A) Kavmi'nin putlarini kirmak maksadiyle Ibrahim'in yalan söylemesinin hikayesi: (K. Saffat 88-98; Enbiya 58-67)

Kur'an'a dayali olarak Islam kaynaklarindan alinma hikaye söyle: Ibrahim'in kavmi, her ne kadar onun kendilerine çattigini ve kendilerini baska bir inanca sürüklemege çalistigini bilmekle beraber, yine de hosgörüye sahip olarak bir bayram günü onu kendileriyle beraber olmaya davet ederler. Fakat Ibrahim, her ne kadar onlarla birlikte yola çikarsa da: "yolda (onlarin adetince) yilzdizlara bir bakis bakar" ve: "...-'Simdi ben gerçekten hastayim (Taun hastaligina tutuldum )" diyerek yalan söyler. "Bunun üzerine yanindakiler ondan yüz çevirerek arkalarina dönüp kaçiverdiler" (K. Saffat 88-90). Onlarin kaçip gitmeleri üzerine Ibrahim: "Allah'a yemin ederim ki, siz ayrilip gittikten sonra putlariniza bir oyun oynayacagim" (K. Enbiya 57) der.

Daveti kabul etmeyip yalan söylemesinin sebebi sudur: Kavminin insanlari, bayrama giderlerken putlarin yanina yiyecekler birakmayi gelenek edinmislerdir; bu sekilde putlarin bereketlenmesini saglayacaklarini düsünürlermis. Ve iste bunu bildigi içindir ki Ibrahim, herkes bayram yerine gittiginde onlarin putlarini kirabilme firsatini degerlendirmek üzere: "Ben hastayim" diyerek yalan söylemistir.

Kavminin insanlarinin arkalarini dönüp gitmelerinden sonra (K. Saffat 90) Ibrahim : "Yavasca putlarin yanina (varir; oraya konmus yemekleri görünce): -'Yemiyor musunuz? Neden konusmuyorsunuz? (der). Bunun üzerine yanlarina gelip sag eliyle (vurur, ve putlari kirip geçirir)". (K. Saffat 91-93); "...Putlari paramparça (eder fakat bunlardan sadece) büyügünü (birakir) " (K. Enbiya 58).

Yorumcularin söylemesine göre Ibrahim, putlari balta ile kirmistir ve kirdiktan sonra baltayi, saglam biraktigi bu büyük putun boynuna asmistir. Hemen belirtelim ki bu büyük putu saglam birakmasinin bir sebebi vardir ki o da, birazdan görecegimiz gibi, halk'a, putlari kiranin bu büyük put oldugunu söylemektir.

Nitekim bayram senliginden dönen halk putlarinin kirildigini görünce, birbirlerine: "Bunu tanrilarimiza kim yapti? Muhakkak o zalimlerden biridir (derler)" (K. Enbiya 59). Aralarindan bir kismi: "Bunlari diline dolayan bir genç duyduk; kendisine Ibrahim denilirmis" (K. Enbiya 60) diye konusur. Bunu dinleyenler: "O halde (dediler) onu hemen insanlarin gözü önüne getirin. Belki sahidlik ederler" (K. Enbiya 61)

Ibrahimi bulup getirirler ve kendisine: "Bunu ilahlarimiza sen mi yaptin, ey Ibrahim?" (K. Enbiya 62) diye sorarlar.

Fakat Ibrahim dogruyu söylemez, yine yalana basvurur. Biraz önce dedigimiz gibi, kirmayip saglam biraktigi büyük putu onlara göstererek: "Belki de bu isi su büyükleri yapmistir. Hadi onlara sorun, eger konusuyorlarsa (der)". (K. Enbiya 63). Bunun üzerine onlar: "Putlari yalniz ve savunmasiz biraktiginiz için asil siz zalimsiniz" (K. Enbiya 64) diyerek birbirlerini suçlarlar. [Fakat yorumcular genellikle ayet'i: "Bunun üzerine kendi vicdanlarina dönüp (kendi kendilerine): -'zalimler sizlersiniz, sizler'- dediler" (K. Enbiya 64) seklinde çevirmeyi tercih ederler. Güya halk, pismanlik duymustur. Oysa ki hikayenin akisina göre halk, putlari korumasiz biraktiklari için birbirlerini suçlamaktadirlar] .

Sonra yine Ibrahim ile tartismaya devam ederler. Ibrahim onlara küfürler ederek söyle der: "Allah'i birakip da size hiçbir fayda ve zarar vermeyen bir seye hala tapacak misiniz? Size de, Allah'i birakip tapmakta oldugunuz seylere de yuh olsun! Siz akillanmaz misiniz?" (K. Enbiya 66-67)

Dikkat edilecegi gibi, kendisini "peygamber" diye tanimlayan ve bu niteligiyle hosgörü temsilcisi olmak gereken Ibrahim, yalan söylemek bir yana, fakat bir de tartismakta oldugu halk'a iyi bir örnek olmaktan uzaktir. Konusmasiyle onlari tahrik etmektedir. Nitekim halk, kendilerine "Yuh olsun size" diye çatan ya da "Siz akillanmayacak misiniz?" diye hakaret eden Ibrahim'e karsi hakli olarak gazaba gelir ve aralarindan bir kismi: "Eger is yapacaksaniz, yapin onu da tanrilariniza yardim edin" (K. Enbiya 68) diye bagirmaya baslarlar. Bunun üzerine büyük bir ates hazirlayip Ibrahim'i, eli kolu bagli olarak atese atarlar. Fakat Ibrahim: "Bana Allah'in sahip çikmasi yeter. O ne güzel bir sahip" diyerek Tanri'ya siginir. Tanri da: "Ey ates! Ibrahim için serinlik ve esenlik ol" (K. Enbiya 69) diye emreder ve o an ates serinlik olur. Bunu üzerine Tanri söyle konusur: "Böylece (Ibrahim'e) bir tuzak kurmak istediler, fakat Biz onlari, daha çok hüsrana ugrayanlar durumuna soktuk" (K. Enbiya 70).

Ibrahim'i bu sekilde kurtardiktan sonra Tanri onu ve Lut'u, "dünyalara kutsal kilmis oldugu" baska bir ülkeye ulastirir (K. Enbiya 71). Her ne hikmetse, bütün gücüne, bütün azametine ragmen Tanri, Ibrahim'in kavmini bir türlü dogru yola sokamamistir. Ibrahim'in yukardaki yalanlar taktigi de pek ise yaramamistir. Üstelik de tutum ve davranislariyle hosgörüsüzlük örnegi olmustur.

Ama butün bunlari kutsal sözler ve davranislar olarak gören okuyucu, din adina yalan söylenebilecegi kanisina saplanmakta, ve hosgörüsüzlüge yönelmekte zorluk duymayacaktir .