MUHAMMED'E
GÖRE "MUHAMMED"
ILHAN ARSEL
"Gözünüzü
açin! Ben Allah'in sevgilisiyim... Allah nezdinde gelmis ve
gelecek bütün insanlarin en sereflisi, en yücesi
benim..."
(Muhammed)
"Süphe yok ki Allah ve
melekleri, salevet getirir(ler) Peygamber (Muhammed)'e; ey inananlar
siz de ona salevet getirin; tam teslim olarak da selâm verin"
(K. 33 Ahzâb
Sûresi, Âyet 56)
Diger Hadis ve Ayetler...
Islâm
Dünyâ'si Muhammed'i, Onun Kendi Tanimina Göre
Degerlendirip Yüceltir
Yüce
Görünme ve Övünme Taktigindeki Amaç:
Insanlara Bas Egdirtmek
"Tevâzu"
Insani Oldugu Söylenen Muhammed, Övünmekten ve
Övülmekten Hoslanir: Hem de Hoslanmazmis Gibi Görünerek
Her
Alanda ve Her Hususta Muhammed, Sinirsiz Bir Övünme ve
Kendini Yüceltme Gereksinimi Içerisinde Görünür
Muhammed!
I) Övünürken ve
kendisini yüceltirken, insanlari asagilayici ve ezik kilici,
hattâ benlik duygusundan uzaklastirici tutum ve davranislara
yönelir.
A)"Gözünüzü
açin! Ben bütün insanlarin en yücesi'yim, en
sereflisiyim (...) Mahser halkinin efendisiyim" , ya da "Ben
Adem ogullarinin seyyidiyim..." diyerek, ve "ahlâk
cömertligini" ve insanlik faziletini" tamamlamak
üzere gönderildigini söyliyerek övünür.
Övünürken de "böbürlenmedigini"
ekler!
B) Tanri Tarafindan Kendisine Yüce
Ad'lar Verildigini Söyliyerek Övünürken,
Baskalarina Küçültücü Nitelikteki Ad'lari
Uygun Bulur
II) "Merhametli",
"Sefkatli" ve "Yumusak davranisli", oldugunu
söyliyerek övünmekle beraber, bu niteliklere ters
düsen davranislarda bulunur
III) "Ben güzel ahlâki
tamamlamak için (Peygambeer olarak) gönderildim"
diyerek ve"Her kes bana uyar. Ben bütün iyilikleri
câmi bir insanim..." diye ekliyerek her hususta
"yüceligiyle" övünür. Tanri'nin
kendisini her türlü kötülükten uzak
kildigini, her hususta temize çikardigini söyler
IV) "Ben lânetleyici
olarak degil, rahmet olarak gönderildim" diyerek
övünür. Bununla beraber ömrü boyunca
"lânetleyici" olmaktan geri kalmaz (K. Al-i Imrân
61)
V) Kisileri azarlarken bile kendi
kendisini yüceltmek ister
VI) "Iyiligin hepsi orta
boyludadir" diyerek övünür; çunkü
kendisi orta boyludur!
VII) Hem "Ümmî"
(okumasiz) olmakla, ve hem de Arablarin en fasih'i (hatasiz konusani)
olmakla övünür (K. A'raf 156-157; K. Ankebût
48))
VIII) Tükrügü'nün,
sümügü'nün, balgami'nin ve ellerini/ayaklarini
yikadigi abdest suyunun "kutsal" oldugunu söyliyerek,
ve bu suyu insanlara içirterek övünür
IX) Vücûdundan ayrilan
her seyin (örnegin kesilmis saçlarinin) kutsalligi ile
övünür: Basini tiras ettirdigi vakit saçlarinin
halka dagitilmasini emreder
X) Kureys'in Hasimî
âilesi'ne mensup olmak itibariyle, nesebi'nin asâletiyle
övünür
XI) Tanri'nin emriyle gögsünün
Cebrâil tarafindan yarilip içine "peygamberlik
mührü"nün konuldugunu ve bu nedenle Allah
anildikça kendisinin de anilmasi gerektigini söyler ve bu
sekilde anilmakla övünür
XII) Dogumundan önce olan
bitenlere varincaya kadar her gizli olan seyi Tanri'dan ögrendigini
ve bildigini söylemekle övünür. Ancak çogu
olaylar, bu söylediginin dogru olmadigini ve gizli seylerden
haberli bulunmadigini ortaya vurur
XIII) Insanlari "koyun sürüsü"
ve kendisini de bu sürü'nün "güdücüsü"
(çobani) olarak tanimlayarak övünür
XIV) Tanri'ya "teslim
olundugu" (boyun egildigi) gibi kendisine de "teslim
olunmak" gerektigini söyliyerek övünür
XV) Kendisine "hitâb"
etmenin Tanri'ya "hitâb" etmek sayilacagini,
kendisine ezâ etmenin Tanri'ya ezâ etmek olacagini
söyliyerek ve ayrica da Kur'ân'in "elçi
sözleri" oldugunu belirterek övünmüs olur
XVI) Kendisi'nin "peygamber'ligine"
içtenlikle inanmayanlarin önce kabir azâbinda
birakilacaklarini ve sonra Cehennem'e atilacaklarini, inanip saygi
gösterenlerin kurtulusa çikacaklarini söylemekle
övünür
XVII) "Ey iman edenler!
