Kur'an'in Bakara Suresi'nde, kadinlarla cinsi münasebette bulunmanin seklini belirleyen söyle bir ayet var: "Kadinlariniz sizin için bir tarladir. Tarlaniza nasil dilerseniz öyle girin. Kendiniz için önceden (uygun davranislarla) hazirlik yapin... " (K. Bakara 223)
Bu ayet'in anlatmak istedigi sey sudur ki kadinlarla her ne sekilde olursa olsun cinsi temasta bulunulabilir yeter ki bu temas arka organdan olmasin. Daha baska bir deyimle kadin bir tarlaya benzetilmekte ve erkegin bu tarlaya diledigi gibi girip "ekebilecegi" fakat ekerken bu isi arka organdan degil sadece rahim'den yapmasi gerektigi anlatilmaktadir. Dogal olarak kadinin ekim alani "rahimi" oldugu için, yukardaki ayet'e göre, cinsi münasebetin sadece bu yoldan yapilmasi öngörülmüstür. Bununla beraber kadinin arkasina geçmis olarak dahi cinsi münasebetin yapilmasinda sakinca yoktur, fakat duhul isinin arka organdan degil ön organdan (rahim'den) olmasi sarttir. Bunun böyle olmasi gerektigini anlatmak üzere Muhammed, yukardaki ayet'den gayri bir de, Kur'an olmayan hükümler (hadis'ler) koymustur ki bunlar arasinda: "Kadinlara arka organlarindan temas etmeyiniz" ya da "Karisina arka yoldan yanasan kisi mel'undur; Allah'in rahmetine erisemez" seklinde olanlari vardir. Bu konuda Ibnü'l-Kayyim'in Zadü'l-mead adli kitabinda anlatilan hikayelerden biri söyle:
Günlerden bir gün sahabe'den birisi Muhammed'e gelerek sorar: "Kadinlara arka organlarindan yaklasmanin hükmü nedir?". Muhammed cevap verir: "Halaldir". Adamcagiz bu güzel haberi alipta ayrilacagi sirada Muhammed sunu ekler: "Sen arkadan gelerek önden temas etmeyi mi sordun. (Bunu sordunsa) evet o halaldir. Yok eger arkadan yaklasarak arka organdan temas etmeyi sordunsa hayir ( o halal degil haramdir). Süphesiz Allah gerçegi bildirip emretmekten haya etmez. Kadinlara arka organlarindan temas etmeyiniz" 66.
Öyle anlasiliyor ki Muhammed, kadinlara arka organlarindan temas etmeyi, bir tür "escinsellik" olarak görmüs ve "Lutilik" (Lutiyye) olarak tanimlamistir. Nitekim bir hadis'inde:"Kadinlara arka organlarindan temas etmek Lutiligin küçük seklidir" demis ve bunun vaktiyle Lut toplumunda görüldügünü ve escinselligin erkekler arasinda baslamadan kirk yil önce kadinlar arasinda basladigini bildirmistir. Bildirirken de "lutilik" (Lutiyye) deyiminin, sadece erkegin erkekle cinsel iliskisini degil fakat ayni zamanda erkegin kadinla arka yoldan temasini da kapsadigini anlatmak istemistir67.
Bundan dolayidir ki Kur'an'a, escinsellikle mesgul bir topluma Tanri'nin, Lut adinda birini "peygamber" olarak gönderdigini ve Lut'un bu toplumu yola getirmek için ugrastigini, fakat basarisiz kaldigini anlatan ayet'ler koymustur ki bunlardan ikisi söyle:
"Lut'u da (peygamber olarak gönderdik). kavmine söyle demisti: -'Göz göre göre hala o hayasizligi yapacak misiniz? (Bu ilahi ikazdan sonra hala) siz, ille de kadinlari birakip sehvetle erkeklere yaklasacak misiniz? Dogrusu siz, beyinsizlikte devam edegelen bir kavimsiniz" (K. 27 Neml 54-55)
"Lut'u da (peygamber gönderdik). Kavmine dedi ki: -'Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadigi fuhusu mu yapiyorsunuz?. Çünkü siz, sehveti tatmin için kadinlari birakip da sehvetle erkeklere yanasiyorsunuz. Dogrusu siz taskin bir milletsiniz-'.." (K. 7 A'raf 80-81)
Ve sonunda Tanri, biraz asagida görecegimiz gibi, bu "hayasiz" kavmi yok eder. Bu masali Muhammed, Tevrat'in Tekvin adli kitabindan almistir ki oradaki sekli söyledir:
Sodom denen ülke halkinin büyük günahlar islemekte oldugunu haber alan Tanri, meleklerini gönderip durumu ögrenmek ister; eger böyle bir durum var ise ülkeyi tüm halki ile birlikte yok etmege kararlidir. Fakat her yaptigi ya da yapacagi isi, sevgili peygamberi Ibrahim'e haber vermekten zevk aldigi için, önce onunla konusur (Tevrat/Tekvin, Bap 18: 18-20) ve der: "Simdi inecegim ve bana gelen feryadina göre (bu günahi tamamen islediler mi) görecegim; ve (islemedilerse) bilecegim". (Tekvin, Bap 18: 21). Ibrahim Tanri'nin gazabini yumusatmak ve onun, "iyi" insanlari" "kötü" insanlarla birlikte helak etmesini önlemek için sorar: "Belki sehrin içinde elli salih (günahsiz insan) vardir; içinde olan elli salih için bagislamayip yeri yok edecek misin? Böyle yapmak senden irak olsun, salih de kötü gibi olsun diye, salihi kötü ile beraber öldürmek senden irak olsun; bütün dünyanin Hakimi (egemeni) adalet yapmaz mi?" (Tevrat/Tekvin, Bap 18: 23-24).
