Kur'an'da Bakara Suresi'nin 249-251 ayet'lerinde Talut'un Israil ogullarinin basina geçmis olarak Calut'un emrindeki Midyani'ler ordusuna galebe çaldigini, ve sonunda Davud'un Calud'u öldürdügü yazilidir ki Yahudilerin Ahd-i Atiyk adli kitabinin çesitli bölümlerinden ve özellikle Hakimler adli kitabindan ufak tefek degisikliklerle alinmadir. Hakimler kitabinda Cad (Gideon) diye yazili olan kisiyi Muhammed Talut olarak tanimlamistir; oysa ki Talut adi Ahd-i atiyk'da Saul diye bilinen kimsedir. Konu ile ilgili olarak Kur'an'da yer alan ayet'ler söyle:
"Talut askerlerle beraber (cihad için) ayrilinca: -'Biliniz ki Allah sizi bir irmakla (sinayacak). Kim ondan içerse benden degildir. Eliyle bir avuç içen müstesna, kim ondan içmezse bendendir'- dedi. Içlerinden pek azi müstesna, hepsi irmaktan içtiler. Talut ve iman edenler beraberce irmagi geçince: -Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karsi koyacak hiç gücümüz yoktur'- dediler. Nice az sayida bir birlik Allah'in izniyle çok sayidaki birligi yenmistir....Calut ve askerleriyle savasa tutustuklarinda: -'Ey Rabbimiz! Üzerimize sabir yagdir. Bize cesaret ver ki tutunalim. Kafir kavme karsi bize yardim et'- dediler. Sonunda Allah'in izniyle onlari yendiler..." (K. 249-251)
Yukardaki sekliyle bu ayet'leri anlamak mümkün degildir; anlayabilmek için her seyden önce kaynagina inmek, yani Ahd-i Atiyk'taki Hakimler kitabini ve Kur'an yorumcularinin bu kaynaklardan esinlenerek anlattiklarini gözden geçirmek kosuldur. Hakimler adli kitabda anlatildigi sekliyle hikayenin özeti söyle:
Israil ogullari, kötü olan seyleri yaptiklari için, Tanri tarafindan cezalandirilmak üzere Midyani'lerin boyundurugu altina sokulurlar. Bu boyunduruk yedi yil sürer. Fakat Israil ogullari buna dayanamayip Tanri'ya feryat etmege baslarlar. Tanri onlara bir peygamber göndermek ister. Yoas'in oglu Cad (Gideon), bir gün sarap için bugday dövüyor iken Tanri'nin melegini karsisinda bulur. Melek ona "Ey cesur yigit, Rab seninle beraberdir" der. Fakat o sirada Israil ogullari Midyani'lerin boyundurugu altinda bulunduklari için Cad söyle der: "Ah efendim, eger Rab bizimle beraberse, niçin bütün bu seyler basimiza geldi... Rab simdi bizi atti, ve bizi Midyan'in eline verdi" . Fakat melek kiligina bürünmüs olan Rab ona bakar ve: "Bu kuvvetinle git ve Israil'i Midyan'in elinden kurtar" der. Buna karsilik Cad: "Ne ile kurtarayim? Iste benim ailem Manasede en fakiridir, ve babamin evinde en küçügüyüm" der. Rab ona: "Mutlaka seninle beraber olacagim, ve Midyanileri bir (tek)adammis gibi vuracaksin" (Bkz. Hakimler , Bap 6: 11-16).
Fakat Cad, kendisiyle konusanin Tanri oldugundan emin degildir; emin olmak için: "Eger simde gözünde lütuf buldumsa, benimle söylesen sen olduguna dair bana alamet göster" der. Bunun üzerine Rab bir takim mucizeler göstererek kendisini ona tanitir (Hakimler, Bap 6: 16-33) Bunun üzerine Cad, bütün kavmini toplayip Harrod pinari denen yerde ordugah kurar; Midyan ordugahi da onlarin Kuzey tarafindaki bir tepenin yaninda bulunan dere kenarindadir.
