VI) Süleyman'in ölümünün cin'lerden saklanmasiyle ilgili "Kissa" (masal): (K. 34 Sebe Suresi, ayet: 12-14; Ahd-i Atiyk/ I Kirallar, Bap VI: 1, 7-9, 12-13)

Yahdudilerin Ahd-i Atiyk'inda geçen bir masal vardir ki Süleyman'in Tanri adina mabed insa ettirmesiyle ilgilidir. Güya bu insaat büyük bir sessizlik içerisinde, ve hiç kimsenin ne çekiç, ne balta, ne demir alet vs... sesi isitmedigi bir sekilde devam etmistir: çünkü bir toprak kurdu isçilere refakat etmis ve bu sessizligi saglamistir. Ahd-i Atiyk'in "I Kirallar" kitabinda söyle yazili:

"Ve vaki oldu ki, Israilogullarinin Misir diyarindan çikmalarinin 480ci yilinda, Süleyman'in Israil üzerinde saltanatinin dördüncü yilinda ... Rabbin evini yapmaga basladi... Ve ev yapilirken evin içinde ne çekiç, ne balta, ne de demir bir alet sesi isiltilmedi... Ve Süleyman'a Rabbin su sözü geldi: -Bu yaptigin eve gelince, eger benim kanunlarimda yürürsen... o zaman baban Davud'a söyledigim sözümü seninle pekistirecegim. Ve Israel ogullarinin ortasinda oturacagim ve kavmim Israel'i birakmayacagim" (Bkz. I Kirallar, Bap VI: 1, 7-9, 12-13) .

Bu satirlari açiklayan Yahudi yorumcular, söz konusu insaat sirasinda hic bir gurültü isitilmedigini ve çünkü isçilere refakat eden bir toprak kurdu'nun yardimiyle taslarin parçalanip sessizce bir yerden bir yere tasindigini belirtirler 22.

Bu yukardaki masali Muhammed, ufak tefek degisikliklerle Kur'an'a aktarmistir. Örnegin insaatin cinlere yaptirdildigini, Süleyman'in insaat sirasinda öldügünü, ölüm haberinin cinlerden gizli tutulmak istendigini ve fakat cinlerin bu haberi bir kurt'tan ögrendiklerini anlatmistir. Kur'an'daki Sebe Suresi'nde Süleyman ile ilgili olarak söyle yazili:

"Gündüz estiginde bir aylik mesafeye gidip, aksam'da bir aylik mesafeden gelen rüzgari Süleyman'in buyrugu altina verdik... Rabbinin izniyle yaninda is gören cinleri onun buyrugu altina verdik... Süleyman için, o ne dilerse, mabedler, heykeller, büyük havuzlara benzer çanaklar ve tasinmasi güç kazanlar yaparlardi... Süleyman'in ölümüne hükmettigimiz zaman, ancak deynegini yiyen kurt onun ölümünü cinlere farkettirdi. O. ölü olarak yere düsünce, ortaya çikti ki, sayet cinlere görülmeyeni bilmis olsalardi alçak düsüren bir azab içinde kalmazlardi" (K. 34 Sebe 12-14).

Kur'an yorumcularina (ve örnegin Beyzevi'ye) göre bu ayet'lerle anlatilmak istenen masal sudur: Süleyman, daha önce Davud'un baslattigi ve fakat bitiremedigi bir mabedi cinlere insa ettirmek ister. Bu mabedi Tanri'ya adamak üzere kullanacaktir. Fakat insaat sirasinda Tanri, her ne hikmetse, onun canini almaga karar verir. Ölmeden önce Süleyman Tanri'dan bir rica'da bulunur ve ölümünün cin'lerden gizli tutulmasini diler. Çünkü öldügü anlasilacak olursa cinlerin isi yarida birakacaklarini ve mabedi tamamlamadan sivisacaklarini bildirir. Tanri bu dilegi kabul eder ve tam dua eder bir vaziyette iken onun canini alir: böylece cinler isin farkina varmamis olarak insaata devam ederler. Ancak ne var ki Süleyman öldügü zaman asa'sina dayali olarak ayakta kaldigindan, bir agaç kurdu asa'yi kemirip yemis oldugu için, asa kirilinca Süleyma yere düsmüs ve o zaman öldügü anlasilmistir. Kur'an'da söyle yazili: "Süleyman'in ölümüne hükmettigimiz zaman, ancak deynegini yiyen kurt onun ölümünü cinlere farkettirdi. O, ölü olarak yere düsünce, ortaya çikti ki, sayet cinler görülmeyeni bilmis olsalardi alçak düsüren bir azab içinde kalmazlardi" (K. 34 Sebe 14)

Anlasilan o'dur ki cinler için süleyman'in emrinde is görmek "alçak düsüren bir azab" niteliginde bir seydi ve eger Süleyman'in öldügünü bilmis olsalardi bu ise devam etmeyeceklerdi.