Kur'ân ile ne demokratik ve ne de ekonomik gelismeye dayali sosyal bir düzen kurma olasiliginin bulunmadigi konusunda.


Her ne kadar Islâmci'lara göre Kur'ân, en âdil siyasal, sosyal ve ekonomik düzenin temeli, ve daha dogrusu Müslümanlar için temel bir kanun, bir Anayasa sayilirsa da, yanlistir. Nitekim Islâm'in ortaya çiktigi tarihten günümüze gelineceye kadar, yâni 1400 yil boyunca hiçbir ülkede ve hiçbir dönemde demokratik dogrultuda bir gelisme görülmemistir. Basta Kur'ân olmak üzere seriât kaynaklarina dayali olarak ne “laik” ve “demokratik” bir sosyal düzen kurmak, ve ne de toplumun ekonomik gelisme sürecine oturtmak mümkündür. Su bakimdan ki Kur'ân, teokratik ve özgürlükçü nitelikteki siyasal ve sosyal sistemler disina çikilmasina ve akilciliga olanak tanimadigi gibi, ekonomik ilkeler bakimindan da âdil ve gelismeye yönelik yasamlara firsat yaratmaz. Bu hususlari diger yayinlarimizda, özellikle “Seriât Devleti'nden Laik Cumhuriyet'e”, ve ayrica “Aydin ve ‘Aydin!'...” adli kitaplarimizda ele almis bulundugumuz için burada fazla durmayacagiz.