MUHAMMED'E GÖRE "MUHAMMED"


ILHAN ARSEL




"Gözünüzü açin! Ben Allah'in sevgilisiyim... Allah nezdinde gelmis ve gelecek bütün insanlarin en sereflisi, en yücesi benim..."

(Muhammed)


"Süphe yok ki Allah ve melekleri, salevet getirir(ler) Peygamber (Muhammed)'e; ey inananlar siz de ona salevet getirin; tam teslim olarak da selâm verin"

(K. 33 Ahzâb Sûresi, Âyet 56)



Diger Hadis ve Ayetler...




Islâm Dünyâ'si Muhammed'i, Onun Kendi Tanimina Göre Degerlendirip Yüceltir


Yüce Görünme ve Övünme Taktigindeki Amaç: Insanlara Bas Egdirtmek


"Tevâzu" Insani Oldugu Söylenen Muhammed, Övünmekten ve Övülmekten Hoslanir: Hem de Hoslanmazmis Gibi Görünerek


Her Alanda ve Her Hususta Muhammed, Sinirsiz Bir Övünme ve Kendini Yüceltme Gereksinimi Içerisinde Görünür Muhammed!


I) Övünürken ve kendisini yüceltirken, insanlari asagilayici ve ezik kilici, hattâ benlik duygusundan uzaklastirici tutum ve davranislara yönelir.

A)"Gözünüzü açin! Ben bütün insanlarin en yücesi'yim, en sereflisiyim (...) Mahser halkinin efendisiyim" , ya da "Ben Adem ogullarinin seyyidiyim..." diyerek, ve "ahlâk cömertligini" ve insanlik faziletini" tamamlamak üzere gönderildigini söyliyerek övünür. Övünürken de "böbürlenmedigini" ekler!


B) Tanri Tarafindan Kendisine Yüce Ad'lar Verildigini Söyliyerek Övünürken, Baskalarina Küçültücü Nitelikteki Ad'lari Uygun Bulur


II) "Merhametli", "Sefkatli" ve "Yumusak davranisli", oldugunu söyliyerek övünmekle beraber, bu niteliklere ters düsen davranislarda bulunur


III) "Ben güzel ahlâki tamamlamak için (Peygambeer olarak) gönderildim" diyerek ve"Her kes bana uyar. Ben bütün iyilikleri câmi bir insanim..." diye ekliyerek her hususta "yüceligiyle" övünür. Tanri'nin kendisini her türlü kötülükten uzak kildigini, her hususta temize çikardigini söyler


IV) "Ben lânetleyici olarak degil, rahmet olarak gönderildim" diyerek övünür. Bununla beraber ömrü boyunca "lânetleyici" olmaktan geri kalmaz (K. Al-i Imrân 61)


V) Kisileri azarlarken bile kendi kendisini yüceltmek ister


VI) "Iyiligin hepsi orta boyludadir" diyerek övünür; çunkü kendisi orta boyludur!


VII) Hem "Ümmî" (okumasiz) olmakla, ve hem de Arablarin en fasih'i (hatasiz konusani) olmakla övünür (K. A'raf 156-157; K. Ankebût 48))


VIII) Tükrügü'nün, sümügü'nün, balgami'nin ve ellerini/ayaklarini yikadigi abdest suyunun "kutsal" oldugunu söyliyerek, ve bu suyu insanlara içirterek övünür


IX) Vücûdundan ayrilan her seyin (örnegin kesilmis saçlarinin) kutsalligi ile övünür: Basini tiras ettirdigi vakit saçlarinin halka dagitilmasini emreder


X) Kureys'in Hasimî âilesi'ne mensup olmak itibariyle, nesebi'nin asâletiyle övünür


XI) Tanri'nin emriyle gögsünün Cebrâil tarafindan yarilip içine "peygamberlik mührü"nün konuldugunu ve bu nedenle Allah anildikça kendisinin de anilmasi gerektigini söyler ve bu sekilde anilmakla övünür


XII) Dogumundan önce olan bitenlere varincaya kadar her gizli olan seyi Tanri'dan ögrendigini ve bildigini söylemekle övünür. Ancak çogu olaylar, bu söylediginin dogru olmadigini ve gizli seylerden haberli bulunmadigini ortaya vurur


XIII) Insanlari "koyun sürüsü" ve kendisini de bu sürü'nün "güdücüsü" (çobani) olarak tanimlayarak övünür


