X
Köle azâdlamaktan daha hayirli davranislar: köle edinme ihtiyacinda bulunan kimselere köle hibe etmek, ya da ona buna köle hediye etmek, köleyi azâdlamaktan daha büyük sevap sayilir.
Sik sik tekrarladigimiz gibi, her ne kadar seriâtçilar, Muhammed'in köle azâdlamayi sevap sayip tesvik ettigini ve bu yoldan köleligi ortadan kaldirmaga çalistigini iddiâ ederlerse de yalandir. Bu yalanlari onlar Muhammed'in köle kullanma geleneginin aleyhinde oldugunu öne sürerek ve bunu desteklemek üzere hikâyeler uydurarak pekistirirler. Bu hikâyelerden bir ikisine yukarda degindik ve gördük ki köleligi kaladirma yönünde Muhammediin her hangi bir girisimi olmamistir. Aksine köleligi sürdürmek için ne mümkünse yapmistir. Nitekim bizzat kendisi yasami boyunca köle kullanmak yaninda, baskalarina (bu arada kendi eslerine) köle hediye etmek, ya da baskalarini köle sahibi edindirmek bakimindan da pek cömertce davranmis bulunduguna göre, kalkipta kizi Fatimaiya: "Günde 30 def'a Allahü Ekber, deyin; bu size hizmetçiden hayirlidir" seklinde konusmus olamaz.
Hemen ekleyelim ki Muhammed, yine yukarda belirttigimiz gibi, kendisine sevindirici haber getirenlere köle hediye etmek, ya da kendisine süt anneligi eden Halime'nin kizi Seyma'yi köleler vererek sevindirmek, ya da, Ayse'nin köle satin almasini ustaca usûllerle saglamak gibi yollarla köle azâzlamktan daha hayirli eylemler oldugunu ortaya vurmustur.
Öte yandan Muhammed, köle azâdlamayi fevkalade kaypak esaslara baglamak yaninda bir de köle azâd etmektense etmemeyi daha hayirli halilerden saymistir. Bu halilerden biri acima duygularina kapilip köleyi azâdlamaktansa baskasina hibe etmektir. Digeri de Tanri'ya ve peygamberine dûa etmek yolu ile köle azadlama isinden uzak kalmaktir.
A) Meymuneinin köle azâdlamasini Muhammed , olumsuz bir davranis olarak tanimlar: Azâd edecek yerde dayilarina hediye etseydin ecrin (âhiret mükâfatin) daha büyük olurdu der.
Denilebilir ki, getirmis oldugu usûllerle Muhammed, köle azâdlama isini temelinden kösteklemistir. Fakat bütün bu hususlar bir yana, bir de köle azâdlamayi, biraz yukarda degindigimiz gibi, pamuk ipligine baglarken diger yandan köle azâdlama yerine köle hibe etmeyi "efdâl", yâni daha hayirli bir is, daha büyük bir sevap saymistir. Sayarken de buna kendi âile yasamindan örnekler saglamistir. Nitekim eslerinden Meymûne'nin rivâyetine dayali olarak Buharî'nin naklettigi su hadîs bunun ilginç bir kanitidir:
Benî Hilâl'den Harîs'in kizi Meymûne, ki hicretin yedinci yilinda Muhammed'in nikâhina girmis ve onun esleri arasinda en önemlilerden biri olmustur, günlerden bir gün sahip bulundugu zenci bir köleyi (cariye'yi), acima duygusuna kapilarak azad etmek ister. Ve bu isi, Muhammedie danismadan yapar. Bunu ögrenen Muhammed fena halde öfkelenir; derhal Meymûne'yi çagirtip kendisine söyle der: "Eger câriyeyi (Benî Hilâl'den) dayilarina hediye etseydin ecrin (âhiret mükâfatin) daha büyük olurdu" 1.
Bildirildigine göre Meymûne'nin dayilari ve kardesleri köle edinmek için çirpinmakta idiler. Muhammed onlarin böyle bir ihtiyaç içerisinde bulunduklarini bildigi içindir ki Meymûne ile yukardaki sekilde konusmus ve ona, köle'yi azâdlamaktansa dayilarina hibe etmekle daha hayirli bir is görmüs olacagini hatirlatmistir.
