Kur'ân'daki Çeliskilerin Gerçek Nedenleri Hakkinda
Akilci bir okuyusla Kur'ân'daki çeliskili hükümlerin varligina tanik olanlarin kendi kendilerine soracaklari bir soru var ki o da su: Tanri'nin çeliskili bir dil ile, ya da tutarsiz bir mantikla, konusabilecegini düsünmek mümkün bulunmadigina göre, çeliskilerle dolu bir kitabi Tanri sözleri olarak kabul etmek mümkün olur mu? Eger çeliskili hükümleri kapsayan bir kitab Tanri sözleri olarak kabul edecek olursak, bu takdirde Tanri fikrini zedelemis olmaz miyiz?. Bu tür bir soruyu yanitlamak maksadiyle Kur'ân üzerinde inceleme yapacak olanlar pek muhtemelen su sonuca yöneleceklerdir ki, Kur'ân'daki çelismelerin nedenlerini Tanri'da degil, fakat kitab'i hazirlayanlarda, ve daha dogrusu Muhammed'in davranislarinda, mantiginda ve yasamlarinin icaplarinda aramak gerekir. Bu yapilacak olursa görülecektir ki bir kisim çelismeler onun günlük siyâsetinin gereksinimlerini, kendi içinde bulundugu kosullara uydurmaga çalismasindan; bir kisim çelismeler güçsüz durumdan güçlü duruma geçmis olmasindan; bir kisim çelismeler unutkanligindan; bir kisim çelismeler ugradigi basarisizliklarin sorumlulugundan kurtulma cabasindan; bir kisim çelismeler bilgi kitligindan; ve bir kisim çelismeler de yabanci kaynaklardan yaptigi alintilari bölük pörçük sekilde, ya da degistirerek aktarmis olmasindan, dogmustur. Fakat denilebilir ki çelismelerin varligi, genel olarak, Muhammed'in güçsüz durumdan güçlü duruma geçmesiyle, ve günlük siyâsetinin gereksinimlerini (daha dogrusu çikarlarini) bu durumlara göre ayarlamasiyle ilgilidir.