VII) Toplumsal düzene ve Sosyal durumlara çikarci yoldan çözüm bulma siyâsetinden dogma çeliskiler:
Insanlar arasi iliskilerle, ve sosyal sorunlarla ilgili olarak Kur'ân'da yer alan âyet'ler bakimindan da çeliski durumu söz konusudur. Bu çeliskiler, Muhammed'in sapli bulundugu önyargilardan, ya da sosyal durumlara çikarci yoldan çözüm bulma caba'larindan dogmustur. Örnek olarak sunulacak âyet'ler arasinda, insanlar arasi kardeslige ve esitlige yer verirmis gibi görünen âyetlerle, kardeslik ve esitlik fikrini yok eden âyet'ler vardir. Söyleki:
Islâmci'larin iddiâlarina göre
Kur'ân'da, insanlar arasi kardeslige ve esitlige yer verirmis gibi görünen âyet'lere rastlanir ki bunlardan bazilari söyle:
"Hiç süphe yok ki mü'minler ancak kardestirler: onun için iki kardesinizin aralarin düzeltin ve Allah'tan korku ki rahmete sayan olasiniz " (K. 49 Hucurat 10) 1.
Ey insanlar! Dogrusu Biz sizleri bir erkekle, bir disi'den yarattik... Allah katinda sevabi en çok ve derecesi en yüksek olaniniz en fazla çekinenizdir" (K.49 Hucurât sûresi, âyet 13).
Ancak ne var ki, kardeslik'ten ve esit'likten söz eder görünen bu tür âyet'leri dikkatlice okur ve bir de bunlara ters düsenlere göz atacak olursak görürüz ki bunlarda ne insanlar arasi kardeslikten ve ne de esitlikten eser vardir! Yâni bu yukardaki âyet'lerin (ve benzerlerinin) tüm insanlar arasi sevgi ve kardeslikle hiçbir ilgisi yoktur. Çünkü bir kere yukardaki âyet'lerde "Hiç süphe yok ki mü'minler ancak kardestirler... diye yazili. Yâni tüm insanlar arasi kardeslikten degil fakat sadece Müslümanlar arasinda kardeslikten söz edilmekte. Müslüman'larin, müslüman olmiyanlarla kardes sayilmalari söyle dursun, fakat dost olmalari dahi yasaklanmistir. Kur'ân, Islâm'dan gayri bir din ve inanca bagli olanlari sapik olarak tanimlamak yaninda, onlari küçülten, ve onlara karsi savasmayi öngören hükümlerle doludur. Kur'ân'da yer alan ve müslümanlar arasi kardesligi ön gören âyet'ler, esas itibariyle müslüman olmiyanlara karsi düsmanlik beslemeyi pekistirmek maksadiyle öngörülmüstür. Örnegin Hucurat sûresin'deki: ... mü'minler ancak kardestirler: onun için iki kardesinizin aralarin düzeltin ... (K. Hucurat 10), seklindeki âyet'in yorumu bu dogrultudadir; zirâ bu âyet'le anlatilmak istemistir ki, eger müslümanlar kendi aralarinda kardesce ve baris halinde yasamazlarsa, kâfirlere karsi güçlü durumda olamazlar. Onun için müslümanlar birbirleriyle bozusmamalidirlar; bozusurlarsa barismaktan kaçinmamalidirlar; bozusanlari baristirmalidirlar2.
Dikkat edilecegi gibi, kardeslikle ilgili olarak Kur'ân'da geçen âyet'ler, bütün insanlar arasi bir kardesligi hedef edinmis degil; aksine insanlardan bir kismini (yâni müslümanlari), insanlardan diger bir kismina (yâni müslüman olmiyanlara) karsi düsman ve saldirgan kilmak için düsünülmüstür3
Öte yandan Kur'ân'da, insanlar arasinda esitlik olmayip kölelik, efendilik" durumlarinin bulundugunu (Örnegin K. Nahl 75); ya da Kadinlarin "aklen ve dînen dûn" yaratildiklarini (örnegin Bakara 282 ); ya da Müslüman'larin, "kafirlere" üstün bulunduklarini ve çünkü Islâmdan gayri bir dine yönelenlerin sapik sayildiklarini (örnegin Imrân, 85); ya da Müslümanlar arasinda dahi "üstün" ya da "asagi" derecede olanlarin bulundugunu (örnegin Arap'larin Arap olmayanlara, Arap'lar içerisinde de Kureys'lilerin diger Arap kavimlerine, üstün oldugunu) vurgulayan buyruklar vardir4.
