Tevrat'in bildirmesine göre Yusuf Yahudilere gönderildigi söylenen peygamberlerden biridir. Ibranca adi Yosaf'dir. Yusuf adi, Yosaf'in arapçalasmis seklidir. Yusuf, Yahudi dininden olmasina ragmen Muhammed onu, tipki diger bütün yahudi "peygamberleri" gibi, müslüman olarak tanitmistir; nitekim Kur'an'da Yusuf'un: "Ey Rabbim!...Beni müslüman olarak öldür ve beni salihler arasina kat" (K. 12 Yusuf 101) diye konustugu yazilidir.
Yusuf'un babasi Yakub'dur, ki Ibrahim'in torunu ve Ishak'in ogludur. Yakub, Ahd-i Atiyk'a göre güya adi Tanri tarafindan daha sonra Israil olarak degistirilmis ve böylece Israilogullarinin olusumunu saglamistir. Tevrat'da sekliyle hikaye'nin özeti söyle:
Yakub, ihtiyarliginin oglu oldugu için Yusuf'u, diger kardeslerinden daha çok sevmekte ve sevdigini de hissettirmektedir. Bu yüzden kardesleri Yusu'fu kiskanirlar, ondan nefret ederler. Yusuf bir gün kardeslerine, görmüs oldugu bir rü'ya'yi anlatir. Kardesleri bu rü'ya'yi, onun kendi üzerlerinde egemenlik kurmak istedigi dogrultusunda yorumlarlar ve ondan daha da fazla nefret etmege baslarlar. Yusuf onlara, buna benzer diger rü'ya'larini anlatinca kardeslerin nefreti daha da artar ve bu nedenle Yusuf'u yok etmek için düzen kurarlar. Bir gün sürü sürerlerken yanlarina yaklasan Yusuf'un entarisini çekip çikarirlar ve kendisini bos bir kuyuya atarlar. O sirada civardan Midyani tacirlerinin geçtigini görünce Yusuf'u kuyudan çikarip yirmi gümüs karsiliginda onlara satarlar. Entarisini de kestikleri bir hayvanin kanina batirirlar, sonra da babalarina götürüp Yusuf'un bir canavar tarafindan yendigini söylerler.
Midyaniler Yusuf'u Misir'da Firavun'un önemli bir memuru olan Potifar' a satarlar. Potifar, köle olarak satin aldigi Yusuf'tan çok memnun kalir ve kendisine ait her seyi onun eline verir. Tanri hep Yusuf'la beraberdir; bu nedenle Yusuf efendisine bereket yagdirir.
Yusuf yakisikli bir delikanli oldugu için efendisinin karisi ona göz koyar ve bir gün kendisine: "Gel benimle yat" der. Fakat Yusuf bunun efendisine karsi ihanet olacagini söyliyerek kadini red eder. Kadin bir gün evde kimse olmadigi sirada Yusuf'a: "Benimle beraber yat" der ve esvabindan tutup çekmek ister, fakat Yusuf razi olmaz ve kaçar; ancak ne var ki esvabi kadinin elinde kalmistir. Kocasi eve geldiginde kadin ona Yusuf'un kendisine tecavüz etmek istedigini, kendisinin buna razi olmadigini, kurtulmak için yüksek sesle bagirdigini, bu haykiris nedeniyle Yusuf'un kaçtigini söyler. Kocasi öfkelenir ve Yusuf'u Firavun'un mahpuslarinin bulundugu zindana attirir. Bununla beraber Tanri Yusuf'la her zaman ve her yerde beraber oldugu için zindan müdürünün gözünde ona lutuf verir.
Bu arada Firavun'un iki memuru ona karsi suç islerler ve Firavun onlari Yusuf'un bulundugu zindana attirir. Bu kisiler bir gece rü'ya görürler; gördükleri rü'ya'yi Yusuf tabir eder ve bunlardan birinin serbest birakilacagini, digerinin ise asilacagini söyler. Tabiri dogru çikar: memurlardan biri zindandan kurtulur, digeri ise asilir.
