XXIV) "Ifk olayi" diye bilinen "Gerdanlik hikayesi" (K. Nur 11, 12, 13, 21, 26, 25; Nisa 15, 16; Ahzab 60, 61)

Islam tarihinde "Ifk olayi" diye bilinen bir olay vardir ki Muhammed'in kiskançliklarinin tipik örneklerinden birinin hikayesini olusturur.

Her seyden önce sunu belirtelim ki, Muhammed'in söylemesine göre "kiskançlik" denen sey basli basina bir fazilettir ve bu fazilet, basta Tanri olmak üzere Tanri'nin yeryüzündeki temsilcilerinin ve kullarinin niteliklerini olusturur. Bundan dolayidir ki Muhammed: "Muhakkak ki ben kiskancim; kiskanç olmayan kimsenin kalbi tersdir" 58 derdi. Kiskanç olmayanlari Tanri'nin sevmedigini anlatmak için: "Allahu Teala kiskanir; mü'min de kiskanir" der ve:"Bazi kiskançliklari Allahu Teala sever; bazilarini da sevmez. Sevdigi kiskançlik bir süphe sonucu olan kiskançliktir" diye eklerdi59.

Ve iste Ifk olayi, "süphe sonucu olan kiskançlik"la ilgili bir hikayedir ki Islam kaynaklarina dayali olarak özeti söyledir:

Hicret'in 6.ci yilinda Muhammed, "Beni Mustalik" gazasina çikarken, adeti vechile, karilarindan birini yaninda götürmek üzere, kur'a çeker. Kur'a Ayse'ye isabet eder. Ayse deve'nin sirtinda bir koçunun içine bindirilir ve ordu ile birlikte yola koyulur.

Müstalik'lere karsi girisilen savas müslümanlarin galebesiyle sona erer. Savas sonucunda bol miktarda ganimet ve esir ele geçirilir; ganimet ve esirler paylasildiktan sonra Medine'ye dönmek üzere yola çikilir. Yolda konaklamak gerekir. Konaklama sirasinda Ayse, abdestini yapmak (def-i hacet'de bulunmak) üzere bir yere çekilir. Isini bitiripte döndügünde, boynundaki gerdanligi kaybettigini farkeder. Aramak üzere geriye döner. Fakat bu arada Muhammed, yola devam emri vermistir. Ayse'nin devesini sürenler, onu koçunun içinde sanarak kervaninin pesine takilmislardir; Ayse'nin yoklugunu farketmemislerdir. Oysa Ayse gerdanligini aramakla mesguldur. Büyük bir sans eseri gerdanligini bulur, fakat geriye döndügünde kervanin gitmis oldugunu görür. Tam bu sirada, kervanin gerisindeki kalintilari toplamakla görevli, Safvan bin Mu'attal adinda gençten bir delikanli çika gelir. Ayse'yi tek basina bulunca devesine bindirir ve Medine yolunu tutar. Kervana ulasipta Medine'ye vardiklarinda, halk arasinda dedikodular baslar: Ayse'nin genç ve yakisikli Safvan ile sevistigi söylentileri agizdan agiza dolasir. Haber Muhammed'in kulagina gelir; söylentiler arttikça kiskançligi kabarir, huzursuz olmaya baslar. O zamana gelinceye kadar her vesile ile Cebrail'den, gizli seyleri haber aldigini söyledigi halde, her ne hikmetse bu kez susar60. Çünkü Cebrail'den gerçegin ne oldugunu ögrenemeyecegini bilir. Bu nedenle Ayse'yi karsisina alip söyletmek ister. Ayse suçsuz oldugunu bildirir. Fakat Muhammed inanmaz ve söyletmek hususunda israr eder. Ayse suçsuz oldugunu tekrarlamakta direnir, üzüntüsünden hastalanip yataga düser. Muhammed aldirmaz ve kadincagiza küser, yanina yanasmaz. Hiç alisik olmadigi bu muamele üzerine Ayse, babasinin evine dönmek ister ve Muhammed'den izin ister; izni aldiktan sonra esyalarini toplayip babasi Ebu Bekir'in evine tasinir.

Aradan az bir zaman geçince Muhammed, Ayse'siz olamayacagini anlar ve kalkar Ebu Bekir'in evine gider. Son bir def'a Ayse'yi konusturmak umudu ile: "Ey Ayse eger bir günah isledi isen Tanri'ya tevbe et, Tanri seni afv edecektir" seklinde konusur. Bu konusmalar cereyan ederken Ayse'nin babasi ve anasi da oradadir; konusulanlari duyduklari halde hiçbir seye karismazlar. Ayse suçsuz oldugunu tekrarlar ve Muhammed'e Tanri'ya basvurmasini ve çünkü Tanri'nin her gerçegi bildigini ve iftiracilarin sözlerini yalanlayacagini söyler. Bununla beraber tevbe etmeyecegini bildirir ve söyle der: "Tanri adina and içerek tevbe etmeyecegimi teyid eylerim. Çünkü çikan dedikodulari red edecek olursam, bu takdirde ne sen ve ne de baskalari bana inanmayacaksinizdir" 61.

