VII) Büyüklük taslayan Karun'un Tanri tarafindan yerin dibine geçirilmesinin hikayesi (K. Kasas Suresi, 76-79; Mü'min Suresi, 24; Ankabut Suresi, 39. Tevrat/Sayilar, Bap: 16; Luka göre Incil, Bap 16:9 )

Tevrat'da Yitshar oglu Korah'la ilgili bir hikaye vardir ki ufak tefek degisikliklerle Kur'an'a Karun hikayesi olarak alinmistir. Tanri'ya ve Tanri'nin "peygamberi" Musa'ya büyüklük taslayip boyun egmekten kaçinan kisinin Tanri tarafindan helak edildigini anlatir. Tevrat'daki sekli özetle su:

Korah, Israil'in Levi ogullari kolundan bir kisidir. Tanri'nin Levi ogullarina ayricalik tanidigini, onlari kendi meskeninin hizmetinde kildigini düsünerek Musa ile Harun'un, Levi'liler üzerinde söz sahibi olmalarina karsidir. Bütün Levi cemaatinin ve cemaata mensup kimselerden her birinin Tanri indinde Musa kadar kutsal oldugu kanisindadir. Bu nedenle cemaat'tan bir takim kimseleri ve söhretli kisileri etrafina toplayarak Musa ile Harun'un karsisina çikar ve söyle der: "Niçin Rabbin cümhuru üzerinden kendinizi yükseltiyorsunuz?" (Tevrat/ Sayilar , Bap 16: 3)

Bu küstahlik karsisinda fena halde öfkelenen Musa: "Sabahlayin Rab, kendisinin olani ve kutsal olani gösterecektir ve onu kendisine yakin kilacaktir" diyerek tehditler savurur. Bu arada kendisine itaat edeceklerini sandigi diger odaklardan Datan ile Abiram'a haber gönderip gelmelerini ister. Fakat onlar Musa'nin, kendilerine yaptigi iyilikleri unutmus olarak: "Bizi çölde öldürmek için süt ve bal akan diyardan çikardin; bu küçük bir sey midir de , kendini üzerimize reis etmek istiyorsun?" diyerek kafa tutarlar. Bu sözler karsisinda Musa, daha da öfkelenmis olarak Tanri'ya der: "Onlarin takdimelerine dönüp bakma; onlardan bir esek bile almadim; onlardan hiçbirine kötülük etmedim..." (Tevrat/Sayilar, Bap 16: 12-15). Ve sonra Korah ile adamlarina ve Harun'a ve digerlerine, ertesi gün hep birlikte Rabbin önünde bulunmalarini söyler. Ve dedigi gibi olur, Korah ve mensup bulundugu bütün cemaat, Datan ve Abiram, "toplanma çadiri"nin önünde toplanirlar. Rab onlara görünür; fakat görünürken Musa ile Harun'a söyle der: "Bu cemaatten ayrilin da onlari bir arada bitireyim". Yani Musa ile Harun hariç, orada bulunanlarin hepsini yok edecegini anlatmak ister.

Ancak ne var ki Tanri'nin yok etmek istedigi bu cemaat içinde suçsuz olanlar da bulundugu için Musa, onlarin, diger suçlular gibi yok olmalarina razi degildir. Bunun haksizlik olacagini düsünür ve Tanri'ya söyle der: "Ey Allah! bütün beserin ruhlarinin Allahi! bir adam suç edince bütün cemaate karsi mi öfkelenirsin?" (Tevrat/ Sayilar, Bap 16: 20-23).

