I) Muhammed'in Tanri'si, her ne kadar övünme'nin kötü bir sey oldugunu söylemekle beraber, azamet saçip övünmekten geri kalmayan, ve bu azameti ve yüceligi içerisinde Muhammed'i yücelten, ona salevât getiren bir Tanri'dir.
Muhammed'in tanimladigi Tanri, insan denen varligi kendisine kul edinmekle, yalvar yakar etmekle, sükrettirmekle ve dilendirmekle övünen bir Tanri'dir. Bunu yaparken bir de kendisini azametli gösterme yolunu seçmistir, çünkü yaratmis oldugu Insan'i kendi önünde biraz daha boyun egerek küçülmüs görmek ister. Daha baska bir deyimle Muhammed'in Tanri'si, her ne hikmetse kul'larini asagilattigi ölçüde mutluluk duyan, ve asagilatmak için de kendi kendisini yüceltmek ve övmek ihtiyacinda bulan bir Tanri'dir: hem de övünmenin kötü bir sey oldugunu söyleyerek! Söyleki:
Kur'ân'in bir çok sûre'lerinde "alçak gönüllü" olmanin "iyi", fakat "övünme'nin", "böbürlenme'nin" ise "kötü" bir sey oldugu ve övünen kimseleri Tanri'nin sevmedigi ve cennete almayacagi yazilidir. Iste iki örnek: "Allah, kendini begenip övünen kimseyi süphesiz ki sevmez... " (K. 31 Lokman sûresi, âyet 18) ya da: "Bu âhiret yurdunu... yeryüzünde böbürlenmeyi istemeyen kimselere veririz" (K. 28, Kasas sûresi, âyet 83)
Anlasilan o ki Muhammed'in Tanri'si, kisilerin övünmelerini, böbürlenerek yürümelerini kendisi bakimindan rekâbet niteliginde bir sey saymis ve yasaklamistir. Bunu iyice bellietmek için söyle der:"Yeryüzünde böbürlenerek yürüme, çünkü sen ne yeri delebilir ve ne de boyca daglara ulasabilirsin. Rabbinin katinda bunlar hepsi begenilmeyen kötü seylerdir" (K. 17 Isrâ sûresi, âyet, 37-38).
Öte yandan Muhammed'in tanimladigi Tanri, övünmek kadar övülme'nin de kötü bir sey oldugunu söyler. Kul'larinin kendi kendilerine övünmelerini sevmedigi gibi bir insanin bir baska insani övmesine de tahammül göstermez; bu sekilde davrananlari hizaya getirir. Örnegin Ebû Mûse'l-Es'ârî'nin rivâyetine göre bir kere Muhammed, bir kimsenin diger bir kimseyi "senâ" ettigini görmüs ve derhal: "Siz adami (magrur edip) öldürdünüz, yâhud arkasini yardiniz" demistir 1.
Ancak ne var ki Muhammed'in Tanri'si, övünmenin ve övülmenin böylesine kötü bir sey oldugunu söylemekle beraber kendisi, övünmeyi, hem de asiri sekilde böbürlenmeyi mutluluk bilir. Öylesine ki çogu zaman söylediklerini unuturcasina ayni seyleri tekrarlar. Nice örnekten biri olarak Mülk Sûresi'ndeki su âyet'leri okuyalim: "(Allah) Yücedir, her seye kâdirdir, hükümrandir... yedi gökü yaratmistir, yarattigi her sey mükemmeldir, gökü isiklandirmistir., (vs...)" (K. 67 Mülk sûresi, âyet 1-5). Bu arada kendisine kul'luk etmeyen, kendisini yüceltmeyenleri kaynar suya atacagini, yüceltenleri ise büyük mükâfatlara ulastiracagini hatirlatir (K. 67: 6-12). Üstelik, kendi kendisini yüceltirken, kul'larina tehditler savurmaktan, onlari asagilatmaktan geri kalmaz. Ve sonra yine baslar azametini sergilemeye. Kul kertesinde yarattigi insan'in ne övünmeye ve ne de övülmeye layik bir yönü olmadigini, ve övünmeye ve övülmeye sadece kendisinin layik bulundugunu anlatmak için söyle der: "Allah övülmeye layik olandir". (Bkz. 57 Hadîd sûresi, âyet 24)
Bunu yaparken ayrica da kendisini kullarina övdürtmeyi ihmal etmez. Böylece kul'larini biraz daha küçülttügünü düsünerek muhtemelen mutlulugunu arttirmis olur. Örnegin söyle der: "(Tanri)... Yücedir, Ulu'dur. Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan kimseler O'nu tesbih eder. O'nu hamd ile tesbih etmeyen yoktur" (K. 17 Isrâ sûresi, âyet 43-44)
Söylemeye gerek yoktur ki Tanri'yi, bu sekilde övünür ve övülmeye layik görür imis gibi gösteren Muhammed'tir. Tanri'yi böylesine azametli ve yüce gösterirken, ve insanlari O'na taptirtirken, kendisini de "Tanri elçisi" olarak insanlara ayni yücelikte kabul ettirmekten geri kalmaz. Nice örneklerden biri olarak Hadîd Sûresi'nin su âyet'lerini okuyalim: "... göklerin ve yeri hükümdarligi O'nundur. O güçlüdür, Hâkimdir, diriltir, öldürür. O her seye kâdirdir; O her seyi bilir; gökleri ve yeri alti günde yaratan, sonra arsa hükmeden, yere gireni ve ondan çikani bilen O'dur... Allah yaptiklarinizi görür; göklerin ve yerin hükümdarligi O'nundur... geceyi gündüze, gündüzü geceye katar; O kalblerde olani Bilendir. Ey insanlar Allah'a ve peygamberine inanin" (K. 57 Hadîd 1-8).
Görülüyor ki Tanri'yi yüceltirken ve insanlari O'na taptirirken kendisini de araya sikistirmayi unutmamistir Muhammed!
1 Sahih-i... (Cilt VIII, sh. 102)