Islam kaynaklarina göre Muhammed, Mekke'nin fethinden sonra bir gün anasi Amine'nin kabrini ziyaret eder; öylesine aglamaklidir ki, kendisiyle birlikte yanindakileri de aglatir. Fakat kabrin basinda durdugu sürece anasi için hayir dua etmez; etmeyisini de etrafindakilere söyle açiklar: "Valideme istigfar etmek için (günahlarinin bagislanmasi için) Rabbimden izin diledim. Müsaade buyurulmadi. Kabrini ziyaret etmek için istizan ettim (danistim). Buna müsaade edildi..." (Bkz. Sahih-i...., Cilt IV, sh. 537).
Ibn-i Sa'd'in Kitabu'l-Tabakat adli ünlü yapitinda da bu dogrultuda olmak üzere su yazili:"(Tanri elçisi) anasinin viran mezarini ziyaret etti. Halk etrafinda toplanmisti. Aglayarak onlara sunu söyledi: -'Bu benim anamin mezaridir. (Bu mezari ziyaret etmek için) Tanri'dan izin istedim. Tanri bana bu izni verdi. Fakat anam için magfiret dilemek üzere izin istedigimde Tanri bana bu izni vermedi"
"Neden dolayi Tanri, anasi Amine lehine hayir dua etmek için Muhammed'e izin vermemistir?" sorusu, Islam yazarlarini çok güç durumda birakan sorulardan biridir. Genellikle böyle bir soru sorulmasinin caiz olmadigini söylerler. Kimisi: "Muhammed'in anasinin halini Tanri bilir" diyerek soru sorulmasini önlemek ister. Kimisi iznin verilmemesinin, Amine'nin "müslüman olarak ölmemesi" olayi ile ilgili bulunmadigini bildirir. Kimisi, Muhammed'in anasinin ve babasinin iman sahibi olup olmadigindan söz etmenin, ya da Islam'dan gayri bir inançta öldüklerini söylemenin günah sayilacagini belirtir88. Kimisi de Amine'nin Yahudi asilli ya da müsrik (putatapan) olarak ölmüs oldugunu ve bu nedenle Tanri'nin "magfiret dileme" izni vermedigini ve hatta: "Peygamberin ve iman eden müslümanlarin müsrikler lehine istigfar etmeleri muvafik degildir" seklindeki ayet'i (K. Tevbe 113) indirdigini öne sürerler 89.
Gerçek sudur ki Muhammed, anasi için magfiret dilemek söyle dursun fakat Kur'an'da Isa'nin anasi Meryem'i ya da Firavun'un karisi Asiye'yi zikrettigi, hatta yüceltir göründügü halde, Amine'nin adina yer bile vermemistir. Örnegin Tanri'nin kendisine: "(Ey Muhammed) Kitab'da Meryem'i de an" (K. Imran 42; Meryem 16) diye emrettigini ve Meryem için "Dünyalarin kadinlarindan en üstünü" dedigini söylemis, fakat kendi öz anasi Amine için Kur'an'a buna benzer bir sey koymamistir.
Yine ayni sekilde Tanri'nin, Musa'yi sudan kurtardi ve kocasinin zulmunden korudu diye, Firavun'un karisini (Asiye'yi) yücelttigini ve bütün müslüman kadinlara örnek gösterdigini bildirmek üzere Kur'an'a ayet'ler koymustur. Örnegin Tahrim Suresi'nde, faziletligi nedeniyle Firavun'un karisinin örnek bir kadin oldugu ve müslümanlara örnek olarak gösterildigi söyle yazilidir: "Allah, inananlara da Firavun'un karisini misal gösterir..." (K. Tahrim 11; ayrica bkz. Kasas Suresi, ayet 9). Yine Tahrim suresi'nde, Imran kizi Meryem'in Tanri tarafindan müslüman yapildigi ve bütün müslümanlara örnek kilindigi söyle belirtilmistir: "Iffetini korumus olan, Imran kizi Meryemi' de (Allah örnek gösterdi). Biz ona ruhumuzdan üfledik ve Rabbinin sözlerini ve kitaplarini tasdik etti. O gönülden itaat edenlerdendir" (K. Tahrim 12).