Allah ile Peygamberinin huzurunda ileri geçmeyin, (K. 49
Hucurât 1) seklinde âyet koyarak, ya da "Kim ki
bana ezâ eder, o kimse Allahu Teâlâ'ya ezâ
verir" seklinde konusarak kendisine övünme payi
çikarir
XVIII) Sadece kendini övmekle
yetinmez, fakat baskalarinin da kendisini övmelerini, her seyin
üstünde sevmelerini ister. Kendisini yüceltmeyen,
övmeyen, ve kendi "nefs'lerinden" fazla sevmeyen
kimselerin "îmân" sahibi olamayacaklarini
(müslüman sayilmayacaklarini) söyliyerek övünür
XIX) "Bana cinsî
münasebette kirk erkek gücü verildi" ve "Bu
dünya metaindan kadinlar, güzel kokular bana
sevdirilmistir..." diyerek sehvetinin çoklugu ile
övünür
XX) Öldükten sonra kabre
konuldugunda, cesedi'nin çürümeyecegini söyleyerek
övünür. Övünürken de mü'minlerin
kendisini, Cum'a günleri salât-ü selâm
göndererek övmelerini ister
XXI) Gökyüzünde
kendisine, "mü'minler'den" ayri olarak, muhtesem
"sühedâ" sarayi'nin tahsis edildigini söyliyerek
övünür
XXII) Tanri'nin kendisini her
hususta sereflendirmek istedigini, bu nedenle ölüm
meleginin izinsiz olarak yanina girmesine ve ondan izin almadan
ruhunu çikarmasina razi olmadigini söyler. Ve bu
seref'in kendisinden baska hiç bir kul'a ya da peygamber'e
verilmedigini ekler
XXIII) Tanri'nin kendisine, dünyâ
nîmetleriyle âhiret nîmetleri (Cennet) arasinda
(yâni ölmek, ya da bir süre daha yasamak sikki
arasinda) seçim yapma hakkini tanidigini, ve kendisinin
Cennet'i seçtigini söyliyerek övünür
XXIV) Erkek çocugu
olamamasina karsilik Tanri'nin kendisine, en büyük teselli
mükafaati olmak üzere, Cennet'te "Kevser'i"
verdigini söyleyerek ve "(Ey Müslümanlar) Ben
sizin Kevser havuzuna ilk eriseniniz olacagim" diyerek
övünür (Kevser sûresi, âyet 1-3)
XXV) Kendisi için: "Muhammed
Kur'ân'i uyduruyor, Yahudi'lerden ögreniyor", ya
da "Peygamber olsaydi Tanri ona hazineler verirdi"
seklinde konusanlari susturmak için Tanri'nin kendisine
"altlarindan irmaklar akan cennet'ler, ve cennet'lerde
kösk'ler" saglayabilecegini söyliyerek övünür
(K. Furkan sûresi, âyet 4-8, 10-11)
XXVI) Cennet'teki bir "menzil"e
(ya da "Makam-i Mahmud'a), kendisinden baska hiç bir
kul'un "lâyik" olmadigini söyliyerek övünür;
bu menzil'e kavusabilmek için mü'minlerin kendisi için
Tanri'dan yalvarida bulunmalarini ister
XXVII) Tanri'nin 50 vakit namaz
emrini 5 vakit namaz sekline dönüstürdügünü,
böylece ümmetini zahmetten kurtarmis oldugunu söyliyerek
övünür
XXVIII) Kiyâmet günü
en kalabalik ümmet'in, kendi ümmet'i olacagini söylemekle
övünür
XXX) Kabir'leri ziyâret
etmeyi önceleri yasaklamis iken, ölümünden sonra
kendisine yüceltici duâ'lar edilebilmesi için
yasak emrini kaldirir: "Ashâbim! Sizi evvelce ben,
kabirleri ziyâretten nehyetmistim. Artik simdi ziyâret
ediniz" der
XXXI) "Vahiy geliyor"
derken bayginliklar geçirmeyi "ilâhîligi"nin
isâreti olarak gösterir
Gelmis-Geçmis Bütün
Peygamberlere Karsi Fikren, Ruhen, Ahlâken ve Her Bakimdan Üsün
Oldugunu Söyler Muhammed!
