XXXIX) Bulasici hastaliktan korkup yurtlarindan çikan halkin Tanri tarafindan öldürülüp tekrar canlandirilmasinin hikayesi (K. Bakara 243)

Bakara Suresi'inde, binlerce insanin ölüm korkusu ile yurtlarini terkettikleri için Tanri tarafindan öldürülüp sonra diriltildiklerini belirten söyle bir ayet var:

"Binlerce olduklari halde yurtlarindan çikip gidenleri görmedin mi? Allah onlara -'Ölün'- dedi (öldüler). Sonra onlari diriltti. Süphesiz Allah insanlara karsi lütufkardir. Lakin insanlarin çogu sükretmez" (K. 2 Bakara 243).

Bu ayet'i, bu sekliyle anlamak mümkün degildir. Yurtlarindan çikip giden bu "binlerce" insan kimlerdir? Ne için yurtlarini teketmislerdir? Neden dolayi Tanri onlara "ölün" demis ve onlari öldürdükten sonra diriltmistir? Bu olaylar Muhammed zamaninda olmus mudur ki Tanri ona: "Binlerce olduklari halde yurtlarindan çikip gidenleri görmedin mi?" diye sormaktadir?

Evet bütün bu sorulara yanit vermek mümkün degil; meger ki yukardaki ayet'e temel isini gören Yahudi kaynaklarina basvurulsun ve bu kaynaklara dayali olarak Kur'an yorumcularinin verdikleri bilgiler gözden geçirilsin.

Gerçekten de yukardaki ayet, Yahudilerin kutsal bildikleri Ahd-i Atiyk'in Hezekiel104 adli kitabinda yer alan olaylarla ilgilidir ve oradan aktarilmadir. Bu kitapda anlatilan olaylarin kisa özeti su:

Israil ogullarinin yasadigi "Kildaniler" diyarinda Buzi'nin oglu Hezekiel'e, günün birinde Tanri'nin sözü gelir. Tanri, Israil ogullarina yapmis oldugu iyiliklere karsilik onlardan gördügü kötülüklerden, ve onlarin nankörlüklerinden yakinarak Hezekiel'e söyle der:

"(Ey) Adem oglu!, Israilogullarina, bana karsi isyan etmis olan asi milletlere, seni gönderiyorum; onlar ve atalari ta bugüne kadar bana karsi günah islediler. Ogullari da pek yüzlü ve kati yürekli idi. Ben seni onlara gönderiyorum; ve onlara diyeceksin: -Rab Yehova böyle diyor-. Ve onlar ister dinlesinler, ister kaçinsinlar (çünkü onlar asi bir ev), yine aralarinda bir peygamber oldugunu bilecekler..." (Bkz. Hezekiel, Bap 2: 3-6).

Ve Hezekiel Tanri'dan aldigi emir geregince yapar, ve Israilogullarini yola getirmege, Tanri'ya boyun egdirtmeye çalisir. Fakat ne yaparsa yapsin basari saglayamaz. Bu arada Tanri dahi Israiogullarini pek çok vuruslarla vurur, fakat sonuç alamaz. Nihayet gerçekten "Rab" oldugunu kanitlamak üzere Israil evini kemik haline getirip tekrar diriltme yoluna gitmek ister. Bu nedenle Israilogullarini öldürüp birer kemik haline getirir ve koskaca vadiyi kuru kemiklerle doldurur ve Hezekiel'i de bu vadinin ortasina getirip oturtur. Ve sonra ona sorar: "(Ey) Adem oglu! Bu kemikler dirilebilir mi?". Hezekiel cevap verir: "Ya Rab Yehova, sen bilirsin". Tanri ona emreder: "Bu kemikler üzerine peygamberlik et, onlara de: -'Kuru kemikler, Rabbin sözünü dinleyin". Ve Hezekile bu kuru kemiklere Tanri'nin sözü olarak sunlari nakleder: "Iste sizin içinize soluk koyacagim ve dirileceksiniz. Ve üzerinize adaleler koyacagim ve üzerinizde et bitirecegim ve sizi deri ile kapliyacagim, ve içinize soluk koyacagim ve dirileceksiniz, ve bileceskiniz ki ben Rab'im". (Bkz. Hezekiel, Bap 37: 1-6).