Iki yil sonra Firavun bir rü'ya görür ve tabir edilmesini ister. Misir'in bütün sihirbazlarina haber gönderilir, fakat ru'ya'yi tabir edebilecek bulunmaz. Zindan'dan kurtulup eski görevine dönen memur Firavun'a Yusuf'u tavsiye eder. Firavun, Yusuf'u getirtir ve ona rü'ya'sini anlatir. Yusuf rü'ya'yi tabir eder ve Firavun bundan çok hosnud kalir. Yusuf'u ülkenin en büyük yöneticisi yapar ve parmagindaki mührü çikarip Yusuf'un parmagina takar. Yusuf, akillica bir siyaset izleyerek Misir diyarini kitliktan kurtarip bolluk ve berekete kavusturur.
Daha sonra Yusuf, babasini aile efradi ile birlikte Misir'a getirtir ve onlari rahata kavusturur. Kardeslerinin kendisine karsi yapmis olduklari kötülügü de afv eder ve söyle der: "Siz bana karsi kötülük düsündünüz; fakat Allah onu, bugün oldugu gibi, yapsin diye, çok kavm yasatmak için iyilik olarak düsündü. Simdi korkmayin; ben sizi ve çocuklarinizi besleyecegim" (Tevrat, Tekvin, Bap: 37-50).
Daha baska bir deyimle Yakub'un ogullarini, kardesleri Yusuf'a karsi kötülük yaptirtan Tanri'dir, çünkü güya Tanri bu kötülügü iyi sonuç versin diye düsünmüstür. Nitekim Yusuf'un kardesleri tarafinda kuyuya atilmasi sonra çikarilip Misir'a gitmekte olan Medyanli tacirlere satilmasi, onlarin da Yusuf'u Misir'da Firavun'un yardimcisina satmalari, Yusuf'u satin alan adamin karisinin Yusuf'a asik olmasi ve sonunda ona iftirada bulunmasi, bu nedenle Yusuf'un zindan'a atilmasi, orada rü'ya tabir etmesi, söhretinin Firavun'a erismesi ve bu yüzden Firavun'un rü'yasini tabir etmesi, sonra Firavun tarafindan Misir yönetiminde yetkili kilinmasi ve sonuçta Misir'i bolluga kavusturmasi ve nihayet ailesine yardimci olmasi hep Tanri'nin düsündügü ve öngördügü seyler olarak anlatilmistir.
Tevrat'daki bu masali Muhammed, kadin sinifinin fitne ve kötülük kaynagi oldugunu kanitlamak için oldugu kadar Yusuf'un müslüman imanina sahib olmasi sayesinde Tanri'nin inayetine mazhar kilindigini anlatmak, maksadiyle Kur'an'a almistir: 111 ayet'ten olusan "Yusuf Suresi" 'nin 99 ayet'i bu masala ayrilmistir.
Yusuf masali, Tanri'nin insanlari tek millet yapmak yerine ihtilafa düsmeleri için farkli milletler halinde yarattigini ve cehennemi onlarla dolduracagina dair aldigi karari dile getiren Hud suresi'nin son ayetlerinden hemen sonra baslar. Hud suresi'nin 118 ve 119cu ayet'leri söyle: "Rabbin dileseydi bütün insanlari bir tek millet yapardi. (Fakat) onlar ihtilafa düsmeye devam edecekler... Zaten Rabbin onlari bunun için (yani ihtilafa düsmeleri için) yaratti. Rabbin: -'Andolsun ki cehennemi tümüyle insanlar ve cinlerle dolduraracagim'- sözü yerini buldu". (K. 11 Hud 118-119)
Görülüyor ki, Muhammed'in söylemesine göre Tanri bütün insanlari bir tek millet yapabilir iken yapmamistir, çünkü istemistir ki onlar ihtilafa düssünler de cehennemlik olsunlar. Hem de bunu öylesine istemistir ki, cehennemi insanlarla dolduracagina dair yeminler etmistir. Ve iste Hud Suresi'nin bu ayet'lerinden az sonra Yusuf Suresi'ne geçilerek Yusuf masali anlatilir. Masal söyle:
Bir gün Yusuf, babasi Yakub'a rü'yasini anlatir: onbir yildiz ile günesin kendisine secde eder olduklarini gördügünü söyler (K. 12 Yusuf 4). Babasi ona: "Rü'yani kardeslerine anlatma; sonra sana tuzak kurarlar. Çünkü seytan insana apaçik bir düsmandir" der ve Tanri'nin kendisine nimetler yagdiracagini bildirir (K. 12 Yusuf 5-6).
