XX) Öldükten sonra kabre konuldugunda, cesedi'nin çürümeyecegini söyleyerek övünür. Övünürken de mü'minlerin kendisini, Cum'a günleri salât-ü selâm göndererek övmelerini ister.
Kendisini diger insanlardan farkli ve onlara üstün imis gibi göstermek için Muhammed'in buldugu gerekçelerden biri de, öldükten sonra kabre konuldugu zaman cesedi'nin, diger insanlar gibi çürüyüp yok olmayacagidir; güyâ toprak onun cesedini yemeyecektir, çünkü Tanri topraga yememesi için emir vermistir. Söyle derdi: "Süphesiz Allah yer'e (topraga), peygamberlerin cesetlerini yemesini haram kilmistir".
Bunu söylerken, bir de kendisi için salavât okuyanlarin seksen yillik günâhlarinin avfedilecegini, ve ölümünden sonra okunan salavât'in kendisine "arzolunucagini" bildirmistir. Ve bunu, Cum'a gününün, en faziletli bir gün oldugunu, ve bu gün içinde yapilan ibâdetlerin digerlerinden farkli ve üstün sayilacagini anlatmak vesilesiyle söylemistir. Sunu bildirmistir ki Cum'a günü kendisine salât-ü selâm göndererek duâ edenlerin günahlari afvedilecek ve onlara Tanri tarafindan sefaat gösterilecektir. Müslim, Ebû Dâvûd, Nesâi ve Tirmizî kaynakli rivâyetlere göre Muhammed müslümanlara söyle derdi: "Günlerinin en üstün olanlarindan biri de cum'a günüdür: Adem o gün yaratilmis, o gün rûhu kabzedilmis. Sûra o gün üflenecek ve o gün kiyâmet vuku bulacaktir. Bu sebeble o gün üzerime çokca salât-ü selâm gönderiniz: çünkü salavatiniz huzuruma getirilmektedir".
Bir baska rivâyete göre söyle demistir: "Ashâbim! Bana cum'a günü ve cum'a gecesi çok salavât ediniz. Sizin getirdiginiz salavât-i Serife bana arzolunur" . Yâni anlatmak istemistir ki kendisi için yapilan duâ'lar ölümünden sonra kendisine sunulacaktir.
Bunlari söylerken kendisini dinleyenler merak edip soralar: "Ya Resûlellah! (Öldükten sonra) Siz, kabrinizde çürümüs olacaksiniz! Bu durumda salavâtimiz size nasil arz'olunabilir?". Bu soruya Muhammed, biraz önce belirttigimiz gibi, peygamber cesedlerinin toprak altinda çürümüyecegini anlatmak üzere su yaniti verir: "(Tanri) enbiya cesedlerini yemeyi topraga harâm kilmistir" 1 .
Daha baska bir deyimle müslüman kisilerin toprak altindaki cesedleri, bir takim haserat (böcekler, yer kurtlari vs...) tarafindan yenip kemirilirken, ve çürüyüp giderken, Muhammed'in ve diger peygamberlerin cesedleri sapasaglam kalacaktir. Fakat buna ragmen Muhammed, mü'minlerden kendisi için salevat getirmelerini istemekte! Yâni bir yandan:"Yâ Rab, benim kabrimi tapilan put haline koyma" diyerek, ya da "Ashâbim! Sakin kabrimi bayram yeri, evlerinizi de kabir haline koymayin. Nerede bulunur iseniz orada bana salavât getiriniz" 2 diye konusarak "tevazu insani" imis gibi görünürken, diger yandan mezara gömüldügü zaman yüceltilmesini istemekte!
Söylemeye gerek yoktur ki mezardaki cesedinin çürümeyecegini ve çünkü Tanri'nin topraga emir vererek cesedi yememesini istedigini söyliyerek övünürken Muhammed, hem kendisini ve hem de Tanri'yi güç bir durumda kilmis oluyordu. Çünkü kendisini Tanri'nin en sevgili peygamberi olarak gösterirken ve bu ayni Tanri'nin kendisine, diger bütün insanlardan ve bütün peygamberlerden üstün nîmetler bahsettigini söylerken, sanki bu yetersizmis gibi bir de kul durumundaki "mü'minlerden" kendisi için "salât-ü selâm" beklemesi, ve sanki onlarin duâ'larina muhtaçmis gibi görünmesi, biraz sasirtici olmaktadir.
Öte yandan yukardaki sekilde davranirken bir de Tanri'yi, kendi kullarinin duâ'lari olmadan is göremezmis, ya da kendi sevgili peygamberine ancak mü'minlerin "saât-ü selâm" getirmeleriyle sefâatte bulunabilirmis gibi bir duruma düsürmüs olmaktadir ki, bu da Tanri'nin güçlülügü ve yüceligi fikrini zedelemeye yeterlidir.
*
1 Bu hadîs için bkz. Sahih-i... (Cilt IV, sh. 190). Ayrica Müslim, Ebû Dabûd, Tirmizî, Nesâi gibi kaynaklar için bkz. Muhammed b. Ali es-Sevkanî, Neylu'l-evtâr (Kahire 1952, Cilt III. sh 262). Ayrica Ahmed b. Hanbel'in Müsned'ine bakiniz. Ayrica Bkz. Diyãnet Dergisi, 1973, Cilt XII sayi 4, sh. 218)
2 Seyhaynin Sahîh'lerinden alinti olarak bkz. Sahih-i..., (Cilt IV, sh. 190).