XIV) Tanri'ya "teslim olundugu" (boyun egildigi) gibi kendisine de "teslim olunmak" gerektigini söyliyerek övünür


XV) Kendisine "hitâb" etmenin Tanri'ya "hitâb" etmek sayilacagini, kendisine ezâ etmenin Tanri'ya ezâ etmek olacagini söyliyerek ve ayrica da Kur'ân'in "elçi sözleri" oldugunu belirterek övünmüs olur


XVI) Kendisi'nin "peygamber'ligine" içtenlikle inanmayanlarin önce kabir azâbinda birakilacaklarini ve sonra Cehennem'e atilacaklarini, inanip saygi gösterenlerin kurtulusa çikacaklarini söylemekle övünür


XVII) "Ey iman edenler! Allah ile Peygamberinin huzurunda ileri geçmeyin, (K. 49 Hucurât 1) seklinde âyet koyarak, ya da "Kim ki bana ezâ eder, o kimse Allahu Teâlâ'ya ezâ verir" seklinde konusarak kendisine övünme payi çikarir


XVIII) Sadece kendini övmekle yetinmez, fakat baskalarinin da kendisini övmelerini, her seyin üstünde sevmelerini ister. Kendisini yüceltmeyen, övmeyen, ve kendi "nefs'lerinden" fazla sevmeyen kimselerin "îmân" sahibi olamayacaklarini (müslüman sayilmayacaklarini) söyliyerek övünür


XIX) "Bana cinsî münasebette kirk erkek gücü verildi" ve "Bu dünya metaindan kadinlar, güzel kokular bana sevdirilmistir..." diyerek sehvetinin çoklugu ile övünür


XX) Öldükten sonra kabre konuldugunda, cesedi'nin çürümeyecegini söyleyerek övünür. Övünürken de mü'minlerin kendisini, Cum'a günleri salât-ü selâm göndererek övmelerini ister


XXI) Gökyüzünde kendisine, "mü'minler'den" ayri olarak, muhtesem "sühedâ" sarayi'nin tahsis edildigini söyliyerek övünür


XXII) Tanri'nin kendisini her hususta sereflendirmek istedigini, bu nedenle ölüm meleginin izinsiz olarak yanina girmesine ve ondan izin almadan ruhunu çikarmasina razi olmadigini söyler. Ve bu seref'in kendisinden baska hiç bir kul'a ya da peygamber'e verilmedigini ekler


XXIII) Tanri'nin kendisine, dünyâ nîmetleriyle âhiret nîmetleri (Cennet) arasinda (yâni ölmek, ya da bir süre daha yasamak sikki arasinda) seçim yapma hakkini tanidigini, ve kendisinin Cennet'i seçtigini söyliyerek övünür


XXIV) Erkek çocugu olamamasina karsilik Tanri'nin kendisine, en büyük teselli mükafaati olmak üzere, Cennet'te "Kevser'i" verdigini söyleyerek ve "(Ey Müslümanlar) Ben sizin Kevser havuzuna ilk eriseniniz olacagim" diyerek övünür (Kevser sûresi, âyet 1-3)


XXV) Kendisi için: "Muhammed Kur'ân'i uyduruyor, Yahudi'lerden ögreniyor", ya da "Peygamber olsaydi Tanri ona hazineler verirdi" seklinde konusanlari susturmak için Tanri'nin kendisine "altlarindan irmaklar akan cennet'ler, ve cennet'lerde kösk'ler" saglayabilecegini söyliyerek övünür (K. Furkan sûresi, âyet 4-8, 10-11)


XXVI) Cennet'teki bir "menzil"e (ya da "Makam-i Mahmud'a), kendisinden baska hiç bir kul'un "lâyik" olmadigini söyliyerek övünür; bu menzil'e kavusabilmek için mü'minlerin kendisi için Tanri'dan yalvarida bulunmalarini ister


XXVII) Tanri'nin 50 vakit namaz emrini 5 vakit namaz sekline dönüstürdügünü, böylece ümmetini zahmetten kurtarmis oldugunu söyliyerek övünür


XXVIII) Kiyâmet günü en kalabalik ümmet'in, kendi ümmet'i olacagini söylemekle övünür


XXX) Kabir'leri ziyâret etmeyi önceleri yasaklamis iken, ölümünden sonra kendisine yüceltici duâ'lar edilebilmesi için yasak emrini kaldirir: "Ashâbim! Sizi evvelce ben, kabirleri ziyâretten nehyetmistim. Artik simdi ziyâret ediniz" der


XXXI) "Vahiy geliyor" derken bayginliklar geçirmeyi "ilâhîligi"nin isâreti olarak gösterir



Gelmis-Geçmis Bütün Peygamberlere Karsi Fikren, Ruhen, Ahlâken ve Her Bakimdan Üsün Oldugunu Söyler Muhammed!