I) Muhammed'in söylemesine
göre Tanri bazi peygamberleri, diger bazi peygamberlere "efdâl"
(üstün) kilmis, kendisini de "adi" ve
"nitelikleri" ile bütün peygamberlerin en
üstünü, en yücesi, en sereflisi saymistir
II) Peygamberlerin "Ilk'i"
ve "Sonuncusu" olmakla övünen Muhammed, hem
Adem'in bir parçasi, ve hem de Adem'den 14 bin yil önce
önce var kilinan kimse oldugunu söyliyerek "insan
varligi'nin" en mükemmeli oldugunu ekler
III) Geçmisteki bütün
peygamberler Muhammed'in gelecegini müjdelemisler, ona uymak ve
yardimci olmak hususunda Tanri'ya söz vermisler. Muhammed de,
gelmis geçmis bütün peygamberlerin tasdik edicisi
olmus, onlar lehine sâhid'lik etmis (Bkz. Ali Imrân
sûresi, âyet 81-82; Nisâ sûresi, âyet
41)
IV) Gelmis geçmis
Peygamberlerin en üstünü, en yücesi, en
sereflisi, en faziletlisi, ve en imtiyazlisi oldugunu söylerken,
baska "peygamberlere" verilmeyen yetenek ve yetkilerin
kendisine verildigini belirterek övünür; baskalari
tarafindan da bu sekilde övülmek ister
A) Diger peygamberlerden her
birinin sadece kendi kavimlerine gönderildigi hâlde
kendisinin bütün kavimlere (insanliga) gönderildigini
ve Peygamber'ler içinde en kalabalik ümmet'e sahip
oldugunu söyler. Yeryüzünün hazinelerinin
anahtarlarinin kendisine verildigini ve kendi ümmetinin,
ümmet'lerin en hayirlisi oldugunu bildirir. Kendi ümmetinin
geçmisteki cezâlarinin hafifletildigini, ve bazi
cezâlarinin da kaldirildigini ve kendisinden baska hiç
bir Peygamber'e bu imtiyazlarin verilmedigini söyliyerek övunür
B) Tanri tarafindan kendisine "En
büyük hârika" olmak üzere Kur'ân'in
verildigini, ve bu bakimdan da "peygamber"lerin en yücesi
olarak seçildigini söyliyerek övünür:
V) Kendisinin "Peygamber"ligine
inanmis olarak duâ edenlerin "Islâm fitrati ve
yaradilisi üzerine ölmüs olacaklarini"
söyleyerek, ve bu bakimdan da diger peygamberlerden farkli bir
durumu oldugunu belirleyerek övünür
VI) Cehennem'in tam ortasina
kurulan Sirat köprüsü'nün üstünden
ümmetini en evvel geçirecek olan "peygamber"in
kendisi oldugunu söyliyerek, ve 70 bin kisiyi hesap vermeden
Sirat'tan geçirtecegini ekliyerek övünür!