Yusuf'un kardesleri, babalarinin Yusuf'a ve diger bir kardese (Bünyamin'e) çok düskün oldugunu gördükleri için onu yoketmek üzere bir kuyuya atmak hususunda anlasirlar . Fakat Tanri onlarin bu planini Yusuf'a vahy'eder (K. 12 Yusuf 15), çünkü Yusuf'u peygamber olarak seçmistir 45.
Yusuf'u kuyuya attiktan sonra babalarinin yanina gelirler ve Yusuf'un bir kurt tarafindan yenildigini söylerler ve kanli bir gömlek gösterirler. Babalari inanmaz ve Tanri'ya sigindigini bildirir (K. 12: 17-18). Bu arada oralardan geçen bir kervanin suculari, Yusuf'u kuyu'dan çikarip Misir'a götürürler ve orada bir adama satarlar (K. 12: 19-21). Yusuf erginlik çagina gelince Tanri ona "hüküm ve ilim" verir (K. 12: 22).
Yusuf'u satin alan adamin karisi Yusuf'a göz koyar ve ona sevisme teklifinde bulunur (K. 12: 23). Aslinda Yusuf da kadina karsi meyilli ve onunla sevisme hevesindedir. Hem de öylesine ki, Beyzavi, Zemahseri, Süyuti vs gibi yorumcularin belirtmelerine göre, Yusuf kadinin güzelligine vurulur ve onun kucaklarina oturup soyunmaya baslar. Fakat tam o sirada Yusuf, kendisini ikaz eden bir ses duyar. Bununla beraber sese aldirmaz ve soyunmasina devam eder. Ayni ses üç kez arka arkaya ona bu isten vazgeçmesini bildirir. Yusuf yine dinlemez; fakat nihayet Cibril görünür ve ona Tanri'nin "isaret ve ikazini" bildirir.
Daha baska bir deyimle Yusuf, eger Tanri'nin "isaret ve ikazini" görmemis olsa kadinla yatmaktan geri kalmayacaktir. Kur'an'da söyle yazili: "Andolsun ki, kadin ona meyletti. Eger Rabbinin isaret ve ikazini görmeseydi o da kadina meyletmisti. Iste böylece biz, kötülük ve fuhsu ondan uzaklastirmak için (delilimizi) gösterdik..." (K. 12 Yusuf 24)
Görülüyor ki Tanri, Yusuf'u kötülük yapmaktan kurtarmistir. Neden onu kurtarmistir da ayni seyi kadina yapip onun da kötülükten uzak durmasina olanak yaratmamistir? Bilinmez. Anlatilanlardan cikan sonuç su ki Tanri, her vesile ile oldugu gibi burada da keyfiligini ortaya vurmak istemistir.
Kadin'in teklifi ve bu teklifin Yusuf tarafindan kabul edilmemesi üzerine ikisi de kapiya kosarlar. Kadin onun gömlegini arkadan yirtar. Tam o sirada kapinin önünde kadinin kocasi belirir. Kadin kocasina: "Senin ailene kötülük etmek isteyenin cezasi, zindana atilmaktan veya elem verici bir iskenceden baska ne olabilir?" der (K. 12: Yusuf 25).
Yusuf, suçun kadina ait oldugunu söyler. Fakat kadinin akrabalarindan biri: "Eger gömlegi önden yirtilmissa, kadin yalan söylemistir...Eger gömlegi arkadan yirtilmissa kadin yalan söylemistir..." der(K. 12 Yusuf 26-27)
Kadinin kocasi, gömlegin önden degil fakat arkadan yirtilmis oldugunu görünce, karisini yalancilikla suçlar ve ona söyle der: "Süphesiz... bu sizin tuzaginizdir. Siz (kadinlar) tuzaginiz gerçekten büyüktür" (Inne keydekunne azim) (K. 12 Yusuf 28).
