II) Magara'ya siginmis gençlerin (ve köpeklerinin) 309 yil boyunca uykuda kaldiklarina dair Kehf Suresi'nde anlatilan "Kissa" (masal): (K. 18 Kehf 9 ve d.)

Kur'an'in Kehf Suresi'nde Tanri'ya tapmayan bir toplumun (ve hükümdarinin) zulmünden kurtulmak üzere, köpekleriyle birlikte bir magaraya siginan Hiristiyan gençlerin, Tanri tarafindan bilinen bir süre boyunca orada uyuyup kaldiklari hikaye edilir. Hikaye'nin asli Hiristiyan kaynaklarinda bulunur; Muhammed onu kendisine göre bir sekle sokmus ve Tanri tarafindan kendisine nakledilmis gibi Kur'an'a almistir.

Kur'an'da anlatilan sekliyle hikaye'nin, Hiristiyanligin baslangiç tarihlerinde, daha dogrusu Imparator Dekyanos (Decius)'un zamaninda, geçtigi anlasilmaktadir. Su bakimdan ki magarada bulunanlar, onun zamanina ait bir parayi kullandiklarini ve orada uyuya kaldiklari süre'nin 309 yil oldugunu söylemislerdir (K. 18 Kehf 25)

Kehf Suresi'ndeki "Kissa" (masal): "Yoksa sen, bizim ayet'lerimizden (sadece) Kehf ve Rakim sahiblerinin ibrete sayan olduklarini mi sandin?" (K. 18 Kehf 9) seklindeki sözlerle baslar5; güya Tanri, Muhammed'e bu sekilde hitap etmistir. Ancak ne var ki "Kissa" (masal), daha bu ilk baslangiçta bir takim karisikliklarla, anlasilmazliklarla (muglakliklarla) karsimizdadir. Çünkü ayet'de geçen "Kehf" sözcügü, dagda bulunan genisce "magara" anlaminda olmakla beraber "Rakim" sözcügünün ne anlama geldigi pek bilinmez. Bunu, "magara'nin bulundugu dag", ya da "vadi" olarak belirleyenler yaninda, magaradakilerin adlarini içeren "levha" ya da magara'ya konulan "kitabe" ya da magaradaki "köpegin adi" olarak tanimlayanlar da vardir. Bundan dolayidir ki yukardaki ayet'i: "Yoksa sen, Ey Muhammed! Magara ve Kitabe ehlini sasilacak ayetlerimizden mi zannettin?" seklinde ya da "Yoksa sen Kehf ile levha sahiplerini, Bizim hayret verici ayetlerimizden mi sandin?" seklinde çevirenler de vardir.

Ancak ne var ki anlasilmazliklar ve karisikliliklar, masal boyunca bu sekilde sürüp gider. Bunlari göz önünde tutmaga çalisarak masali söylece özetlemek mümkün:

Rablerine inanmis bir kaç genç: "Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. O'nu birakip baska bir tanriya yalvarmayiz, yoksa and olsun ki, batil söz söylemis oluruz. Su bizim milletimiz Allah'i birakip O'ndan baska tanrilar edindiler...Allah'a karsi yalan uydurandan daha zalim kimdir?" (K. 18: 13-15) diye konusurlar ve "Rabbimiz! Katindan bize rahmet ver ve isimizde basarili kil" diye yalvarirlar (K. 18: 10).

Tanri onlarin konusmasini duyar ve: "Siz onlardan ve Allah'tan baska taptiklarindan ayrildiniz, bunun için Magara'ya girin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysin ve size isinizde kolaylik göstersin" (K. 18: 16) der.

Neden Tanri bu gençleri ille de magaraya tikip orada rahmetine kavusturmak ister? Neden isi gençler için daha kolay, daha etkili bir yoldan yapmaz? bilinmez! Her ne kadar ayet'de: "Magara'ya girin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysin ve size isinizde kolaylik göstersin" diye yazili olmakla beraber, birazdan görecegimiz gibi ortada öyle kolaylik saglayan bir durum yoktur, çünkü Tanri bu gençleri orada 309 yil boyunca uykuya yatiracaktir.

Gerçekten de Tanri'nin yukardaki sözleri üzerine gençler magara'ya girerler ve Tanri onlari uzun bir uykuya yatirir. Magara'ya alinan gençlerin yaninda bir de köpek bulundugu anlasilmaktadir, çünkü Muhammed'in söylemesine göre Tanri söyle konusmustur: "Köpekleri dirseklerini esige uzatmisti. Onlari görsen için korkuyla dolar, geri dönüp kaçardin". (K. 18: 18).

Köpek nasil ve ne münasebetle girmistir magaraya? dirseklerini uzattigi esik nedir? pek bilinmez; bu konuda birbirinden farkli görüsler vardir. Bu görüsleri nakleden Beyzevi ve Celaleddin gibi ünlü Kur'an yorumcularina göre, gençlerin magaraya siginmak üzere kaçmalari sirasinda bir köpek peslerine takilmis ve fakat gençler onu kovmak isteyince Tanri köpegi su sekilde konusturmustur: "Tanri'nin sevgili kullarini severim: siz magara'da uyurken ben de sizlere bekçilik ederim". Fakat bazi görüslere göre köpek bir çoban'a ait olup onu takib etmis ve uyuyan ve uyanan'lardan olmustur. Ve iste Kur'an'da geçen "rakim" adi bu köpegin adi'dir.

