II) "Merhametli", "Sefkatli" ve "Yumusak davranisli", oldugunu söyliyerek övünmekle beraber, bu niteliklere ters düsen davranislarda bulunur.
Biraz yuklarda belirttigimiz gibi Muhammed, kendi kendisini insancil, çok sefkatli, çok aciyan, yumusak davranisli olarak tanimlamak maksadiyle, Tanri'nin kendisine "Raûf" ve "Rahîm" adlarini vermekle sereflendirdigini, ve çünkü bu ad'larin esas itibariyle Tanri'nin doksan dokuz adindan ikisi oldugunu söylerdi1. Hem de öylesine ki, Tanri tarafindan daha önce hiç kimseye ve hiçbir peygambere bu iki ad'in ayni zamanda verilmedigini eklerdi. Bu maksatla Kur'ân'a koydugu âyet'lerden biri söyle: "Sanim hakki için size bir Resûl geldi ki: kendinizden, gayet izzetli, zorlanmaniz ona agir geliyor, üstünüze hirs ile titriyor, mü'minlere raûf, rahîm'dir..." (K. Tevbe sûresi, âyet 128). Dikkat edilecegi gibi burada yazilanlara göre Muhammed, merhameti ve sefkati çok olandir ama, bu acima ve sefkat sadece "inanirlara" (müslümanlara) karsidir; müslüman olmiyanlara karsi "acima" diye bir sey söz konusu degildir!
Öte yandan merhametli ve sefkatli olusunu Muhammed, Tanri'nin keyfiligine baglamis gibidir; yâni bu meziyetleri kendi basarisina degil fakat Tanri'nin dilegine baglamistir. Nasil ki kendisini dogru yola sokanin Tanri oldugunu söylemis ise (Bkz. Fetih sûresi, âyet 2)2, merhamet ve sefkat gibi niteliklere de Tanri tarafindan sahib kilindigini belirterek övünürdü. Imrân sûresi'ne koydugu su âyet bunun kaniti: "Allah'in rahmetinden dolayi, ey Muhammed, sen onlara karsi yumusak davrandin. Eger kaba ve kati kalbli olsaydin, süphesiz etrafindan dagilir giderledi..." (K. Al-i Imrân sûresi, âyet 159). Yâni güyâ Tanri Muhammed'i, hasin, acimasiz ya da kati yürekli degil fakat yumusak davranisli yaratmistir3.
Görülüyor ki Muhammed, çok acimali ve çok sefkatli olarak görünürken, bu niteliklerini Tanri'nin acimasi ile sinirlamistir; yâni acimasiz, hasin ve sert davranista bulunacak olursa, bütün bu durumlarin hep Tanri'dan oldugunu anlatmaga çalismistir. Ve iste bu tür bir mantik oyunu iledir ki Muhammed, kendisine kafa tutanlara, kendisini "Peygamber" saymayanlara (daha dogrusu "munafik" ya da "kâfir" diye tanimladigi kimselere) karsi son derece hasin, kati yürekli ve insafsiz davranislara yönelmekte sakinca bulmamistir. Bedîr günü öldürülen Kureys esrafindan kisileri pis bir kuyuya attirdiktan sonra onlarin cesetlerine hakâretler savurmaktan (ki "Ilâhî intikam olayi" diye bilinir), ya da hirsizlik ettiler ve Islâm'i terkettiler diye Ureyne kabilesi'ne mensup sekiz kisi'yi, ellerini ve ayaklarini çaprazlama kestirtikten sonra, kizgin günes altinda ölüme terketmesinden tutunuz da, kendisini hicveden sairleri öldürtmesine, ya da Benî Nadîr Yahudilerinden Safiyye bint-i Huyey b. Ahtab adindaki genç ve güzel bir kadinin babasini ve kocasini (hazine'nin yerini bildirmediler diye) öldürttükten sonra, o günün gecesinde (ya da bir kaç gün sonra) Safiyye ile gerdege girmesine, ya da Benî Kureyza adindaki yahudi kabilesinden esir olarak ele geçirdigi dokuz yüz kadar insanin kellelerini bir günün gecesinde kestirtmesi olayina varincaya kadar saymakla bitmez nice örnekler vardir ki Muhammed'in "merhametli" oldugu iddiâlarini çürütmege yeter4.
1 Muhammed'in söylemesine göre: "Tanri'nin doksan dokuz adi vardir, ve bu ad'lari sayan (ezberleyen) kimse cennete girecektir...". Buharî ve Müslîm ve Tirmizî ve Ibn Mâce gibi kaynaklarda yer alan bu hadîs için bkz. Turan Dursun, Kur'ân Ansiklopedisi (Cilt I, sh. 108 ve d.)
2 "Böylece Allah, senin geçmis ve gelecek günahini bagislar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni dogru yola iletir" (K. 48, Fetih sûresi, âyet 2).
3 Gazâlî, age (Cilt II, sh. 880). Elmalili H. Yazir, age (Cilt II , sh. 1212)
4 Bu örneklerden bazilari için benim "Seriât'tan Kissa'lar" adli iki kitabima bakiniz.