Muhammed'in bu sözleri vesilesiyle sârih Ibn-i Battal söyle der: "Bu hadîs'ten çikan sonuç sudur ki câriyeyi hayirli bir kimseye hibe etmek, onu azâd etmekten çok daha iyi bir davranistir" 2
B) Bir baba, evlâdlari arasinda hibe ve hediyede bulunurken, kölelerini (ve cariyelerini) de bu sekilde onlar arasinda paylastirmalidir:
Muhammed'in köle hibe edilmesini gerekli gördügu baskaca haller çoktur. Nu'mân Ibn-i Besîr 'in rivâyetine dayali olarak Buharî'nin naklettigi bir baska hadîs hükmüne göre bir baba, evlâdlari arasinda hibe ve hediyede bulunurken, kölelerini (ve cariyelerini) de bu sekilde onlar arasinda paylastirmalidir. Bu isi yaparken, yâni erkek çocuklarindan bir kismina hibe ve hediye dagitirken, diger evladlarini bundan mahrum kilmamalidir; kilacak olurlarsa bu hibe bâtil sayilir3. Görülüyor ki köle sahibi, sahip bulundugu köle ve cariyeleri azad edecek yerde, onlari çocuklari arasinda paylastirmakla daha yararli bir is yapmis sayilacaktir.
C) Sevdeinin acima duygularina kapilarak köle azâdlamasini uygunsuz bulur:
Bu yukardakilere eklenebilecek bir diger örnek söyle: Celâleddin gibi kaynaklardan ögrenmekteyiz ki Muhammed, savaslardan birinde elde ettigi kölesini, elleri bagli olarak getirip eslerinden Sevde b. Zamiaiya birakir. Adamcagiz öylesine büyük bir istirab içerisinde inleyip kivranmaktadir ki, Sevde acima duygusuna kapilir ve dayamayip zavalliyi, ellerini çözerek, serbest birakir; yâni kaçmasini saglamis olur. Bunu duyan Muhammed büyük bir öfkeye kapilir ve Sevdeiye bedduâlar eder; ederkende onun kolunun kopmasini Tanriidan diler. Fakat muhtemelen biraz asiri gittigini, ve kolsuz bir kadinla birlikte yasamanin pek zevkli bir yönü olmadigini düsünmüs olmalidir ki az geçmeden Tanriiya yalvarida bulunur ve: Ey Tanrim! Ben de nihâyet bir insanim!. Bu nedenle bedduami inâyete çevir der. Dedikten sonra da Kuriânia, insanin aceleci olduguna dâir su âyetii koyar: Insan hayri istedigi kadar serri de ister. Insan pek acelecidir. (K. 17 Isrâ 11)
Insan acelecidir derken, hiç kuskusuz bir yandan öfkesine hâkim olamayip bedduâ yoluna gitmis olmak kadar, Sevdeinin acima duygusuna kapilip köleyi salmis olmasini da göz önünde tutmustur4.
1 Bu hadîs için bkz. Sahih-i... (Cilt VIII, sh. 31, Hadîs no. 1135)
2 Ibn Battal'in söylemesi söyle: "Bu hadîsten müstefad olan hüküm, câriyeyi zî-rahme hibe etmek, azâdlamaktan efdal olmasidir". (Bu hadîs için bkz. Sahih-i..., Cilt VIII, sh. 32)
3 Sahih-i... (Cilt VIII, 26 ve d., hadîs no. 1133)
4 Yine Celâleddiniden ögrenmekteyiz ki bazi Kuriân yorumculari bu âyetii farkli bir olaya dayatirlar. Güyâ Tanri Ademii yaratipta burnuna hayat nefesini üfürdükte, Adem, nefesin bütün vucuduna yayilmasini beklemeden, yâni vücudunun bir kismi henuz çamur halinde iken, acele ile ayaga kalkmak istemis fakat düsmüstür. Ve guyâ âyet, insaniin daha Ademile birlikte aceleci oldugunu anlatmaik için konmustur.