VII) Bütün ümmet'lere
safâat'ta bulunma hakkinin, sadece kendisine verildigini, diger
peygamber'lere böyle bir hak'kin taninmadigini söylemekle
övünür
VIII) Diger peygamberlerden farkli
olarak sirf kendisine özgü olmak üzere gögsünün
Tanri tarafindan açtirilarak içine peygamberlik
mührünün vuruldugunu söyliyerek övünür
(K. 94 Insirâh sûresi, âyet 1)
IX) Korku salmak hususunda da diger
bütü insanlardan (ve peygamberlerden) üstün
yaratildigini söyler: "Benden evvel hiçbir
kimseye verilmedik bes sey (hep birden) bana verilmistir: Bir aylik
bir yola kadar (düsmanlarimin kalbine) korku (salmak) ile mansûr
olundum..." diyerek övünür
X) Ücret karsiliginda is
görmedigini söyliyerek övünmekle beraber,
çapulculuk yapip ganimet alma imtiyazinin sadece
kendisine helâl kilindigini, baska peygamberlere böyle bir
hak'kin taninmadigini söylemekle övünür (K. Enfâl
sûresi, âyet 41-42; Hasr sûresi, âyet 6-7)
XI) Bütün peygamberler
içerisinde, geçmis ve gelecek bütün
günahlari Tanri tarafindan affedilen tek peygamberin kendisi
oldugunu söylemekle övünür
XII) Kendi seytâni'nin dahi
müslüman kilindigini, böylece seytanlarin serrinden
korundugunu söyler, ve bu bakimdan da, bütün
peygamberlere ve bütün insanlara üstün olmakla
övünür
XIII) Adem "Peygamber"e
üstünlügünü kanitlamak maksadiyle Muhammed,
Adem'in seytani'nin "kâfir" ve karisinin "günahta
ona yardimci" oldugunu, oysa ki kendi seytani'nin "müslüman"
ve karilarinin kendisine "yardimci" olduklarini söyliyerek
övünür
XIV) Kaya'larin ve Tas'larin
kendisine selâm verdiklerini, ya da deprenen dag'a "dur"
emrini vererek durdurdugunu, ya da kendisinden ayri düsen
hurma agaci kütügünün üzüntüye
düstügünü örnek gösterip, bütün
peygamberler içerisinde en büyük mu'cizenin
kendisine verildigini söyliyerek övünür:
"Hânîn-i cizi" mu'cizesi ("Hurma
kütügünün feryâd-i istiyâki"
hadîs'i)
XV) Tanri'nin kendisi'ni "Sabâ"
adindaki rüzgar ile güçlendirdigini ve böylece
müslümanlari zafere eristirdigini, oysa ki daha önceki
peygamberlerin kavimlerini "azâb" rüzgarlariyle
yok ettigini söyliyerek övünür
XVI) Baskaca hiç bir
peygamber'in kendisinden önce Cennet'e giremeyecegini
söyliyerek övünür. Kendisi Cennet'e alinmadan
önce, Cehennem atesi'nin geçici olarak söndürülecegini,
Cennet hûrî'lerine, biraz daha güzellesmeleri için,
haber verilecegini ekler
XVII) Diger peygamberlerden farkli
olarak kendisinin, Tanri tarafindan bütün insanlara elçi
diye gönderileceginin önceden Tevrat ve Incil'de
müjdelendigîni ve hattâ adi'nin Incil'de "Ahmed"
olarak açiklandigini söyleyerek övünür
(Bkz. Bakara sûresi, âyet 129, 157; A'raf sûresi,
âyet 157; Saff sûresi, âyet 6)
XVIII) Tanri'nin "ölüm"
melegi göndererek, kendisinden ruhunu almak hususunda "izin"
istedigini, oysaki diger peygamberle böyle bir seref
bahsetmedigini söyliyerek övünür
XIX) Kendisini diger peygamberlere
her bakimdan üstün göstermek için Muhammed,
bir de onlari "imtiyazli" niteliklerden yoksun imis gibi
tanimlar
B) Isâ'yi Tanri'nin oglu
olarak kabul etmedigi gibi Hiristiyanlarin "Teslis"
(Tanri-Isâ-Rûhul-kudüs) inanisini da red'eder: sirf
Isâ'yi kendisinden daha üstün durumda göstermemek
için
C) Isâ'nin Yahudiler
tarafindan öldürülmeyip Tanri tarafindan gök
katina yükseltildigini söylemek sûretiyle kendi
ölümsüzlügünü vurgulamaga çalisir
(K. 4 Nisâ sûresi, âyet 155-158)
Önceki
Peygamberlere Üstünlügü ile Övünmesine
Ragmen, Böyle Bir Üstünlüge Sahip Bulunmadigini
Kendi Eylemleriyle Ortaya Vurur
I) Ibrahim "peygamber",
putperest olan babasi için magfiret dilerken Muhammed, "kâfir"
olarak öldü diye anasi Emine'ye ve babasi Abdullah'a, ve
kendisine babalik eden amucasi Ebû Tâlib'e böyle bir
davranista bulunmayip onlari cehennemlik sayar
II) Ibrahim, Tanri'dan "Haksizlik