Ayse'yi hiçbir sekilde söyletemeyecegini anlayan Muhammed, bu isi ancak "Tanri'dan vahy geldi" diyerek halledebilecegini düsünür. Etrafindakilere: "Üstüme bir yorgan örtün ve basimin altina da deriden bir yastik koyun" diye emreder. Emrettigi gibi yapilir. Yorganin altinda vahyin gelmesini bekleyen Muhammed az geçmeden terlemeye baslar; biraz sonra Ayse'ye dönerek: "Ey Ayse (sevin, çünkü) Tanri seni tebrie ederek (temize çikararak) ayet indirdi" der. Güya Tanri, bu ayet'lerle Ayse'nin iftiraya ugradigini bildirmekte, iftiracilara cezalar verilmesini emretmekte ve iftirayi isitip de susanlara çatmaktadir. Ayet'lerden biri söyle: "(Muhammed'in esine) bu agir iftirayi uyduranlar süphesiz o yalani uyduran, içinizden bir guruptur... Onlardan her bir kisiye, günah olarak ne islemisse (onun karsiligi ceza) vardir. Onlardan (elebasilik yapip) bu günahin büyüklügünü yüklenen kimse için de çok büyük bir azab vardir" (K. 24 Nur 11)

Yani Muhammed'in söylemesine göre Tanri, Ayse'nin iftiraya ugradigini, oysa ki suçsuz oldugunu anlatmakta ve ona iftira edenlere çatmaktadir.

Bunu isiten Ayse, hem sevinir ve hem de gururlanir; sevinir, çünkü suçsuz oldugu ortaya çikmistir; gururlanir, çünkü suçsuz olduguna, Tanri sahidlik etmistir. Oysa ki bunu hiç tahmin etmemistir ve etmedigini de kendi agziyle söyle belirtir: "... ben kendimi, hakkimda ayet inmeden küçük ve hakir sayiyordum; Yüce ve aziz olan Tanri'nin, (benimle ilgili olarak) mescit'de ve namazlarda okunacak ayet indirmesini hiçte düsünmüyordum..." 62.

Ayse'nin suçsuzlugunu bu sekilde ilan ettikten sonra, simdi sira Ayse'ye iftira atanlari cezalandirmaga gelmistir. Muhammed'in söylemesine göre, iftira edenlerin basinda, "munafiklarin" önde gelenlerinden Abdullah b. Ubeyy vardir. Aslinda bu kisiyi Muhammed, bir çok nedenlerle kendisine düsman bilmistir. Ifk olayi vesilesiyle onu töhmet altinda tutmak istemesi pek dogaldir. Bundan dolayidir ki yukardaki ayet'e: "Onlardan (elebasilik yapip) bu günahin buyüklügünü yüklenen kimse için de çok büyük bir azab vardir" seklindeki sözleri ekler.

Fakat genel olarak iftiracilari cezalandirmak ve iftira karsisinda susanlari azarlamak maksadiyle halki camie toplar ve Tanri'nin onlar hakkinda gönderdigini söyledigi ayet'leri okur. Tanri güya iftiracilari yalancilikla suçlamakta ve söyle demektedir: "(Iftiracilarin) bu konuda dört sahit getirmeleri gerekmez miydi? Madem ki sahit getiremediler, öyle ise onlar Allah nezdinde yalancilarin ta kendisidirler" (K. 24 Nur 13; Bu konuda ayrica bkz. Nisa 15, 16) ) 63

Söylemeye gerek yoktur ki bu ayet'i Kur'an'a koymakla Muhammed, Ayse'nin suçlulugunun hiçbir sekilde ispatlanamayacagini garantiye baglamistir. Çünkü zina'nin dört sahid'le ispati hemen hemen mümkün olmayan bir seydir.

Iftiracilari bu sekilde cezalanmaga terkettikten sonra simdi de iftirayi isitip de susanlari azarlamak üzere su ayet'leri okur:

"Bu iftirayi isittiginizde erkek ve kadin müminlerin, kendi vicdanlari ile hüsnüzanda bulunup da :-'Bu apaçik bir iftiradir-' demeleri gerekmez miydi?" (K. Nur 12)

"Onu duydugunuzda: -'Bunu konusup yaymamiz bize yakismaz. Hasa! Bu, çok büyük bir iftiradir'- demeli degil miydiniz?" (K. Nur 16)

"(Oysa ki) siz bu iftirayi, dilden dile birbirinize aktariyor, hakkinda bilgi sahibi olmadiginiz seyi agizlarinizda geveleyip duruyordunuz. Bunun önemsiz oldugunu saniyordunuz. Halbuki bu Allah katinda çok büyük (bir suç)tur" (K. Nur 15)

"Namuslu, kötülüklerden habersiz mümin kadinlara zina isnadinda bulunanlar, dünya ve ahirette lanetlenmislerdir..." (K. Nur 23)

Bunlari söyledikten sonra, bir de onlara, Tanri'nin lütfu sayesinde cezadan kurtulduklarini anlatmak üzere, su ayet'leri okur:

"Eger dünyada ve ahirette Allah'in lütuf ve merhameti üstünüzde olmasaydi, içine daldiginiz bu iftiradan dolayi size mutlaka bir azab isabet ederdi" (K. 14)

"Ya sizin üstünüze Allah'in lütuf ve merhameti olmasaydi, Allah çok sefkatli olmasaydi (haliniz nice olurdu?)" (K. Nur 20)

Ve bir daha buna benzer iftiralara kalkismamalari için de sunu ekler:

"Inananlar arasinda çirkin seylerin yayilmasini arzulayan kimseler için dünya'da ve ahirette de çetin bir ceza vardir. Allah bilir, siz bilmezsiniz" (K. Nur 19)

"Eger inanmis insanlarsaniz, Allah, bir daha buna benzer tutumu tekrarlamaktan sizi sakindirip uyarir" (K. Nur 17)

Iftira çikaranlarin seytan'a uymus olacaklarini anlatmak için ayrica ayet'ler koyar (K. Nur 21)

Böylece "gerdanlik hikayesi", Muhammed için, hem Ayse'yi temize çikarmak, hem aleyhte konusanlari susturmak ve hem de halki kendi düsmanlarina (munafiklara) karsi kindar kilmak bakimindan yararli sonuçlar saglamistir.