XVI) Baskaca hiç bir peygamber'in kendisinden önce Cennet'e giremeyecegini söyliyerek övünür. Kendisi Cennet'e alinmadan önce, Cehennem atesi'nin geçici olarak söndürülecegini, Cennet hûrî'lerine, biraz daha güzellesmeleri için, haber verilecegini ekler:


Kimi yorumcular, Kur'ân'in Necm sûresi'nde yer alan: "...Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi. (Gözleriyle) gördügünü kalbi yalanlamadi. Onun gördükleri hakkinda simdi kendisiyle tartisacak misiniz?..." (53 Necm sûresi, âyet 10-12) seklindeki âyet'leri yorumlarlarken derler ki Tanri, Muhammed'e söyle demistir: "(Ey Peygamber!) Peygamberlerden hiç biri senden evvel Cennet'e girmeyecek; ümmetlerden hiç biri senin ümmetinden evvel Cennet'e girmeyecek(tir)..."1. Daha baska bir deyimle Muhammed, emsalsizligini ve üstünlügünü kanitlamak maksadiyle bir de sunu bildirmis olmaktadir ki, gelmis geçmis bütün peygamber içerisinde Cennet'e ilk girecek olan kendisidir.

Bu dogrultuda olmak üzere Mihron'un "Ravzat al-Safa fi sirat al-anbiya..." gibi Islâm kaynaklarindan ögrenmekteyiz ki Tanri, ölüm döseginde yatmakta olan Muhammed'e Cebrâil'i göndermeden önce, Cehennem yöneticisine söyle emir vermistir: "Benim temiz ruhlu arkadasim Muhammed gökyüzüne çikmak üzeredir. Cehennem atesini söndür". Muhtemeldir ki Tanri, yanlislikla Muhammed oraya gider de yanar diye düsünmüs olmalidir ki, Cehennem atesini söndürmekte yarar bulmustur. Fakat bu arada Cennetteki güzel iri gözlü hûrî'lere de su haberi iletmeyi ihmâl etmez: "(Ey güzel hûrî'ler!) Süslenin (Kendinizi daha da güzellestirin), çünkü yakinda Muhammed'in ruhu (bulundugunuz yere) gelecektir" . Ayrica da gökyüzünün yukari katinda yasamakta bulunan bütün meleklere siraya dizilmelerini emreder. Bundan sonra Cebrâil'e söyle der: "Yer yüzüne in ve benim seçkin (ve sevgili) peygamberim Muhammed'in (yanina git)". Bu emir üzerine Cebrâil Muhammed'in yanina iner. Muhammed onu karsisinda görünce merakla sorar: "Bana ne gibi güzel haberler getirdin?". Cebrâil cevap verir: "Ey Muhammed!, seni kutlarim!, Çünkü getirdigim haberler seni çok mutlu kilacaktir". Bunu söyledikten sonra güzel haberleri siralamaga baslar. Söyle der: "Cehennemin atesleri söndürüldü. Cennet bahçeleri güzellestirildi; iri gözlü hurî'ler güzel giysilerle (daha da güzellestirildi); bütün melekler ayakta siraya dizildi: herpsi de senin ruhunu beklemekteler".

Fakat bu güzel haberler Muhammed'i pek tatmin etmez; daha da güzel seyler duymak ister ve Cebrâil'e söyle der: "Bütün bunlar güzel ve tatli seyler. Fakat benim ruhumu daha da mutlu kilacak haberler ver bana!".

Bu sözler karsisinda Cebraîl, kendi kendisine sorar: "Ne olabilir bekledigi bu baska güzel haberler?". Muhammed'in "kiskanç" tabiâtli bir kimse oldugunu, ve muhtemelen Cennet'in bu güzellerine ilk kavusanin kendisi olmak istedigini düsünerek söyle cevap verir: "(Ey Muhammed!) Senden önceki peygamberlerden hiç biri, ya da onlarin ümmetlerinden hiç bir kimse, senden ve senin ümmetinden önce Cennet'e giremeyecektir". Bu sözler Muhammed'i bir hayli rahatlatir; çünkü Cennet hûrî'lerine kendisinden önce baskaca hiç bir peygamber (ve hiç bir ümmet) dokunmamis olacaktir. Fakat ne var ki Muhammed bunu da yeterli bulmaz ve Cebrâil'e hitaben: "Zevk ve sevincimi arttirici baskaca seyler (daha) söyle" der. Cebrâil de, hani sanki güzel haberleri, kirinti kirinti, yudum yudum vermek istiyormus gibi ekler: "Ey Muhammed! Yüce Tanri, diger ulu peygamberlere vermedigi bir çok seyleri sana ayirdi (ki bunlar arasinda) Kevser irmaklari, emsalsiz yerler (bahçeler vs...) vardir. Ümmetine sefaât hakki sana verilecektir; kiyâmet günü pek çok taraftarlarin senin mutlulugun için günahsiz sayilacaktir" .

Ayrica da onu, biraz daha inandirmak istercesine tekrarlar: "(Ey Muhammed!) Senden önce hiç bir peygamber Cennet'e giremeyecektir. Senin ümmetinden önce de hiç bir peygamberin ümmeti cennet'e adim atamayacaktir".

Cebrâil'in bu sözleri, nihâyet Muhammedin gözünü doyurmaga yeter; nitekim Cebrâil'e dönerek söyle der: "Bu söylediklerinden dolayi simdi gönlüm huzura kavustu, ruhum tazelendi, gözlerim doydu" . Yâni "Artik gönül rahatligi ile ölebilirim" demek ister ve Cebrail'den canini almasini ister:"Yakinima gel ve yapman emredilen seyi yap" der. Bunun üzerine Cebrâil onun ruhunu vucûdundan ayirip alir ve sonra oradan ayrilir 2.

Söylemeye gerek yoktur ki bütün bunlar, Muhammed'in, her bakimdan üstün görünmek için ortaya attigi buluslardan baska bir sey degildir.

*

1 Elmalili H. Yazir, age (Cilt VI, sh. 4577-8)

2 Mihron, Razvat al-Safa fi sirat al-anbiya... (Cilt II, sh.727 ve d.). ayrica bkz. Elmalili H. Yazir, age (Cilt VI, sh. 4577)