Her alanda ve her hususta Muhammed, sinirsiz bir övünme ve kendini yüceltme gereksinimi içerisinde görünür Muhammed!
Övünmekten hoslanmaz oldugu sanilan Muhammed, tarih boyunca hiç bir insanin, ya da kendilerini "peygamber" olarak tanimlayan hiç bir kimsenin yapmadigi sekilde övünmüs, kendisini insanlara en asiri sekilde övdürtmüs, kendisine saygi gösteren ve bas egenlerin kurtulusa çikacaklarini müjdelemis, ve bununla da kalmayip Tanri'yi da kendisi için ölçüsüz övgüler savurur durumda göstermis, kendi adini Tanri'nin adiyle birlikte telaffuz ettirmis ve nihâyet kendisini Tanri'ya es degerde ve kertede bilmistir: o kadar ki, ilerdeki bölümlerde ayrica açiklayacagimiz gibi, Tanri'yi melekleriyle birlikte kendisine "salavât" getirirmis (yâni namaz kilarak duâ edermis) gibi göstermistir. Bu konuda Ahzab sûresi'ne koydugu âyet aynen söyle: "Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salevât getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin" (K. 33, Ahzâb Sûresi, âyet 56)
Daha baska bir deyimle her hususta ve her alanda sinirsiz sekilde övünmeyi kendisine yasam kurali edinmistir: örnegin, Tanri'nin yarattigi ilk "nûr" olmakla övünmüstür; nesebiyle övünmüstür, asâletiyle övünmüstür; tüm insanlara üstün oldugunu söyleyerek övünmüstür; gelmis geçmis bütün peygamberlerin en yücesi, en ulu'su, imtiyazlisi ve en sonuncusu olmakla övünmüstür; sehvetinin çoklugu ile övünmüstür; huylarinin "güzelligi" ile övünmüstür; tüm "iyilikleri" nefsinde toplayan tek insan olmakla övünmüstür; ve kisacasi akla gelebilecek ne gibi erdemlik (fazilet) var ise, her seydeki "emsalsizligiyle" övünmüstür. Ilerdeki sayfalarda onun bu övünmelerinden ve kendisini övdürtmelerinden bazi örnekler yer almistir.
*