Tekrar hatirlatalim ki Muhammed, ilk baslarda kendisini, Arapça Kur'ân ile sadece Arap kavmine inmis gibi gösterirken, yavas yavas güçlenipte Arap olmayanlari da kazanma sevdasina kapilinca, bütün insanlara gönderilmis "Peygamber" gibi tanitmaya çalismis ve Kur'ân'a: "Ey insanlar, Biz sizleri bir erkekle bir disiden yarattik... Allah katinda sevabi en çok ve derecesi en yüksek olaniniz en fazla çekinenizdir" (K.49 Hucurat 13) seklinde âyet'ler koymustur. Ancak ne var ki bütün bunlari yaparken, bir yandan sapli bulundugu önyargilar nedeniyle, diger yandan da kendi özel çikarlarina yatkin düstügü için, kölelik gibi eski bir Arap gelenegini sürdürmekten geri kalmamis ve Kur'ân'a: "Allah, hiçbir seye gücü yetmeyen ve baskasinin mali olan bir köle ile, kendisine verdigimiz güzel nîmetlerden... sarfeden kimseyi misâl gösterir: Hiç bunlar esit olur mu?..." (K.16 Nahl 75), seklinde âyet'ler koymustur. Koyarken de köleligin, insanlar arasi esitlikle, kardeslikle bagdasmadigini, ve bu nedenle yukardaki âyet'ler arasinda çeliski yattigini düsünmemis, ya da buna aldiris etmemistir.
Yine bunun gibi Arap'larin, Arap olmayanlara üstünlügüne, ve Arap'lar içerisinde dahi Kureys Kavmi'nin diger Arap kavimlerine üstün bulunduguna inandigi içindir ki, Kur'ân'a Kureys basligi ile sûre koyarak Tanri'nin Kureys'e, yaz ve kis yolculuklarinda kolayliklar gösterdigini, onlarin uzlasmasini ve anlasmasini sagladigini, onlari açliktan doyurdugunu, her çesit korkudan uzak kildigini anlatmistir (Örnegin, K. 106, kureys sûresi, âyet 1-4). Fakat bununla da yetinmemis, bir de ayrica Arap'lari insanligin en üstün sinifi olarak tanimlamis, Arap'lar içerisinde Kureys'in en mükemmel, ve Kureysli'ler içerisinde de Hasimî'lerin daha mükemmel bulundugunu anlatmak üzere "Insanligin en mükemmel sinifi Arap'lardir; Arap'larin en mükemmeli Kureys'lilerdir; Kureys'lilerin en mükemmeli ise Benî Hasim'dir" 5 seklinde konusmustur. Kuskusuz ki böyle yapmasinin nedeni, Kureys kabilesine ve bu kabilenin bir kolu olan Hasimî'ler âilesine mensup bulunmasindandir. Söylemeye gerek yoktur ki, esitklikten söz ederken, kendi mensup bulundugu Arap kavmini insanligin en mükemmeli olarak göstermesi, ve hattâ bu kavmin cesitli bölümlerini (Kureys'i ve Hasimî âilesini) üstün bilmesi, çeliski yaratmaktan baska bir sey degildir.
Öte yandan, kendisini Yahudi'lere ve Hiristiyan'lara peygamber olarak kabul ettirmege çalistigi siralarda, insanlar (ve hattâ bu insanlarin bagli bulundugu dinler) arasinda esitlik varmis kanisini yaratir görünürken, onlari kazanamayacagini anladigi an (ve artik güçlendigi için), Islâm'dan gayri dine yönelenlerin "sapik" olduklarini vurgulayan hükümler koymus, Yahudi'lerle ve Hiristiyan'larla dostluk kurmayi yasaklamis, ve bunu dahi yeterli bulmayip bir de onlara karsi cihad açilmasini, küçülerek ve dizlerini bükerek cizye vernelerine kadar cihad'a devam olunmasini emreder olmustur (Örnegin bkz. Tevbe Sûresi, âyet: 29 vs.). Böylece ne din'ler ve ne de farkli inançtakiler arasinda esitlik olmadigini ortaya vurmus, ve kardes'lik ve esitlik konusunda söyledikleriyle çelismeye düsmüstür.
1 Ayrica bkz. Tevbe Sûresi, âyet 11
2 Yorum için bkz. Elmalili H. Yazir, age (Cilt VI, sh. 4464 ve d.)
3 Bu konuda benim Islâm'a Göre Diger Dinler , ve Kur'ân'daki Kitaplilar adli yayinlarima bakiniz.
4 Ayrica Kur'ân'in su âyetlerine bkz. 12:1; 13: 37; 19: 97; 20: 112-113; 26: 192; 41: 2, 44; 43: 2, ve d. ; 443: 58; 567: 76; 58: 5; 80: 13; 85: 21 ve d.;
5 Bu konuda Buharî'nin Kitâb Enbiyâ (Bab 46), Kitâb Manakib ( Cild I, bab 2), Kitâb Ahkâm (Bab 51); ayrica Müslim'in Sahih'inde Kitâb Imara ; ayrica bkz. Arsel, Arap Miulliyetciligi ve Türkler.