A) Kafirlerin Cennet ve Cehennem'e atilislarinin hikayesi (K. 50 Kaf 17-35)

Kur'an'da insanlarin dünya yasami sirasindaki davranislarinin iki melek tarafindan bir deftere yazildigi ve sevap/günah durumuna göre Cennet'e ya da Cehennem'e atilacaklari yazilidir ki masal niteliginden öteye geçmez. Yorumcularin anladigi sekliyle durum söyle:

Kaf Suresi'nde kisi'nin bütün yaptigi ve söyledigi seylerin iki melek tarafindan bir deftere yazildigi belirtilmekte: "Iki melek (insanin) saginda ve solunda oturarak yaptiklarini yazmaktadirlar. Insan hiç bir söz söylemez ki yaninda gözetleyen, yazmaya hazir yazan melek bulunmasin" (K. 50 Kaf 17).

Ancak ne var ki, kisinin daha dogmadan önce kaderi çizilmis ve yapacagi seyler önceden saptanmis bulunduguna göre, iki melegin, onun sagina ve soluna oturmus olarak yaptiklarini yazmakla görevlendirilmelerini anlamak güç.

Beyzavi gibi yorumcularin söylemesine göre kisinin sagindaki melek onun iyi bir davranisina tanik oldugu zaman, bunu on kez kayda geçer. Kisi'nin kötü bir davranisina tanik oldugu zaman sol taraftaki melege emrederek yedi saat kadar beklemesini ve çünkü bu süre içerisinde kisinin Tanri'ya dua ederek günahtan kurtulabilecegini bildirir.

Kur'an'a göre, kisi ölünce: "... yaninda bir sürücü ve bir de sahitle beraber gelir" (K. Kaf 21). Bu meleklerden biri kisiyi "mahser'e" götürmekle, digeri ise ona sahitlik etmekle görevlendirilmislerdir. Çogu yorumculara göre sürücü, kötülügü yazan melek, taniklik eden de iyiligi yazan melektir.

Bundan sonra melek, kisiye: "Andolsun sen bundan gaflette idin; derhal biz senin perdeni kaldirdik. Bugün artik gözün keskindir" deyecek (K. Kaf 22), yanindaki arkadasi da: "Iste yanimdaki hazir" diye ekleyecektir. Bunun üzerine Tanri iki melege su emri verir: "Haydi ikiniz her inatçi kafiri, iyilige engel olani, azgin süpheciyi, müsrikleri siddetli azaba birlikte atin" (K. Kaf 23-26).

Bu sirada "müsrik" (putatapan) kisinin yaninda duran seytan: "Tanrim! Ben onu azdirmadim. Fakat kendisi derin bir sapiklik içindeydi" der (K. Kaf: 27). Tanri kizar ve: "Huzurumda çekismeyin! Ben size daha önce uyari göndermistim. Benim huzurumda söz degistirilmez ve ben kullara asla zulmedici degilim" diye kükrer (K. Kaf 28-29).

Defteri sol'dan verilen hakkinda Tanri, yukardaki emrinde ufak bir degisiklik yapmis olmalidir ki söyle der: "Onu yakalayin (ellerini boynuna) baglayin; sonra alevli atese atin onu. Sonra da onu, yetmis arsin uzunlugunda bir zincir içerisinde oraya sokun!" (K. 69 Hakka 30-32).

Oysa ki daha önceki beyanlariyle Tanri, insanlari dogru ya da kötü yola sokanin, müslüman ya da kafir yapanin kendisi oldugunu bildirmistir (Örnegin En'am 125). Muhtemelen bu beyanini unutmus olmalidir ki simdi defteri soldan verilen için böyle konusmaktadir.

Bu konusma üzerine günahkarlar Cehennem'e atilmak üzere sürüklenirler. Cehennem'e atilis sekli de Kur'an'da söyle saptanmistir: "(Onlar) yüzleri üzerinde sürüklenerek cehenneme gönderileceklerdir" (K. 25 Furkan: 34)

Bununla beraber yolda durdurulup yeniden sorguya çekildikleri ve sonra cehennem atesinin önünde tekrar durdurulduklari anlasilmaktadir (K. 37, Saffat: 22-24). Ancak ne var ki bu durdurulus, cehennemlik kisiye son bir kurtulus firsati vermek için degildir: sadece son pismanligin para etmedigini ona anlatmak içindir. Nitekim cehennemlikler, atesin karsisinda durdurulduklari zaman söyle derler: "Ah keske dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak" (K. 6 En'am 27). Fakat onlarin bu sözleri dinlenmez ve onlar, elleri boyunlarina bagli olarak cehennemin dar bir yerine atilirlar (K. 25 Furkan 13).