Ve Hezekiel, Tanri'nin kendisine emrettigi gibi "peygamberlik" eder, ve ederken etrafta büyük bir sarsinti ve gürültü olmak üzere kemikler birbirlerine yaklasirlar. Hezekiel bu olayi söyle anlatiyor:

"Ve baktim, ve iste üzerinde adaleler vardi, ve et bitti, ve üstten onlarin üzerine deri kapladi; fakat onlarda soluk yoktu. Ve (Tanri) bana dedi: -'Yele peygamberlik et'-peygamberlik et Adem oglu, ve yele (söyle) de: -Rab Yehova söyle diyor: -Ey soluk! dört yerden gel, öldürülmüs olan bu adamlar üzerine üfle de, dirilsinler-'. Ve bana emrettigi gibi peygamberlik ettim, ve soluk onlarin içine girdi ve dirildiler, ve ayaklari üzerinde dikildiler, çok çok büyük bir ordu oldu" (Bkz. Hezekiel, Bap 37: 7-10)

Fakat Tanri bununla da yetinmez ve kendi kavmi olarak kabul ettigi Israilogullarina, yine Hezekiel'in agziyle söyle der:

"Iste kabirlerinizi ben acacagim, ve kabirlerinizden sizi çikaracagim, ey kavmim; ve sizi Israil topragina getirecegim. Ve kabirlerinizi açtigim, ve sizi kabirlerinizden çikardigim zaman, ey kavmim, bileceksiniz ki, ben Rab'im. Ve içinize ruhumu koyacagim, ve dirileceksiniz, ve sizi topraginizin üzerine koyacagim, ve bileceksiniz ki ben, Rab, ben söyledim, ve ben yaptim..." (Hezekiel, Bap 37: 14).

Ve iste Yahudilerin Hezekiel kitabindaki bu hikaye'yi Muhammed, kendi kavmine örnek vermek, ve onlari Tanri'ya ve dolayisiyle kendisine itaat ettirmek üzere Kur'an'a almistir (Islam kaynaklarinda Hezekiel adi Ezekiel olarak geçer). Alirken de Tanri'dan vahiy geldigini söyleyerek Kur'an'a su ayet'i koymustur:

"Binlerce olduklari halde yurtlarindan çikip gidenleri görmedin mi? Allah onlara -'Ölün'- dedi (öldüler). Sonra onlari diriltti. Süphesiz Allah insanlara karsi lütufkardir. Lakin insanlarin çogu sükretmez" (K. 2 Bakara 243)

Ancak ne var ki bu ayet'i koyarken iki hususu askida birakmistir: bunlardan birisi, kendisinin yasamadigi bir devirde olusmus olan olaylari sanki görmüs gibi bir kani yaratmistir. Su bakimdan ki ayet'de Tanri'yi: "Binlerce olduklari halde yurtlarindan çikip gidenleri görmedin mi? " seklinde konusmus gibi göstermistir. Oysa ki bu olaylar, kendisinden çok önce, daha dogrusu kendisinin hayatta bulunmadigi bir dönemde olmustur.

Ikincisi de ayet'le ilgili olaylarin ne vesileyle, ve hangi halklar için söz konusu oldugunu, bildirmemis, içerigini açiklamamistir. Onun açiklamayip bos biraktigi seyleri, Kur'an yorumculari doldurmuslardir. Örnegin Diyanet Vakfi'nin ayet'le ilgili açiklamasina göre, güya Daverdan diye bilinen bir yerde bulasici bir hastalik çikmis ve kasaba halki bu yüzden oradan kaçmis ve fakat Tanri onlari öldürmüs, sonra da ibret için diriltmistir (Bkz. Türkiye Diyanet Vakfi Yayinlari'ndan Kur'an çevirisi).

Celaledin es Süyuti, Abulfida, al-Talabi, Abu Ishak vs... gibi yazarlarin anlattiklarina göre ise, güya Israilogullarindan bir grup, sari bir hastalik nedeniyle (ya da din adina savasmaktan kaçmak için) bulunduklari yeri terketmisler, Tanri da onlarin tümünü, bu yüzden, öldürmüstür. Bütün bir vadi ölü kemikleriyle dolduktan bir süre sonra oradan geçmekte olan Ezekiel, bu kemikleri görünce üzüntüye düsmüs ve aglamaga baslamistir. Tanri onun bu haline acimis ve kendisine, bu kemiklere seslenmesini ve seslendigi an onlari diriltecegini bildirmistir. Ezekiel de öyle yapmis, yaptigi an kemikler canlanip insan sekline girmislerdir105.

Söylemeye gerek yoktur ki bulasiçi bir hastaliktan (ya da din yaymak için savasmaktan) kaçtilar diye Tanri'nin bu insanlari öldürüp sonra diriltmek suretiyle cezalandirmasi, ve bunu baska halklara ders yapmasi aklin alacagi seylerden degildir. Eger bu örnekle anlatilmak istenen sey Tanri'ya ve onun peygamberine körü körüne boyun egmek gerektigi ise, bu takdirde akilci gelisme olanaklari yok edilmis olur. Yok eger anlatilan sey, Allah'in insanlara karsi lütufkar oldugu ve fakat buna karsilik insanlarin sükretmez olduklari ise, bu takdirde Tanri'nin "yüceligi" ve "adaleti" konusu soru konusu olmak gerekir.