I) Muhammed'in söylemesine göre Tanri bazi peygamberleri, diger bazi peygamberlere "efdâl" (üstün) kilmis, kendisini de "adi" ve "nitelikleri" ile bütün peygamberlerin en üstünü, en yücesi, en sereflisi saymistir


II) Peygamberlerin "Ilk'i" ve "Sonuncusu" olmakla övünen Muhammed, hem Adem'in bir parçasi, ve hem de Adem'den 14 bin yil önce önce var kilinan kimse oldugunu söyliyerek "insan varligi'nin" en mükemmeli oldugunu ekler


III) Geçmisteki bütün peygamberler Muhammed'in gelecegini müjdelemisler, ona uymak ve yardimci olmak hususunda Tanri'ya söz vermisler. Muhammed de, gelmis geçmis bütün peygamberlerin tasdik edicisi olmus, onlar lehine sâhid'lik etmis (Bkz. Ali Imrân sûresi, âyet 81-82; Nisâ sûresi, âyet 41)


IV) Gelmis geçmis Peygamberlerin en üstünü, en yücesi, en sereflisi, en faziletlisi, ve en imtiyazlisi oldugunu söylerken, baska "peygamberlere" verilmeyen yetenek ve yetkilerin kendisine verildigini belirterek övünür; baskalari tarafindan da bu sekilde övülmek ister


A) Diger peygamberlerden her birinin sadece kendi kavimlerine gönderildigi hâlde kendisinin bütün kavimlere (insanliga) gönderildigini ve Peygamber'ler içinde en kalabalik ümmet'e sahip oldugunu söyler. Yeryüzünün hazinelerinin anahtarlarinin kendisine verildigini ve kendi ümmetinin, ümmet'lerin en hayirlisi oldugunu bildirir. Kendi ümmetinin geçmisteki cezâlarinin hafifletildigini, ve bazi cezâlarinin da kaldirildigini ve kendisinden baska hiç bir Peygamber'e bu imtiyazlarin verilmedigini söyliyerek övunür


B) Tanri tarafindan kendisine "En büyük hârika" olmak üzere Kur'ân'in verildigini, ve bu bakimdan da "peygamber"lerin en yücesi olarak seçildigini söyliyerek övünür:


V) Kendisinin "Peygamber"ligine inanmis olarak duâ edenlerin "Islâm fitrati ve yaradilisi üzerine ölmüs olacaklarini" söyleyerek, ve bu bakimdan da diger peygamberlerden farkli bir durumu oldugunu belirleyerek övünür


VI) Cehennem'in tam ortasina kurulan Sirat köprüsü'nün üstünden ümmetini en evvel geçirecek olan "peygamber"in kendisi oldugunu söyliyerek, ve 70 bin kisiyi hesap vermeden Sirat'tan geçirtecegini ekliyerek övünür!


VII) Bütün ümmet'lere safâat'ta bulunma hakkinin, sadece kendisine verildigini, diger peygamber'lere böyle bir hak'kin taninmadigini söylemekle övünür


VIII) Diger peygamberlerden farkli olarak sirf kendisine özgü olmak üzere gögsünün Tanri tarafindan açtirilarak içine peygamberlik mührünün vuruldugunu söyliyerek övünür (K. 94 Insirâh sûresi, âyet 1)


IX) Korku salmak hususunda da diger bütü insanlardan (ve peygamberlerden) üstün yaratildigini söyler: "Benden evvel hiçbir kimseye verilmedik bes sey (hep birden) bana verilmistir: Bir aylik bir yola kadar (düsmanlarimin kalbine) korku (salmak) ile mansûr olundum..." diyerek övünür