Tanri Ibrahim'in dedigini uygun bulur ve eger sehirde 50 günahsiz insan varsa bütün sehri bagislayacagini bildirir. Fakat Ibrahim, günahsizlarin sayisinin elli'den de az olabilecegi ihtimalini göze alarak Tanri'yla pazarliga girisir ve en sonunda onu ikna ederek bu sayiyi ona indirir. Böylece Tanri, sehirde on günahsiz insan bulunacak olursa sehri bagislayacagina dair Ibrahim'e söz verir (Tekvin, Bap 18: 25-33).
Bundan sonra Tanri iki melegini, insan seklinde Sodom sehrin'e gönderir. Melekler vardiklarinda Lut, Sodom'un kapisinda oturmaktadir. Melekleri görünce yerlere kapanarak onlari karsilar ve geceleyin evinde misafir eder. Fakat Sodom halkinin genç-ihtiyar erkekleri Lut'un evini sararlar ve :"Bu gece senin yanina giren o adamlar nerede? Onlari bize çikar ve onlari bilelim" diye bagirmaga baslarlar. Lut evin disina çikarak onlara: "Ey kardeslerim, rica ederim, kötülük etmeyin. Iste benim, ere varmamis iki kizim var; rica ederim, onlari size çikarayim ve onlara gözünüzde iyi olana göre yapin; ancak bu adamlara bir sey yapmayin; madem ki damimin gölgesine geldiler" der (Tekvin, Bap 19: 1-8).
Fakat kapinin önüne birikmis olan halk Lut'u dinlemez ve kapiyi kirip içeri grimek ister. Ancak melekler ellerini uzatip Lut'u evin içine çekerek kapiyi kapatirlar ve sonra kapinin önünde toplanmis olan halki küçükten büyüge kadar kör ederler. Ve sonra Lut'a dönüp: "Senin burada daha kimin var? damatlarini ve ogullarini ve kizlarini ve sehirde sana ait olanlarin hepsini bu yerden çikar; çünkü biz bu yeri harap edecegiz; çünkü Rabbin önünde onlarin feryadi (günahlari) büyümüstür, ve Rab onlari harab etmek için bizi gönderdi" (Tevrat/Tekvin, Bap 19: 9- 13).
Ve Lut, iki melegin dedigi gibi yapar, melekler de sehri yerle bir edip toz haline getirirler.
Ve iste, Muhammed'in, Tevrat'dan alarak Kur'an'a aktardigi Lut masali, bu masal'dir. Masali Kur'an'da anlatirken, Lut'un ve amcasi Ibrahim'in ayni kavme gönderildiklerini, her ikisinin de direnme ile karsilastiklarini, yalancilikla suçlandirildiklarini anlatir ve bu vesileyle onlardan önce gelen Hud, Salih, Nuh, Sü'ayb, Musa gibi "peygamberler"in de basina ayni seyin geldigini belirtir. Belirtirken, kendisinin de, kendi kavmi tarafindan düsmanlikla karsilandigini ve yalancilikla suçlandirildigini öne sürerek ayni seyin geçmisteki bu "peygamberler"in basina gelmis oldugunu örnek verir, bunda teselli buldugunu, Tanri'nin kendisine destek oldugunu söyler. Kur'an'a koydugu su ayet'ler bunun kanitidir: "Eger (inkarcilar) seni yalanliyorlarsa (sunu bil ki) onlardan önce Nuh'un kavmi, ad, Semud. Ibrahim'in kavmi, Lut'un kavmi ve Medyen halki da (peygamberlerini) yalanladilar. Musa da yalanlanmisti. Iste ben o kafirlere sure tanidim, sonra onlari yakaladim. Nasil oldu benim onlari (cezalandirmam)" (K. 22 Hac 42-44).
