XV) Sihir ilmini ögrenmekte sakinca olmadigini anlatmak maksadiyle belletilen "Kissa": Seytanlarin, Süleyman'la ve "Harut ve Marut"la ilgili olarak yaptiklari ma'rifetler (K. 2 Bakara 102)

Kur'an'in Bakara Suresi'nde söyle bir ayet var: "Süleyman'in hükümranligi hakkinda onlar, seytanlarin uydurup söylediklerine tabi oldular. Halbuki Süleyman büyü yapip kafir olmadi. Lakin seytanlar kafir oldular. Çünkü insanlara sihri ve Babil'de Harut ile Marut'a indirileni ögretiyorlardi. Halbuki o iki melek herkese-'Biz ancak imtihan için gönderildik, sakin yanlis inanip da kafir olmayasiniz'- demeden hiç kimseye (sihir ilmini) ögretmezlerdi. Onlar o iki melekten, kari ile koca arasini açacak seyleri ögreniyorlardi. Oysa büyücüler, Allah'in izni olmadan hiç kimseye zarar veremezler. Onlar, kendilerine fayda vereni degil de zarar vereni ögrenirler. Sihri satin alanlarin (ona inanip para verenlerin) ahiretten nasibi olmadigini çok iyi bilmektedirler. Karsiliginda kendilerini sattiklari sey ne kötüdür!..." (K. 2 Bakara 102).

Yorumcular, Islam seriati'nin "sihir" ve "büyü" denen seylere karsi oldugunu ve fakat Tanri'ya inanmak ve kötülükte kullanmamak sartiyle sihir ilmini ogrenmekte sakinca bulunmadigini söylerler, ve bunu kanitlamak üzere yukardaki ayet'i örnek verirler42. Ancak ne var ki bu ayet'i, bu sekliyle anlamak mümkün degildir; anlayabilmek için Yahudi ve Acem kaynaklarindan gelme masallarin Muhammed elinde ne sekle girdigini ve bu ayet ile nasil belirlendigini bilmek gerekir. Ayet'in Süleyman ile ilgili kisminin anlasilmasini saglayan masal söyle:

Süleyman'in karakterini kirletmek maksadiyle seytanlar sihir ve büyü ile ilgili bir takim kitaplar yazarlar ve bu kitaplari onun tahtinin altina yerlestirirler. Onun ölümünden sonra da ülkenin ileri gelenlerine, eger Süleyman'in kudretinin ne sekilde saglandigini ögrenmek istiyorlarsa, onun tahtinin altini arastirmalari gerektigini bildirirler. Seytanlarin dedikleri gibi yapilir ve tahtin altina yerlestirilmis olan kitaplar bulunur. Bir çok kisiler bu kitaplarda yazili bulunan sihirle ilgili seyleri ögrenmekten kaçinirlar. Fakat halk bunlari ögrenerek Süleyman'in kötü karakterli bir kimse olduguna inanir. Yahudiler bu inançta olduklari için güya Tanri, Muhammed araciligi ile Süleyman'in büyü yapmadigini ve onu büyü yapmis gibi gösterenlerin seytanlar oldugunu ortaya vurmaktadir.

Ayet'in Harut ve Marut ile ilgili kismina gelince: Tanri, güya seytanlarin, Harut ile Marut'a indirilmis olan seyleri, insanlara yanlis sekilde ögrettiklerini ortaya vurmustur bu ayet'lerle. Vururken de çesitli hikaye ve masallar anlatmistir.

Islami inanisa göre Harut ile Marut gökteki meleklerden ikisidir. Güya gökteki melekler, Adem "peygamber'in" gönderilmesine ragmen insanlarin yola gelmediklerini alay konusu edinirler ve durumu Tanri'ya sikayet olarak anlatirlar. Tanri kendilerine büyük söz söylememelerini, ve çünkü eger insanlarin yerinde olsalar ayni sekilde davranmis olacaklarini hatirlatir. Tanri'nin bu söyledigini kabul etmeyen melekler, insanlari sinamak için aralarindan iki melegi yeryüzüne göndermek üzere Tanri'dan izin isterler. Tanri istenilen izni verir. Bunun üzerine melekler, kendi aralarindan Harut ile Marut'u seçerler; seçtikten sonra da onlari zina etmemeleri, insan öldürmemeleri, puta tapmamalari, içki içmemeleri, kumar oynamamalari ve benzeri kötülüklerde bulunmamalari için uyarirlar. Harut ve Marut, bu tür kötülüklerde bulunmamak üzere söz verirler. Ancak ne var ki karsilarina çikan çok güzel bir kadina vurulurlar. Bu kadin, muhtemelen Tanri tarafindan iki melegi sinamak üzere gönderilmistir. Nitekim kadin, kocasi ile olan anlasmazligi anlatirken Harut ile Marut onu elde etmek için binbir kurnazliga basvururlar.

Bir rivayete göre kadin, Harut ile Marut'un bu sekildeki davranislari üzerine gökyüzüne uçup kaçar. Arkasindan Harut ile Marut da gökyüzüne çikmak isterlerse de kabul olunmazlar. Fakat mü'min bir kisinin yardimi sayesinde bu iki melek, cezalarini bu yeryüzünde çekmek üzere Babil'e yerlesirler; Kiyamet gününe kadar da orada kalacaklardir. Sihir ilmini ögrenmek isteyen her kes onlara gidip seslerini isitebilirler fakat kendilerini görmezler.

Bir baska rivayete göre ise güzel kadin, Harut ile Marut'dan, gökyüzüne çikip inmek için kullanilan sihirli sözcügü ögrenir ve bu sayede gökyüzüne çikinca Tanri ona bu sözcügü unutturup onu bir yildiz haline getirir. Harut ile Marut ise Babil'de kalirlar, ve çevredekilere sihir ilmini ogretirler43.

Bütün bu masallar, Yahudi , Acem ya da Misir kaynakli seylerdir ki Süyuti ya da Yahya gibi ünlü Islam yorumculari için Bakara Suresi'nin 102ci ayeti'nin açiklanmasi hususunda malzeme isini görmüstür. Örnegin yukarda söz konusu edilen güzel kadin'in, gökyüzüne çikip-inmek konusunda Harut ve Marut'dan gizli parolayi ögrenmesi, söylendigine göre, Yahudilerin Midras'inda yazilidir. Acem'lerde geçerli olan bu masal'in kahramanlarindan biri Harut olup, Farsça'da "sihirbaz" anlaminda kullanilir. Efsanevi Misir tarihine göre Harut ve Marut, Misir hukümdari Aryak zamaninda yasamis oldugu söylenen kimselerdir 44.