X) Ücret karsiliginda is görmedigini söyliyerek övünmekle beraber, çapulculuk yapip ganimet alma imtiyazinin sadece kendisine helâl kilindigini, baska peygamberlere böyle bir hak'kin taninmadigini söylemekle övünür (K. Enfâl sûresi, âyet 41-42; Hasr sûresi, âyet 6-7)


XI) Bütün peygamberler içerisinde, geçmis ve gelecek bütün günahlari Tanri tarafindan affedilen tek peygamberin kendisi oldugunu söylemekle övünür


XII) Kendi seytâni'nin dahi müslüman kilindigini, böylece seytanlarin serrinden korundugunu söyler, ve bu bakimdan da, bütün peygamberlere ve bütün insanlara üstün olmakla övünür


XIII) Adem "Peygamber"e üstünlügünü kanitlamak maksadiyle Muhammed, Adem'in seytani'nin "kâfir" ve karisinin "günahta ona yardimci" oldugunu, oysa ki kendi seytani'nin "müslüman" ve karilarinin kendisine "yardimci" olduklarini söyliyerek övünür


XIV) Kaya'larin ve Tas'larin kendisine selâm verdiklerini, ya da deprenen dag'a "dur" emrini vererek durdurdugunu, ya da kendisinden ayri düsen hurma agaci kütügünün üzüntüye düstügünü örnek gösterip, bütün peygamberler içerisinde en büyük mu'cizenin kendisine verildigini söyliyerek övünür: "Hânîn-i cizi" mu'cizesi ("Hurma kütügünün feryâd-i istiyâki" hadîs'i)


XV) Tanri'nin kendisi'ni "Sabâ" adindaki rüzgar ile güçlendirdigini ve böylece müslümanlari zafere eristirdigini, oysa ki daha önceki peygamberlerin kavimlerini "azâb" rüzgarlariyle yok ettigini söyliyerek övünür


XVI) Baskaca hiç bir peygamber'in kendisinden önce Cennet'e giremeyecegini söyliyerek övünür. Kendisi Cennet'e alinmadan önce, Cehennem atesi'nin geçici olarak söndürülecegini, Cennet hûrî'lerine, biraz daha güzellesmeleri için, haber verilecegini ekler


XVII) Diger peygamberlerden farkli olarak kendisinin, Tanri tarafindan bütün insanlara elçi diye gönderileceginin önceden Tevrat ve Incil'de müjdelendigîni ve hattâ adi'nin Incil'de "Ahmed" olarak açiklandigini söyleyerek övünür (Bkz. Bakara sûresi, âyet 129, 157; A'raf sûresi, âyet 157; Saff sûresi, âyet 6)


XVIII) Tanri'nin "ölüm" melegi göndererek, kendisinden ruhunu almak hususunda "izin" istedigini, oysaki diger peygamberle böyle bir seref bahsetmedigini söyliyerek övünür


XIX) Kendisini diger peygamberlere her bakimdan üstün göstermek için Muhammed, bir de onlari "imtiyazli" niteliklerden yoksun imis gibi tanimlar



B) Isâ'yi Tanri'nin oglu olarak kabul etmedigi gibi Hiristiyanlarin "Teslis" (Tanri-Isâ-Rûhul-kudüs) inanisini da red'eder: sirf Isâ'yi kendisinden daha üstün durumda göstermemek için


C) Isâ'nin Yahudiler tarafindan öldürülmeyip Tanri tarafindan gök katina yükseltildigini söylemek sûretiyle kendi ölümsüzlügünü vurgulamaga çalisir (K. 4 Nisâ sûresi, âyet 155-158)




Önceki Peygamberlere Üstünlügü ile Övünmesine Ragmen, Böyle Bir Üstünlüge Sahip Bulunmadigini Kendi Eylemleriyle Ortaya Vurur


I) Ibrahim "peygamber", putperest olan babasi için magfiret dilerken Muhammed, "kâfir" olarak öldü diye anasi Emine'ye ve babasi Abdullah'a, ve kendisine babalik eden amucasi Ebû Tâlib'e böyle bir davranista bulunmayip onlari cehennemlik sayar


II) Ibrahim, Tanri'dan "Haksizlik yapmamasi" dileginde bulunurken, Muhammed Tanri'nin haksizliklarini olumlu karsilar: (K. 7 A'raf 3-4; Tevrat (Tekvin Kitabi) Bap 18: 23-26)