Sonra Yusuf'a dönerek: "Ey Yusuf! Sen bundan (olanlari söylemekten) vazgeç! (Ey kadin)! Sen de günahinin affini dile! Çünkü günahkarlardan oldun" (K. 12: 29) der.
Olay sehirde, özellikle kadinlar arasinda dedidoku konusu olur. Kendi aralarinda: "Azizin karisi, delikanlisinin nefsinden murad olmak istiyormus: Yusuf'un sevdasi onun kalbine islemis! Biz onu gerçekten açik bir sapiklik içinde görüyoruz" (K. 12: 30) derler.
Bunun üzerine kadin, bir ziyafet tertib ederek, bu ziyafete dedikoducu kadinlari çagirir. Herbirine meyveler ikram ederek soyup yemeleri için birer biçak verir. Yusuf'a da: "Çik (kadinlarin karsisina)" diye emreder. Kadinlar Yusuf'u görünce hepsi de ona hayran kalirlar ve saskinliktan ellerini keserler. Onlarin bu halini göre kadin:"Iste hakkinda beni kinadiginiz sahis budur. Ben onun nefsinden murad almak istedim. Fakat o, (bundan) siddetle sakindi. Andolsun , eger o kendisine emredecegimi yapmazsa mutlaka zindana atilacak ve elbette zelillerden olacaktir!" (K. 12: 32)
Bunun üzerine Yusuf Tanri'dan kadinlarin hilelerini kendisinden çevirmesini, aksi taktirde onlara meyledip cahillerden olacagini söyler. Söyle der: "Bana zindan, bunlarin benden istediklerinden daha iyidir! Eger onlarin hilelerini benden çevirmezsen, onlara meyleder ve cahillerden olurum" (K. 2 Yusuf 33).
Tanri güya onun duasini kabul edip kadinlarin hilelerini ondan uzaklastirir. Her ne hikmetse Yusuf'un zindana atilmasina engel olmaz. Nitekim halkin dedikodusunu kesmek için kadin'in kocasi, suçsuz oldugunu bildigi Yusuf'u zindana attirir (K. 12 Yusuf 34-35).
Yusuf'la birlikte zindana iki delikanli daha atilmistir. Yusuf onlarin rü'ya'larini tabir ederken ayni zamanda onlari "tevhid dinine" (imana) çagirir, Tanri'nin yüceligini ve kendisine her daim yardimci oldugunu anlatir (K. 12 Yusuf 37-41).
Bu iki gençden birinin rü'yasini tabir ederken, ona zindandan kurtulacagini söyler ve söyle der: "Beni efendinin yaninda an (Umulur ki beni çikarir)..." (K. 2: 42). Delikanli Yusuf'a söz verir fakat seytan ona sözünü unutturur ve bu nedenle o da efendisine Yusuf hakkinda bir sey söyleyemez olur (K. 12: 42). Bu yüzden Yusuf zindandan kurtulamaz.
Söylemeye gerek yoktur ki Tanri'yi kendisine tek yardimci olarak gören Yusuf'un, zindandaki genc'e "Beni efendinin yaninda an (Umulur ki beni çikarir)..." diyerek, Tanri'dan baskasindan yardim beklemesi sasirticidir. Beyzavi gibi bazi yorumcularin söylemesine göre Tanri, sirf bu yüzden, Yusuf'un bes yillik hapis cezasini yedi yil daha arttirir. Böylece zavalli Yusuf'un hapislik süresi 12 yil olur ve Tanri'nin sevgili peygamberi on iki yil boyunca hapiste yatar.
Bu arada Kiral bir rü'ya görür ve rü'ya'sinin tabir edilmesini ister. Fakat kimse tabir edemez. Zindandan kurtulmus olan delikanlinin aklina Yusuf gelir ve Kiral'a giderek: "Ben size onun yorumunu haber veririm; beni hemen (zindana) gönderin" der (K. 12: 46). Kendisini zindana götürdüklerinde Yusuf'a Kiral'in rü'yasini anlatir, Yusuf da ona rü'ya'yi tabir eder (K. 12: 47-49).
