VIII
Muhammediin getirdigi sisteme göre kölesiz birakilmak, cezalandirilmak gibi bir sey sayilir. Fakat köle sahipleri, günah islemekten kaçinmak sûretiyle köleligi sürdürebilirler.
Köle azâd etmenin köle sahipleri için çok güç ve istenmeyen bir sey oldugunu Muhammed iyi bilirdi. Çünkü köle sahibi olmak mal, mülk sahibi olmak gibi çikar saglayan bir seydi. Bundan dolayidir ki köle azâd etmenin sarp yokusa tirmanmak kadar güç bir sey oldugunu söylerdi. Kur'ân'a koydugu âyet söyle: "Ama o sarp yokusu tirmanmagi göze alamadi. Sarp yokusun ne oldugunu bilir misin? 'Köle azâd etmektir o' ... " (K. Beled 11-16)
Ve iste kölesiz kalmanin köle sahipleri bakimindan pek zor bir sey olacagini bildigi içindir ki bazi günâhlar karsiligi olarak bunu, bir tür cezâ olarak tanimlamisti. Biraz yukarda gördügümüz gibi and'ini yerine getirmeyen ya da zihâr eden köle sahipleri, köle azâdlama seklindeki bir "cezâ'ya" katlanmak sûretiyle günahlarindan siyrilmis olurlar. Su durumda köle için özgürlüge kavusma sansi, sahibinin bu günâhlari islemesine bagli demektir.
Öte yandan Muhammed, getirmis oldugu diger bir çok zorunluklari, yasakilari ve haramilari uygulayabilmek için köle azâdlama cezâsini öngörmüstür. Örnegin oruçlu iken cinsî münasebette bulunmak yasaktir; oruçlu mü'min bir kisi, kadinlarinin her tarafindan yararlanmak olanagina sahip bulundugu halde onlarin avret yerine dokunamaz. Daha baska bir deyimle kadinlarini öpebilir, dillerini emebilir, gögüslerini elleyip sikabilir, fakat cinsî münasebette bulunamaz (K. 2 Bakara 187). Bulunacak olursa günâh islemis sayilir ve günahinin karsiligi olarak köle azâd etmek zorunlugunda kalir. Köle'ye sahip degil ise iki ay oruç tutmakla yetinir. Oruç tutamayacak durumda ise altmis yoksulu doyurmakla, buna da gücü yetmez ise bir hurmayi yoksula sadaka olarak vermekle günahtan kurtulmus olur 1.
Görülüyor ki oruçlu iken kadinlariyle cinsî münasebette bulunan kisi, köle azâdlamaga mahkûm kilinmak sûretiyle cezâlandirilmaktadir. Su durumda bu cezâiyi önlemek kadar kolay bir sey yoktur: oruçlu iken cinsî münasebette bulunmayip kadinin avret yeri disinda kalan yerlerinden yararlanmakla bu saglanabilir. Ya da cinsî münasebette bulunma isini, aksam vaktini bekleyip, orucu bozduktan sonraya birakmak mümkündur ki, bu da pek güç bir sey olmasa gerektir. Oruçlu kisi için kölesini azâdlamaktansa bu kadarcik bir fedakârliga katlanmaktan daha kolay ne vardir ki?
Öte yandan ibâdet görevini geregince yerine getirememekten dogma günahlari da köle âzâdlamak sûretiyle gidermenin mümkün oldugu anlasilmaktadir. Islâm kaynaklari bunu nefsi terbiye etmek, ya da nefsi zorlamak bakimindan önemli bulurlar ve Abdullah Ibn Ömer ile Ibn Ebî Râbia örneklerini verirler. Söylendigine göre Abdullah Ibn Ömer, bir defiasinda iki yildiz görünceye kadar aksam namazini geciktirdigi için, iki kölesini âzâd etmis, böylece günahtan kurtulma yolunu bulmustur. Yine bunu gibi Ibn Ebî Râbia, sabahin iki rekiatini zamaninda kilamadigi için bir kölesini âzâd etmistir2. Fakat hemen ekleyelim ki bu gibi hallerde mutlaka köle âzâd etmek diye bir sey yoktur. Köle âzâdlamak yerine bir yil oruç tutmak, ya da yaya olarak hacca gitmek sûretiyle de köle sahipleri günâhlardan kurtulma yolunu bulabilirler.
Bütün bu söylediklerimizden çikan sonuç su olmaktadir ki Islâm seriâtiinda köle âzâdlama, insaniin insanlik sahsiyetine karsi duyulan bir saygidan dogma bir sey degil, sadece köle sahibine bir takim çikarlar saglama, örnegin onu bir takim günahlardan uzak kilma amacina dayali bir eylemdir. Bu tür usûller ve eylemlerle köleligi ortadan kaldirmanin mümkün olmadigini söylemek için kâhin olmaga gerek bulunmadigi da ortadadir.
1 Bu konuda Ebû Hürfeyre'nin rivâyetine dayali hadisler için bkz. Sahih-i... (Cilt VI, sh, 275, Hadîs no. 918)
2 Bkz. Imam Gazâlî, Ihyâu ulûmiid-dîn (Diyânet Isleri Baskanligi Müfettislerinden Ahmed Serdarogluinun çevirisi, Bedir yayin evi, Istanbul 1975, Cilt IV, sh. 734)