III) Süleyman "Peygamber" putperest kadinlarla evlenip onlara putperest kalma olasiligini tanirken, Muhammed her kim olursa olsun putperestlerin öldürülmelerini, putperest kadinlarla evlenilmemesini emreder; bu yüzden âile yuvalarinin yikilmasina sebeb olur


IV) Davud, en yakin bir arkadasinin karisina (Betsabe'ye) asik olup onunla evlendikten sonra Tanri'dan avf dilemis oldugu halde Muhammed, kendi ogullugunun karisina (Zeyneb'e) asik olup onunla evlendikten sonra Tanri'nin kendisini hidâyete eristirdigini söylerek övünmüstür


V) "Okumasi-yazmasi olmayan peygamber" olarak görünmeyi övünme vesilesi yaparken, Tanri'nin baska peygamberlere okuma ve yazmayi, hattâ kusdili ve karinca dili gibi dilleri dahi ögrettigini belirtmekle çeliskiye düser. (K. Mâide 110; Neml 15-16,28)


VI) Diger peygamberlere üstünlük iddiâsinda bulunurken kendi kusurlarini görmezlikten gelir



Övünme Arzusunun Sinirsizligi Içerisinde Muhammed, Tanrisal Kertede, ya da Tanri'ya es Güçte ve Degerde Görünme Yollarina Basvurur


I) Muhammed'in Tanri'si, her ne kadar övünme'nin kötü bir sey oldugunu söylemekle beraber, azamet saçip övünmekten geri kalmayan, ve bu azameti ve yüceligi içerisinde Muhammed'i yücelten, ona salevât getiren bir Tanri'dir


II) Muhammed'in söylemesine göre Tanri, sirf kul'lari kendisini övsünler diye, onlara günâhlarini bagislamayi va'd eder; ayrica da köle azad'lamis gibi sevap kazanacaklarini söyler


III) Muhammed'in Tanri'si, kendisini övmeyen kul'larini "gâfillikle", "kibirlilikle" suçlar


IV) Azametli ve Yüce niteliklerle tanimladigi Tanri'ya kendisini övdürtmek sûretiyle Muhammed, insanlari kendisine bas eger, hattâ tapar hâle getirir


V) Tanri'nin (melekleriyle birlikte) kendisine "salât ve selâm" eder oldugunu söyler (K. 33 Ahzâb sûresi, âyet 56)


VI) Gelmis geçmis "peygamber"lerin ve onlara verilen Kitap'larin tasdikçisi oldugunu söylerken, Tanrisal yetki ve güçte bulundugunu anlatmak ister gibidir


VII) Tanri'yi kendisine dost ve yardimci, ve her türlü tehlikeden uzak kilici, hattâ sehvet sorunlari bakimindan koruyucu ve güçlendirici imis gibi göstererek övünür


VIII) Her isteginin Tanri tarafindan mutlaka derhal yerine getirildigini, ya da yapilmak gereken isler hakkinda Tanri'ya fikir verdigini, ya da Tanri'nin her vesileyle kendisini sereflendirmekten geri kalmadigini söyliyerek övünür


A) Tanri'dan istekte bulunmak sûretiyle Kisileri varlikli kilabilecegini söyler; bunun karsiliginin sadaka seklinde ödenmesini ister


B) Yardim saglamak üzere gittigi Tâif'ten atilinca, Sakîf esrafindan sikâyetçi olarak Tanri'ya çatmakla kalmaz, bir de Sakif'lere karsi sanki Tanri'dan daha hosgörülü imis gibi davranir


C) Bedîr savasi sirasinda Tanri'yi, yardim va'di'ni yerine getirmesi hususunda ikâz ederken: "Eger (mü'minlerin helâkini) diliyorsan , bu günden sonra sana ibâdet eden bulunmayacaktir" diyerek tehdit altinda tutar gibidir


D) Çekirgelerden gelebilecek zararlari önlemesi için Tanri'ya fikir vermis görünür


E) Cinlere kemik saglanmasi ve cinlerin hayvanlarina tezek bulunmasi için Tanri katinda aracilik yaptigini söyler


F) Muhammed'in söylemesine göre insanlar, Kiyâmet günü onun önünde "hasredilecekler, ve Tanri sadece onun sefaat ettigi kimseleri cennete alacaktir


G) Muhammed'in söylemesine göre Kur'ân, Tanri tarafindan ilk önce tek lehce'de gönderildigi için bütün Arap'lar tarafindan anlasilamiyor; çünkü Arap'lar yedi farkli lehçe kullanmaktadirlar. Bütün Arap'larin anlayabilmeleri için Muhammed, Kur'ân'in yedi lehçede gönderilmesini Tanri'dan istiyor, Tanri da onun dedigi gibi yapiyor!