Tevrat'dan aktardigi Lut masalina gelince: Kur'an'in A'raf Suresi'nde yer alan ayet'lere göre Lut'un gönderildigi kavim cinsel sapikliga yönelmis, oglanciliga düskün "hayasiz" bir toplumdur. Bundan dolayi Lut onlari azarlar: "Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadigi fuhusu mu yapiyorsunuz. Çünkü siz, sehveti tatmin için kadinlari birakip da sehvetle erkeklere yanasiyorsunuz. Dogrusu siz taskin bir milletsiniz" der (K. A'raf 80-81; ayni sey Neml Suresi'nde tekrarlanmistir. Bkz. K. Nemle 54-55) .
Fakat Lut'un kavmi söz dinlemez ve onu ülkeden atmak ister (K. A'raf 82). Bunun üzerine Tanri, Lut'a yardimci olmak üzere meleklerini gönderir. Fakat gönderdigi bu melekler birer genç delikanli kiliginda kimselerdir. Lut halkinin erkekleri bu genç oglanciklari görünce, sapik duygulara kapilip onlarla yatmak isterler. Lut onlara engel olmak için ne yapacagini sasirir ve aklina, kizlarini sunmak gelir. Onlar söyle der: "Ey kavmim! Iste sunlar (benim) kizlarimdir (onlarla evlenin); sizin için onlar daha temizdir. Allah'tan korkun , beni misafirlerim önünde rezil etmeyin! Içinizde akli basinda bir adam yok mu?" (K. Hud 78)>
Fakat onlar kiz, kadin diye bir sey istemediklerini, illede bu oglanciklarla yatmak dileginde bulunduklarini bildirirler ve: "Bizim kizlarla isimizin olmadigini ve ne istedigimizi biliyorsun" seklinde konusurlar (K.. Hud 79). Bunu duyan Lut fena halde üzülür ve kendisini çaresizlik içerisinde bulur. Olan bitenleri izleyen melekler dayanamazlar ve kendilerinin Tanri tarafindan gönderildiklerini ve Lut kavmini vuracaklarini bildirirler; ve Lut'a, karisi hariç aile efradindan geri kalanlari almasini ve kenti terketmesini ve çünkü günhahkar halki helak edeceklerini söylerler; söyle derler: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla dokunamazlar. Sen gecenin bir kisminda ailenle (yola çikip) yürü. Karindan baska sizden hiçbiri geride kalmasin. Çünkü onlara gelecek olan (azab) süphesiz ona da isabet edecektir. Onlara vhadolunan (helak) zamani sabah vaktidir. Sabah yakin degil mi?" (K. Hud 81).
Bu sözler üzerine Lut, karisini birakip ailesiyle birlikte yola çikar (çünkü guya karisi günahkar bir kadindir) . O çiktiktan sonra Tanri Lut halkinin hakkindan gelir. Kur'an'da söyle yazili: "Emrimiz gelince, oranin altini üstüne getirdik ve üzerlerine (balçiktan) pisirilip istif edilmis taslar yagdirdik. (O taslar) Rabbin katinda isaretlenerek (yagdirilmistir)..." (K, Hud 82-83).
Dikkat edilecek olursa, bütün bu isleri, bütün bu öldürmeleri Tanri, insanlari oglanciliktan vazgeçirmek için yapiyor. Yaparken de kadin/erkek, genc/ihtiyar, suçlu/suçsuz farki gözetmiyor.
Masal'in Tevrat'da anlatilan sekline bakilirsa Ibrahim, yukarda belirttigimiz gibi, böyle bir haksizlik yapilmasini önlemek için Tanri'yi ikna yolarini aramistir. Fakat Kur'an'da, Muhammed'in böyle bir girisime basvurdugu yazili degil.
Öte yandan yukardaki masal ile ilgili bir soru su: escinselligi ya da kadina arka organdan yanasmayi önleme isini acaba Tanri, siddet ve öldürmelere basvurmadan yapamaz miydi? Her insanin kaderini daha ana karninda iken çizdigini söyleyen bir Tanri "balçiktan pisirilmis taslar yagdirmadan" is göremez miydi? Madem ki insanlarin kalbini ve karakterini diledigi sekle sokabilen kendisidir, bu yolu denemis olsa acaba daha hayirli olmaz miydi?