve bu itibarla fakirlik korkusu ile çocuk edinmekten kaçinmanin, ya da çocuklari yok kilmanin caiz olmadigini (Isra 31) anlatmistir. Her ne kadar bazi özel haller için "azil" yapmaya (yani meniyi rahim disina akitmaya) izin vermekle beraber [305a] genel olarak korunmayi yasaklamistir. Bu dogrultuda olmak üzere hadîsler de birakmistir [305b]. Söylendigine göre kendisi de korunma yoluna gitmemistir [305c].
Iste bu verilere dayali olaraktir ki din adamlari lslam dininin çocuk düsürmeye (Kürtaj'a) cevaz vermedigi görüsünü savunurlar [305d]