IX) Muhammed'in söylemesine göre Tanri, yeminler ederek "sevgili peygamberini" yücelten ve onun ölümünden sonra ilk namazini kilacak olan bir Tanri'dir


X) Merkep anirdiginda Tanri'nin adini anmak, ve Muhammed'e salavât getirmek gerektigine dâir hadîs hükmü


XI) Muhammed'i en iyi taniyan, onunla ilgili her seyi bilen Tanri, bazan onunla ilgili seylerden habersizmis ve kullari'nin onun hakkindaki sehadetine muhtaçmis gibi bir durumdadir



Tanrisal Kertede ve Yücelikte Görünmek Için Muhammed'in Basvurdugu Diger Bazi Usûller


I) Her kim Allah ve Muhammed ugruna hicret kasdiyle evinden çikar da sonra kendisine ölüm yetisirse Cennet'e gider (Bkz. Nisâ sûresi, âyet 95-100)


II) Ezân okutarak kendi adinin, Tanri'yla birlikte telaffuz edilmesini saglamis olur. Böylece kendisini Tanri'ya es degerde kilmak, insanlara taptirtmak, ve onlarin duâ'larindan yararlanir hâle sokmak ister


A) Ezân'in yüksek sesle okunmasini farz kilmakla güttügü amaç, çok sayida müslümani namaza durdurmak ve onlarin duâlarini kazanmaktir. Bunu saglamak üzere ezan'in seytanlari uzaklara kaçirttigini söyler


B) Muhammed'in söylemesine göre "oruç", Tanri'ya edilen bir ibâdet olmakla beraber, ayni zamanda kendisine yönelik bir ibâdet'tir


III) Her ne kadar Tanri'nin "rahmet ve bereketine" sahip bulundugunu ve bütün günahlarinin avf olundugunu söylemekle beraber Muhammed, yine de bu "rahmet"e kavusabilmek ve günâhlarinin bagislanmasini saglayabilmek için insanlarin kendisini överek yüceltmelerini, ve Tanri'dan kendisi icin magfiret dilemelerini ister


IV) Insanlari, Tanri'ya îmân eder gibi kendisine îmân ettirmekle övünür: "Amel'in en iyisi Tanri'ya ve Muhammed'e îmân'dir; Tanri'ya ve Muhammed'e karsi gelen alçaktir" derken yaptigi budur


V) "Kim beni rü'yâ'da görürse hakki görmüs olur" diyerek, ya da Tanri'yi "Ey Muhammed! süphesiz sana bas egerek ellerini verenler, Allah'a bas egip el vermis sayilirlar" seklinde konusmus gibi göstererek övünür


VI) Insanlari kendisine muhtaç ve minnettar kilmakla övünür


VII) Kendisini yücelten ve öven kimselerin her türlü günâh'tan kurtulmus olacaklarini söyler; velev ki bu günahlar hirsizlik, katil, vs... gibi agir suçlardan dogmus olsun. Böylece, kendisini, insanlara övdürtebilmek için dünyevî (akilci) ahlâk kurallarina bile sirt çevirdigi olur


A) Kendisine "salavat" edenlerin, kendisini öven ve yüceltenlerin, bütün günahlardan siyrilmis olarak cennet'e alinacaklarini müjdeler


B) Muhammed'in söylemesine göre insanlar, kabirlerinde iken sinava çekileceklerdir. Bu sinav sirasinda kendisini "Peygamber" olarak yücelten ve yad'edenler rahata kavusacaklardir


C) Baskalari tarafindan övülmekten öylesine hoslanir ki, kin ve düsmanlik besledigi kisileri (özellikle sâir'leri) insafsizca öldürttügü hâlde, bunlardan kendisini öven ve yüceltenleri af ettigi olur



Övünürken ve Kendisini Övdürtürken, Bilinç Altinda Yatan Günâhkarlik Duygularini Dile Getirmis Olur


Sinirsiz Sekilde Övünürken Böbürlenmedigini Söyler, Böylece Biraz Daha Çeliskili Duruma Düser