Kiral tabir'den çok hosnud olur ve Yusuf'u görmek ister. Yusuf kadinlarin vaktiyle ellerini kesmis olduklarini hatirlatir ve bunun nedeninin ortaya vurulmasini ister. Kiral kadinlara:"Yusufun olmak istediginiz zaman durumunuz neydi?" diye sorar. Kadinlar: "Hasa! Onun bir fenaligini görmedik" derler. Yusuf'a iftira etmis olan kadin: "Simdi gerçek ortaya çikti; onun olmak isteyen bendim; dogrusu Yusuf dogrulardandir" diyerek itirafta bulunur (K. 12 Yusuf 50-51).
Neden Tanri 12 yil boyunca kadin'in yalanlarini ortaya vurup Yusuf'a yapilan haksizligi gidermemistir? Neden dolayi Yusuf'u hapisten kurtarmamistir? bilinmez.
Fakat buna ragmen Yusuf, kadinin itirafi üzerine, hainlerin tuzaklarinin Allah tarafindan basariya erdirilmedigini söyler ve: "Ben nefsimi temize çikarmam; çünkü nefs, Rabbinin merhameti olmadikça, kötülügü emreder. Dogrusu Rabbin Bagislayandir, merhamet edendir" (K. 12: 52-53) diye ekler.
Söylemeye gerek yoktur ki bu sözleriyle Yusuf, kisiyi, özgür irade yolu ile nefsine egemen olamayan zavalli bir yaratik durumuna indirmistir.
Beyzavi gibi yorumcularin söylemesine göre Yusuf'un "Ben nefsimi temize çikarmam" demesi üzerine Cibril görünür ve: "Evet ama sen o kadinla yatmaga hazirlanmiyor muydun?" diye sorar. O da günah islemeye olan meylini itiraf eder.
Kiral, Yusuf'u huzuruna getirtir ve "Bugün sen yanimizda yüksek makam sahibi ve güvenilir birisin" der (K. 12 Yusuf 53). Yusuf Kiral'dan bir istekde bulunur ve: "Beni (Misir'in) hazinelerine tayin et! Çünkü ben (onlari) çok iyi koruyan ve (tasarrufunu) pek iyi bilenim" (K. 12: 54) der. Tanri Kiral'i, bu istegi kabul etmek hususunda zorlar ve böylece Yusuf Misir'in yönetimini üstlenmis olur.
Yorumcularin naklettikleri rivayete göre Kiral, Yusuf'u, ölen Bakani'nin karisi Züleyha (Zeliha) ile evlendirir.
Hikayenin geri kalan kismi Yusuf'un Misir ülkesini bolluga ve berekete kavusturmasi, basta anasi, babasi ve kardesleri olmak üzere tüm ailesini yanina getirtip onlari ihya etmesi gibi olaylari kapsar (K. 12 Yusuf 55-100)
Bu mutluluk içerisinde Yusuf Tanri'ya sükürler eder ve kendisini "müslüman" olarak öldürmesi için yalvarir. Söyle der: "Ey Rabbim! Mülkten bana (nasibimi) verdin ve bana (rüyada görülen) olaylarin yorumunu da ögrettin... Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve salihler arasina kat" (K. Yusuf 101).
Tanri, güya bu hikayeyi Muhammed'e anlattiktan sonra, söyle der: "Sen ne kadar üstüne düssen de insanlarin çogu iman edecek degillerdir. Halbuki sen bunun için (peygamberlik görevini ifa için) onlardan bir ücret istemiyorsun..." (K. Yusuf 103)
Evet ama eger iman sahibi olmak, ancak Tanri'nin keyfine göre ayarlanabiliyor ise, bu takdirde yer yüzüne peygamberler göndermenin alemi nedir?
Öte yandan bir de su var: kötülüge egilimli olan Yusuf'u, her türlü kötülükten uzak tutarken, onunla is görenleri kötülükle basbasa birakan bir Tanri'nin, bu tür "Kissa"larla insanlara yararli bir seyler saglamasi mümkün müdür?