Görülüyor ki Tanri, Muhammed'in söylemesine göre, Meryem ile Asiye'yi yüceltmis, müslümanlara örnek göstermis ve fakat Muhammed'in anasinin adini agzina bile almamistir. Almadiktan gayri bir de Muhammed'i, anasi için magfiret dilemekten men etmistir.
"Bu neden böyledir?" diye sorulacak olursa cevabini vermek kolaydir. Su bakimdan ki Muhammed, yukarda degindgimiz gibi, taraftarlarindan pek çogunun hisim ve akrabalarinin müslüman olmadiklarini ve bu nedenle taraftarlarini etkileyebileceklerini düsünerek onlar arasinda düsmanlik yaratmayi uygun bulmustur. Onlara kendisinden örnek yaratmak için Tanri'nin kendisine anasi lehinde magfiret dileme izni vermedigini söylemistir. Buna karsilik Hiristiyanlari ve Yahudileri kendisine çekebilmek ve müslüman yapabilmek için onlarin kutsal olarak bildikleri kimseleri (örnegin Meryem'i) Tanri tarafindan "kutsal" kilinmis gibi Kur'an'a geçirmistir.
Yine Islam kaynaklarindan ögrendigimiz sudur ki Muhammed, "müslüman olarak" ölmedi diye babasi Abdullah için de, tipki anasi Amine'ye yaptigi gibi yapmis ve hatta onun Cehennem'de bulundugunu açikca söylemekten geri kalmamistir. Gerçekten de Muslim'in, Enes Ibn-i Malik'ten rivayetine göre bir gün adamin birisi Muhammed'e gelerek: "Ya Resula'llah! Babam nerededir? Cennette mi, Cehennem'de mi?" diye sorunca Muhammed kendisine "Cehennemde'dir" diye yanit verir. Bu haberi alan adam dönüp gidecegi sirada Muhammed kendisini çagirir ve:"Benim babam da, senin baban da Cehennemde'dir" der. Her ne kadar bu hadis'in "zayif" oldugunu söyleyenler varsa da, müslüman olarak ölmedi diye anasi Amine için "magfiret" dilemeyen Muhammed'in, "putperest olarak ölen babasi Abdullah için baska türlü harekete edecegini düsünmek güçtür. Kaldi ki söz konusu hadis "zayif" nitelikte degil aksine en saglam hadis'lerden biri olup Müslim'in e's-Sahih'inde (Kitabu'l-Iman /347 Hadis no. 203) ve Ebu Davud'un Kitabu's-Sünne (/18, hadis no. 4718) adli yapitinda ve bunlara benzer diger gibi kaynaklarda yer almistir. Müslim, bu hadis'i incelerken bölüm basligi olarak sunu kullanmistir: "Kafir iken ölenin cehennemde olacagina, ona, sefaatin ve Tanri'ya en yakin olanlarin akrabasi olmanin da bir yarar saglamayacagina iliskin bab" 90.
Üstelik de Muhammed, gerçek "baba" olarak kendisine Abdullah'i degil fakat Ibrahim "peygamber"i seçmistir. Bir hadis'inde: "Ben babam Ibrahim'in duasi(yim)" diye konusmustur.
Söylemeye gerek yoktur ki Amine ile Abdullah'in öldükleri tarihte Muhammed'in henüz çok küsük yasta bulundugu ve ortada henüz Arap'lar için Islam dini diye bir sey söz konusu olmadigi göz önünde tutulacak olursa, müslüman olarak ölmüs olmamanin günah konusu sayilamayacagi asikardir. Su durumda Amine ve Abdullah lehine "magfiret" dilememenin mantiki bir yönü olmamak gerekir.
Ancak ne var ki yukariya aldigimiz hikayelere ve bu hikayelerin dayanagi olan Kur'an ve Hadis hükumlerine göre su muhakkak ki Muhammed, müslüman olarak ölmeyenler için (velev ki bunlar ana-baba-kardes-es-evlad gibi hisim ve akraba olsunlar) dua edilmemesi, onlarla iliski kurulmamasi için kendinden örnek vermek istemis ve bu nedenle anasina, babasina ve kendisine babalik eden amucasina Tanri'dan "magfiret" dilememistir.