yapmamasi" dileginde bulunurken, Muhammed Tanri'nin
haksizliklarini olumlu karsilar: (K. 7 A'raf 3-4; Tevrat (Tekvin
Kitabi) Bap 18: 23-26)
III) Süleyman "Peygamber"
putperest kadinlarla evlenip onlara putperest kalma olasiligini
tanirken, Muhammed her kim olursa olsun putperestlerin
öldürülmelerini, putperest kadinlarla evlenilmemesini
emreder; bu yüzden âile yuvalarinin yikilmasina sebeb
olur
IV) Davud, en yakin bir
arkadasinin karisina (Betsabe'ye) asik olup onunla evlendikten sonra
Tanri'dan avf dilemis oldugu halde Muhammed, kendi ogullugunun
karisina (Zeyneb'e) asik olup onunla evlendikten sonra Tanri'nin
kendisini hidâyete eristirdigini söylerek övünmüstür
V) "Okumasi-yazmasi olmayan
peygamber" olarak görünmeyi övünme vesilesi
yaparken, Tanri'nin baska peygamberlere okuma ve yazmayi, hattâ
kusdili ve karinca dili gibi dilleri dahi ögrettigini
belirtmekle çeliskiye düser. (K. Mâide 110; Neml
15-16,28)
VI) Diger peygamberlere üstünlük
iddiâsinda bulunurken kendi kusurlarini görmezlikten
gelir
Övünme
Arzusunun Sinirsizligi Içerisinde Muhammed, Tanrisal
Kertede, ya da Tanri'ya es Güçte ve Degerde Görünme
Yollarina Basvurur
I) Muhammed'in Tanri'si, her ne
kadar övünme'nin kötü bir sey oldugunu
söylemekle beraber, azamet saçip övünmekten
geri kalmayan, ve bu azameti ve yüceligi içerisinde
Muhammed'i yücelten, ona salevât getiren bir Tanri'dir
II) Muhammed'in söylemesine
göre Tanri, sirf kul'lari kendisini övsünler diye,
onlara günâhlarini bagislamayi va'd eder; ayrica da köle
azad'lamis gibi sevap kazanacaklarini söyler
III) Muhammed'in Tanri'si,
kendisini övmeyen kul'larini "gâfillikle",
"kibirlilikle" suçlar
IV) Azametli ve Yüce
niteliklerle tanimladigi Tanri'ya kendisini övdürtmek
sûretiyle Muhammed, insanlari kendisine bas eger, hattâ
tapar hâle getirir
V) Tanri'nin (melekleriyle
birlikte) kendisine "salât ve selâm" eder
oldugunu söyler (K. 33 Ahzâb sûresi, âyet 56)
VI) Gelmis geçmis
"peygamber"lerin ve onlara verilen Kitap'larin tasdikçisi
oldugunu söylerken, Tanrisal yetki ve güçte
bulundugunu anlatmak ister gibidir
VII) Tanri'yi kendisine dost ve
yardimci, ve her türlü tehlikeden uzak kilici, hattâ
sehvet sorunlari bakimindan koruyucu ve güçlendirici imis
gibi göstererek övünür
VIII) Her isteginin Tanri
tarafindan mutlaka derhal yerine getirildigini, ya da yapilmak
gereken isler hakkinda Tanri'ya fikir verdigini, ya da Tanri'nin
her vesileyle kendisini sereflendirmekten geri kalmadigini söyliyerek
övünür
A) Tanri'dan istekte bulunmak
sûretiyle Kisileri varlikli kilabilecegini söyler; bunun
karsiliginin sadaka seklinde ödenmesini ister
B) Yardim saglamak üzere
gittigi Tâif'ten atilinca, Sakîf esrafindan sikâyetçi
olarak Tanri'ya çatmakla kalmaz, bir de Sakif'lere karsi sanki
Tanri'dan daha hosgörülü imis gibi davranir
C) Bedîr savasi sirasinda
Tanri'yi, yardim va'di'ni yerine getirmesi hususunda ikâz
ederken: "Eger (mü'minlerin helâkini) diliyorsan ,
bu günden sonra sana ibâdet eden bulunmayacaktir"
diyerek tehdit altinda tutar gibidir
D) Çekirgelerden gelebilecek
zararlari önlemesi için Tanri'ya fikir vermis görünür
E) Cinlere kemik saglanmasi ve
cinlerin hayvanlarina tezek bulunmasi için Tanri katinda
aracilik yaptigini söyler
F) Muhammed'in söylemesine
göre insanlar, Kiyâmet günü onun önünde
"hasredilecekler, ve Tanri sadece onun sefaat ettigi kimseleri
cennete alacaktir
G) Muhammed'in söylemesine
göre Kur'ân, Tanri tarafindan ilk önce tek lehce'de
gönderildigi için bütün Arap'lar tarafindan
anlasilamiyor; çünkü Arap'lar yedi farkli lehçe
kullanmaktadirlar. Bütün Arap'larin anlayabilmeleri için
Muhammed, Kur'ân'in yedi lehçede gönderilmesini
Tanri'dan istiyor, Tanri da onun dedigi gibi yapiyor!