Hicr Suresi'nde Cehennem'in yedi kapisi oldugu yazili (K. Hicr 43-44). Her bir kapi, Cehennem'in bir kesimine açilir. Bu kesimlere kisiler, günah durumlarina göre atilirlar. Birinci kesime müslümanlardan günah islemis olanlari en son kesim olan yedinci kesime de munafiklar atilir. Bu ikisi arasindaki kesimler, kafirlerin çesitli siniflarina ayrilmistir: örnegin ikinci kesime Hiristiyanlar, üçüncü kesime Yahudiler, dördüncüye Sabiler, besinciye Mecusiler, altinciya putperestler atilirlar.

Mademki Hiristiyanlar, Yahudiler, Sabiler, Putperestler vs... hepsi de kafirdirler, ve Cehennem atesinde yakilacaklardir, o halde neden acaba Cehennem kesimlere ayrilmistir? Muhtemelen her birine farkli azab taddirilmak için!.

Fakat her ne olursa olsun, onlari cehenem'e attirmadan önce Tanri, Cehennem'de yer bulunup bulunmadigindan emin olmak ister. Çünkü daha önce o kadar çok insani cehennem'e attirmistir ki cehennem'in dolu olup olmadigindan süphededir. Her seyi bilen bir Tanri'nin cehennem'in dolup dolmadigindan habersiz bulunmasi biraz sasirtici! Fakat muhtemelen bilmiyor olmali ki Cehennem'e sorar: "(Ey Cehennem) doldun mu?" (K. Kaf 30). Cehennem de Tanri'ya cevap verir: "(Hayir dolmadim) Daha (atilacak) var mi?" (K. Kaf Suresi, 30).

Cehennem'in bu bildirisi üzerine Tanri, meleklere "(Onlari) Cehenneme atin" emrini verir. Ve günahkarlar, yukarda belirtildigi sekilde Cehennem'e atilirlar. "Cehennem dolu olmus olsaydi bu günahkarlar ne olacakti?" seklindeki bir soruyu yanitlamak güç..

Cehenneme atilanlar, ölümün bir an önce gelmesini ve böylece azab'in bir an önce sona ermesini dilemege baslarlar ve: "Ey ölüm neredesin, (bir an önce) gel" derler (K. 25 Furkan 12-14). Fakat istekleri kabul edilmez, çünkü Tanri onlarin sonsuz bir azab içerisinde kalmalarini kararlastirmistir. Bu nedenle onlara söyle denir: "Bugün (yalniz) bir defa yok olmayi istemeyin; aksine bir çok defalar yok olmayi isteyin" (K. 25 Furkan 14).

Kur'an'dan anlasilan o ki Tanri, bu kisilerin yanip kavrulan derilerinin tazelenerek tekrar ve tekrar azab içerisinde birakilmalarini istemistir. Nitekim Nisa Suresi'nde Tanri'nin söyle dedigi yazili: "... Orada, derilerinin her yanip dökülüsünde, baska derilerle degistirecegiz. Azabi (iskenceyi) daha iyi tadsinlar diye..." (K. 4 ,Nisa 56) .

Öte yandan Cehennem'de ölüm diye bir sey olmadigi için, cehennemlikler,sonu gelmez bir sekilde cehennem azabini tadip gideceklerdir. Yalvar yakar olmalarina ragmen onlara: "Haydi (cehennem azabini) tadin! Kendilerine yazik etmis olanlar için bir yardimci yoktur" denecektir (K. Fatir: 36-37).

Muhammed'in Kur'an'a soktugu bu hükümlerden anlasilmaktadir ki Tanri, kafirlere ve günahkarlara karsi çok acimasizdir. Günahsiz müslümanlara gelince, onlar da Cennet'e sokulurlar ve Cennet'in sonsuz nimetlerine kavusurlar.