XIV) Tanri'ya "teslim olundugu" (boyun egildigi) gibi kendisine de "teslim olunmak" gerektigini söyliyerek övünür:


Muhammed'in söylemesine göre "Islâmiyet" demek, "teslimiyet" demektir; yâni kendini, gözü kapali sekilde Tanri'ya vermek, terketmektir; Tanri'nin her emrine boyun egmek, her sözünü oldugu gibi kabul etmektir; Tanri'nin da bunu kendi kullarindan bekledigini bilmektir.

Yine Muhammed'in söylemesine göre Tanri, nasil ki kullarinin Kendisine karsi "teslimiyet" içerisinde bulunmasini istemis ise, "Peygamberi"ne karsi da, ayni sekilde "teslimiyet" halinde bulunmalarini istemistir. Kendisine boyun egilmesini emrederken "Peygamber'e de boyun egin" seklinde konusmustur. Kendisine ve Muhammed'e bas egenlere mükâfatlar, egmeyenlere de cezâlar öngörmüstür. Güyâ Muhammed'e "teslim" olan (boyun egen) ve onu incitmekten kaçinan müslümanlar cennet'te peygamberlerle birlikte olacaklardir: Nisâ Sûresi'nde söyle yazili:

"...Allah'a ve Peygamberine kim itâat ederse onu içlerinde irmaklar akan cennetlere koyacaktir; orada temellidirler, büyük kurtulus budur" (K. 4 Nisa sûresi, âyet 13).

Yine ayni sûre'de su var:

"Her kim Allah'a ve peygamberine itaat ederse, iste onlar Allah'in nîmetine eristirildigi peygamberlerle... beraberdirler" (K. Nisâ sûresi, âyet 69; ve âyet 59; ayrica bkz. Nûr sûresi, âyet 52, Ahzâb sûresi, âyet 71; Fetih sûresi, âyet 17).

Yine Nisâ sûresi'nde, Muhammed'e boyun egmenin Tanri'ya boyun egmek demek oldugu açikça anlatiliyor: "Peygambere boyun egen, Tanri'ya boyun egmis olur" (K. Nisâ sûresi, âyet 80).

Kendisine boyun egdirtmek için Muhammed, "Tanri sevgisi" ögesinden yararlanmak istemis ve Tanri'yi sevenlerin kendisine boyun egmeleri gerektigini bildirmistir. Imrân sûresine koydugu âyet söyle : "(Ey Muhammed!) De ki: -Tanri'yi seviyorsaniz, bana uyun! Ki, Tanri' da sizi sevsin ve günâhlarinizi bagislasin-. Tanri bagislayan ve aciyandir" (K. Al-i Imrân sûresi, âyet 31)

Ve yine nasil ki Tanri, kullarindan kendisine karsi asla kafa tutmamalarini, karsi gelmemelerini, direnmemelerini istemis ise, Muhammed'e karsi da öyle davranmalarini emretmis, söyle demistir: "Allah'i ve peygamber'i incitenlere Allah dünyâda da lânet etmistir, ahirette de ve onlara horlayici, asagilatici bir azâb hazirlamistir..." (K. Ahzâb sûresi, âyet 57; ayrica bkz. Mücâdele Sûresi âyet 22)

Tanri'ya ya da Muhammed'e karsi baskaldiranlara agir cezâlar verilecegi hususunda bir de su var: "Kim Allah'a ve Peygamberine baskaldirir ve yasalarini asarsa, (Allah) onu temelli kalacagi cehenneme sokar. Alçaltici azâb onadir" (Nisa sûresi, âyet14).

Biraz ilerde görecegiz ki Muhammed, Kur'ân'a yerlestirdigi bu tür hükümlerden gayri, bir de müslüman kisilerin kendisini, tipki Tanri'yi över gibi övmelerini, yüceltmelerini istemistir. Kuskusuz ki bütün bunlari, kendisi için bir övünme, ve mutluluk vesilesi edinmistir.

*