Bu sözler üzerine Tanri Musa'nin dedigi gibi yapar ve ona cemaati bu suçlulardan ayirmasini söyler. Musa öyle yapar, ve cemaati ayirir; çadirlarin önünde sadece Korah ve adamlari, Datan ile Abiram, ve karilari ile ogullari ve küçük çocuklari kalir. Aslinda karilarin ve ogullarin ve çocuklarin da suçlari yoktur ama, birbirlerinin sulbundan olduklari için Tanri onlarin da yok olmasini istemistir. Musa onlarin karsisina geçip alay edercesine: "Bütün bu isleri yapmak üzere Rabbin beni gönderdigini bununla bileceksiniz, çünkü onlari kendiligimden yapmadim" der (Tevrat/Sayilar, Bap 16: 27-30) der

Bunun üzerine Tanri, Korah ile adamlarini, tüm olarak yok eder. Tevrat'da söyle yazili: "Ve vaki oldu ki, bütün bu seyleri söylemeyi bitirince, onlarin altindaki yer yarildi, ve yer agzini açti ve onlari, ve evlerinin halkini ve Korah'in bütün adamlarini ve bütün mallarini yuttu. Onlar, ve kendilerine ait olanlarin hepsi ölüler diyarina diri diri indiler; ve yer üzerlerine kapandi, ve cumhurun arasindan yok oldular" (Tevrat/Sayilar, Bap 12:31-35)

Böylece Musa, kendisine karsi büyüklük taslayanlarin, Tanri tarafindan yok edileceklerini Israil ogullarina anlatmis olur23.

Ve iste bu tema'yi Muhammed, kendisini "peygamber" saymayanlara, ya da "munafiklik", "kibirlilik" ve "simariklik" yapanlara, özellikle Kureys'in "biligili" ve "zengin" geçinen kisilerine bir ders olsun diye islemekte yarar bulmustur. Tevrat'da yazilanlari ufak tefek degisikliklerle Kur'an'a almis, Korah adini Karun sekline sokmustur. Örnegin Kasas Suresi'nde Karun'un, Israilogullarindan, yani Müsa'nin milletinden oldugu, Tanri'nin kendisine hazinelerle sinirsiz zenginlikler verdigi, hazinelerin anahtarlarinin güçlü toplum tarafindan zorlukla tasindigi (K. Kasas 76), fakat Karun'un simariklik yapip zenginligi ve güçlülügü ile övündügü, ve: "Bu servet ancak, bende mevcut bir ilimden ötürü bana verilmistir..." (K. 28 Kasas 78) diye böbürlendigi, Tanri'ya ve onun "peygamberi" Musa'ya karsi azginligi yüzünden yok edildigi yazilidir:

"Karun, Musa'nin milletinden biriydi; ama onlara karsi azdi. Biz ona, anahtarlarini güçlü bir toplulugun zor tasidigi hazineler vermistik. Milleti ona -'Böbürlenme, Allah süphesiz börbürlenenleri sevmez. Allah'in sana verdigi seylerde, ahiret yurdunu da gözet, dünyadaki payini da unutma; yeryüzünde bozgunculuk isteme; dogrusu Allah bozgunculari sevmez-' demislerdi." (K. 28 Kasas 76-77).

Bu nedenle Tanri onu yok eder ve ederken de söyle der: "Sonunda, onu da, sarayini da yerin dibine geçirdik. Allah'a karsi ona yardim edebilecek kimsesi de yoktu; öç alabilecek kimselerden de degildi" (K. 28 Kasas 81 ve d.).

Yine tekrar edelim ki burada zikredilen Karun, Tevrat'da Korah diye geçen kimsedir ki Izhar (Yitshar)'in oglu olup ayni zamanda Musa'nin amcasidir. Yukarda özetlendigi gibi Musa'ya ve Harun'a karsi geldigi, ve dolayisiyle Tanri emirlerine karsi kafa tuttugu için adamlariyle birlikte yok edilmistir (Bkz. Tevrat/ Sayilar Kitabinin Bap 16: 1-50, 31-33, 40-50)

Bu hikayeyi Islam yazarlari pek renkli ve abartmali sekilde islemislerdir. Celaleddin ve Beyzevi gibi Kur'an yorumcularinin anlatislari söyle:

Sinirsiz sekilde zengin olan Karun, kendisine muhtesem bir saray insa ettirir ki kapilari ve pencereleri sof altindandir. Sarayina kapali olarak sefih bir yasam sürmege baslar. Bunu yaparken Musa'nin bellettigi Tanri emirlerine karsi gelir, örnegin zekat vermeyi red eder. "Küstahligini" o noktaya getirir ki bir gün Musa, zina'nin kötülükleri konusunda konusurken kendisine: "Eger zina etsem, bana ne ceza verilir?" diye alayli sekilde sorar. Musa da ona Tanri'nin takdir ettigi ceza'yi anlatir. Bunun üzerine Karun, fahise bir kadini, Musa ile cinsi münasebette bulunmus gibi konusturur ve halk'a da Musa'nin zina suçunu isledigini ilan eder. Fakat Musa, kadini dogruyu söylemek hususunda ikna eder. Bunun üzerine Tanri, Karun'u ve adamlarini bütün zenginlikleriyle birlikte yerin dibine geçirir.

Bu masal vesilesiyle Beyzevi'nin bildirmesine göre Karun, yavas yavas topraga gömülürken Musa'ya yalvarislarda bulunur, kendisini kurtarmasi için sefaat ister. Fakat her yalvarisinda Musa: "Ey toprak! Karun'u yut" diye yanit verir. Nihayet Karun topraga gömülür, gider. Bunun üzerine Tanri, asik bir çehre ile Musa'ya söyle der: "Karun senden arka arkaya dört kez sefaat diledigi halde sen ona acimadin. Oysa ki eger o benden bir kez sefaat dilenseydi, ben onu afv'ederdim"

Beyzevi'nin bununla anlatmak istedigi sey, Musa'nin acimasizligi degil fakat Tanri'nin bencilligidir. Güya Tanri bu sözleriyle, sefaatin Musa'dan degil fakat sadece kendisinden dilenilmesi gerektigini insanlara bildirmek istemistir. Zira eger sefaat insanlardan dilenilecek olursa Tanri küçültülmüs olacaktir.

Karun adini Muhammed, bir de Firavun ve onun adamlarindan (Bakanlari'ndan) biri olan Haman'la ile birlikte olmak üzere Ankebut Suresi'nde kullanmistir. Su bakimdan ki güya Tanri Musa'yi, mucizelerle ve "apaçik hüccetle" (bilgi ve unvanla) Firavun'a, Haman'a ve Karun'a göndermis ve fakat Firavun ve Haman, tipki Karun gibi, Musa'ya inanmamislar ve Israilogullarina zulmetmislerdir (K. 40 Mü'min 23-24); bu nedenle Tanri onlari 24 da yok etmistir. Ankebut Suresi'nde söyle yazili: "Karun'u, Firavun'u ve Haman'i da (helak ettik). Andolsun ki, Musa onlara apaçik deliller getirmisti de onlar yeryüzünde büyüklük tasarlamislardi. Halbuki (azabimizi asip) geçebilecek degillerdi" (K. 29 Ankebut 39). Güya Musa gelince Firavun: "Onunla (Musa ile) beraber iman edenlerin ogullarini öldürün, kadinlari sag birakin" demis ve ona bu fikri veren de Haman olmustur (K. 40 Mü'min 23-24).

Yahudi kaynaklarin bildirmesine göre Haman, zenginlik, kibirlilik ve kötülük bakimindan tipki Firavun ve tipki Karun gibidir. Fakat Muhammed, Karun hikayesi vesileyle bir de sunu anlatmak istemistir ki "rizik" ve "zenginlik" Tanri'dan gelme olup Tanri'nin "keyfi" dagitimina bagli bir seydir ve hiçkimse, kendisine verilen rizkin çoklugu ile böbürlenemeyecegi gibi azligindan da sikayet etmemelidir (K. Kasas 77,81-82). Ve esasen zenginlik ve güçlülük, Tanri'ya ve onun "peygamberine" boyun egmeyenlere hiçbir sey kazandirmaz