Ibrahim'le ilgili olarak Kur'an'da yer alan masallardan biri, onun, farkli inanca bagli bulunan babasiyle olan iliskisini içerir. Bu yüzden onunla çekisip ondan uzaklasir. Hikaye Yahudi kaynaklarinda da mevcud olup bazi farkliliklar arz'eder. Söyleki:
Yahudilerin "kutsal" kitap olarak bildikleri Tevrat'da , "Terah"in oglu olarak gösterilen Abram (ki daha sonra Abraham olarak ad degistirecektir; Bkz. Tekvin, Bap 12: 26) Kur'an'a "Azer'in oglu Ibrahim" 86 olarak alinmistir (K. En'am 74): hem de "müslüman" bir peygamber olarak.
Yahudilerin Talmud'una göre, daha pek küçük yasta iken Allah'in varligini tanimis olan ve Tevrat'da Tanri'nin: "Memleketinden, ve akrabanin yanindan ve babanin evinden, sana gösterecegim memlekete git; ve seni büyük millet edecegim, ve seni mubarek kilacagim ve senin adini büyük edecegim... sana ihanet edene lanet edecegim" (Tekvin 12: 1-4) diyerek sözünü ettigi Abram (Abraham), Kur'an'da "Müslümanlarin ilki" olarak (K. Imran 67) tanimlanmis ve farkli inançta olan babasi ve kavmi ile çatisir olarak gösterilmistir. Çünkü Ibrahim'in kavmi (ki söylendigine göre Irak'da yasayan Keldani'lerdir) putlara tapmaktadir.
Tanri Ibrahim'in iman edenlerden olmasini ister ve bu amaçla ona dogru yolu gösterir; ona göklerdeki hükümranliginin azametini gösterir; Kur'an'da söyle yazili: "Böylece Biz, kesin iman edenlerden olmasi için Ibrahim'e göklerin ve yerin melekutunu (hükümranligini) gösteriyorduk" (K. En'am 75)
Fakat buna ragmen Ibrahim geceleyin gökyüzünde bir yildiz görünce: "Rabbim budur" der; yildiz batinca "Batanlari sevmem" der (K. En'am 76). Ay'i dogarken görünce: "Bu Rabbimdir" der. Batinca: "Rabbim bana dogru yolu göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum" der (K. En'am 77). Günesi dogarken görünce: "Rabbim budur, zira bu daha büyük" der; batinca: "Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak kostugunuz seylerden uzagim der (K. En'am 78).
Bunu yaparken gerçekten Tanri'yi mi aramaktadir, yoksa gök cisimlerine tapmanin sapiklik mi oldugunu anlatmaktadir, pek bilinmez. Kur'an yorumculari bu konuda tartisirlar
Fakat her ne olursa olsun Muhammed'in söylemesine göre Ibrahim sunu ortaya vurmaktadir ki dogru yolu kendi gayretiyle degil fakat Tanri'nin kendisini sürüklemesiyle bulmustur. Bundan dolayidir ki "Rabbim bana dogru yolu göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum" der (K. En'am 77). Tanri'nin kendisini dogru yola ilettigini söyler (K. En'am 80) ve bu sayede "hanif" oldugunu (yani tek bir Allah'a yönelik oldugunu) ve yüzünü Tanri'ya çevirmis bulundugunu ekler (K. En'am 79).
Muhammed'in söylemesine göre Ibrahim: "Ne Yahudiydi, ne de Hiristiyandi; o ... dosdogru bir müslüman idi; müsriklerden degildi" (K. Al-i Imran 67).
Ibrahim'i dogru yola sokan, onun kalbini açip müslüman yapan Tanri'dir, ve Ibrahim, basta kendi babasi olmak üzere tüm kavminin putlari terkedip Tanri'ya kulluk etmelerini ve kendisi gibi "dogru yola" girmelerini (yani müslüman olmalarini) istemektedir.
Onlari yalancilila suçlayip söyle der: "... Tanri'yi birakip putlara tapiyorsunuz ve yalanlar uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'i birakip da taptiklariniz size rizik vermezler. O halde rizki Allah'in katinda arayin. O'na kulluk edin ve O'na sükredin... "(K. Ankebut 16-17).
Onlar da kendisine: "Biz, babalarimizi (bu putlara) tapar kimseler bulduk" (K. Enbiya 53) derler. Ibrahim de onlara: "Dogrusu, siz de, babalariniz da açik bir sapiklik içindesiniz" (K. Enbiya 54) diye karsilik verir. Bu sefer onlar: "Bize gerçegi mi getirdin, yoksa sen oyunbazlardan biri misin?" (K. Saffat 55) derler. Bu tartisma böylece sürüp gider.
Fakat Ibrahim, herkesten önce kendi babasinin inançlarini degistirmek, onu kendi inançlarina sokmak hevesindedir; söyle der: "Babacigim! Hakikaten sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Öyle ise bana uy ki, seni düz yola çikarayim" (K. Meryem 43) der.
Neden dolayi Tanri Ibrahim'i müslüman yapar da babasini ve kavmini tüm olarak bu "nimetlere" kavusturmaz, bilemiyoruz. Islam seriat'i soru sormayi ve sorulara cevap vermeyi uygun bulmadigi için bu sorulara cevap bulamiyor vehikayemize devam ediyoruz.
