XXVII) Tanri'nin 50 vakit namaz emrini 5 vakit namaz sekline dönüstürdügünü, böylece ümmetini zahmetten kurtarmis oldugunu söyliyerek övünür.
Basta Kur'ân olmak üzere seriât kaynaklarinin Muhammed'den naklen Mirâc Olayi diye bellettikleri bir hikâyeye göre Tanri, bir gece Muhammed'i, Mekke'deki Kâbe'den (ki "Mescid-i Harâm" diye bilinir), Kudüs'deki cami (ki "Mescid-i Aksa" diye bilinir) yolu ile göklerin yedinci kat'ina çagirir. Maksadi ona âyet'lerinden bir kismini göstermektir (Bkz. 17 Isrâ sûresi, âyet 1).
Bu çagri üzerine Muhammed "Burak" adindaki bir atin sirtina atlar ve dögruca Mescid-i Aksa'ya gider ve oradan bir merdivenle gökyüzü katlarini çikmaga baslar. Her kat'da eski peygamberlerden (Örnegin Ibrahim, Musa, Isa vs...) biri oturmaktadir. Onlarin yanindan geçerken her biriyle ayri ayri selhamlasir ve nihâyet göklerin yedinci katina gelir. Orada kendisine uçan bir dösek verirler; bu dösege yangelmis yatar olarak Cennet'i ve Cehennem'i görür. Daha sonra Tanri huzuruna çikarilir. Tanri kendisiyle bir perde arkasindan konusur ve ona ümmeti için günde 50 vakit namaz emrini verir. Muhammed sevinçle bu "güzel" haberi ümmetine yetistyirmek için gök katlarini inmege baslar. Tam Musa'nin bulundugu kat'a geldigi zaman Musa kendisine sorar: "Ne emrolundun?". Muhammed cevap verir: "Her gün 50 vakit namazla emrolundum!". Musa kendisine bunun çok oldugunu ve günde 50 vakit namaz kilmanin takat ustü bir sey oldugunu söyler ve söyle der: "Her gün 50 vakit namaza ümmetinin gücü yetmez. Ben halki senden önce denedim. Ve Benî Israil'i (buna alistirmaya çok çalistim). Binaenaleyh sen , Rabbi'ne mürâcaata edip ümmetin için (bunu azaltmasini dile!)" der.
Musa'nin bu sekilde konusmasi üzerine Muhammed geri dönüp gök katlarini yeniden çikar ve Tanri'ya 50 vakit namazdan indirim yapmasini ister. Tanri onun dedigi gibi yapar ve 10 vakit namaz indirip günde 40 namaz kilinmasini emreder. Bu emri uygun bulan Muhammed, ümmetinin yanina gitmek üzere gök katlarini inmege baslar ve Musa'nin yanindan geçerken Musa kendisine yine sorar:"Ne emrolundun?". Muhammed kendisine Tanri'nin 10 vakit namz indirim yaptigini bildirerek: "Her gün 40 vakit namazla emrolundum!" diye cevap verir. Musa bunun da çok oldugunu, ve halkin günde 40 vakit namaz kilamayacagini söyler ve tekrar geri dönüp Tanri'dan biraz daha indirim istemesini tavsiye eder. Musa'nin bu sözleri üzerine Muhammed geri döner, gök katlarini bir çirpida çikip Tanri'dan namaz sayisinda indirim yapmasini ister. Tanri onun istegini kabul ederek günde 30 vakit namaz emrini verir. Bu emri alir almaz Muhammed yine gök katlarini inmege baslar. Musa'nin yanina geldigi zaman ayni soru ile karsilasir: ""Ne emrolundun?". Muhammed cevap verir: "Her gün 30 vakit namazla emrolundum!" . Musa ken disine bunun da cok oldugunu ve geri dönüp Tanri'dan indirim istemesini tavsiye eder. Bu sefer namaz sayisini günde 10'na indirtir. Fakat Musa bunu da çok bulur. Ve iste böylece Muhammed, Tanri ile Musa arasinda mekik dokuya dokuya namaz sayisini günde bes vakte indirtir. Ancak ne var ki Musa, bunun da çok oldugunu söyler ve: "(Senin) Ümmetin her gün bes vakit namaza muktedir olamaz. Ben senden önce (halk'i) epeyce tecrübe ettim... Simdi sen Rabbine mürâcaat et de bunun ümmetin için (azaltilmasini) dile!" der. Fakat Muhammed bunu yapamayacagini ve çünkü Tanri'dan çok sey istedigini, baskaca bir sey istemeye yuzü tutmadigini belirterek soyle der: "Rabb'ime çok niyaz ettim. Tâ ki, bir daha arz-i niyâz eylemekten utandim. Bu s?uretle bes vakit namaza razi olacagim. Ve buna telsimiyet gösterecegim" diye ekler 1.
Ve sonra yoluna devam ederek kavminin yanina gelir ve olan bitenleri anlatir. Anlatirken de onlara, her dileginin Tanri tarafindan kabul edildigini belirtmek sûretiyle övünmüs olur. Ve bu övünmesini, bir de onlari günde 50 vakit namaz kilmak gibi büyük bir zahmet'den kurtardigini söylemekle pekistirir.
Söylemeye gerek yoktur ki kendisine övünme payi çikarma maksadiyle tertipledigi bu hikâye, hem kendisini ve hem de Tanri'yi güç durumlara düsürtecek nitelikte bir seydir. Çünkü bir kere hikâyeye göre Tanri, halkin takatini hesap edemeyip günde 50 vakit namaz emretmis, böylece isâbetsiz bir is görmüstür. Ikincisi Muhammed, Tanri'dan 50 vakit namaz emrini aldigi zaman, kendi kavminin bu yükü kaldiramayacagini düsünememis, verilen emri hemencecik kabullenmistir. Üçüncüsü ise, Tanri'nin ve Muhammed'in düsünemeyip yanlis hesap ettikleri bir seyi Musa düzeltmistir. Böylece Musa, hikâyeye göre, hani sanki Tanri'dan ve Muhammed'ten daha isabetli karar verebilirmis, ve daha akilli imis gibi gösterilmistir.
Daha baska bir deyimle yukardaki hikâye, her ne kadar Muhammed'e övünme vesilesi yaratmis idiyse de, akilci bir süzgeçten geçirildigi takdirde, hem onun prestijini ve hem de Tanri fikrini zedelemek bakimindan olumsuz sonuç doguracak niteliktedir.
*
1 Bütün bu yukardaki hususlar için bkz. Sahih-i..., (Cilt IX, sh. 27, Hadîs no. 1331; Cilt X, sh. 60 ve d. hadîs no. 1551; ve Cilt II, hadîs no. 227. Ayrica bkz. Ilhan Arsel, Seriât'tan Kissa'lar, Kaynak Yayinlari, 1996, sh. 142 ve d.)