"Çeliskili" Hükümlerle Verilen Dîn ve Bundan Dogma Olumsuz Sonuçlar
Seriât hükümlerinin çeliski'lerle, tutarsizlik'larla dolu olusunun yarattigi sakincalar sinirsiz denecek kadar çoktur. Bu sakincalar, hem yasam sorunlarina çözüm bulamamak, ya da bu sorunlari olumsuz sonuçlara baglamak açisindan, hem de asil kisileri akilci gelismeden ve düsünme gücünden yoksun birakmak bakimindan söz konusudur. Kisaca özetlemeye çalisalim.
I) Yasam sorunlarina çözüm bulma güçlügü yaratmak bakimindan çeliskiler sisteminin ortaya çikardigi sakincalar:
Çeliski'ler sisteminin yarattigi olumsuzluklarin basinda, yekdigeriyle çatisan hükümlerden hangisinin uygulanacaginin bilinememesi gelir ki, bu da yasam sorunlarini çözümlenemez durumda kilmaga yeterlidir. Islâm tarihi bunun örnekleriyle doludur. Birakiniz siradan, ya da halktan kisileri, ve fakat Ulemâ sinifi dahi bu yüzden, çogu zaman ne yapilmak gerektigini kestiremez durumlarda kalmislardir. Daha ilk zamanlarda bile, Ashâb-i Kirâm'in1, bir takim önemli sorunlar karsisinda ne yapacaklarini bilemeyip sorulara hemen yanit veremediklerini ve isi "ta'lik" ettiklerini, Islâm kaynaklarindan ögrenmekteyiz. Örnegin Hulefay-i Rasidin'den sayilan Osman b. Hattâb bile Kur'an'daki çelismeler karsisinda çogu kez kararsiz kalmis, önüne getirilen sorunlari çözümleyememistir. Nitekim önemli bir konu olarak kendisine, iki kardesin "mülk-i yemînde cem'i câiz olup olmadigi" soruldugunda: "Ne bileyim? Bunu (Kur'ân'daki) bir âyet helâl, öbür âyet de harâm kilmistir" demis ve isin içinden çikamaz durumda kaldigini bildirmistir2. Abdullah Ibn-i Amr ise çelismeler yüzünden "nezir 3 gününün bayrama rastlamasi halinde ne yapilmak gerektigi" hususunda kararsiz kalmistir. Nitekim kendisine: "Pazartesi günleri oruç tutmayi nezreden bir kimsenin nezir günü bayrâm gününe tesâdüf ederse, bu adamin vaziyeti ne olur?" diye soruldugunda: "Ne bileyim? Bir tarafta Allah nezrin yerine getirilmesini emrediyor, öbür tarafta da Resûlullâh bayrâm günü oruç tutmayi yasak etmistir" diyerek kararsizligini bildirmis, ve fetva vermekten çekinmistir4. Bunlara benzer örnekler çok. Görülüyor ki Kur'ân'in çeliskili hükümleri, yasam sorunlarina çözüm bulmak bakimindan güçlük yaratmakta!
1 Ashab-i Kiram deyimi Muhammed'i görmüs, onunla konusmus olanlar için kullanilan bir deyimdir.
2 Sahih-i Buharî Muhtasari... (Cilt XI, sh. 52)
3 Nezir sözcügü nezr kökünden gelme olup adama anlamindadir.
4 Sahih-i Buharî Muhtasari... (Cilt XI, sh. 52)