I) Kurban gelenegi'nin Kur'ân'a alinisinda rol oynayan dinsel etkenler:
Kurban geleneginin Kur'ân'da alinisinda rol oynayan dinsel olaylarin incelemes bize sunu gösterecektir ki, Kur'ân'a göre Kurban kesimindeki amaç, esas itibariyle yoksul'a yardim degil fakat Tanri'ya bagliligin, kan akitimi yoluyla saptanmasidir. Adem'in ogullarinin acikli hikâyesi bunun böyle doldugunun ilk kanitlarindandir.
A) Adem'in ogullari'nin hikâyesi:
Gerçekten de Kur'ân'da, Mâide sûresi'nde, Adem'in iki oglu'nun kissa'si (hikâyesi) anlatilmistir ki Tanri'nin, kurban kesiminden gayri bir sekilde kendisine sunulan kurban'dan pek hosnud olmadigini, ve kurban ameliyesini yoksullara yardim seklinde anlamadigini ortaya vurur. Gerçekten de âyet'de söyle yazili: Ey Muhammed! Onlara, Adem'in iki oglunun kissasini dogru olarak anlat. Ikisi birer kurban sunmuslar. Birinin kabul edilmis, digerininki edilmemisti. Kabul edilmeyen (kurban sahibi): -Andolsun seni öldürecegim!- deyince, kardesi: -Allah ancak sakinanlarin takdimesini kabul eder- demisti. (K. Mâide sûresi, âyet 27). Ayet'de açiklik yok, fakat anlatilmak istenen sey, Adem'in ogullarindan birinin koyun keserek, digerinin de toprak ürünlerinden (bugday) vererek Tanri'ya kurban sunduklari, ve Tanri'nin koyun seklindeki kurbani kabul edip digerini red ettigidir. Kur'ân'daki bu hikâye'yi Muhammed Tevrat'tan almistir. Tevrat'in Tekvin kitabinda anlatilan sekliyle hikâye kisaca söyle:
Adem'in iki oglu olmustur ki adlari Hâbil ve Kâbildir. Bu iki kardesten biri, Hâbil, koyun sürüsü güden bir çoban'dir. Diger kardes, yâni Kâbil, ise çiftçi'dir. Beraberce yasayip giderlerken bir gün Hâbil, gütmekte oldugu sürünün ilk doganlarindan bir koyunu kesip Tanri'ya kurban olarak sunar. Çifçilikle ugrasan Kâbil ise, Tanri'ya kurban olarak toprak ürünlerinden (bugday) sunar. Tanri, Hâbil'in sunmus oldugu kesilmis koyunu kurban olarak kabul eder, fakat Kâbil'inkini kabul etmez. Bunun üzerine Kâbil, kiskançliga kapilip kardesi Hâbil'i bir vurusla öldürür (Bkz. Tevrat/Tekvin, Bap IV, 1-9).
Asli Tevrat'da bulunan bu hikâye'nin hadîs'lerde ve Kur'ân yorumlarinda anlatilan sekli asagi yukari böyle. Dikkat edilecegi gibi Tanri'yi hosnud kilan sey toprak ürünü olan bugday seklindeki kurban degil, fakat kan akitilarak sunulmus olan koyun seklindeki kurban'dir. Belli ki Tanri kendi adina kan akitilmasindan hoslanmistir. Ve bu isi yoksullara yardim olsun düsüncesiyle degil fakat Hâbil'in takdimesinden hoslandigi için yapmistir; Hâbil'in takdimesi ise, biraz önce gördügümüz gibi, kani akitilan koyun'dur. Eger Tanri kan akitilmasindan hoslanmamis olsa, ve kurban'dan maksadin yoksul'a yardim oldugunu düsünmüs olsa, bunu açikca bildirirdi. Oysa böyle yapmamistir. Belli ki insanlarin kendisine olan bagliliklarini Tanri adina kan akitilmasina göre degerlendirmek istemistir! Bundan dolayidir ki din adina cihad'a çikilmasini, kâfirlere karsi savasilmasini, kiliçla vurusulmasini (yâni kendi adina kan akitilmasin) kutsal bir sey olarak görmüstür. Yine bundan dolayidir ki bu savaslarda ölenleri sehid olarak en büyük mükafatlara layik bilmistir.