XXX) Kabir'leri ziyâret etmeyi önceleri yasaklamis iken, ölümünden sonra kendisine yüceltici duâ'lar edilebilmesi için yasak emrini kaldirir: "Ashâbim! Sizi evvelce ben, kabirleri ziyâretten nehyetmistim. Artik simdi ziyâret ediniz" der.
Muhammed'i fazilet örnegi ve özellikle tevazu insani olarak göstermek maksadiyle Islâmci'larin öne sürdükleri hususlardan biri de kabir ziyâretiyle ilgilidir. Derler ki Muhammed, ibâdetin yalniz Allah'a karsi "edâ edilmesi" için, kabir ziyâreti gelenegini yasaklamis ve kendi kabri'nin dahi tapilan put haline sokulmamasini Tanri'dan istemistir. Oysa gerçek bu degildir; her ne kadar bir aralik kabirleri ziyâret etmenin yasak oldugunu bildirmis ise de, bu yasagin kendi bakimindan sakincali oldugunu düsünerek daha sonra fikir degistirmis ve yasagi kaldirmistir. Bakiniz nasil ve neden:
Bir çok yayinlarimizda degindigimiz gibi Muhammed, hicret'ten sonra Medîne ve civarinda yasayan Yahudi kavimleriyle önce iyi iliskiler kurmus, ve fakat az geçmeden kendisini onlara (ve hiristiyan'lara) peygamber olarak kabul ettirmege çalismistir. Bütün cabalarina ragmen basarili olamayinca onlari kötülemege, ve geleneklerini yermege baslamistir, ki bunlardan biri de kabir ziyâretiyle ilgilidir. Gerçekten de kabirleri ziyâret gelenegi, hem Yahudi'ler ve hem de Hiristiyan'lar tarafindan uygulanmakta olan bir gelenekti. Bunlar, aziz bildikleri kimseler ölünce, onlarin kabirlerini mescid edinirler ve resimlerini mescid'e koyarlardi. Yahudi'lerle iyi geçinme siyâsetine yönelik bulundugu süre boyunca Muhammed, onlarin bu geleneklerine ses çikarmamis iken, onlara düsman kesildigi andan itibaren bunu kötülemis ve kendi taraftarlarini bu tür eylemlerden yasaklamistir. Örnegin söyle demistir: "(Allah, Yehûd ve Nasârâ'ya gadab etsin 1. Bunlar peygamberlerinin kabirlerini mescid ittihâz etmislerdir) ve (Sizden evvel gelip geçen ümem ve akvâm 2, kabirleri mescid ittihâz etmek itiyâdinda bulundular, siz bunlardan mütenebbih olup da kabirlerinizi secdegâh ittihâz etmeyiniz.3 . Sizi bu fenâ itiyaddan men'ederim" 4. Ve ayrica da taraftarlarina: "Ashâbim sakin kabrimi bayram yeri, evlerinizi de kabir haline koymayiniz. Nerede bulunur iseniz orada bana salavât getiriniz. Obana erisebilir" demekten geri kalmamistir5. Ayrica da Tanri'ya: "Yâ Rab, benim kabrimi tapilan put haline koyma" seklinde duâ'larda bulunmustur. Böylece hem onlardan intikam almis oluyor ve hem de "tevazü" insani olarak görünmüs bulunyordu.
Öte yandan kabirleri mescid edinmek ve ziyâret etmek yasagini koymakla Muhammed, ayni zamanda kendi taraftarlarini, müsrik Arap'larin geleneklerinden uzak kilma olasiligini saglamis bulunmaktaydi. Çünkü Arap'lar arasinda ötedenberi uygulana gelen bir gelenek vardi ki o da de ölen kisinin kabri üzerine "kubbe" kurup duâ'da bulunmakti. "Kubbe" denen sey çadir ya da küçük bir odacik idi6.
