3) Tanri, atesin yiyecegi bir kurban getirmedikce hiç bir peygambere inanilmamasini emretmis: (K. Al-i Imrân, 183)


“Kurban” ögesi'nin “peygamber'ligin” bir isâreti olduguna, ve “atesin yakip kor edecegi bir kurban getirmedikçe” hiçbir peygamber'e inanmamak gerektigine dâir Kur'ân'da söyle bir âyet var:“... 'Dogrusu, atesin yiyecegi bir kurban getirmedikce hiçbir peygambere inanmamak üzere Allah bize ahid verdi' diyenlere sen, Ey Muhammed, de ki: ‘Benden önceki peygamberler size belgeler ve dediginiz seyi getirdi. Dogru sözlü iseniz niçin onlari öldürdünüz?'-...” (K. Al-i Imrân, 18)


Bu âyet'i Muhammed, Medîne'deki Yahudi'lerin kendisini “peygamber” olarak kabul etmemek maksadiyle: “Dogrusu atesin yiyecegi bir kurban getirmedikce hiçbir peygambere inanmamak üzere Allah bize ahid verdi' ...” seklindeki iddiâ'larini çürütmek için koymustur. Islâm kaynaklarina göre hikâyesi söyle: Medîne'deki Yahudi'lerin önemli kisilerinden bazilari (ki aralarinda Kâ'b Ibn-i Esref, ve Mâlik Ibn Sayf, ve Vehb Ibn Yahuza ve Zeyd Ibn Manuh ve Finhas Ibn Azura, ve Huyey Ibn Ahtab gibi kimseler bulunmaktaydi) gelip Muhammed'e söyle derler: “Sen, (Tanri'nin ) seni bize bir Resul olarak gönderdigini ve sana bir kitab (indirdigini) iddia ediyorsun. Halbuki Allah bize, Allah tarafindan gönderildigini iddia eden bir Resûl bize atesin yiyecegi bir kurban getirmedikçe kendisine iyman etmemekligimize dair ahid vermis, ya'ni böyle (emreylemisti). Binaenaleyh sen böyle bir mu'cizeyi gösterirsen seni tasdik ederiz” derler. Yâni anlatmak isterler ki gökyüzünden inen bir atesin yakip kor edecegi bir kurban getirmedikce Muhammed'i “peygamber” olarak kabul etmiyeceklerdir. Onlarin bu sözleri üzerine Muhammed, istenilen mu'cize'yi gösteremeyecegini bildigi için, Tanri'nin yukardaki âyet'i indirdigini ve bununla sunu anlatmak istedigini söyler: “Muhammed'ten evvel size, o söylediginiz kurban ve nâr mu'cizesiyle peygamberler geldi. Bunlar arasinda Zekeriyya ve Yahya ve diger Israil peygamberleri vardi. Fakat siz onlari öldürdünüz. Eger siz, sözünüzün delâleti vechiyle: -'Bu kurban mu'cizesi gösterilirse iman edecegiz-' demekte sadik ve ciddî iseniz o Peygamberleri ne için katlettiniz. Yani sizin ecdadiniz onlari katlettikleri gibi siz de bugün hâlâ onlarin düsündügü gibi düsünüyorsunuz. Onlarin isledikleri bu cinâyetleri hâlâ onayliyorsunuz. O peygamberlere iyman etmiyor ve o cinayetlerden tevbekâr olmuyorsunuz. Oysa Muhammed'e iyman etmek için, bütün bu peygamberlere iyman etmek sarttir. Siz onlari tasdik etmeden ve o günahlari tevbe etmeden Muhammed'i onaylamis olamazsiniz. Ve mâdemki onlar kurban mu'cizesini de gösterdikleri halde hâlâ iyman etmiyorsunuz, o halde muhakkaktir ki bu gün taleb ettiginiz bu mu'cizeye yine iyman etmiyeceksiniz. Binaenaleyh ahid da'vaniz iftira oldugu gibi bu talebiniz de yalandandir. Bu iftirayi onaylayacak nitelikte bir mu'cize olamaz...” 1.


Dikkat edilecegi gibi Muhammed'in söylemesine göre “Kurban mu'cizesi”, daha önce Israil ogullari'na gönderilmis olan peygamber'lerin “peygamber'lik isâreti oldugu halde, Yahudiler bu peygamberlere (ki Muhammed'e göre hepsi de “müslüman” olarak gönderilmislerdir) inanmamislardir, hattâ onlari öldürmüslerdir. Su durumda eger kendisi de “kurban” mu'cizesi göstermis olsa Yahudiler ona inanmayacaklardir.

1 Bu konuda bkz. Elmalili H. Yazir, age , Cilt II, sh. 1243