IX) Muhammed'in söylemesine
göre Tanri, yeminler ederek "sevgili peygamberini"
yücelten ve onun ölümünden sonra ilk namazini
kilacak olan bir Tanri'dir
X) Merkep anirdiginda Tanri'nin
adini anmak, ve Muhammed'e salavât getirmek gerektigine dâir
hadîs hükmü
XI) Muhammed'i en iyi taniyan,
onunla ilgili her seyi bilen Tanri, bazan onunla ilgili seylerden
habersizmis ve kullari'nin onun hakkindaki sehadetine muhtaçmis
gibi bir durumdadir
Tanrisal
Kertede ve Yücelikte Görünmek Için Muhammed'in
Basvurdugu Diger Bazi Usûller
I) Her kim Allah ve Muhammed ugruna
hicret kasdiyle evinden çikar da sonra kendisine ölüm
yetisirse Cennet'e gider (Bkz. Nisâ sûresi, âyet
95-100)
II) Ezân okutarak kendi
adinin, Tanri'yla birlikte telaffuz edilmesini saglamis olur. Böylece
kendisini Tanri'ya es degerde kilmak, insanlara taptirtmak, ve
onlarin duâ'larindan yararlanir hâle sokmak ister
A) Ezân'in yüksek sesle
okunmasini farz kilmakla güttügü amaç, çok
sayida müslümani namaza durdurmak ve onlarin duâlarini
kazanmaktir. Bunu saglamak üzere ezan'in seytanlari uzaklara
kaçirttigini söyler
B) Muhammed'in söylemesine
göre "oruç", Tanri'ya edilen bir ibâdet
olmakla beraber, ayni zamanda kendisine yönelik bir ibâdet'tir
III) Her ne kadar Tanri'nin "rahmet
ve bereketine" sahip bulundugunu ve bütün günahlarinin
avf olundugunu söylemekle beraber Muhammed, yine de bu "rahmet"e
kavusabilmek ve günâhlarinin bagislanmasini saglayabilmek
için insanlarin kendisini överek yüceltmelerini, ve
Tanri'dan kendisi icin magfiret dilemelerini ister
IV) Insanlari, Tanri'ya îmân
eder gibi kendisine îmân ettirmekle övünür:
"Amel'in en iyisi Tanri'ya ve Muhammed'e îmân'dir;
Tanri'ya ve Muhammed'e karsi gelen alçaktir" derken
yaptigi budur
V) "Kim beni rü'yâ'da
görürse hakki görmüs olur" diyerek, ya
da Tanri'yi "Ey Muhammed! süphesiz sana bas egerek
ellerini verenler, Allah'a bas egip el vermis sayilirlar"
seklinde konusmus gibi göstererek övünür
VI) Insanlari kendisine muhtaç
ve minnettar kilmakla övünür
VII) Kendisini yücelten ve
öven kimselerin her türlü günâh'tan
kurtulmus olacaklarini söyler; velev ki bu günahlar
hirsizlik, katil, vs... gibi agir suçlardan dogmus olsun.
Böylece, kendisini, insanlara övdürtebilmek için
dünyevî (akilci) ahlâk kurallarina bile sirt
çevirdigi olur
A) Kendisine "salavat"
edenlerin, kendisini öven ve yüceltenlerin, bütün
günahlardan siyrilmis olarak cennet'e alinacaklarini müjdeler
B) Muhammed'in söylemesine
göre insanlar, kabirlerinde iken sinava çekileceklerdir.
Bu sinav sirasinda kendisini "Peygamber" olarak yücelten
ve yad'edenler rahata kavusacaklardir
C) Baskalari tarafindan övülmekten
öylesine hoslanir ki, kin ve düsmanlik besledigi kisileri
(özellikle sâir'leri) insafsizca öldürttügü
hâlde, bunlardan kendisini öven ve yüceltenleri af
ettigi olur
Övünürken
ve Kendisini Övdürtürken, Bilinç Altinda Yatan
Günâhkarlik Duygularini Dile Getirmis Olur
Sinirsiz
Sekilde Övünürken Böbürlenmedigini Söyler,
Böylece Biraz Daha Çeliskili
Duruma Düser