Aslinda Cad'in ordusu, otuz iki bin kisilik, oldukça kalabalik bir ordu'dur; kalabalik oldugu için Tanri'nin düsündügü o dur ki, eger savasi kazanacak olurlarsa bunu, kendi güçleriyle sagladiklarini düsünerek kibirlenecekler, bu nedenle kendilerini Tanri'ya karsi minnettar hissetmiyeceklerdir; hatta Tanri'ya karsi caka satacaklardir. Oysa ki Tanri onlari, savasta kazandirarak, kendisine minnettar kilma arzusundadir. Bu nedenle askerlerinin sayisini azaltmasi için Cad'a söyle der: "Ve simdi kavm'a isittirip de: -'Kim korkuyor ve titriyorsa dönsün... geri gitsin". Cad öyle yapar ve bunu duyanlardan yirmi iki bin kisi geri döner; geriye on bin kisi kalmis olur. Fakat Tanri bunu da çok bulur ve Cad'a söyle der: "Kavmin sayisi yine fazladir; onlari suya indir ve senin için orada onlari deneyeyim; ve vaki olacak ki, sana -'Bu seninle beraber gidecek'- dedigim adam seninle beraber gidecek, ve -'Seninle gitmeyecek'- dedigim adam gitmeyecektir" (Hakimler, Bap 7: 1-5)
Cad Tanri'nin dedigi gibi yapar ve kavmini suya indirir. Bu kez Tanri tekrar Cad'a seslenir: "Köpegin diliyle içtigi gibi dili ile su içen her adami ayri, ve içmek için dizleri üzerine çöken her adami da ayri koyacaksin" (Hakimler, Bap 7: 5). Cad Tanri'nin dedigi gibi yapar. Ellerini agizlarina götürerek dilleriyle su içenleri ayirir; bunlarin sayisi üç yüz kisi olur; kavmin arta kalanlarinin hepsi su içmek için dizleri üzerine çökerler. Tanri, elleriyle su içen üç yüz kisiyi seçer ve Cad'a der: "Diliyle içen üç yüz kisi ile sizi kurtaracagim ve Midyanileri senin eline verecegim". Bunu üzerine Cad, bu üçyüz kisiyi ayirip digerlerini kendi çadirlarina gönderir. Ve bu üç yüz kisi ile düsmana saldirir; Tanri'nin destegiyle koskaca bir Midyan ordusunu yener (Hakimler, Bap 7: 6-25). Bu suretle Midyan halki Israil ogullarinin önünde alçalir ve bir daha baslarini kaldiramazlar (Hakimler, Bap 8: 28)
Ve iste yukardaki hikayeyi Muhammed, kendi siyasetine araç yaparak az sayidaki taraftarlarini güçlü durumda bulunan düsmanlarina karsi saldirtmak üzere örnek olarak kullanmistir. Fakat kullanirken ufak tefek bazi degisiklikler yapmistir ki bunlardan biri Cad'in adini Talut sekline sokmak olmustur. Muhtemelen Talut adini Calut adi ile ses benzerligi içinde tutabilmek için böyle yapmis olabilir. Ancak ne var ki Ahd-i Atiyk'da söz konusu olan ad Talut degil fakat Saul'dur. Öte yandan Ahd-i Atiyk'a göre irmak kenarinda halkini deneyen kisi Talut degil fakat, yukarda belirttigimiz gibi, Cad'dir (Gideon'dur).
Gerçekten de Kur'an'da yazili olan sudur:"Talut askerlerle beraber (cihad için) ayrilinca: -'Biliniz ki Allah sizi bir irmakla (sinayacak). Kim ondan içerse benden degildir. Eliyle bir avuç içen müstesna, kim ondan içmezse bendendir'- dedi. Içlerinden pek azi müstesna, hepsi irmaktan içtiler. Talut ve iman edenler beraberce irmagi geçince: -Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karsi koyacak hiç gücümüz yoktur'- dediler. Nice az sayida bir birlik Allah'in izniyle çok sayidaki birligi yenmistir...Calut ve askerleriyle savasa tutustuklarinda: -'Ey Rabbimiz! Üzerimize sabir yagdir. Bize cesaret ver ki tutunalim. Kafir kavme karsi bize yardim et'- dediler. Sonunda Allah'in izniyle onlari yendiler. Davud da Calut'u öldürdü. Allah (Davud'a) hükümdarlik ve hikmet verdi, diledigi ilimlerden ona ögretti." (K. Bakara Suresi, ayet: 249-251)
Kur'an yorumcularina göre Calut'u öldüren Davud o tarihte henüz yedi yasindadir. Ve güya Tanri Calut'un, Davud tarafindan öldürülecegini Talut'a haber vermis ve bunun üzerine Talut Davud'u beraberinde götürmüstür. Götürürken de yolda üç tas canlanip dile gelmisler ve Davud'a: "Bizi al, Calut'u bizimle öldüreceksin" demislerdir. Bunun üzerine Davud bu üç tasi almis, sapani ile atmis ve Calut'u öldürmüstür.
Muhammed'in söylemesine göre Tanri, sanki söylediklerinin ciddiye alinmamasi ihtimali varmis gibi, bütün bunlarin kendi agzindan çikma "ayet'ler" oldugunu ve olaylari dogru olarak anlattigini bildirir söyle der:
"(Ey Muhammed!) Iste bunlar Allah'in ayet'leridir. Biz onlari sana dogru olarak anlatiyoruz. Süphesiz sen, Allah tarafindan gönderilmis peygamberlerdensin" (K. Bakara 252).