Ibrahim yukardaki sekilde konusmakla kalmaz fakat kavminin putlarini kirmaga baslar. Kidiktan sonra da onlara: "Yontugunuz seylere mi tapiyorsunuz? Oysa sizi de yonttuklarinizi da Allah yaratmistir" (K. Saffat 88 ve d.) der.
Söylemeye gerek yoktur ki böyle bir davranisin hosgörü ile ilgisi yoktur. Bundan dolayidir ki kavmi de onunla tartismaya girisir. Hatta aralarindan bazilari "(Ibrahim) için bir bina yapin ve derhal onu atese atin" (K. Saffat 97) diye konusanlar olur. Fakat Tanri onlarin bu planini bozar (K. Saffat 98).
Ibrahim de onlara: "Beni dogru yola iletmisken, Allah hakkinda benimle tartisiyor musunuz? Ben sizin ona ortak kostugunuz seylerden korkmam... Siz, Allah'in size haklarinda hiçbir hüküm indirmedigi seyleri O'na ortak kosmaktan karkmazken, ben sizin ortak kostugunuz seylerden nasil korkarim..." (K. En'am 80-81) diye konusur.
Bir yandan kavmini ikna etmeye çalisirken diger yandan da kendi babasini dogru yola sokmaga çalisir; sokamadigi için ona çatar, onu sapiklikla suçlar; söyle der: "(Babacigim) Bir takim putlari tanrilar mi ediniyorsun? Dogrusu ben seni de kavmini de apaçik bir sapiklik içinde görüyorum" (K. En'am 74); "Babacigim! Duymayan, görmeyen ve sana hiçbir fayda saglamayan bir seye niçin taparsin?" (K. 19 Meryem 42); "Babacigim! Seytana kulluk etme! Çünkü seytan... Allah'a asi oldu" (K. 19:44).
Bunlari söylerken babasina sunu hatirlatir ki Tanri ona dogru yolu göstermemistir ama kendisine göstermistir; söyle der: "Babacigim! Hakikaten sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Öyle ise bana uy ki, seni düz yola çikarayim" (K. Meryem 43)
Babasini muhtemel bir azab'dan korumak istedigini de söyle belli eder: "Babacigim! Allah tarafindan sana azap dokunup da seytanin yakini olmandan korkuyorum" (Meryem, 45).
Fakat Ibrahim'in bütün bu sözlerine karsi babasi direnir; kendi "tanrilarindan" ayrilip baskaca bir Tanri'ya inananlardan olmayacagini söyler; hatta oglunu azarlar. Söyle der: "Ey Ibrahim! ... sen benim tanrilarimdan yüz mü çeviriyorsun? Eger vazgeçmezsen, andolsun seni taslarim! Uzun bir zaman benden uzak dur!" (K. Meryem 46).
Bunun üzerine Ibrahim babasina veda eder; fakat yine de onun için Tanri'ya dua edecegini söyler. Söyle der: "(Babacigim) Selam sana (esen kal). Rabbimden senin için magfiret dileyecegim. Çünkü o bana karsi lütufkardir" (K. Meryem 47).
Yapacagi dua'nin Tanri tarafinda kabul edilmemesi halinde onun basina gelebilecek belalara karsi bir sey yapamayacagini anlatmak için de söyle ekler: "Andolsun senin için magfiret dileyecegim. Fakat Allah'tan sana gelecek herhangi bir seyi önlemege gücüm yetmez" (K. Mümtehine 4)
Ve dedigi gibi yapar, ana-babasi için Tanri'ya dua eder; söyle der: "Ey Rabbimiz! (Amellerin) hesap olunacagi gün beni, ana-babami ve mü'minleri bagisla" (K. Ibrahim 41) diye dua eder.
Dua'sinin bosa gitmesi ihtimaline ragmen bu güzel davranisdan vazgeçmez; söyle der: "Umulur ki (senin için) Rabbime dua etmekle bedbaht (emegi bosa gitmis) olmam" (K. Meryem 48)
Bunlari söyledikten sonra Ibrahim babasindan ve kavminin insanlarindan ve putlardan uzaklasip bir tarafa çekilir. Beyzavi gibi Kur'an yorumcularin bildirmesine göre Sam yönünde yola çikar. Önce Hayran denilen yere gider; orada Sara adinda bir kadinla evlenir. Tanri ona Ishak adindaki oglunu ve torun olarak da Ishak'in oglu Yakub'u verir (K. Meryem 49).
Hemen ekleyelim ki Ibrahim, her ne kadar babasina, farkli inançtandir diye, çatmis ve hatta onu sapiklikla tanimlamis ise de, her seye ragmen ona Tanri'dan magfiret dileyecegini bildirmek suretiyle vefakar ve hayirli bir evlad oldugunu ortaya vurmustur. Birazdan görecegiz ki Muhammed, onun bu sekilde davranisini örnek verirken, bunun dogru bir sey olmadigini anlatmak istemis ve "kafir" olarak ölenler için dua etmenin yasak oldugunu bildirmistir. Bundan dolayidir ki, bir yandan yukarda görmüs oldugumuz hükumleri koyarken diger taraftan da kendi anasini ve babasini ve kendisine gerçekten babalik eden amucasi Ebu Talib'i, müslüman olarak ölmediler diye Tanri magfiretinden uzak kilmis ve babasi ile amucasini, cehenneme atilmis gibi göstermistir.
Bunu yapmakla da tüm müslümanlarin bu sekilde hareket etmeleri geregini vurgulamistir.