V) Kisileri azarlarken bile kendi kendisini yüceltmek ister:


Kendisine su veya bu sekilde kafa tutanlara karsi Muhammed'in pek olumsuz bir tutumu vardi. Ilerdeki sayfalarda görecegimiz gibi, bu olumsuzlugunu bazan çok asiri noktalara götürür ve kin besledigi bu gibi kimseleri (özellikle kendisini hicveden sairleri) öldürtürdü. Bu kadar asiri gitme geregini duymadigi hallerde de azarlama yoluna basvurmak sûretiyle hirsini giderirdi, azarlarken de kendi kendisini yüceltirdi. Bunun nice örneklerinden biri, Ali Ibn-i Ebî Tâlib'in Yemen'den gönderdigi ganimet'le ilgili su olaydir:

Buharî'nin Ebû Sâid-i Hudrî'den rivâyetine göre Ali, bir tarihte Yemen'den, tabaklanmis bir mesin içinde henüz topragindan temizlenmemis olan altin cevherini develere yükleterek, ganimet olmak üzere, Muhammed'e gönderir. Bu gönderdigi altin cevheri, ganimet malindan Muhammed'e düsen beste bir pay'a dahil seylerdir. Muhammed de bu altin cevherini, Necid havâlisi halkindan dört kisiye "ihsân" ederek aralarinda paylastirir. Paylastirmasinin sebebi, Islâm'a yeteri kadar bagli bulmadigi bu kisileri Islâm'a isindirmaktir. Ancak ne var ki Ahsab'dan biri bu paylastirmaya itiraz eder ve: "Bu ihsâna biz bunlardan müstahak idik" der. Bu itiraz kulagina eristigi zaman Muhammed fena halde hiddetlenir ve adami karsisina alarak azarlamaga baslar ve azarlarken övünmekten geri kalmaz; söyle der: "Siz bana itimat etmiyor musunuz? Ben göktekilerin bile emîniyim (güvencesiyim)! Sabah, aksam bana gök yüzünün haberi (vahiy) geliyor" 1.

Fakat tam bu sözleri söylerken, orada hazir bulunanlardan gür sakalli, iki gözü çökük, yanaginin iki elmacigi çikik ve basi trasli bir kisi ayaga kalkar ve Muhammed'e hitaben: "Yâ Resûla'llâh! Allah'tan kork" der. Bazi hadîs sarihlerinin söylemesine göre bu kisi Zülhuveysira adinda biridir ki, daha önceki bir tarih itibariyle Huneyn'den gelen ganimetin Muhammed tarafindan paylastirilmasina da itiraz etmis ve "Yâ Muhammed! Adâlet eyle" diye karsi çikmis ve Muhammed de ona: "Ben adâlet etmezsem ya kim eder" diye övünerek çatmistir. Ve iste simdi bu ayni kisi, ayni dogrultudaki bir davranisla karsisindadir. Bu hiç beklemedigi davranis karsisinda Muhammed gazaba gelir, ve adamcagizi "vahsi" ve "mürteci" bir ölünün dirilmis sekline benzetircesine söyle konusur: "A hortlayan kisi! Ben yeryüzündeki insanlarin Allâh'tan korkmaya lâyik (ve en çok korkan)i degil miyim?"

Muhammed'in bu asiri tutumuna karsi adamcagiz cevap vermez; arkasina dönüp gider. O sirada Muhammed'in yaninda bulunan Hâlid Ibn-i Velîd (ki, Muhammed'in en güvenilir kumandanlarindan biridir): "Yâ Resûla'llâh! (izin ver de) sunun kafasini vurayim" der. Fakat Muhammed: "Yok vurma " diyerek izin vermez. Kurtubî gibi kaynaklarin bildirmesine göre izin vermemesinin sebebi, halk arasinda "Muhammed Ashabini öldürüyor" seklinde söylentiler çikmasini önlemek içindir 2.

Ebû Sâid-i Hudrî'nin söylemesine göre de: "Yok vurma" derken sunu eklemistir: "Bunun da ilerde namaz kilan bir kisi olmasi umulur". Fakat sanilmasin ki bunu söylerken insan varligina karsi güven beslemekte, ve kisinin dogru yola girecegini düsünmektedir. Hayir! aksine, insan'a güven beslemedigini ifade etmek için böyle demistir. Su bakimdan ki, Halid'in kendisine: "Yâ Resûla'llâh! namaz kilanlardan öyle kimseler vardir ki, onlar gönüllerinde olmiyan seyleri dilleriyle söylerler" dedigi zaman Muhammed cevab olarak söyle demistir: "(Bu adamin) soyundan öyle bir nesil türeyecektir ki, onlar her zaman güzel sesle Allah kitabi'ni okuyacaklar. Fakat Kur'ân'in halâveti (tatliligi) hançerelerinden ileri geçmeyecektir. Onlar -ok avi (sûrâtle delip) çiktigi gibi- dinden çikacaklar".

Yine Ebû Saîd'in rivâyetine göre Muhammed, bunlari söylemekle de yetinmemis ve fakat biraz daha hinç çikarmis olmak için sunu eklemistir: "Eger ben bunlarin zamanina yetismis olsaydim, Semûd (ve Ad kavimlerin)in (toptan) helâk oldugu gibi, muhakkak bunlari (toptan) öldürmesini Allah'tan dilerdim" 3 . Dikkat edilecegi gibi "bunlarin" derken anlatmak istedigi sey din'den çikacak olanlardir; onlarin helâk olmasini isteyecegini söyliyerek övünmektedir

Görülüyor ki Muhammed, övünme ihtiyacini, hemen her vesileyle ve her durumda, örnegin insanlari azarlarken (ya da onlarin yok olmalarini isterken bile) giderme firsatini kaçirmamistir. Giderirken de insan varligina karsi olan güvensizligini ortaya vurmaktan geri kalmamistir.


1 Bu hadîs için bkz. Sahih-i... (Cilt X, sh. 354, Hadîs no. 1642)

2 Ebû Sâid-i Hudrî'nin rivâyetine göre Halid'in öldürme teklifine karsi Muhammed: "Hayir vurma! Bunun da ilerde namaz kilan bir kisi olmasi umulur" demistir. Buna karsilik Halid: "Yâ Resûla'llâh! Namaz kilanlardan öyle kimseler vardir ki, onlar gönüllerinde olmiyan seyi dilleriyle söylerler" deyince Muhammed, bu kisilerin ilerde Kur'ân'i okuyacaklarini ve fakat her seye ragmen dinden çikacaklarini bildirmistir. Bkz. Sahih-i..., (Cilt X, sh 354 ve d. Hadîs no. 1`642)


3 Sahih-i... (Cilt, X sh. 356)