Fakat her ne olursa olsun Kur'an'in söylemesine göre gençler magaraya sigindiktan sonra günes dogdugu zaman magara sag tarafa, battigi zaman ise sol tarafa meyletmeye baslar; ve içindekiler magaranin kuytu bir yerinde kalirlar, ki bu, güya Allah'in mucizelerindendir (K. 18: 17). Çünkü Tanri onlari, uykularinda iken bu sekilde, saga ve sola döndürür. Kur'an'da söyle yazili: "Magara ehli uykuda iken sen onlari uyanik sanirdin. Biz onlari saga ve sola döndürürdük... Onlari görsen için korkuyla dolar, geri dönüp kaçardin" (K. Kehf 18)

Bir aralik Tanri, uyumakta olan bu Hiristiyan gençleri, "birbirlerine sorsunlar diye" uykularindan uyandirir. Içlerinden biri "Ne kadar kaldiniz?" diye sorar digerlerine. Digerleri de:"Bir gün veya daha az bir müddet kaldik" derler ve eklerler: "Ne kadar kaldiginizi Rabbiniz daha iyi bilir". Fakat karinlari acikmis olmalidir ki, aralarindan birini kent'e gönderip yiyecek-içecek aldirmak için birbirlerine söyle derler: "Paranizla birinizi sehre gönderin, en iyi yiyeceklere baksin ve size getirsin. Orada nazik davransin, sakin sizi kimseye duyurmasin. Zira onlarin sizden haberi olacak olursa, ya taslayarak öldürürler veya dinlerine döndürürler ve bu taktirde asla kurtulamazsiniz" (K. Kehf 19).

Magaradaki gençler bu sekilde konusurlarken Kent halki da onlar hakinda çekisip durmaktadir: kimisi: "Onlarin magaralarinin önüne bir bina kurun" derken digerleri de "Onlarin magaralarinin önünde mutlaka bir mescid kuracagiz" demektedirler (K. Kehf 21)

Tanri, Kent halkini haberdar ederek magaradaki bu gençleri bulmalarini saglar: çünkü böylece onlarin, Tanri sözlerinin dogru olduguna ve kiyamet gününün gelecegine inandirmis olacaktir (K. 18: 21).

Bununla beraber halk, magarada bulunanlarin sayisi ve bunlarin kimler oldugu hakkinda birbirleriyle tartismakdadir: kimisi "Magara ehli üçtür, dördüncüleri köpekleridir" derler. Kimisi "Bestir, altincilari köpekleridir" derler. Kimisi de: "Yedidir, sekizincileri köpeklerdir" derler (K. 18: 22). Onlarin bu sekildeki tartismalari vesilesiyle Tanri Muhammed'e söyle der: "De ki: -'Onlarin sayisini en iyi bilen Rabbimdir. Onlari pek az kimse'den baskasi bilmez--' Bunun için, ey Muhammed! Onlar hakkinda bu kisaca anlatilanin disinda kimseyle tartisma ve onlar hakkinda kimse'den bir sey sorma. Her hangi bir sey için, Allah'in dilemesi disinda: -'Ben yarin onu yapacagim'- deme. Unuttugun zaman Rabbini an ve söyle de: -'Insaallah Rabbim beni dogruya daha yakin olana eristirir-'..." (K. 18: 23-24)

Muhammed'in söylemesine göre Tanri, bu sekilde konusmakla beraber halktan kisiler, yine de magarada kalma süresi hakkinda tartisarak söyle demektedirler: "-'Onlar magaralarinda üçyüz dokuz yil kaldilar-' derler. (Ey Muhammed!) de ki: -'Onlarin ne kadar kaldiklarini en iyi Allah bilir. Göklerin ve yerin gaybi O'na aittir. O ne mükemmel Gören'dir! O ne mükemmel isiten'dir. Insanlarin O'ndan baska dostu yoktur. O hiç kimseyi hükümranligina ortak kilmaz-'..." (K. 18: 25-26).

Bir yoruma göre magaradaki gençlerden biri, aralarinda kararlastirildigi sekilde, yiyecek tedariki için sehre gittiginde, alis veris yaparken taninir. Çünkü kullandigi para eski Imparatorlardan Dekyanos zamanina ait bir paradir. Kendisini o mahallin reisi olan prens'e götürürler. Prens hiristiyan dininden biridir. Huzuruna getirilen kisinin hikayesini dinleyince, adamlarini magaraya gönderir. Prensin adamlari magaradakilerle konusurlar, fakat onlarla birlikte uykuya dalip ölürler. Prens ölenlerin gömülmelerini ve gömüldükleri yere de bir mescid yapilmasini emreder.

Yukardaki "kissa"nin (masal'in) ne maksatla Kur'an'a alindigi ve ne anlam tasidigi hususunda yorumcularin görüsleri doyurucu degildir. Güya bu masal "iman" sahibi kisilerin (yani hiristiyan gençlerin), zamanin hükümdarinin zulmünden kaçmak için magaraya sigindiklarini anlatmak için alinmistir6. Kimine göre de hiristiyan gençlerin din yüzünden baskiya ugrayarak bir magaraya siginip orada 309 yil kaldiklarini ve sonra uyanip kendi halklarini imana çagirdiklarini, bunun da "Allah'in kudretinin ifadesi oldugunu" anlatmak için konmustur'7.

Her ne olursa olsun durum su ki akla ve mantiga ters düsen seyleri "Kissa" (masal) yolu ile anlatmaga çalismak, kisileri fikren gelismez kilmaktan baska ise yaramaz.