Fakat yavas yavas güçlenmek sayesinde Yahudi'lerin ve Hiristiyan'larin hakkindan geldikten ve Arap müsriklerini de Islâm'a soktuktan sonra Muhammed için artik kabir ziyâreti yasagini sürdürmenin anlami yoktu; aksine bu yasak kendi bakimindan sakincali idi. Çünkü öldügü zaman hiç kimseler gelip kabrini ziyâretle kendisine salavât getiremeyecekti. Ve iste bu nedenle, koymus oldugu yasagi kaldirmak üzere söyle konusmustur: "Ashâbim! Sizi evvelce ben, kabirleri ziyâretten nehyetmistim. Artik simdi ziyâret ediniz" 7.
Kusku edilemez ki söz konusu yasagi kaldirmakla kendisini biraz daha yüce kildirmanin yollarini bulmustur. Nitekim ölümünden sonra onun kabrini ziyâret eden müslümanlar için uygun görülen duâ'lardan biri söyle: "Ey Allâh'in Resûlü! Ey Allâh'in Nebîsi! Sana selâm ederim. Ey Allâh'in mahlûkâti ve mevcûdâti arasindan istifâ edip seçtigi Peygamber-i zî-Sân'i! Ey halkin Allâh'ina karsi hisâl-i hamîde perverde eden en necîb sîmâsi! Ey müttakîlerin imâmi! senin huzûr-i Saâdet'ine selâm sunarim" [Bu satirlari anlasilir bir sekle sokalim: "Ey Tanri'nin elçisi! Ey Allah'in peygamberi! Sana selâm ederim. Ey Tanri'nin bütün yaratiklar ve varliklar içerisinden seçtigi sanli peygamber! Ey halkin Tanri'sina karsi övünülecek hasletlerle donatilmis en soylu simasi. Ey günahtan ve haramdan sakinanlarin imami! Senin ululuguna selâm ederim"]
Yine Muhammed'in kabrini ziyâret edenler için uygun görülen bir diger duâ sekli de su: "Ey su mubârek toprak içine defnolunan nüfûsü beseriyyenin hayirlisi olan Peygamberim! Sana arz-i ta'zîm ederim. Bu merkad-i mübârekin nisbetinden, yeryüzünün bütün daglari, ovalari mutayyebdir. Muhterem Peygamberim! Senin sâkin bulundugun bu kabr-i serîfe canim fedâ olsun! Iffet ve nezâhet cûd ü keren hep bu kabrin içinde medfîn ve mevcûddur" 8 [Bu satirlarin da karsiligi asagi yukari söyle: "Ey insanlarin en hayirlisi olarak su mubârek topraga gömülü peygamberim! Sana sayginligimi sunarim. Bu mubarek mezara oranla yeryüzünün bütün daglari, ovalari kutluluk içindedir. Senin yattigin su kabrin için canim feda olsun. Iffet ve nezâhet bollugu bu kabrin içinde gömülüdür"].
Bu sekildeki duâ'larin, Muhammed'i Tanrisal kildigini söylemek, bilmem gerekir mi? Düsününüz ki bu duâ'lar, ibâdet'in yalniz Tanri'ya karsi yapilmasini istedigi söylenen Muhammed için yapilmaktadir.
*
1 Bu tümce "Allah, Yahudi'leri ve Hiristiyan'lari rahmetinden uzaklastirsin" anlamina gelmekte
2 Bu tümce "ümmetler ve kavimler" anlaminda.
3 "...siz bunlardan mütenebbih olup da kabirlerinizi sedegâh ittihâz etmeyiniz..." tümcesi "siz bundan ders alip kabirlerinizi namaz kilinacak yer yapmayiniz" anlamindadir.
4 Sahihâyn'da ve Sahîh-i Müslim'de yer alan bu kadîs'ler için bkz. Sahih-i... (Cilt IV, sh. 194, 198)
5 Ibn-i Teymiyye'nin Menâsik' inden alinti için bkz., Sahih-i... (Cilt IV, sh. 190).
6 Bu konudaki hadîs'ler ve açiklamalar için bkz. Sahih-i... (Cilt IV, sh. 479 ve d.)
7 Ibn-i Mâce'nin Sünen'inden Ibn-i Mes'ûd'un rivâyeti için bkz. Sahih-i... (Cilt IV, sh. 197).
8 Bu hususlkar için bkz. Sahih-i... (Cilt IV, sh. 187)