(Masallar ve Hikayeler)
Giris:
Seriat 1 dedigimiz sey, bir bakima masallar ve hikayeler yiginidir. Dinciler bu masallara "Kissa" adini vermislerdir ki "Tanri'nin anlattigi hikayeler" anlamina gelir. Yusuf Suresi'nde belirtildigine göre güya bunlar "Ibret" olsun, ya da "insanlar dogru yolu bulsunlar", diye anlatilmistir (K. Yusuf, 111). Imran Suresi'nde de kissa'larin "gerçek olaylar" olduguna deginilmistir (K. Al-i Imran 62). Oysa ki aslinda bunlarin çogunu Muhammed, Yahudilerin ve Hiristiyanlarin "Kutsal" bildikleri kitap'lardan, özellikle Ahd-i Atiyk' tan (ki Tevrat'i kapsar), ve Incil'den aktarmistir. Aktarirken de bu kitaplarin, Tanri nezdindeki ana kitaptan alinma seyler oldugunu söylemistir.
Kuskusuz ki bu isi yaparken Tevrat, Zebur ve Incil gibi kitaplari iyi bilen kimselerden yararlanmistir. bunlar arasinda Selman-i Farisi, Yesar, Bahira, Vereka, Hibr, Abdullah Ibn-i Selam vs... gibi din bilgisi genis olan kimseler vardi. Öte yandan Muhammed katiplerini genellikle Yahudilikten ya da Hiristiyanliktan dönme ya da Ibranice ve Süryanice bilen kisilerden seçerdi; bu dillere vakif degil iseler, ögrenmelerini isterdi. Örnegin hicret'in 4. yilinda katiplerinden Zeyd bin Sabit'e Yahudi yazisini ögrenmesini emretmistir.
Fakat söylendigine göre en ziyade yararlandigi kimselerin basinda, hirisriyanliktan dönme Selman-i Farisi ile Yahudilikten dönme Abdullah Ibn-i Selam gelirdi. Siyer yazarlari Ibn-i Ishak, Ibn Hisam, ve Tabakat yazari Ibn-i Sa'd gibi (ya da benzeri) kaynaklarin bildirmesine göre Selman-i Farisi, Iranli bir "Mecusi" iken çok genç yasinda Hiristiyanligi kabul ederek Suriye'ye gelmis, daha sonra bedeviler tarafindan esir alinip bir yahudiye satilmis ve onun tarafindan Medine'ye getirilmistir. Kölelikten kurtulmak için Muhammed'e basvurupta onun tarafindan satin alinmasi üzerine Islam'a girmis ve azad olmustur. Hiristiyan ve Yahudi dinlerine en iyi vakif olanlardan biri olarak Muhammed'e sadece din konusunda degil fakat yönetim ve savas konularinda da yardimci olmustur. Hendek savasi diye bilinen savasta Muhammed'e hendek kazilmasi tavsiyesinde bulunarak savasin kazanilmasina sebeb oldugu söylenir.
Abdullah Ibn-i Selam'a gelince o, Tevrat'i en iyi bilen Yahudi bilginlerinden biri olup Muhammed'in Medine'ye hicret'inden sonra Islam'a girmistir. Tevrat konusunda Muhammed'e en fazla bilgi verenlerin basinda geldigi kabul edilir; o kadar ki Muhammed onu, muhtemelen bu yardimlarindan dolayi: "Cennetlik olan on kisinin onuncusu" olarak tanimlamistir (Bkz. Sahih-i..., Cilt IX, sh. 81; ve Cilt X, sh. 25 ve d.).
Kur'an'dan ögrenmekteyiz ki bir çok kimseler, Yahudi ve Hiristiyan kaynaklarini iyi bilen kimselerden bilgi aliyor diye Muhammed hakkinda:"Muhammed'e elbette bir insan ögretiyor" (K. Nahl 103) seklinde konusurlar ve hatta onun "Belletilmis bir deli" (K. Duhan 12-15) oldugunu söylerlerdi. Bazilari da Kur'an ayet'lerini "öncekilerin masallari" (K. 68 el-Kalem 15) olarak tanimlarlardi. Neccar ogullarindan biri, (ki Hiristiyanliktan Müslümanliga geçip Muhammed'e katiplik yapmistir): "Muhammed bir sey bilmez. Yalniz benim kendisine yazdigim seyleri bilir" diye konusmustur2.
Bunlar arasinda Ebu Cehl, As Ibn-i Vail, Mugiyra ogullari (örnegin Mugiyra oglu Velid), el-Ahnes Ibn-i Seriyk, Abd-i Yegus ogullari, Süreyk ogullari, vs... gibi Muhammed'e muhalefet edenler vardi. Onlarin bu sekilde konusmalari üzerine Muhammed de, Tanri'nin bu gibi kisileri azarladigini, örnegin: "Biz yakinda onun burnuna damga vuracagiz (kibirini kirip rezil edecegiz)" (K. el-Kalem 16) seklinde konustugunu söylerdi. Bununla da yetinmez fakat bir de kendisinin okumasiz oldugunu belirterek Tanri'dan "(Kur'an'i) Okuyup yazmasi olmayan... Muhammed'e uyanlara yazacagiz" (K. A'raf 156-158) seklinde ayet'ler geldigini öne sürerdi.
Her ne olursa olsun gerçek su ki Seriat'da yer alan Kissa'lar (masallar ve hikayeler), biraz ilerde belirtecegimiz gibi, çok büyük bir çogunlukla Yahudi ve Hiristiyan kaynaklardan, özellikle Tevrat'dan alinma seylerdir. Fakat Muhammed, bu kaynaklardan aktardiklarini, bir çok hallerde kendi günlük siyasetine uyduracak sekilde degisikliklere sokmustur. Ancak ne var ki bunu yaparken, "Kissa"lari (masal ve hikayeleri) bir teviye, ya da belli bir sira ve silsile esasina göre degil, fakat Kur'an'in çesitli Sure'lerine ve bu Sure'lerin çesitli ayet'lerine dagitmis olarak, ve çogu kez Hadis seklindeki hükümlere baglayarak is görmüstür. Bundan dolayidir ki Yahudi ve Hiristiyan kaynaklarindaki asillarini incelemeden, ve Islam bilginlerinin bu asillara dayali olarak ortaya vurduklari görüsleri bilmeden, seriat "Kissa"lari hakkinda fikir edinmege imkan yoktur.
Her ne kadar "Kissa"dan maksad'in "dogru yolu gösteren hikayeler" oldugu kabul edilirse de, akilci egitimden geçmemis kimseler için bu masallarin ve hikayelerin düsünme gücünü gelistirici bir niteligi yoktur; aksine insan zekasini törpüleyici sonuçlari vardir ki asagiya bunlardan bazi örnekler alinmistir.