Her ne kadar Kur'an'da yalan söylemenin dogru bir sey olmadigina dair hükümler bulunmakla beraber, seriat kaynagini olusturan "Kissa" lardan (masal ve ve hikayelerden) ortaya çikan sonuçlara göre Islam ugruna yalan söylemenin caiz oldugu anlasilmaktadir. Bunlardan Ibrahimle ilgili iki örnek asagiya alinmistir.
Daha önceki bölümlerde gördük ki Ibrahim, Tevrat'a göre , Yahudilerin atasi oldugu halde Muhammed onu, ayni zamanda kendi kavmi olan Arap'larin da atasi saymistir. Sayarken de onun, Tanri tarafindan müslümanlikla emrolundugunu bildirmis ve Kur'an'a su ayet'i koymustur: "Ibrahim, ne Yahudi, ne de Hiristiyan idi; fakat o, Allah'i bir taniyan dosdogru bir müslüman idi; müsriklerden degildi" (K. Imran 67)
Ibrahim'i müslümanlarin ilki olarak gösterirken, ayni zamanda kendisini ve tüm müslümanlari da ona, insanlarin en yakini olarak göstermis (K. Imran 68), ve müslümanlara müslüman adi'nin onun tarafindan verildigini (K. Hacc 78) ve onun dinine yönelmek gerektigini belirtmistir (K. En'am 161; Nisa 125; Bakara 129)
Her ne kadar Kur'an ve hadis kaynaklarina göre Ibrahim, "dürüstlük" ve "hosgörü" örnegi olarak tanitilirsa da bu tanitma, seriatin deger ölçülerine dayalidir. Su bakimdan ki Islam ugruna yapilan her sey "dürüstlük" ve "hosgörü" adina yapilmis sayilir, velev ki bu eylem akilci deger ölçülerine ters düsse bile. Bunun böyle oldugunu kanitlayan örneklerin basinda Ibrahim'in tutum ve davranislari gelir: kendi babasi da dahil olmak üzere, kavmini "Islam" inancina çekmek ve Tanri'ya kul yapmak isteyen Ibrahim bu ugurda yalan söylemeyi uygun bulmustur.
Buhari'nin Ebu Hüreyre'den rivayetine göre Muhammed, Islam ugruna Ibrahim'in üç kez yalan söyledigini bildirmis ve bu yalanlardan birisinin, hasta olmadigi halde kendisini putperestlere hasta imis gibi göstermesi; ikincisinin, putlari kendi kirdigi halde bu isi baskasinin sirtina atmasi, ve nihayet, üçüncüsünün de, kendi karisi Sare'yi Misir Firavunu'na kizkardesi imis gibi tanitmasi, oldugunu söylemistir (Bkz. Sahih-i... Cilt IX, sh. 112, Hadis no. 1380).
Hemen belirtelim ki ilk iki yalan, esas itibariyel din ugruna söylenmis görünmekle beraber üçüncü yalan, biraz ilerde görecegimiz üzere, kisisel çikarlar amacina dayali gibidir. Anlasilan o ki Ibrahim, müslümanlik ugruna yalan söylemeyi gelenek edinmisken bu arada kendi çikarlari adina yalan söylemekten de geri kalmamistir.