III) "Ben güzel ahlâki tamamlamak için (Peygambeer olarak) gönderildim" diyerek ve"Her kes bana uyar. Ben bütün iyilikleri câmi bir insanim..." diye ekliyerek her hususta "yüceligiyle" övünür. Tanri'nin kendisini her türlü kötülükten uzak kildigini, her hususta temize çikardigini söyler:
"Ahlâk" ve "Karakter" bakimindan bütün insanlara üstün ve "örnek" oldugunu anlatmak için Muhamed, Tanri'nin kendisini her türlü kötülükten ve günahlardan uzak kildigini, her hususta akladigini söyliyerek övünürdü. Güyâ Tanri onu, daha "peygamber" yapmadan önce de, yani "Cahiliyye" döneminde dahi korumaktan, dogru yola sokmaktan yüce bir ahlâk'la donatmaktan geri kalmamistir. Örnegin, güyâ bir def'asinda, cahiliyye insanlarinin kadinlarla beraber yaptiklari eglenecelere iki gece katilmak istedigi halde Tanri onu, her iki gece korumustur. Güya bir gece Mekke'li gençlerle birlikte koyun otlatirken, arkadasina: "Koyunlarima göz kulak ol, Mekke'ye gidip, gençlerin arkdaslariyle sohbet ettikleri gibi, ben de dostlarimla sohbet edeyim" demis, arkadaslari da kabul ettikleri için kalkip Mekke'ye gitmis, ve orada evlerden birinde tef ve ney seslerini duyup "Bu ne?" diye sormus, ve birisinin dügünü vesiylesiyle eglence yapildigini ögrenipte seyretmek üzere oraya oturdugunda, Tanri onu hemen uyku'ya daldirmistir. Hem de öylesine ki günes dogana kadar uyanamamistir. Sonra kalkip koyunlarini güttügü yere döndügünde kendisine "Ne yaptin?" diye soranlara: "Bir sey yapmadim" diye yanit vermistir.
Yine güyâ bir baska zaman ayni sekilde koyunlarini arkadaslarina birakip Mekke'ye gittiginde, dügün eglencelerini seyretmek istediginde, Tanri onu uykuya yatirmis ve günes doguncaya kadar uykuda tutmustur. Günesin dogmasiyle uykudan uyanipta koyunlarinin yanina döndügünde arkadaslari ona "Ne yaptin?" diye sormuslar, o da "Hiçbir sey yapmadim" seklinde yanit vermis ve iste bu iki olaydan sonra, güyâ bir daha artik bu gibi "kötü" seyleri tekrarlamamistir1.
Yine bunun gibi güyâ Tanri onu, baskalarinin kötülemelerinden dolayi aklamistir; örnegin kendisine "delidir" (mecnûn'dur) diyenler hakkinda: "Sen Rabbinin nîmeti sayesinde mecnûn (deli) degilsin" (K. 68 Kâlem sûresi, âyet 1-2) diye konusmus ve "Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin" (K. 68 Kâlem sûresi, âyet 4) 2, ya da "Arkadasiniz (Muhammed) mecnun degildir..." (K. Tekvîr sûresi, âyet 22) diye bildirmistir3.
Kur'ân'a koydugu âyet'lerle Muhammed, kendisini ahlâkiligin temsilcisi ve ahlâkî faziletlerin tamamlayicisi olarak tanimlar ve: "Ben güzel ahlâki tamamlamak için (Peygamber olarak) gönderildim" der4 ve:"Her kes bana uyar. Ben bütün iyilikleri câmi bir insanim..." diye ekliyerek övünürdü. Kur'ân'a koydugu su âyet'le, Tanri'nin kendisi için: "...(Ey Muhammed!) Sen ... büyük bir ahlâk üzerindesin!..." (Bkz. Kâlem sûresi, âyet 1-7) dedigini söylerdi. Yine "ahlâkilik" ve "fazilet" bakimindan insanlar için en mükemmel ve en canli bir örnek oldugunu anlatmak üzere Tanri'nin, yeminler ederek kendisi için söyle konustugunu eklerdi: "Andolsun ki, Resûlullâh (Muhammed), sizin için Allah'a ve ahiret gününe kavusmayi umanlar ve Allah'i çok zikredenler için güzel bir örnektir" (33 Ahzâb sûresi, âyet 21). Anlatmak istedigi sey kendisini örnek alip inanan ve saygi gösterenlerin cennet'lere ulasacaklari idi. Bu dogrultuda olmak üzere Kur'ân'a koydugu âyet'lerden bir diger örnek söyle: "... O Peygamber'e (Muhammed'e) inanip ona saygi gösteren, ona yardim eden ve onunla birlikte gönderilen nûr'a uyanlar var ya, iste kurtulusa erenler onlardir" (K. 7, A'raf sûresi, âyet 157).
Bütün bu övünmelerinin altinda, insanlari her hususta oldugu gibi ahlâkilik açisindan da asagi görmek gibi bir duygunun yattigini yadsimak mümkün degildir. Biraz yukarda belirttigimiz gibi:"Gözünüzü açin... Allah nezdinde, gelmis ve gelecek bütün insanlarin en sereflisi, en yücesi benim..." diye konusurken bütün insanlari kendisine oranla asagiladigi ortadadir.
Sadece bütün insanlara karsi degil, fakat, biraz ilerde gorecegimiz gibi, gelmis geçmis bütün peygamberlere karsi da bu yukardaki hususlarda üstün oldugunu söylerdi. Bu peygamberler içerisinde sadece Ibrahim'i kendisine birazcik yaklasik kertede bulur ve söyle derdi:"Gerek ahlâk ve gerek yaratilis bakimindan da bana en çok benzeyen Ibrahim Aleyhisselâm'dir" 5.
Ancak ne var ki, ahlâk ve yaratilis itibariyle bütün insanlarin ve bütün peygamberlerin en üstünü oldugunu söylerken yasami boyunca yaptigi nice olumsuz davranislari, nice gaddarliklari, kindarliklari, insafsizliklari (örnegin savas ve saldiri yolu ile insanlari esir alip kellelerini kestirdigini, kin besledigi kimseleri öldürttügünü, ogullugu Zeyd'in karisi Zeyneb'e asip olup onunla evlendigini, Safiye'nin kocasinin ve babasinin baslarini kestirtikten sonra onunla havlet oldugunu ve daha buna benzer nice davranislarini) unutmus göründügü muhakkaktir.
1 Bu hususlar için bkz. Muhammed Ibn Ishak, Siyer, (Akabe Yayinalri, Istanbul, I.ci baski 1988, sh. 132)
2 Ayrica bkz. Sebe Sûresi, âyet 46; ve Tekvir Sûresi, âyet 22
3 Bu konuda bkz. Gazalî, age (Cilt II sh. 873); Elmalili H. Yazir, age, (Cilt VII, sh. 5253)
4 Muvatta'nin Kitabü Hüsni'l-Hulk adli kitabinda naklen bkz. Turan Dursun, Kur'ân Ansiklopedisi, (Kaynak Yayinlari, Istanbul 1994, Cilt I, sh. 245)
5 Buharî'nin rivâyetine dayali hadîs için bkz. Sahih-i... (Cilt VII, sh. 327). Müslim'in rivâyeti için bkz. Gazalî, age (1975), (Cilt II, sh. 889-890)